fırtına ile cümle
fırtına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu kişiler, susuz pınarlar, fırtınanın dağıttığı sis gibidirler. Onları koyu karanlık bekliyor.這 些 人 是 無 水 的 井 、 是 狂 風 催 逼 的 霧 氣 、 有 墨 黑 的 幽 暗 為 他 們 存 留
Bu kişiler, susuz pınarlar, fırtınanın dağıttığı sis gibidirler. Onları koyu karanlık bekliyor.這些 人 是 無水 的 井 、 是 狂風 催逼 的 霧氣 、 有 墨黑 的 幽暗 為 他 們 存留
Bulutlar hızlı ilerliyor. Fırtına yaklaşıyor.Molnen rör sig snabbt, det är en storm på väg.
Burada fırtınalı tarihinde yapıldı kalabalık komünistler tüm bu ve demlenmesi izle여기 폭풍우에 있던 혼잡 북한군이 모든과 스프를보고
Burada fırtınalı tarihinde yapıldı kalabalık komünistler tüm bu ve demlenmesi izleצפוף על סוער היה כאן הקומוניסטים לראות את כל זה לחלוט
Burada fırtınalı tarihinde yapıldı kalabalık komünistler tüm bu ve demlenmesi izleمزدحمة في عاصفة هنا و الشيوعيون مشاهدة كل هذا والشراب
Burada fırtınalı tarihinde yapıldı kalabalık komünistler tüm bu ve demlenmesi izle共産主義者はすべてこれとビールを見る 彼らが知っている外国勢力によって認識されていない その強さは成長している
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.Ceea ce avem este, într-un fel, o furtună pozitivă perfectă.
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.Ce qu'on a, d'une certaine façon, c'est une tempête positive.
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.De certo modo, temos uma tempestade positiva perfeita.
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.Er is een ware storm van ontwikkelingen.
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.지금 우리가 지니고 있는건 매우 긍정적인 방향으로의 변화입니다.
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.Lo que tenemos es, en cierto modo, una tormenta positiva perfecta.
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.Mert most értük el a kritikus tömeget.
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.Perché si è verificata la 'tempesta perfetta', in senso positivo.
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.Was wir haben ist, sozusagen, ein perfekter positiver Sturm.
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.W pewien sposób mamy idealną, pozytywna burzę.
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.Онова, което имаме, в известен смисъл е една съвършена позитивна буря.
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.מה שיש לנו, בעצם, היא סערה טכנולוגית מושלמת .
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.ما لدينا يمثل، بطريقة ما، عاصفة مثالية ايجابية.
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.これが利用者主体の健康管理を築くのです
Burası, fırtına kalıntıları üzerinde çalıştığımız korunaklı bir alan.이것은 폭풍의 잔해를 이용할 수 있는 공간절약적 방법입니다.
Burası, fırtına kalıntıları üzerinde çalıştığımız korunaklı bir alan.Naša metóda je úsporná na priestor a využíva odpad po búrke.
Burası, fırtına kalıntıları üzerinde çalıştığımız korunaklı bir alan.זוהי שיטה החוסכת במקום ומשתמשת בשפוכת סערה,
Burası, fırtına kalıntıları üzerinde çalıştığımız korunaklı bir alan.هذه وسيلة حفظ فراغ تستخدم حطام العاصفة -ـ
Burası, fırtına kalıntıları üzerinde çalıştığımız korunaklı bir alan.しかも嵐は毎年起こるので資源は確保できます
Bu sırada büyük bir fırtına koptu. Dalgalar tekneye öyle bindirdi ki, tekne neredeyse suyla dolmuştu.Akkor nagy szélvihar támada, a hullámok pedig becsapnak vala a hajóba, annyira, hogy már-már megtelék.
Bu sırada büyük bir fırtına koptu. Dalgalar tekneye öyle bindirdi ki, tekne neredeyse suyla dolmuştu.Då kom en häftig stormvind, och vågorna slogo in i båten, så att båten redan begynte fyllas.
Bu sırada büyük bir fırtına koptu. Dalgalar tekneye öyle bindirdi ki, tekne neredeyse suyla dolmuştu.E se levantou grande tempestade de vento, e as ondas batiam dentro do barco, de modo que já se enchia.
Bu sırada büyük bir fırtına koptu. Dalgalar tekneye öyle bindirdi ki, tekne neredeyse suyla dolmuştu.Il s`éleva un grand tourbillon, et les flots se jetaient dans la barque, au point qu`elle se remplissait déjà.
Bu sırada büyük bir fırtına koptu. Dalgalar tekneye öyle bindirdi ki, tekne neredeyse suyla dolmuştu.Ja nousi kova myrskytuuli, ja aallot syöksyivät venheeseen, niin että venhe jo täyttyi.
Bu sırada büyük bir fırtına koptu. Dalgalar tekneye öyle bindirdi ki, tekne neredeyse suyla dolmuştu.Kar nastane velik vihar, in valovi so se zaganjali v ladjo, da se je že napolnjevala.
Bu sırada büyük bir fırtına koptu. Dalgalar tekneye öyle bindirdi ki, tekne neredeyse suyla dolmuştu.큰 광풍이 일어나며 물결이 부딪혀 배에 들어와 배에 가득하게 되었더라
Bu sırada büyük bir fırtına koptu. Dalgalar tekneye öyle bindirdi ki, tekne neredeyse suyla dolmuştu.Nel frattempo si sollevò una gran tempesta di vento e gettava le onde nella barca, tanto che ormai era piena
Bu sırada büyük bir fırtına koptu. Dalgalar tekneye öyle bindirdi ki, tekne neredeyse suyla dolmuştu.Og der kommer en stærk Stormvind, og Bølgerne sloge ind i Skibet, så at Skibet allerede var ved at fyldes.
Bu sırada büyük bir fırtına koptu. Dalgalar tekneye öyle bindirdi ki, tekne neredeyse suyla dolmuştu.Og det kom en sterk stormvind, og bølgene slo inn i båten, så at den holdt på å fylles.
Bu sırada büyük bir fırtına koptu. Dalgalar tekneye öyle bindirdi ki, tekne neredeyse suyla dolmuştu.S'a stîrnit o mare furtună de vînt, care arunca valurile în corabie, aşa că mai că se umplea corabia.
Bu sırada büyük bir fırtına koptu. Dalgalar tekneye öyle bindirdi ki, tekne neredeyse suyla dolmuştu.Tedy powstała wielka nawałność wiatru, a wały biły na łódź, tak że się już napełniała.
Bu sırada büyük bir fırtına koptu. Dalgalar tekneye öyle bindirdi ki, tekne neredeyse suyla dolmuştu.Tedy stala se bouře veliká od větru, až se vlny na lodí valily, takže se již naplňovala lodí.
Bu sırada büyük bir fırtına koptu. Dalgalar tekneye öyle bindirdi ki, tekne neredeyse suyla dolmuştu.Und es erhob sich ein großer Windwirbel und warf Wellen in das Schiff, also daß das Schiff voll ward.
Bu sırada büyük bir fırtına koptu. Dalgalar tekneye öyle bindirdi ki, tekne neredeyse suyla dolmuştu.Vả , có cơn bão lớn nổi lên , sóng tạt vào thuyền , đến_nỗi gần đầy nước ;
Bu sırada büyük bir fırtına koptu. Dalgalar tekneye öyle bindirdi ki, tekne neredeyse suyla dolmuştu.Vả, có cơn bão lớn nổi lên, sóng tạt vào thuyền, đến nỗi gần đầy nước;
Bu sırada büyük bir fırtına koptu. Dalgalar tekneye öyle bindirdi ki, tekne neredeyse suyla dolmuştu.Vtedy povstala veliká búrka od vetra, a vlny sa tak valily do lode, že sa až naplňovala.
Bu sırada büyük bir fırtına koptu. Dalgalar tekneye öyle bindirdi ki, tekne neredeyse suyla dolmuştu.Και γινεται μεγας ανεμοστροβιλος και τα κυματα εισεβαλλον εις το πλοιον, ωστε αυτο ηδη εγεμιζετο.
Bu sırada büyük bir fırtına koptu. Dalgalar tekneye öyle bindirdi ki, tekne neredeyse suyla dolmuştu.И дига се голяма ветрена буря, и вълните се нахвърляха в ладията, тъй че тя вече се пълнеше с вода.
Bu sırada büyük bir fırtına koptu. Dalgalar tekneye öyle bindirdi ki, tekne neredeyse suyla dolmuştu.И поднялась великая буря; волны били в лодку, так что она уже наполнялась водою .
Bu sırada büyük bir fırtına koptu. Dalgalar tekneye öyle bindirdi ki, tekne neredeyse suyla dolmuştu.І схопилась велика вітряна буря, а филї заливали човен, так що вже тонув.
Bu sırada büyük bir fırtına koptu. Dalgalar tekneye öyle bindirdi ki, tekne neredeyse suyla dolmuştu.ותקם רוח סערה גדולה וישטפו הגלים אל תוך האניה עד אשר כמעט נמלאה׃
Bu sırada büyük bir fırtına koptu. Dalgalar tekneye öyle bindirdi ki, tekne neredeyse suyla dolmuştu.فحدث نوء ريح عظيم فكانت الامواج تضرب الى السفينة حتى صارت تمتلئ.
Bu sırada büyük bir fırtına koptu. Dalgalar tekneye öyle bindirdi ki, tekne neredeyse suyla dolmuştu.忽 然 起 了 暴 風 、 波 浪 打 入 船 內 、 甚 至 船 要 滿 了 水
Bu sırada büyük bir fırtına koptu. Dalgalar tekneye öyle bindirdi ki, tekne neredeyse suyla dolmuştu.忽然 起 了 暴風 、 波浪 打入 船內 、 甚至 船 要 滿 了 水
Bu yolda beraber yürüdük fırtınaya doğruOn marchera ensemble A travers les obstacles
Bu yolda beraber yürüdük fırtınaya doğruOn marchera ensemble
Bu yolda beraber yürüdük fırtınaya doğruPôjdeme touto cestou spoločne po búrke
Bu yolda beraber yürüdük fırtınaya doğruVom merge pe acest drum impreuna prin furtuna
Bu yolda beraber yürüdük fırtınaya doğruVom merge pe acest drum impreuna, prin furtuna
Bu yolda beraber yürüdük fırtınaya doğruVom merge pe acest drum impreuna Prin furtuna
Capulet Neden, nasıl, şimdi kinsman! den dolayı fırtına yani?Capulet De ce, cum acum, rudă! furtuna de aceea esti asa?
Capulet Neden, nasıl, şimdi kinsman! den dolayı fırtına yani?Capulet Hvorfor, hvordan nu, frænde! hvorfor storm du så?
Capulet Neden, nasıl, şimdi kinsman! den dolayı fırtına yani?Capuleti Perché, come ora, parente! tempesta perché voi così?