fırtına ile cümle
fırtına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Atlantik kasırga mevsimi Atlas Okyanusu'nda kasırga ve tropikal fırtınaların oluştuğu döneme verilen addır.然而据大西洋飓风数据库记载,系统此时已经组织成热带风暴。
Japonlar bu fırtınanın "Tanrı Rüzgarı" olduğunu düşünmüşlerdir.日本人從此將此風稱為「神風」。
Fırtınayı ani başlayan soğuk takip etti.在寒风下玛丽开始哭泣。
"Sturmgeist", Türkçede "fırtına ruhu" anlamına geliyor.”在德语裡,“Sturmgeist”的意思是“风暴恶魔”或“风暴之灵”。
Kalktığı sırada havanın fırtınalı olduğu açıklandı.事故發生時,天氣為暴風雨。
Bu fırtınalar; Kore ve Japonya dahil olmak üzere Doğu Asya'nın diğer bölgelerine de yayılır.這些故事甚至影響了日本和韓國等東亞地區。
Kesilme fırtınasının birçok farklı nedeni vardır.使用狩獵陷阱可以有好幾種不同原因。
Joe Keller, o fırtınayı atlatıp tekrar zengin olur.陳秋菊此後勤儉治產,因而致富。
Bu operasyon daha sonra "Ağustos Fırtınası" olarak da adlandırılmıştır.因此,8月也被视作一个“棘手的月份”。
Stadyumun diğer adı Fırtınalar Meydanıdır.风暴之地的私生子姓风暴。
Beyin fırtınası yönteminin etkili birşekilde uygulanabilmesi için bazı kurallara uyulması gerekmektedir.大脑中的视觉信息处理需要经过一系列的步骤。
Yaklaşan bir fırtınayı öngördükten sonra Max, kasabanın yok olmasını önlemek için sorumluluk alır.폭풍의 접근을 예견한 뒤로 맥스는 자신의 동네를 파괴로부터 막아야 할 책임이 지워진다.
CME'lere popüler medyada genellikle "Güneş fırtınaları" veya "uzay fırtınaları" denir.ICME는 언론에서 종종 "태양폭풍" 혹은 "우주폭풍"등으로 언급된다.
Daha az tehlikeli fırtınalar 1921’de ve 1960'ta geniş çaplı bir radyo kesintisi bildirildiğinde olmuştu .1921년과 1960년에는 보다 덜 심각한 태양폭풍이 있었으며, 광범위한 전파 두절이 보고되었다.
Ford Thunderbird (Fırtına kuşu) Ford'un 1955 - 2005 arasında ABD'de ürettiği bir otomobil modeli.포드 선더버드(Ford Thunderbird)는 1955년부터 2005년까지 11개 모델에 걸쳐 미국의 포드가 생산한 스포츠카이다.
Oldukça fazla rüzgar sebebiyle de şehirde sık sık kum fırtınalarına rastlanır.최근에 사막화 때문에 도시에는 거의 해마다 모래폭풍이 찾아온다.
Rüzgarlar ve fırtınalar onun emrindedir.폭풍우와 고생이 묘청의 탓으로 여겨졌기 때문이다.
Kelt fırtına ve deniz tanrısı.(Bangpūtys) - 바다와 폭풍의 신.
Joe Keller, o fırtınayı atlatıp tekrar zengin olur.이에 루크 스카이워커는 계략을 짠 뒤 자바 더 헛에게 찾아간다.
Bu sırada beyin fırtınası yaparlar.이 직후 오부치는 뇌경색으로 쓰러지게 된다.
Herkese, en şiddetli fırtınada bile fener içinde kalmak istediğini söylüyordu.일제 강점기에 조선귀족 가운데서도 가장 부유하게 살았다는 말이 전해진다.
Kılıçların Fırtınası, 2001 Locus Ödülü'nü, ve 2002 En İyi Roman Geffen Ödülü'nü kazandı.성검의 폭풍은 2001년 로커스 상, 2002년 게펜 상(Geffen Award)의 최고 소설상을 수상했고, 2001년 네벌러 상의 최고 소설상 후보에 올랐다.
Uyandığında evin fırtınada kendisi ve köpeğiyle beraber göğe yükseldiğini fark eder.그리고 새벽녘이 되어 자신을 감싸주던 새가 날아 갔을 때 꿈에서 깨어나 버렸고 자신도 연인과 떨어져 있다는 것을 알게 되었다는 내용이다.
Fırtına ülkede o kadar etkili olmuştur ki halkın cinsiyet dağılımını etkilenmiştir.서울대에서 제자를 많이 양성하여 대한민국의 동양화단에 큰 영향을 미쳤다.
Fırtına rüzgârın hızlı bir şekilde esmesine denir.폭풍(暴風)은 강한 바람을 말한다.
Her potansiyel problem için alınabilecek önlemlere dair beyin fırtınası yapılır.고전적 확률이론에서는 모든 가능성을 지닌 경우의 수에 대한 원하는 경우의 수의 비이다.
Fırtına dinince artık güvendedirler ancak hiç erzakları yoktur.그러나 이 시기가 지나게 되면 눈 앞에서 사라져도 아예 없어지는 것은 아니라는 것을 이해하게 된다(8개월 무렵부터).
Fırtına Cemal başarılı bir komiserdir.황복만은 성공한 기업체의 사장이다.
Ehriman bazen gökten ateşler yağdırır, bazen fırtınalar koparır ve iyiliğe ve iyilere hep zulüm eder.‘착한 일을 하는 사람에게는 하늘이 복을 주고 악한 일을 하는 사람에게는 하늘이 재앙을 준다.’는 孔子(공자)의 말로 상선벌악(賞善罰惡)과 그 뜻을 같이 하고 있음을 알 수 있다.
Adlar seçilirken aynı kasırga havzasında oluşan fırtınaların ayırt edilmesine önem verilmektedir.같은 지역에 여러 개의 태풍이 발생할 경우 혼선을 피하기 위해 이름을 붙인다.
Neredeyse adada yaşayan her aile bir üyesini fırtınaya vermiştir.כמעט כל משפחה באי איבדה בסופה בן משפחה.
Fırtına çıkacağını önceden keşfederler.הוא מזהיר אותם שהסערה ממשמשת ובאה.
Çekimler sırasında şiddetli fırtına ağaçların çalışanların etrafına yıkılmasına neden oldu.במהלך הצילומים פגעה סערה קשה באזור, אשר גרמה לעצים ליפול סביבם.
Fakat tam bu sırada Manş Denizi'nde büyük bir fırtına çıktı.באותו יום התחוללה סערה קשה בנמל.
Bu eser Fırtına ve Coşku (Sturm und Drang) döneminin bir parçası sayılır.תקופה זאת מכונה תקופת "הסער והפרץ" ("שטורם אונד דראנג" Sturm und Drang).
Dışarıda büyük bir fırtına kopmaktadır.סערה מתחוללת בחוץ.
Fırtınabaşı, birkaç savaşa da ev sahipliği yapmıştır.המלח היה גם גורם של מספר מלחמות.
Hemen sonra aile bir deniz yolculuğuna çıkmış ve bu yolculukta büyük bir fırtınaya kapılmışlardır.מעט אחרי כן, המשפחה ערכה מסע בים, ונקלעה לסערה.
Gayet şiddetli bir fırtına esmektedir.דבריה עוררו סערה רבה.
Şehir 2013 yılında yaşanan şiddetli fırtınada önemli oranda zarar görmüştür.רעידת אדמה חזקה במיוחד פגעה בעיר בשנת 2011.
Ana madde:Fırtına (oyun) Fırtına.חלק א: בשוך הסערה.
Kılıçların Fırtınası, 2001 Locus Ödülü'nü, ve 2002 En İyi Roman Geffen Ödülü'nü kazandı."סופת החרבות" זכה בפרס לוקוס של 2001 ובפרס גפן הישראלי של 2002.
Bir gemi mürettebatı iki gün boyunca denizde kalıp fırtına dindikten sonra geri dönmeyi başardı."המשכתי לעקוב אחרי הספינה במשך שעתיים, עד לחשיכה מוחלטת".
Ülkenin doğu kıyıları belirli aralıklarla şiddetli tropikal fırtınalara ve siklonlara maruz kalabilmektedir.עם זאת, כל החוף המזרחי פגיע לסופות טרופיות (טייפונים והוריקנים), חלקן קשות.
Ancak hemen sonra kışın ilk kar fırtınası başladı.בלילה הבא הופיע לחץ הקרח הראשון.
Fırtına:İki Perde.קרועה – שתי טרפות.
Max Payne,gecenin karanlığında ve hiç bitmeyecek gibi gözüken bir kar fırtınasının ortasında geçmektedir.בנדי נתקע באמצע הלילה בעיצומה של סופת שלג.
Bucaspor lige 4'te 4 yaparak girmiş ve Fırtına lakabını almıştı.אותה שעה תקף חנו את השייטת הרביעית והסב לה אבידות.
Çünkü biliyorum, bu şiddetli fırtınaya benim yüzümden yakalandınız.”.כך אני מודע שוב ושוב לצינוק האפל שלי".
Vikigezgin'de Kar fırtınası gezi rehberi Digital Snow Museum Photos of historic blizzards and snowstorms.קרחון אידסטו באתר גאזט SCAR של ממשלת אוסטרליה תצלום לוויין של אזור הקרחון מידע גאוגרפי והיסטורי
Kısacası bu teoriye uymayan o dönemde bölgede fırtına hareketi olmamasıdır.רוב מי התהום אינם זקוקים לשלב זה.
Gemi o sırada pupa yelken gidiyordu ve bir süre sonra da fırtına koptu.אדם הפליג באוניתו ופתאום פרצה סערה.
Fırtınalı günlerin sayısı eylül ayından başlayarak artış gösterir.השלגים הראשונים מתחילים לרדת בספטמבר.
CME'lere popüler medyada genellikle "Güneş fırtınaları" veya "uzay fırtınaları" denir.ИКМИ често биват наричани от медиите „космически бури“ или „слънчеви бури“.
Rüzgarlar ve fırtınalar onun emrindedir.В тяхна власт са вятърът и гръмотевиците.
Kar fırtınaları Washington'a ortalama her dört ila altı yılda bir etki eder.Виелиците оказват въздействие на Вашингтон средно веднъж на всеки четири или шест години.
Fırtına dalgası kıyılarda plaj erozyonuna neden olmuştur.Тези урагани предизвикват ерозия на плажовете.
Fırtınabaşı’nda Nazgûl'ün saldırısına uğradılar.По време на пътуването те биват нападнати от Назгул.
O açık denizdeki tehlikelere karşı Fırtına Limanı'nı "güvenlik" görür.Тя предпочита сигурността на пристанище Крайбурие пред опасностите на откритото море.
Yükseklerde fırtınalar bazen çok şiddetli olur.В най-високите части на защитената територия са често срещани силните бури.