fırtına ile cümle

fırtına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu operasyon daha sonra "Ağustos Fırtınası" olarak da adlandırılmıştır.Chiến dịch này có tên Chiến dịch Bão tháng Tám.
Kuvvetli toz ve kum fırtınaları görülür.Ngoài ra còn có các trận bão bụi và bão cát.
Ana madde:Fırtına (oyun) Fırtına.Cấp bão (Nhật Bản): Bão cuồng phong.
Dyrrhachium'a yelken açan filosu fırtınaya yakalandı ve birçok gemi kaybedildi.Tuy nhiên, khi hạm đội của ông ta tiến tới Dyrrhachium đã gặp phải một cơn bão, làm đắm mất một số tàu.
Sistem, 24 Ağustos sabahı tropikal fırtına durumuna yükseltilmiş ve fırtınaya Katrina ismi verilmiştir.Hệ thống dần mạnh lên thành bão nhiệt đới Katrina vào sáng sớm ngày 24 tháng 8.
Gayet şiddetli bir fırtına esmektedir.Nó như một cơn bão mạnh kéo đến.
En kötü fırtınada veya hapiste dahi mücadele edip hiç umudunu kaybetmedi.Khi cơ may thắng lợi trong cuộc chiến mất đi hoặc còn mong manh thì không còn có thể làm gì được nữa.
Daha sonra fırtına kopar.Ngay sau đó cơn bão liền tan biến.
Fırtına rüzgârın hızlı bir şekilde esmesine denir.Sự tăng tốc đột ngột của gió được gọi là cơn gió mạnh.
Hızlı büyüme yapar ama kısa ömürlüdür ve kolayca fırtınalardan zarar görür.Sinh trưởng nhanh nhưng Vông đồng dễ bị tổn thương do gió bão.
1-2 Eylül 1859’da kaydedilen en büyük jeomanyetik fırtına meydana geldi.“The extreme magnetic storm of 1–ngày 2 tháng 9 năm 1859”.
Florida Keys Adaları da fırtına ve yağıştan etkilenmiştir.Tại Wadi Rum, họ bị ảnh hưởng bởi lũ quét, bão và mưa.
"Sarı Fırtına Metin Tekin".Để giúp tôi nhìn xuyên qua thời tiết mưa bão."
Bozkır kırmızı renkli hava (Kum fırtınası) ile dolduruldu.Trên đỉnh đính Chu vĩ (chính là phần lông mềm màu đỏ).
İçinde bulundukları gemi maalesef bir fırtınaya yakalanır ve parçalanır.Thuyền nào mà bị cuốn vào, sẽ bị chìm mất.
Sonunç olarak yağış ve fırtına Pontchartrain Gölü'nün dalgalarını kabartmıştır.Sau khi bắt gặp Cỏ và mưa ở phía cuối tập thơ.
Çoğu astrafobik, fırtınadan korunmak için kendine güvenli yerler arar.Nhiều người mắc hội chứng sợ sấm sét sẽ tìm nhiều nơi trú ẩn từ cơn bão.
Ehriman bazen gökten ateşler yağdırır, bazen fırtınalar koparır ve iyiliğe ve iyilere hep zulüm eder.火乃香の相棒であり、保護者であり、また親友でもある。
1-2 Eylül 1859’da kaydedilen en büyük jeomanyetik fırtına meydana geldi.1859年9月1日から2日にかけて記録上最大の磁気嵐が発生した。
En şiddetli fırtınalara "nor'easter" denir, genellikle ABD'nin Doğu Sahilinin büyük bölümünü etkilerler.最も激しい嵐は、ノーイースターと呼ばれ、これはアメリカ東海岸全体に影響を及ぼすのが普通である。
Daha az tehlikeli fırtınalar 1921’de ve 1960'ta geniş çaplı bir radyo kesintisi bildirildiğinde olmuştu .1921年と1960年にも小規模な太陽嵐が発生し世界中で電波障害が発生したことが報告されている。
Sık sık büyük fırtınalar meydana gelir.しばしば大きな地震が起きる。
Buz Fırtınası (roman): Rick Moody'nin 1994 tarihli romanı.『アイス・ストーム』(The Ice Storm)は、1994年出版のリック・ムーディの小説。
47-48 ^ "Bir Fırtına Tuttu Bizi".』pp. 47-48 ^ 『君なら翔べる!
Yağmurlu dönemlerin başlanıç ve bitişleri gökgürültülü fırtınalarla geçer.雨季の始めと終わりには激しい雷雨に見舞われる。
8 Mart 2017'de meydana gelen şiddetli bir fırtınanın etkisiyle tamamen çöktü.2017年3月8日、長年の風波の影響により崩壊した。
Fırtına sırasında şehirde bir de ölüm gerçekleşti.ここも暴風雨で被害を受けた。
Okul, 8 öğrencinin öldüğü şiddetli bir fırtınadan sonra zarar görmüştür.雪崩の直撃を受けた生徒、教員合計8名が死亡。
Uluyel: Fırtına demektir.なお、「ウーラガン」とは嵐の意味である。
Kuvvetli toz ve kum fırtınaları görülür.砂嵐あるいは砂の嵐とも言われる。
Denizcilere fırtınada çok dikkatli olmaları söylendi.船乗りからは大変恐れられている波である。
Ardından bir fırtına çıkar ve Geralt kurtulur.その後事故を起こして脱線してしまう。
Ülkenin doğusunda seyrek olarak güçlü fırtınalar görülür, ancak kıyı bölgelerinde fırtınalar yaygındır.激しい嵐は東部ではあまり起こらないが、海岸部では頻繁に起こる。
Set korkunç fırtınaların tanrısı oldu.セト - 嵐の神。
Herkese, en şiddetli fırtınada bile fener içinde kalmak istediğini söylüyordu.ストーリー 忍の里で最強と言われたくノ一がいた。
1926) Dünya Sivil Havacılık Günü Fırtına : Zemheri Fırtınasıコンフリクト・デルタ 湾岸戦争1991 コンフリクト・デルタII 湾岸戦争1991 Conflict: Vietnam Conflict: Global Terror
Fırtına sırasında acil olmayan tüm devlet hizmetleri de durduruldu.そして世界全体が降り止まぬ暴風雨によって、今や危機に瀕していた。
Ancak hemen sonra kışın ilk kar fırtınası başladı.そしてある朝、雪だるまはとうとう崩れてしまった。
Kelt fırtına ve deniz tanrısı.スサノヲ - 暴風と海原の神。
Uzaklarda bir fırtına geleceğini işaret eden kara bulutlar var.近くには昇雲の滝がある。
Bir gün, istenmeyen fırtına kopar.かつて「通り過ぎない嵐はない。
Fırtına dinince artık güvendedirler ancak hiç erzakları yoktur.拉致の時点で既遂となり、姦通は要件ではなかった。
Çek şair Ladislav Novák, Giorgione'nin Fırtınası isimli bir şiir yazdı.チェコの詩人ラディスラフ・ノバクは『ジョルジョーネのテンペスタ』と呼ばれる詩を書いている。
Ana madde:Fırtına (oyun) Fırtına.ふるさと (嵐の曲) - 嵐の楽曲。
Fırtına bitmiş ay çıkmıştır.「諸君、嵐は終わった。
Soğuk bir kış fırtınalı gece bir prens kaleye çirkin eski dilenci kadını bombus.寒い冬の夜、物乞いの老女が若い王子所有の壮麗な城にやってくる。
Filipinler tropik fırtına felaketi sonucunda olağanüstü hal ilan etti.フィリピン・レイテ島で、大雨による大規模な土砂崩れ発生。
En kötü fırtınada veya hapiste dahi mücadele edip hiç umudunu kaybetmedi.東風と戦った際は戦闘シーン無しで負けるなど、実力はさほどでもない。
Dışarıda büyük bir fırtına kopmaktadır.外は暴風が吹き荒れている。
Bazen de esen şiddetli fırtınaya bağlı olarak onlarca kişinin öldüğü olmuştur.数百人が猛暑に関連し死亡している。
Kuzey rüzgarları kışın zaman zaman şiddetli fırtına şeklinde eser.冬の北よりの風は時として厳しい寒さの時期をもたらす。
Bu, son on yılın en kötü fırtınası.10年振りの最悪の嵐だ。
Yaklaşan bir fırtınayı öngördükten sonra Max, kasabanın yok olmasını önlemek için sorumluluk alır.在预见一场风暴即将到来后,麦克斯必须承担起责任,防止小镇遭受破坏。
Atmosfer güçlerini de o yönetir; şimşekler fırtınalar, onun buyruğundadır.空界,指由虛空構成的界,是色聚之間的間隙與界線,其特徵為無障礙。
Daha az tehlikeli fırtınalar 1921’de ve 1960'ta geniş çaplı bir radyo kesintisi bildirildiğinde olmuştu .在1921年和1960年發生較小的磁暴,都造成廣泛的無線電干擾。
Bu tören sırasında büyük bir kar fırtınası çıktı.在那之後某個暴風雪的夜晚。
1-2 Eylül 1859’da kaydedilen en büyük jeomanyetik fırtına meydana geldi.1859年9月1日至2日,發生了有紀錄以來最大的磁暴。
Avusturya, Bulgaristan, Macaristan, İtalya, ve Polonya ise fırtına'dan etkilendi.奥地利、保加利亚、匈牙利、意大利、波兰和斯洛伐克等国亦受到风暴的影响。
Ehriman bazen gökten ateşler yağdırır, bazen fırtınalar koparır ve iyiliğe ve iyilere hep zulüm eder.天庭設有玉樞院,為職掌雷霆生發、賞善罰惡的機構。
1967'nin sonunda Brigitte Bardot ile kısa ama fırtınalı bir iş ve aşk ilişkisi yaşadı.1967年末,他与碧姬·芭杜有一段简短而热烈的恋情,为芭杜制作了歌曲和专辑。

İlgili Sayfalar