fırtına ile cümle
fırtına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ana madde:Fırtına (oyun) Fırtına.Válogatta: Vihar Judit.
(Örnegin 2005'te ortaya çıkan bir yağmur fırtınası göleti tamamen doldurmuştur.)(Sajnos ez a helyiség egy 1994-ben bekövetkezett nagy esőzés vízbetörése miatt erősen károsodott.)
Daha sonra fırtına kopar.Ráadásul még a vihar is kitör.
Sık sık büyük fırtınalar meydana gelir.A bolygón gyakran nagy viharok vannak.
Fırtına sırasında şehirde bir de ölüm gerçekleşti.A baleset idején a térségben vihar volt.
Quahog'u bir fırtına yerle bir etmiştir.Quahog-ban krízis alakul ki.
Ama gerçekten de Köyün yaylalarında Temmuz ayının başlarında bile kar fırtınasına rastlanmıştır.Találkoztak még június elején is kisebb jéghegyekkel az öbölben.
Bu alev fırtınası saldırma taktiğinin bir parçasıdır.Ez a folyamat a taktikai tűzvezetés kulcseleme.
Ardından bir fırtına çıkar ve Geralt kurtulur.Egy nagy vihar kerekedik, és megpróbál elmenekülni.
Yenilen Seth çöle sürüldü ve fırtınaların tanrısı oldu.Széth veszített, és száműzték a sivatagba, ahol a szörnyű viharok istene lett.
Kar fırtınaları Washington'a ortalama her dört ila altı yılda bir etki eder.A várost átlagban 4-6 évente sújtja hóvihar.
Japonlar bu fırtınanın "Tanrı Rüzgarı" olduğunu düşünmüşlerdir.Ezeket a viharokat a japánok isteni segítségnek hitték és kamikazének („isteni szél”) nevezték el.
Kılıçların Fırtınası, New York Times'ın en çok satanlar listesine 12. sıradan girdi.A Kardok vihara a The New York Times bestsellerlistájának 12. helyét érte el.
Yağmur damlaları fırtına nedeniyle donar.Most a rackajuhnyájnak ad menedéket, ha vihar közeledik.
Enlil, hava ve fırtınaların tanrısı.Az időjárás, eső és szél istene volt.
Ona bu şiddetli fırtınanın Juno'nun kıskançlığı yüzünden ortaya çıktığını bildirir.Tomboló vihar közepette érkezik Merkúr, aki azt közli Kitheironnal, hogy mindez Juno féltékenysége miatt van.
Fırtına denizde bulunan bir Hristiyan gemisinin karaya vurmasına neden olur.E szerint egy keresztény afrikai nőt a tenger közepén egy lángoló hajóban magára hagytak.
Bu mevsimde güneybatı ile batı arasında gelen şiddetli simsekli fırtınalara da hedef olur.Kivételt képez ez alól a dél, illetőleg délkelet felől érkező viharok sora.
"Fırtına liderliği bırakmadı!".A szél nem tiszteli a bolondokat..."
Fırtına daha da şiddetlendi.A vihar még hevesebbé vált.
Martin üçüncü kitabı Kılıçların Fırtınası'nı bitirmekte birkaç ay gecikti.Martin oli monta kuukautta jäljessä kolmannen kirjan, Miekkamyrskyn, aikataulusta.
Ancak hemen sonra kışın ilk kar fırtınası başladı.Saman aikaisesti kuitenkin alkoi talven ensimmäinen lumimyrsky.
Fırtınalar seyrek görülür.Myrsky näytti olevan tulossa.
Uluyel: Fırtına demektir.Laelaps tarkoittaa "myrskytuulta".
Viracocha güneşin ve fırtınaların tanrısıdır.Viracocha oli maailman luoja sekä myrskyn ja auringon jumala.
Japonlar bu fırtınanın "Tanrı Rüzgarı" olduğunu düşünmüşlerdir.Japanilaiset kutsuivat myrskyä nimellä kamikaze, 'jumalan tuuli'.
1982 - Bir petrol çıkarma platformu, Newfoundland açıklarında fırtına nedeniyle battı, 84 kişi öldü.1982 – Öljynporauslautta Ocean Ranger upposi myrskyssä Newfoundlandin rannikolla, 84 ihmistä kuoli.
Huitzilopochtli: Savaş, güneş ve fırtına tanrısı.Huitzilopochtli oli asteekkien sodan ja auringon jumala.
Herodot'un belirttiğine göre fırtınada 300 gemi batmış, 20 bin Pers askeri kaybedilmiştir.Herodotoksen mukaan Mardonios menetti 300 laivaa ja 20 000 miestä.
(Örnegin 2005'te ortaya çıkan bir yağmur fırtınası göleti tamamen doldurmuştur.)("Jos huomenna sataa, niin olemme eilen tehneet työtä turhaan.")
Kalktığı sırada havanın fırtınalı olduğu açıklandı.Sää oli katoamisen aikaan myrskyinen.
Yedinci günde, fırtına emekçi bir kadın gibi vuruyordu.Seitsemäntenä päivänä myrsky laantui.
Set korkunç fırtınaların tanrısı oldu.Jumala nostattaa suuren myrskyn.
Fakat birden kendilerini başka bir sahilde bulmuşlardır ve fırtına artık kesilmiştir.Silloin ne on hylätty, ja uusi kenttä on tehty muualle rannan tuntumaan.
Çiftin, fırtınalı bir evlilik yaşamları oldu.Kahden vahvan persoonan avioliitosta tuli myrskyisä.
Stormy: Fırtına cadısıdır.Stormy hallitsee myrskyjä.
Kılıçların Fırtınası 1521 sayfa uzunluğundaydı.Alkuperäinen patsas kärsi vaurioita vuoden 1527 mellakassa.
İçinde bulundukları gemi maalesef bir fırtınaya yakalanır ve parçalanır.Eräällä matkalla laiva joutuu kovaan myrskyyn ja haaksirikkoutuu.
Sık sık büyük fırtınalar meydana gelir.Alueella esiintyy äärimmäisen usein myrskyjä.
Ülkede çöl iklimi etkilidir ve yıl içinde toz ve kum fırtınaları görülür.Alueen ilmasto on alkanut muuttua ja Nukusissakin kärsitään keskimäärin 10 hiekka- ja pölymyrskystä vuodessa.
Kopacak fırtınayı bekliyordum.Vatukkatähden myrsky.
Atlantik kasırga mevsimi Atlas Okyanusu'nda kasırga ve tropikal fırtınaların oluştuğu döneme verilen addır.Atlantin hurrikaanikauden aikana muodostui 11 trooppista myrskyä.
Çoğu astrafobik, fırtınadan korunmak için kendine güvenli yerler arar.Epidaurumilaiset lähtivät etsimään turvallisempaa asuinpaikkaa.
Fırtına Venedik'teki Gallerie dell'Accademia'dadır.Maalaus on sijoitettu Gallerie dell'Accademiaan Venetsiaan.
Joe Keller, o fırtınayı atlatıp tekrar zengin olur.Tämän kuultuaan Joe Keller murtuu ja tappaa itsensä.
Kesinti fırtınası altındaki sistem kilitlenir.Katossa oleva luukku avautuu.
Karanlık ve fırtınalı bir geceydi.Oli synkkä ja myrskyinen yö.
Görünüşe göre fırtına dindi.Näyttää siltä, että myrsky on asettunut.
Fırtınadan dolayı deniz haşindi.Myrskyn vuoksi merenkäynti oli kovaa.
Dışarıda büyük bir fırtına kopmaktadır.Στο εξωτερικό ξεσηκώνεται θύελλα διαμαρτυριών.
Ayrıca, Sümerliler için güneybatı rüzgarını, fırtınaları taşımayı, temsil ederdi.Αντιπροσώπευε, επίσης, τον νοτιοδυτικό άνεμο, τον άνεμο που φέρνει τις θύελλες.
Burası fırtınalarda korunak olarak kullanılır.Είναι ένα καταφύγιο σε περίπτωση καταιγίδας.
8 Mart 2017'de meydana gelen şiddetli bir fırtınanın etkisiyle tamamen çöktü.Κατέρρευσε σε θύελλα στις 8 Μαρτίου 2017.
Herodot'un belirttiğine göre fırtınada 300 gemi batmış, 20 bin Pers askeri kaybedilmiştir.Σύμφωνα με τον Ηρόδοτο, οι Πέρσες έχασαν 300 πλοία και 20.000 άντρες.
Fırtına geldiği gibi çabuk geçer.Η «καταιγίδα» όμως πέρασε γρήγορα.
Atlantik kasırga mevsimi Atlas Okyanusu'nda kasırga ve tropikal fırtınaların oluştuğu döneme verilen addır.Σε αυτή την περίοδο, η πόλη είναι ευάλωτη σε τροπικές καταιγίδες και τυφώνες που σχηματίζονται στον Ατλαντικό.
"Sarı Fırtına".Νικαιώτικη «καταιγίδα».
Eğriboz açıklarındaki fırtınada da 200 gemi daha kaybedilmiştir.Αν και οι φλόγες κατασβέστηκαν, το πλοίο υπέστη πάνω από 200 απώλειες.
Ancak filo dönüş yolunda yakalandığı bir fırtınada tümüyle battı.Ωστόσο, όλοι πέθαναν, σε θυελλώδη καταιγίδα επιστρέφοντας από την κορυφή.
Bu saldırı sonucu şehir bir alev fırtınasına teslim oldu.Τέλος η πόλη παραδόθηκε στις φλόγες.