fırtına ile cümle
fırtına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
1-2 Eylül 1859’da kaydedilen en büyük jeomanyetik fırtına meydana geldi.Entre 1 e 2 de setembro de 1859, uma das maiores tempestades geomagnéticas já registradas ocorreu.
Bu arada bir fırtına ve hortum şehre yaklaşmaktadır.Para piorar, um furacão está indo na direção da sua casa.
Amazon Ormanları'nda bir kelebeğin kanat çırpması, ABD'de fırtına kopmasına neden olabilir.À exemplo, o bater de asas de uma borboleta no Brasil pode provocar um furacão no Texas.
Fırtına Deresi bütün yıl boyunca akarsu sporu için uygundur.A Costa de Ouro é o centro de atração durante todo o ano.
Mars aynı zamanda Güneş Sistemi’ndeki en büyük “toz fırtınaları”na sahne olan gezegendir.Marte tem as maiores tempestades de poeira do Sistema Solar.
Ilık geçen kış aylarında zaman zaman şiddetli yağışlar ve fırtınala görülür.No verão é comum a ocorrência de precipitações em forma de tempestades e chuvas fortes.
Arashi (嵐, kelime anlamı Fırtına), Johnny & Associates adlı Japon yetenek ajansına bağlı Japon müzik grubudur.Arashi (嵐, tempestade?) é uma boy band japonesa criada pela agência de talentos Johnny's Entertainment.
Bir gün şiddetli bir fırtınanın ardından öldüğü açıklandı.Num dia, após uma forte tempestade, anunciou-se que estava morto.
Fakat 1920 yılında bir fırtına'da tekrar batar.Em 2019 voltará a disputar uma vaga no Grupo Especial.
Eğriboz açıklarındaki fırtınada da 200 gemi daha kaybedilmiştir.A tempestade deixou dezenas de barcos desaparecidos.
Burada İbn Battuta bir camiyi ziyaret ederken çıkan bir fırtınada sefer gemilerinden ikisi battı.Tudo indica que após uma tempestade no barco, separaram-se.
Gayet şiddetli bir fırtına esmektedir.Depois veio uma verdadeira tempestade.
Ancak yoğun fırtınadan dolayı çıkış yasaklanmıştır.Devido a uma forte tempestade são obrigados a abortar a missão.
Fırtınanın New York kadar kuzeyde bir alanı vurabileceğini söylediler.Em uma ocasião, o sismógrafo indicou um terremoto ao norte.
Fakat tam bu sırada Manş Denizi'nde büyük bir fırtına çıktı.Havia muita neblina no momento do acidente.
Rüzgar eken, fırtına biçer.Quem semeia vento colherá tempestade.
Bu bir kar fırtınası.Isso é uma tempestade de neve.
Bu nedenle denizin gücünü temsil eder, fırtınalar ve felaketler meydana getirir.Hij is degene die over stormen en rampen heerst.
Ana madde:Fırtına (oyun) Fırtına.Salon te Namen) Voor de storm.
Ardından bir fırtına çıkar ve Geralt kurtulur.Vervolgens breekt een storm los, die weer tot rust komt.
Aksi takdirde, bu fırtına gelgit olarak sınıflandırılır.Als dit zich voordoet, zal de storm apart worden vermeld.
MÖ 709'da gerçekleşen bir fırtına sonrasında Herm ile ilişkisini sağlayan alan sular altında kalmıştır.Er wordt verteld dat een storm in 709 de smalle landverbinding met Herm heeft weggeslagen.
"Sarı Fırtına Metin Tekin".Drijf mee met de stormwind.”
(Temporal: Fırtına müziği').Noodweer (art.
Fırtına yeryüzü teleskoplarından çıplak gözle görülecek kadar büyüktür.De storm is groot genoeg om zichtbaar te zijn met telescopen vanaf de aarde.
Çiftin, fırtınalı bir evlilik yaşamları oldu.Haar ouders hadden een turbulent huwelijk.
1918'de sanat tarihçisi Luise Straus ile fırtınalı ve kısa sürecek bir evliliğe başladı.In 1918 trouwde hij de kunsthistorica Luise Straus.
Enlil, hava ve fırtınaların tanrısı.Enlil god van lucht en stormen.
Fırtına ve Coşku akımının merkezi, Straβburg, Göttingen ve Main kıyısındaki Frankfurt şehri olmuştur.De Sturm und Drang-beweging krijgt al snel voet aan de grond in Straatsburg, Göttingen en Frankfurt am Main.
Mahajanga, 2004 yılında yaşanan şiddetli fırtınalarda Komorlar ile birlikte önemli oranda zarar görmüştür.In 2004 heeft de orkaan Jeanne hier veel slachtoffers gemaakt.
Ülkenin doğu kıyıları belirli aralıklarla şiddetli tropikal fırtınalara ve siklonlara maruz kalabilmektedir.Madagaskar heeft door zijn ligging veel last van tropische stormen en passaatwinden.
Fırtına Venedik'teki Gallerie dell'Accademia'dadır.Het werk maakt deel uit van de collectie van de Gallerie dell'Accademia in Venetië.
Bu sırada kar fırtınasından yararlanarak buradan kaçtı.Hij vergeet dit echter snel weer nadat hij uit de sneeuwstorm ontsnapt.
(Örnegin 2005'te ortaya çıkan bir yağmur fırtınası göleti tamamen doldurmuştur.)(In 2009 werden bij een archeologische opgraving in het centrum sporen van de bijbehorende gracht gevonden.)
Gece boyunca, muhtemelen güneydoğudan gelen bir başka fırtına denizde etkili oldu.De nieuwe burcht liep vaak schade op ten gevolge van stormen op de Zuiderzee.
Buz Fırtınası (orijinal adı: The Ice Storm), Amerikalı yazar Rick Moody'nin 1994 tarihli romanı.De film is gebaseerd op de gelijknamige roman uit 1994 van de Amerikaanse auteur Rick Moody.
Fırtınabaşı’nda Nazgûl'ün saldırısına uğradılar.Die nacht wordt hun kamp aangevallen door de Nazgûl.
47-48 ^ "Bir Fırtına Tuttu Bizi".48-51: Strijd tegen de prostitutie.
18 Ocak - Hızı saatte 100 km'ye ulaşan fırtına, Antalya'da 500 milyon TL'lik hasara yol açtı.18 december: Storm trekt over België met windstoten tot 125 km/h in Oostende.
Bir gün, istenmeyen fırtına kopar.Het werd een dag zonder onweer.
Bir bardak suda fırtına koparır.Hij creëert een storm in een glas water.
Bu fırtınadan önceki sessizliktir.Dat is de stilte voor de storm.
Tom ve Mary bir kar fırtınası tarafından kapana kısıldılar.Tom en Mary zaten vast vanwege een sneeuwstorm.
Fırtınalı bir gecede Metzengerstein yine atını sürmekteyken şatosunda yangın çıkar.Podczas nocnej jazdy zamek Metzengersteina ogarnia pożar.
1867 yılında gemi Nova Scotia açıklarında bir fırtına sebebi ile karaya oturdu.W roku 1867 statek został wyrzucony na brzeg wskutek sztormu u wybrzeży Nowej Szkocji.
Beyin fırtınası, tek başına veya bir grupla yapılabilir.Żonglerka ogniem może być wykonywana solo lub zespołowo.
Bazı fırtınalar 35 m/s hızı üzerinde kıyı seli ve rüzgarlarına neden olabilir.Niektóre burze mogą powodować powodzie na wybrzeżu oraz wiatr osiągający w porywach 35 m/s.
Şiddetli fırtına sırasında körfezdeki dalgaların yüksekliği 1,5 metreye ulaşmaktadır.Podczas ciężkich burz z silnym wiatrem, wysokość fal w zatoce może osiągnąć 1,5 m.
Ayrıca fırtına dalgası Mississippi kıyıları ve Alabama'yı harap etmiştir.Przesuwający się w głąb kraju huragan zdewastował także wybrzeża stanów Alabama i Missisipi.
Öyle bir fırtına koptu ki, gemi neredeyse parçalanacaktı.Wybucha burza, w jej wyniku dochodzi do rozbicia okrętu.
Fırtına Deresi üzerine konumlanmıştır.Bardzo dba o porządek w Sztormowie.
Zorostro fırtınaların sonunda dindiğini ve sonunda her şeyin sükunete döneceğini bilmektedir.Urszula mówi, że czeka na koniec deszczu, żeby w końcu umrzeć.
Ve orada, o çamurun içinde bir şeyin daha öldüğünü ve o kar fırtınasına gömüldüğünü görebiliyorum.I widzę, że coś jeszcze zginęło tam, w tym krwawym błocie i zostało pogrzebane w zamieci.
Japonlar bu fırtınanın "Tanrı Rüzgarı" olduğunu düşünmüşlerdir.Yoreños wierzą, że deszcz jest dziełem Boga.
Yedinci günde, fırtına emekçi bir kadın gibi vuruyordu.Przez sezon zasadniczy włocławianie szli jak burza.
Gayet şiddetli bir fırtına esmektedir.Zbliża się gwałtowna burza.
Sık sık büyük fırtınalar meydana gelir.Często występują sztormy.
Bu versiyonda ejderha, fırtına tanrısını yenince onun yüreğini ve gözlerini alıp götürür.W drugiej wersji mitu Wąż pokonując boga burzy zabiera mu serce i oczy, które odzyskał dla niego syn.
Şimşeklerle dolu fırtınalı bir gecede büyükbaba ölür.W czasie podróży dziadek umiera.
Fırtına:İki Perde.Pędnik: 2 śruby.