fırtına ile cümle

fırtına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Fırtına Deresi bütün yıl boyunca akarsu sporu için uygundur.Нашедшего по поверью весь год будет сопровождать удача.
Uçabilir ve kuyruğuyla fırtına çıkarabilir.Может вызывать и поддерживать вокруг себя ураганы.
Yelkenli ile denize açıldıktan sonra kötü bir fırtınaya yakalanan Desmond, adaya sürüklenir.Потом мы видим, как яхта Десмонда попадает в шторм.
Konu ile ilgili diğer bir eser ise Refi Cevad Ulunay'ın Sayılı Fırtınalar adlı eseridir.Другой пример подобного рода — слова для обозначения СНЕГА у эскимосов.
"Bu saatten sonra sende fırtına kopsa bende yaprak oynamaz."Но если укоснеешь еще за сим вещанием, то никакой уже пощады не ожидай».
Türkiye de lisans altında T-155 Fırtına için üretiliyor.Турецкая версия получила название T-155 Fırtına.
Yılda fırtınalı gün sayısı ortalama 9,2' dir.Дни полного штиля составляют в среднем на 9,2 % в год.
29 Nisan'da ''kar fırtınası'' çekimleri yapıldı.29 сентября выпало несколько сантиметров снега.
Gemi denizde şiddetli bir fırtınaya yakalanır.Здесь корабли попали в сильный шторм.
Bu eser Fırtına ve Coşku (Sturm und Drang) döneminin bir parçası sayılır.Один из представителей так называемого «периода бури и натиска» (Sturm- und Drangperiode).
Bu çabalara rağmen söylenene göre ağaç 1907 yılında bir kar fırtınası sırasında büyük hasar gördü.رغم كل هذه الجهود إلا أنه ذكر أن الشجرة قد عانت من تلف كبير أثناء عاصفة جليدية في عام 1907.
Fırtınanın New York kadar kuzeyde bir alanı vurabileceğini söylediler.وقالوا أنه من الممكن للعاصفة ضرب المناطق حتى الشمال كنيويورك.
Denizcilere fırtınada çok dikkatli olmaları söylendi.وقيل أن تكون حذرة للغاية في العاصفة البحارة.
Fırtına kuzey ve kuzeydoğuya doğru döndü ve 10 Eylül günü yeniden okyanusa döndü.العاصفة تحولت إلى الشمال والشمال-الشمال الشرقي، ودخلت مرة أخرى المحيط في العاشر من أيلول/سبتمبر.
Fakat, fırtına iyi geçti ve güneyde az bir etkisi oldu.ومع ذلك، مرت العاصفة أيضا إلى الجنوب مع تأثير ضئيل.
Ve orada, o çamurun içinde bir şeyin daha öldüğünü ve o kar fırtınasına gömüldüğünü görebiliyorum.ويمكنني رؤية أن شيئًا آخر قد مات أيضًا هناك في الوحل الملطخ بالدماء، ودفنته العاصفة الثلجية.
Fırtınalara neden olur.مما يُسبب عواصف.
2 Mart 2014'te Kuzey Fırtınası Tugayı, İslami Cephe'ye katıldığını açıklamıştır.في 2 مارس 2014، أعلن لواء عاصفة الشمال أنه سينضم إلى الجبهة الإسلامية بقيادة لواء التوحيد.
8 Eylül günü, Ulusal Kasırga Merkezi tarafından "Gabrielle Subtropikal Fırtınası" olarak adlandırıldı.في 8 أيلول/سبتمبر، كان اسمه العاصفة "غابرييل العاصفة الاستوائية" من المركز الوطني للأعاصير.
Bu mevsimde fırtınalar görülebilmektedir.كما يشهد هذا الموسم أيضًا حدوث الأعاصير.
Gemiler fırtınalı, sisli havaları genellikle tercih ediyor ve böylece Yunan gemilerine yakalanmıyordu.كانت السفن تفضل الطقس ذات الضباب و العواصف حتي لا تنكشف من قبل السفن اليوناية.
4 Eylül'e kadar birçok gemi fırtınalar sebebiyle kaybolmuş ve donanma güç kaybetmişti.و حتى يوم 4 سبتمبر كان الأسطول قد فقد قوته نتيجة لفقد الكثير من السفن بفعل الرياح.
"Sturmgeist", Türkçede "fırtına ruhu" anlamına geliyor."Sturmgeist" تعني روح عاصفة باللغة الألمانية.
Kuzeydoğuya dönen fırtına hızlı bir şekilde zayıfladı ve 11 Eylül günü sona erdi.وانتقل إلى الشمال الشرقي، العاصفة بسرعة تضعف وتوفي في 11 أيلول/سبتمبر.
Bundan dolayı, fırtına Kuzey Karolina ve Bermuda arasındaki alanda gelişmeye başladı.وبسبب هذا، بدأت العاصفة تطور، تقريبا في منتصف الطريق بين ولاية كارولينا الشمالية وبرمودا.
"Sarı Fırtına Metin Tekin".بدلًا من نهر جميل عذب".
Positano'nun karşısında fırtına başlamış ve korkmuş denizciler bu sırada gemiden "Posa, posa!"فكانت عاصفة رهيبة في المياه قبالة بوسيتانو هبت فجأة واستمع البحارة إلى صوتها خائفين قائلين: " بوزا ، POSA ! "
Fırtına gelmeden önce, Ulusal Park Servisi Outer Banks'taki ziyaret ve kamp yerlerini kapadı.قبل وصول العاصفة، "دائرة الحدائق الوطنية" أغلقت مراكز الزوار والمخيمات على طول "البنوك الخارجي".
Doluya sebep olan orajlar dolu fırtınası olarak da adlandırılır.وسمى هذا الرأس برأس العواصف لكثرة العواصف التي واجهته هناك.
Viracocha güneşin ve fırtınaların tanrısıdır.كان فيراكوتشا يُعبد كإله الشمس والعواصف.
Bu nitelikli diğer eserleri "Fırtına" ve "Cymbaline"dir.وكتب أيضا في مجلات أدبية أخرى مثل "العاصفة" و"سيمبليسيسيموس".
2017 de İçimdeki Fırtına dizisinde rol almaya başlamıştır.(نوفمبر 2018) رعد القلعة (بالإنجليزية: Castle Thunder) تأثير صوتي يمثل هَزيم صاعقة رعدية أثناء عاصفة.
Fırtına dinince artık güvendedirler ancak hiç erzakları yoktur.وإن ترض بينهم رضى فهو لن يقتل ولن يأسر فإن لا ترض بينهم (تكون) غدرت بهذه العهود.
Fırtınayı ani başlayan soğuk takip etti.بدأت الرياح تجزء العاصفة آنا تقريبا.
Fırtına (dizi) → Kanal D'de yayınlanan bir dizi.كما ظهرت عدة مرات على قناة E!
Aynı yıl Cumhuriyet’te tefrika edilmeye başlayan Ülker Fırtınası 1944'te roman olarak basıldı.و في العام نفسه نُشرت رواية " عاصفة الرياح " في أنحاء الجمهورية و في عام 1944 طُبعت كرواية.
Fırtına Martinique'de dokuz bin kişinin ölümüne sebep olmuştur.تسبب الإعصار بمقتل ثلاثة أشخاص جميعهم في أيرلندا.
Bu esnada fırtına başlar ve panikleyen bir atla karşılaşır.تستمر المشاكل على نصار ويبدأ البحث عن جواد.
Kar fırtınaları Washington'a ortalama her dört ila altı yılda bir etki eder.وتضرب العواصف الثلجية العاصمة بمعدل مرة من كل أربع إلى ست سنوات.
Gayet şiddetli bir fırtına esmektedir.فإذا زلزال شديد قد حدث.
Bir ani basınç düşüşü, rüzgar değişimine sebep oldu ve bu da fırtınanın güç kazanmasını durdurdu.الحوض الصغير سبب بعض القص الرياح، التي توقفت العاصفة من الحصول على أي قوة.
Arashi (嵐, kelime anlamı Fırtına), Johnny & Associates adlı Japon yetenek ajansına bağlı Japon müzik grubudur.JUMP هي فرقة يابانية مكونة من عشرة ذكور من وكالة المواهب Johnny & Associates.
Bu çabalara rağmen söylenene göre ağaç 1907 yılında bir kar fırtınası sırasında büyük hasar gördü.Apesar desses esforços, a árvore teria sofrido danos pesados durante uma tempestade de gelo em 1907.
Fırtına gelmeden önce, Ulusal Park Servisi Outer Banks'taki ziyaret ve kamp yerlerini kapadı.Antes da chegada da tempestade, o Serviço Nacional de Parques cancelaram as visitas para Outer Banks.
Rüzgarlar ve fırtınalar onun emrindedir.Os tornados e tempestades violentas são atribuídas a ela.
Fakat işgal başarısızlıkla sonuçlandı ve Bizans filosunun yarısı dönüş yolunda fırtınada yok oldu.Contudo, a invasão fracassou e os bizantinos perderam metade da sua frota numa tempestade durante o regresso.
Daha az tehlikeli fırtınalar 1921’de ve 1960'ta geniş çaplı bir radyo kesintisi bildirildiğinde olmuştu .Tempestades menos graves ocorreram em 1921 e 1960, quando foi relatado a interrupção de transmissões de rádio.
Yağmurlu dönemlerin başlanıç ve bitişleri gökgürültülü fırtınalarla geçer.O início e o fim da estação chuvosa são caracterizados por fortes tempestades.
Çekimler sırasında şiddetli fırtına ağaçların çalışanların etrafına yıkılmasına neden oldu.Durante as filmagens, ocorreu uma forte tempestade, derrubando árvores em torno deles.
Fırtına dalgası kıyılarda plaj erozyonuna neden olmuştur.Além disso, a costa sofreu os efeitos da erosão da praia.
Kuzeydoğuya dönen fırtına hızlı bir şekilde zayıfladı ve 11 Eylül günü sona erdi.Virando para nordeste, a tempestade rapidamente se enfraqueceu e se dissipou em 11 de setembro.
Fırtınanın gözü bir süre sonra belirgin duruma gelmiş ve 25 km (15 mil) çapına ulaşmıştır.O olho da tempestade rapidamente solidificou-se, alcançando um diâmetro de 15 milhas (25 kilômetros).
"Sturmgeist", Türkçede "fırtına ruhu" anlamına geliyor.Sturmgeist significa "fantasma da tempestade" ou "espírito da tempestade" em alemão.
Ayrıca, Sümerliler için güneybatı rüzgarını, fırtınaları taşımayı, temsil ederdi.Ele também representava o vento sudoeste, que trazia as tempestades e a estiagem.
Quahog'u bir fırtına yerle bir etmiştir.Um furacão atinge Quahog.
Japonlar bu fırtınanın "Tanrı Rüzgarı" olduğunu düşünmüşlerdir.Já os índios da América do Norte acreditavam que as tempestades eram serventes de um "Grande Espírito".
Fırtına rüzgârın hızlı bir şekilde esmesine denir.Vê como sofre o vento quando passa!
Huitzilopochtli: Savaş, güneş ve fırtına tanrısı.Huitzilopochtli, deus da vontade, padrão de guerra, fogo e o sol, o governador do Sul.
Güneşli bir günde kar yağdırır, fırtına çıkarır.A noite chega e uma tempestade de neve se aproxima.
Fırtına yeryüzü teleskoplarından çıplak gözle görülecek kadar büyüktür.A tempestade é grande o suficiente para ser visível em telescópios terrestres.

İlgili Sayfalar