fırtına ile cümle
fırtına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Romantik dönem’in şair ve yazarları, Fırtına ve Coşku döneminin duygu aşırılığından yola çıkmışlardır.Die Dichter und Schriftsteller der Romantik knüpften an den Gefühlsüberschwang des Sturm und Drang an.
Dışarıda büyük bir fırtına kopmaktadır.Draußen tobt ein Gewitter.)
Bu eser Fırtına ve Coşku (Sturm und Drang) döneminin bir parçası sayılır.Das Stück zählt zur Epoche des Sturm und Drang.
Kaynağı Fırtına Deresidir.Hauptquelle sind Gewitter.
Huitzilopochtli: Savaş, güneş ve fırtına tanrısı.Hauptgott war Huitzilopochtli, der Gott der Sonne und des Krieges.
Bu çabalara rağmen söylenene göre ağaç 1907 yılında bir kar fırtınası sırasında büyük hasar gördü.1907 wurde der Baum während eines Eissturms schwer beschädigt.
Bir gün şiddetli bir fırtınanın ardından öldüğü açıklandı.Einen Tag nach seiner Fertigstellung wurde er von einem schweren Sturm zerstört.
Neredeyse adada yaşayan her aile bir üyesini fırtınaya vermiştir.Praktisch jede Familie der Insel verlor ein Familienmitglied.
Gayet şiddetli bir fırtına esmektedir.Es scheint ein schweres Unwetter heraufzuziehen.
Burası fırtınalarda korunak olarak kullanılır.Er bietet ihnen dort Schutz vor dem Sturm an.
Bazen de esen şiddetli fırtınaya bağlı olarak onlarca kişinin öldüğü olmuştur.Insgesamt starben bei dem Unwetter in Gelenau zehn Menschen.
Filipinler tropik fırtına felaketi sonucunda olağanüstü hal ilan etti.Im Süden der Philippinen brachte der Sturm starke Niederschläge mit sich.
En güçlü tekniği tayrud fırtınasıdır.Die größte Verlustursache sind Stürme.
Yükseklerde fırtınalar bazen çok şiddetli olur.Die Falter werden gelegentlich durch Stürme weit verdriftet.
1989'dan itibaren ise Beşiktaş fırtına gibi esmeye başladı.Zum ersten Mal seit 1989 musste eine Etappe aufgrund von Schneefall abgesagt werden.
Melahat Fırtına ile evli ve iki çocuk babasıdır.Fırtına ist mit Melahat Fırtına verheiratet und Vater zweier Kinder.
Sık sık büyük fırtınalar meydana gelir.Häufig gibt es Gewitter.
Fırtına ve Coşku akımının merkezi, Straβburg, Göttingen ve Main kıyısındaki Frankfurt şehri olmuştur.Zentren des Sturm und Drang waren Straßburg, Göttingen und Frankfurt am Main.
Sistem, 24 Ağustos sabahı tropikal fırtına durumuna yükseltilmiş ve fırtınaya Katrina ismi verilmiştir.Am 30. August intensivierte sich das System zum tropischen Sturm und erhielt den Namen Katia.
Kar ve kar fırtınaları sadece yüksek dağlarda görülürdü.Schnee im Winter gibt es nur in den höheren Gebirgen.
30.-39. tabletler: Güneş tutulmaları 40.-49. tabletler: Deprem, Fırtına ve doğa olayları.Tafeln 40 bis 49: Wetterphänomene, Erdbeben, Gewitter und andere Naturkatastrophen.
Daha sonra fırtına kopar.Kurz danach bricht ein Gewitter aus.
Fakat çıkan bir fırtına sebebiyle saldırı gecikti.Die Abreise wird durch einen Sturm verzögert.
Fırtına ve Coşku döneminin temel edebiyat türünü drama oluşturmuştur.Hauptfeld des Titanismus im Sturm und Drang war aber das Drama.
Nadir görülen bu fırtına şekilde yağışlar ortaya çıkması gayet şiddetli sellere neden olur.Durch Stürme sind diese jedoch sehr rar geworden.
XMind, XMind Ltd. tarafından geliştirilen bir beyin fırtınası ve zihin haritalama yazılımıdır.XMind ist eine Brainstorming- und Mind-Mapping-Software, die von XMind Ltd aus Hongkong entwickelt wird.
10 Mayıs - Everest Dağı'nda aniden başlayan fırtına 8 dağcının ölümüne neden oldu.Insgesamt forderte der Sturm am Mount Everest am 10. und 11. Mai 1996 acht Todesopfer.
Fırtına Venedik'teki Gallerie dell'Accademia'dadır.Es befindet sich in der Gallerie dell'Accademia in Venedig.
Türkiye de lisans altında T-155 Fırtına için üretiliyor.Dort wird sie als T-155 Fırtına bezeichnet.
Şehir 2013 yılında yaşanan şiddetli fırtınada önemli oranda zarar görmüştür.Im April 2011 wurde die Stadt durch einen Hurrikan schwer beschädigt.
Diğer yandan Magnesia sahillerindeki fırtınada gemilerin yaklaşık üçte birinin kaybedildiğini bildirmektedir.In der folgenden Nacht verloren die Mongolen durch einen Sturm etwa ein Drittel der Flotte.
Esasen Donanma fırtına sırasında fazlasıyla yayılmıştı.Die Flotte hatte schwer unter dem Sturm zu leiden.
Yağmurlu dönemlerin başlanıç ve bitişleri gökgürültülü fırtınalarla geçer.Er ist für Gewitter und Stürme zu Beginn der Regenzeit verantwortlich.
Fırtına ve Coşku dönemi yazarları, özellikle küçük ve orta sınıf soylularındandır.Die Autoren des Sturm und Drang kamen hauptsächlich aus dem Mittel- und Kleinbürgertum.
Öyle bir fırtına koptu ki, gemi neredeyse parçalanacaktı.Die Rettung scheint bald angebrochen zu sein, da das Boot bald fertig ist.
2006'da Fırtına dizisinde Tamara'yı canlandırdı.2006 Madame Verona steigt den Hügel hinab.
Eğriboz açıklarındaki fırtınada da 200 gemi daha kaybedilmiştir.Durch die Umgestaltung gingen im Hauptschiff 200 Sitzplätze verloren.
Kalktığı sırada havanın fırtınalı olduğu açıklandı.Durch Unwetter verschwindet das Wahrzeichen des Wettersteins.
Tropik ormanlardan, karlı ve fırtınalı dağlara kadar her yerde görev alıyorsunuz.Seine Lebensräume reichen von Tropenwäldern bis zu Steppen und Gebirgen.
Şiddetli fırtına sırasında körfezdeki dalgaların yüksekliği 1,5 metreye ulaşmaktadır.Während starker Stürme kann die Wellenamplitude im Meerbusen bis zu 1,5 m betragen.
Fırtına çıkacağını önceden keşfederler.Draußen sind sie Anfänge eines Sturms zu hören.
Bu mevsimde fırtınalar görülebilmektedir.In dieser Saison wurden keine Stürme beobachtet.
Geçen gece anten, fırtınadan kırıldı.L'antenne de télé a été cassée par l'orage la nuit dernière.
Bu kış çok fırtına vardı.Nous avons eu de nombreux orages cet hiver.
Tren saatleri fırtına yüzünden altüst olacak.Les horaires de trains furent bouleversés à cause de l'orage.
Bu rüzgar, fırtınanın habercisi.Ce vent est présage de tempête.
Fırtınadan korkuyorum.J'ai peur de l'orage.
Dışarıda fırtına gürlüyordu.Dehors, l'orage grondait.
Meteoroloji yarın akşam bir fırtına olacağını söyledi.Le bulletin météo a dit que demain soir il y aurait de l'orage.
Fırtına korkutur.L'orage menace.
Bazı hayvanlar fırtınanın geleceğini hissedebilir.Certains animaux peuvent sentir l'arrivée d'un orage.
Meteoroloji uzmanı bir fırtına kopacağını söylüyor.Le météorologiste dit qu'il va y avoir un orage.
Umarım bu fırtınalı havalar daha fazla sürmez.J'espère que ce temps orageux ne va pas se prolonger.
Bugün fırtına vakti.Aujourd'hui, le temps est à l'orage.
Fırtına çiçekleri gençleştiriyor.L'orage rajeunit les fleurs.
Bu fırtına tehlikeli değil. Panik yapmanıza gerek yok.Cette tempête n'est pas dangereuse. Il ne faut pas vous faire de souci.
Fırtına zamanıydı ve daha da kötüsü şimşek çakıyordu.Le temps était à l'orage et, encore pire, le tonnerre grondait.
Fırtınalar çoğu zaman korkutucu ve heyecanlandırıcı olur.Les orages sont à la fois effrayants et excitants.
Maç fırtınadan dolayı kesildi.Le match a été interrompu à cause de l'orage.
Bu rüzgar bir fırtınanın habercisidir.Ce vent annonce un orage.