fırın ile cümle
fırın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Üç adamsa -Şadrak, Meşak, Abed-Nego- bağlı olarak kızgın fırına düştüler.Men disse tre menn, Sadrak, Mesak og Abed-Nego, blev kastet bundet ned i den brennende ildovn.
Üç adamsa -Şadrak, Meşak, Abed-Nego- bağlı olarak kızgın fırına düştüler.Mutta nämä kolme miestä, Sadrak, Meesak ja Abednego, suistuivat sidottuina tuliseen pätsiin.
Üç adamsa -Şadrak, Meşak, Abed-Nego- bağlı olarak kızgın fırına düştüler.vid det att de tre männen Sadrak, Mesak och Abed-Nego bundna kastades ned i den brinnande ugnen.
Üç adamsa -Şadrak, Meşak, Abed-Nego- bağlı olarak kızgın fırına düştüler.Y estos tres hombres, Sadrac, Mesac y Abed-nego, cayeron atados dentro del horno de fuego ardiendo
Üç adamsa -Şadrak, Meşak, Abed-Nego- bağlı olarak kızgın fırına düştüler.Zo vielen de drie vastgebonden Joodse mannen in de hoog oplaaiende vlammen.
Üç adamsa -Şadrak, Meşak, Abed-Nego- bağlı olarak kızgın fırına düştüler.А сии три мужа, Седрах, Мисах и Авденаго, упали в раскаленную огнем печь связанные.
Üç adamsa -Şadrak, Meşak, Abed-Nego- bağlı olarak kızgın fırına düştüler.А тия трима мъже, Седрах, Мисах и Авденаго, паднаха вързани всред пламенната огнена пещ.
Üç adamsa -Şadrak, Meşak, Abed-Nego- bağlı olarak kızgın fırına düştüler.וגבריא אלך תלתהון שדרך מישך ועבד נגו נפלו לגוא אתון נורא יקדתא מכפתין׃
Üç adamsa -Şadrak, Meşak, Abed-Nego- bağlı olarak kızgın fırına düştüler.وهؤلاء الثلاثة الرجال شدرخ وميشخ وعبد نغو سقطوا موثقين في وسط أتون النار المتقدة
Üç adamsa -Şadrak, Meşak, Abed-Nego- bağlı olarak kızgın fırına düştüler.沙 得 拉 、 米 煞 、 亞 伯 尼 歌 、 這 三 個 人 、 都 被 捆 著 落 在 烈 火 的 狺 中
Üç adamsa -Şadrak, Meşak, Abed-Nego- bağlı olarak kızgın fırına düştüler.沙得拉 、 米煞 、 亞伯尼歌 、 這三個人 、 都 被捆 著落 在 烈火 的 狺中
Vakumlu kaplar, büyük fırınlar yoktur; zehir yoktur; kirlilik yoktur.Ale nie posiada pomp, czy wielkich pieców. Nie ma trucizn, nie wydziela zanieczyszczeń.
Vakumlu kaplar, büyük fırınlar yoktur; zehir yoktur; kirlilik yoktur.Không có chân không. Không có lò nung lớn. Không có chất độc.
Vakumlu kaplar, büyük fırınlar yoktur; zehir yoktur; kirlilik yoktur.진공펌프도 없고, 큰 용광로도 없습니다. 유해물질도, 공해도 발생하지 않죠.
Vakumlu kaplar, büyük fırınlar yoktur; zehir yoktur; kirlilik yoktur.Nincsenek szivattyúk, nincsenek kohók, nincs méreg, nincs szennyezés.
Vakumlu kaplar, büyük fırınlar yoktur; zehir yoktur; kirlilik yoktur.Non ci sono aspiratori, non ci sono fornaci, non ci sono veleni, non c'è inquinamento.
Vakumlu kaplar, büyük fırınlar yoktur; zehir yoktur; kirlilik yoktur.Nu există aparate de vidare, nu există furnale, nu există otravă și nici poluare.
Vakumlu kaplar, büyük fırınlar yoktur; zehir yoktur; kirlilik yoktur.Sans aspirateur, sans hauts-fourneaux, pas de poison, pas de pollution.
Vakumlu kaplar, büyük fırınlar yoktur; zehir yoktur; kirlilik yoktur.Sem aspiradores. Sem fornos grandes. Não há contaminação, nem poluição.
Vakumlu kaplar, büyük fırınlar yoktur; zehir yoktur; kirlilik yoktur.Sin bombas de vacío ni altos hornos, sin polución ni contaminación.
Vakumlu kaplar, büyük fırınlar yoktur; zehir yoktur; kirlilik yoktur.Tanpa ada vakum, tanpa tungku besar, tanpa racun, tanpa polusi.
Vakumlu kaplar, büyük fırınlar yoktur; zehir yoktur; kirlilik yoktur.Zonder vacuüms, zonder ovens, zonder vergif, zonder vervuiling.
Vakumlu kaplar, büyük fırınlar yoktur; zehir yoktur; kirlilik yoktur.Δεν υπάρχουν ούτε κλίβανοι, ούτε μεγάλοι φούρνοι, δεν υπάρχει δηλητήριο, δεν υπάρχει ρύπανση.
Vakumlu kaplar, büyük fırınlar yoktur; zehir yoktur; kirlilik yoktur.И не надо ему ни насосов, ни печей. Он не отравляет и не загрязняет.
Vakumlu kaplar, büyük fırınlar yoktur; zehir yoktur; kirlilik yoktur.Няма вакуум, големи пещи, няма отрови, няма замърсяване.
Vakumlu kaplar, büyük fırınlar yoktur; zehir yoktur; kirlilik yoktur.אין שום מיכלי-ריק, שום כבשנים גדולים, אין שום רעל, אין שום זיהום,
Vakumlu kaplar, büyük fırınlar yoktur; zehir yoktur; kirlilik yoktur.وهي لم تحتاج اي افران كبيرة .. ولا فراغات كبيرة .. ولم تلوث .. او تسمم شيئاً
Vakumlu kaplar, büyük fırınlar yoktur; zehir yoktur; kirlilik yoktur.毒素も汚染物質も排出しません。 他の生物達は、もっと昔に−
Ve bu gorunurdeki firinlardan üç tanesi.이 사진에 3대의 용광로가 보이네요.
Ve bu gorunurdeki firinlardan üç tanesi.Deci aici sunt trei din furnalele vizibile din acea imagine.
Ve bu gorunurdeki firinlardan üç tanesi.Estes são três dos altos fornos visíveis nesta foto.
Ve bu gorunurdeki firinlardan üç tanesi.Hier zie je 3 smeltovens tegelijk in een opname.
Ve bu gorunurdeki firinlardan üç tanesi.In diesem Bild sind drei der sichtbaren Hochöfen.
Ve bu gorunurdeki firinlardan üç tanesi.Qui se ne vedono tre nella stessa foto.
Ve bu gorunurdeki firinlardan üç tanesi.Toto jsou tři vysoké pece viditelné na tomto snímku.
Ve bu gorunurdeki firinlardan üç tanesi.Voici trois des hauts fourneaux visibles sous cet angle.
Ve bu gorunurdeki firinlardan üç tanesi.W tym ujęciu widzimy trzy piece hutnicze.
Ve bu gorunurdeki firinlardan üç tanesi.На този кадър се виждат три от видимите леярни пещи.
Ve bu gorunurdeki firinlardan üç tanesi.На этом снимке видны три доменные печи.
Ve bu gorunurdeki firinlardan üç tanesi.אז אלה שלושה כבשנים ענקיים בתמונה הזאת.
Ve bu gorunurdeki firinlardan üç tanesi.هذه ثلاث من هذه الأفران التي تظهر في لقطة واحدة
Ve bu gorunurdeki firinlardan üç tanesi.そして写真でもわかりますが 常にもやがかかっているようです
Ve bu güven artışıyla, "Gerçek bir fırın kurmanın zamanı geldi, öyleyse hadi boyayalım şunu." diye düşündüm.Com essa onda de confiança, pensei, "Bem, é tempo de criar uma verdadeira padaria, portanto vamos pintá-la."
Ve bu güven artışıyla, "Gerçek bir fırın kurmanın zamanı geldi, öyleyse hadi boyayalım şunu." diye düşündüm.Dat gaf vertrouwen, dus ik dacht: "Het is tijd om er een echte bakkerij van te maken.
Ve bu güven artışıyla, "Gerçek bir fırın kurmanın zamanı geldi, öyleyse hadi boyayalım şunu." diye düşündüm.그리고 자신감에 휩싸인 저는 이번엔 진짜 빵가게를 만들 차례라고 생각했고
Ve bu güven artışıyla, "Gerçek bir fırın kurmanın zamanı geldi, öyleyse hadi boyayalım şunu." diye düşündüm.Wraz ze wzrostem pewności, pomyślałam, cóż, nadszedł czas, by stworzyć prawdziwą piekarnię, więc pomalujmy ją.
Ve bu güven artışıyla, "Gerçek bir fırın kurmanın zamanı geldi, öyleyse hadi boyayalım şunu." diye düşündüm.ועם זריקת המרץ הזו, חשבתי, טוב, הגיע הזמן להקים מאפיה אמיתית.
Ve bu güven artışıyla, "Gerçek bir fırın kurmanın zamanı geldi, öyleyse hadi boyayalım şunu." diye düşündüm.ومع إرتفاع تلك الثقة، فكرت، حسناً، إنه الوقت لإقامة مخبز حقيقي،
Ve bu güven artışıyla, "Gerçek bir fırın kurmanın zamanı geldi, öyleyse hadi boyayalım şunu." diye düşündüm.色を塗りましょうと提案すると「それは素敵なアイデアだわ」と彼女達
Ve bu hemen hemen... ...tam unlu ev yapımı, ... ...küçük fırın somun ekmeği.E este é mais ou menos, um pão integral, feito à mão, numa padaria pequena.
Ve bu hemen hemen... ...tam unlu ev yapımı, ... ...küçük fırın somun ekmeği.En dit is zo'n beetje een volkoren, handgemaakt, brood van een warme bakker.
Ve bu hemen hemen... ...tam unlu ev yapımı, ... ...küçük fırın somun ekmeği.E questo e' piu' o meno un pane integrale fatto a mano in una panetteria fatto a mano in una panetteria
Ve bu hemen hemen... ...tam unlu ev yapımı, ... ...küçük fırın somun ekmeği.És ez pedig egy többé-kevésbé teljes kiőrlésű, kézzel készített kenyér egy kis pékségből.
Ve bu hemen hemen... ...tam unlu ev yapımı, ... ...küçük fırın somun ekmeği.Et ceci est plus ou moins, un pain complet, fait à la main dans une petite boulangerie.
Ve bu hemen hemen... ...tam unlu ev yapımı, ... ...küçük fırın somun ekmeği. Hadi bakalım.Und das ist mehr oder weniger ein in einer kleinen Bäckerei handgemachtes Schrot-Brot.
Ve bu hemen hemen... ...tam unlu ev yapımı, ... ...küçük fırın somun ekmeği.그리고 여기에 이 빵은 작은 빵집에서 손으로 만든 통밀빵입니다.
Ve bu hemen hemen... ...tam unlu ev yapımı, ... ...küçük fırın somun ekmeği.Si aceasta este mai mult sau mai putin o paine integrala, de casa, sau de mica brutarie.
Ve bu hemen hemen... ...tam unlu ev yapımı, ... ...küçük fırın somun ekmeği.Và cái này thì, một ổ bánh mì bột, làm tay ở một tiệm bánh nhỏ.
Ve bu hemen hemen... ...tam unlu ev yapımı, ... ...küçük fırın somun ekmeği.Y éste es más o menos, un pan de harina integral, artesanal, de una pequeña panadería.
Ve bu hemen hemen... ...tam unlu ev yapımı, ... ...küçük fırın somun ekmeği.А това е, повече или по-малко, пълнозърнест, ръчен самун хляб от малка пекарна.