fındık ile cümle
fındık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
İsviçre ve Norveç'te Emin Fındıkoğlu ve Tommy Dodd orkestralarında çalıştı.Працювала в оркестрах Еміна Фендикоглу та Томмі Додда у Швейцарії та Норвегії.
Balıkçılık ve fındık üretimi yapılmaktadır.Je zde rozšířený rybolov a chov ústřic.
Fındık üretimi yapılmakta az miktarda da arıcılık yapılmaktadır.Při výrobě bývá použito i malé množství hořkých mandlí.
Köyün geçim kaynağı büyük oranda fındık tarımına dayalıdır.Bývalá obec je nyní uvnitř rozsáhlé obory Židlov.
Doğanay, Rize ilinin Fındıklı ilçesine bağlı bir köydür.Ischia Ponte je původní rybářská vesnice, která se do jisté míry zachovává svůj původní charakter.
Fındık eksperliğiExperimentul Pitești ?
Fındık isimli öykü yazarın gençlik günlerinden kalmadır.Astfel, Praga rămâne pentru scriitor orașul tinereții și al ultimelor lui zile.
Kaçan, Metin: Fındık sekiz.Pierzând mereu, fugind - Frumoasa și Bestia 8.
Fındık üretimi tarımda ilk sırayı alır.Producția viticolă ocupa primul loc în cadrul Uniunii Sovietice.
Mahallenin ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.özellikle fındık üretimi mevcuttur.Familia vinde bunuri agricole în orașul din apropiere, în special făină.
Kendisini fındık taciri olarak göstermişti.Venea împotriva noastră ca un painjeniș.
Mahallenin başlıca geçimi fındıktır.Regiunea superioară a capului este ușor turtită.
Son zamanlarda fındıkçılık ve fındık üretimi artmıştır.S-a micșorat de zeci de ori folosirea îngrășămintelor minerașe și organice.
Köyün neredeyse tamamı fındıkçılıkla uğraşmaktadır.Majdnem az egész falu pálinkaégetéssel foglalkozott.
Bir çotanakta 1-6 arası fındık tanesi olabilir.Egy alomban 1-6 kis cápa lehet.
Kollarında Fındıkkıran ile uykuya dalar.Külön alszol a fogaidtól.
1864, Fındıklı Sarayı - ö.184. old. –: Veszélyben a Garadna-völgy.
Fındık işçileri de yaklaşık 70-80 kişi nüfusu artırmaktadır.Töredékük, körülbelül 70-80 személy tért vissza.
Fındık da köy ekonomisi için önemli bir gelir kaynağıdır.A hegyfok a helyiek számára fontos élelemforrás is.
Türkan Şoray - Güllü Fındıkoğlu (ses.Példaszó: iḥmārra (vörös volt/elpirult).
Fındık üretimi yapılmakta az miktarda da arıcılık yapılmaktadır.Kis mennyiségben a kozmetikai ipar is felhasználja szappangyártásra.
(Fındıklı semtin diğer kısmı Pürtelaş mahallesindedir.)(Az ősi cimer ezüst udvarban van).
Süt, çikolata ve fındıktan yapılan bir tatlıdır.Ez egy desszert, mely tejből, csokoládéból és mogyoróból készül.
KIVRATMA : Bolca fındık ve yufka ile yapılan bir tatlı çeşididir.Mukulajuuri (juurimukula) on muodostunut juuresta ja mukulavarsi (varsimukula) varresta.
Hilary altı, ablası Haylie Duff sekiz yaşındayken bu ikili San Antonio'da Fındıkkıran Balesi'nde rol aldı.Kun Hilary oli kuusi- ja Haylie kahdeksanvuotias he saivat roolit Pähkinänsärkijä-baletissa San Antoniossa.
Fındık ezmesi ve özü kullanılır.Terveelliset maustekasvit ja niiden käyttö.
Aynı yıl Kaymakamlık görevine başladı, sırasıyla Ardeşen, Kargı ve Fındıklı İlçelerinde Kaymakamlık yaptı.Hän oli sivussa saman kauden aikana tyräleikkauksen, nivusvamman ja murtuneen ranteen takia.
Fındık ticari amaçlı olarak yetiştirilmemektedir.Velleriä ei ole kaupallisesti suomennettu.
Fındıklı çikolata pastasına gianduya denir.Tämä näkyy ehtoollisleivän valinnassa.
Eleştirmenler Fındıkkıran'ı hiç sevmediler.Γενικά δεν άρεσε στους κριτικούς.
Ayrıca bu kasabada fındık yetiştirilmektedir.Επιπλέον, στην περιοχή καλλιεργούνται όσπρια.
Fındık bahçeleri mahallenin yaklaşık %80'ini kaplar.Η λίμνη σήμερα παρέχει περίπου το 80% των αλιευμάτων της χώρας.
Fındık ticari amaçlı olarak yetiştirilmemektedir.Τα χλαμύδια δεν καλλιεργούνται σε θρεπτικά υλικά.
Kendisini fındık taciri olarak göstermişti.Τον χτυπούσε σαν μια τίγρη.
Fındık üretimi oldukça fazladır.Η παραγωγή του μήλου είναι πολύ μεγάλη.
Fındık, çay ve kivi bölgede tarımı yapan tahıl ürünleridir.Majs og jordnødder er vigtige afgrøder, som bliver produceret i distriktet.
Köyün ekonomisi fındık yetiştirmeye dayalıdır.Wild boar population to be culled.
Ağırlıklı olarak fındık üretimi yapılmaktadır.Tungt vand er imidlertid dyrt at fremstille.
Fındıkzade’de anneannesinin evinde büyümüştür.Han voksede op i pleje hos sin moster i samme by.
Fındık ağaçlarının yanı sıra kısa boylu çalılıklar da görülür.Foran ham dukker andre klipper frem med små træer.
Yaygın olarak yetiştirilen tarım ürünü fındıktır.Rækkedyrkning Dyrkede afgrøder er normalt plantet i rækker.
Fındık mevsimi de yaz olduğundan, en çok nüfus yaz ayında olmaktadır.Er der ikke efterårsfarver, vil de fleste vejrkendere kalde det sensommer i stedet.
Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.Bölgede fındık en önemli tarım ürünüdür.Området er rigt på græsningsmuligheder, og kvæghold er den vigtigste landbrugsform her.
(Fındıklı semtin diğer kısmı Pürtelaş mahallesindedir.)(Selvportræt af Hals findes i Haarlem).
Türkan Şoray - Güllü Fındıkoğlu (ses.Stjernehår: Et hår med sidegrene (som paraplystivere).
Mary fındık sever.Mary elsker nødder.
Fındık üretimi oldukça fazladır.Brutto produksjon er langt større.
Bunun yanında fındık, kivi, mısır da yetiştirilmektedir.Her ble det dyrket dadler, fiken og produsert myrra.
Fındık gemideyken birkaç kaza geçirir, fakat sonunda güvenle Kongo'ya varırlar.Terry har flere hendelser om bord, blant annet med en blindpassasjer, men til slutt kommer de fram til Kongo.
Balıkçılık ve fındık üretimi yapılmaktadır.Ellers drives noe fiske og gruvedrift.
Fındık bölgenin en önemli tarım ürünüdür.Bomull er fremdeles den viktigste avlingen i regionen.
Semt sakinlerinin birçoğu balıkcılık ve fındık mahsülüdür.De som er igjen lever stort sett av fiske og dyrking av løk.
Yemyeşil ve gür bitki örtüsü içinde en çok pay fındık ağaçlarının-dır.Schjongslunden utgjør den sørligste (ytterste) delen av Schjongstangen.
En çok fındık yetiştirilir.Onde urter vokser mest.
Sadece fındık.For solo fløyte.
Tarım çoğunlukla çay ve fındık üzerinedir.Det dreide seg for det meste om te og silke.
Kaçan, Metin: Fındık sekiz.PATI; RRI Pati (pecahan RRI Semarang) 8.
Şem'danî-zâde Fındıklılı Süleyman Efendi, (Haz.Wahai Tuhan alam semesta.
1972 - Güvenlik güçleri, sabaha karşı Fındıkzade ve Arnavutköy'de operasyonlar düzenledi.Tahun 1971 s.d 1972 Operasi Waspada dan Operasi Sakti di Perbatasan RI dan PNG.
(Fındıklı semtin diğer kısmı Pürtelaş mahallesindedir.)(Ibukota voblast di dalam kurung.)