"Belki de, on yıl boyunca gömülü olmuştur" diye bir fısıltıyla söyledi."Ehkä se on haudattu kymmenen vuotta" hän sanoi kuiskaten.
"Belki de, on yıl boyunca gömülü olmuştur" diye bir fısıltıyla söyledi."Forse è stato sepolto per dieci anni", ha detto in un sussurro.
"Belki de, on yıl boyunca gömülü olmuştur" diye bir fısıltıyla söyledi."Kanske har det varit begravda i tio år" sade hon i en viskning.
"Belki de, on yıl boyunca gömülü olmuştur" diye bir fısıltıyla söyledi."Måske det har været begravet i ti år," sagde hun i en hvisken.
"Belki de, on yıl boyunca gömülü olmuştur" diye bir fısıltıyla söyledi."Misschien is begraven tien jaar," zei ze fluisterend.
"Belki de, on yıl boyunca gömülü olmuştur" diye bir fısıltıyla söyledi."Morda je bil pokopan za deset let," je rekla v šepet.
"Belki de, on yıl boyunca gömülü olmuştur" diye bir fısıltıyla söyledi."Možná to bylo pohřbeno deset let," řekla šeptem.
"Belki de, on yıl boyunca gömülü olmuştur" diye bir fısıltıyla söyledi."Možno to bolo pochovaných desať rokov," povedala šeptom.
"Belki de, on yıl boyunca gömülü olmuştur" diye bir fısıltıyla söyledi."Mungkin telah terkubur selama sepuluh tahun," katanya berbisik.
"Belki de, on yıl boyunca gömülü olmuştur" diye bir fısıltıyla söyledi."Peut-être qu'il a été enterré pour dix ans", at-elle dit dans un murmure.
"Belki de, on yıl boyunca gömülü olmuştur" diye bir fısıltıyla söyledi."Poate că a fost îngropat de zece ani," a spus ea într-o şoaptă.
"Belki de, on yıl boyunca gömülü olmuştur" diye bir fısıltıyla söyledi."Tal vez ha sido enterrado durante diez años" dijo en un susurro.
"Belki de, on yıl boyunca gömülü olmuştur" diye bir fısıltıyla söyledi."Talvez tenha sido enterrado durante dez anos", ela disse em um sussurro.
"Belki de, on yıl boyunca gömülü olmuştur" diye bir fısıltıyla söyledi."Vielleicht hat es seit zehn Jahren begraben" , sagte sie im Flüsterton.
"Belki de, on yıl boyunca gömülü olmuştur" diye bir fısıltıyla söyledi."Ίσως να έχει θαφτεί για δέκα χρόνια", είπε σε έναν ψίθυρο.
"Belki de, on yıl boyunca gömülü olmuştur" diye bir fısıltıyla söyledi."Возможно, это был похоронен в течение десяти лет", сказала она шепотом.
"Belki de, on yıl boyunca gömülü olmuştur" diye bir fısıltıyla söyledi."Може би това е погребан в продължение на десет години," каза тя шепнешком.
"Belki de, on yıl boyunca gömülü olmuştur" diye bir fısıltıyla söyledi."Можливо, це був похований протягом десяти років", сказала вона пошепки.
"Belki de, on yıl boyunca gömülü olmuştur" diye bir fısıltıyla söyledi.מן האצבע. "אולי זה היה קבור במשך עשר שנים," היא אמרה בלחש.
"Belki de, on yıl boyunca gömülü olmuştur" diye bir fısıltıyla söyledi.من إصبعها. "ربما كان دفنها لمدة عشر سنوات" وقالت بصوت خافت.
"Belki de, on yıl boyunca gömülü olmuştur" diye bir fısıltıyla söyledi.彼女は小声で言った。 "おそらくそれは、庭への鍵です!"
‹‹Bir söz gizlice erişti bana, Fısıltısı kulağıma ulaştı.Ale ku mne sa prikradlo slovo, a moje ucho pochytilo niečo málo z toho.
‹‹Bir söz gizlice erişti bana, Fısıltısı kulağıma ulaştı.A me fu recata, furtiva, una parola e il mio orecchio ne percepì il lieve sussurro
‹‹Bir söz gizlice erişti bana, Fısıltısı kulağıma ulaştı.Có một lời mật thấu đến tôi , Lỗ tai tôi văng_vẳng nghe tiếng ấy ,
‹‹Bir söz gizlice erişti bana, Fısıltısı kulağıma ulaştı.Có một lời mật thấu đến tôi, Lỗ tai tôi văng vẳng nghe tiếng ấy,
‹‹Bir söz gizlice erişti bana, Fısıltısı kulağıma ulaştı.Der sneg sig til mig et Ord mit Øre opfanged dets Hvisken
‹‹Bir söz gizlice erişti bana, Fısıltısı kulağıma ulaştı.Er werd mij in het geheim iets toevertrouwd, als het ware in mijn oor gefluisterd.
‹‹Bir söz gizlice erişti bana, Fısıltısı kulağıma ulaştı.In mene je skrivoma došla beseda, uho moje je ujelo njeno šepetanje;
‹‹Bir söz gizlice erişti bana, Fısıltısı kulağıma ulaştı.Ja minulle tuli salaa sana, korvani kuuli kuiskauksen,
‹‹Bir söz gizlice erişti bana, Fısıltısı kulağıma ulaştı.무슨 말씀이 내게 가만히 임하고 그 가는 소리가 내 귀에 들렸었나니
‹‹Bir söz gizlice erişti bana, Fısıltısı kulağıma ulaştı.Men till mig smög sakta ett ord, mitt öra förnam det likasom en viskning,
‹‹Bir söz gizlice erişti bana, Fısıltısı kulağıma ulaştı.Nadto doszło mię słowo potajemnie, i pojęło ucho moje cokolwiek z niego.
‹‹Bir söz gizlice erişti bana, Fısıltısı kulağıma ulaştı.Nebo i tajně doneslo se mne slovo, a pochopilo ucho mé něco maličko toho.
‹‹Bir söz gizlice erişti bana, Fısıltısı kulağıma ulaştı.Og til mig stjal sig et ord; det lød for mitt øre som en hvisken,
‹‹Bir söz gizlice erişti bana, Fısıltısı kulağıma ulaştı.Ora, uma palavra se me disse em segredo, e os meus ouvidos perceberam um sussurro dela.
‹‹Bir söz gizlice erişti bana, Fısıltısı kulağıma ulaştı.Pernah suatu wahyu sampai kepadaku, bagaikan bisikan halus dalam telingaku
‹‹Bir söz gizlice erişti bana, Fısıltısı kulağıma ulaştı.Szó lopódzék hozzám, s valami nesz üté meg abból fülemet.
‹‹Bir söz gizlice erişti bana, Fısıltısı kulağıma ulaştı.Un cuvînt s'a furişat pînă la mine, şi urechea mea i -a prins sunetele uşoare.
‹‹Bir söz gizlice erişti bana, Fısıltısı kulağıma ulaştı.Und zu mir ist gekommen ein heimlich Wort, und mein Ohr hat ein Wörtlein davon empfangen.
‹‹Bir söz gizlice erişti bana, Fısıltısı kulağıma ulaştı.Une parole est arrivée furtivement jusqu`à moi, Et mon oreille en a recueilli les sons légers.
‹‹Bir söz gizlice erişti bana, Fısıltısı kulağıma ulaştı.Un mensaje me ha sido traído en secreto, y mi oído ha percibido un susurro de ello
‹‹Bir söz gizlice erişti bana, Fısıltısı kulağıma ulaştı.Και λογος ηλθεν επ' εμε κρυφιως, και το ωτιον μου ελαβε τι παρ' αυτου.
‹‹Bir söz gizlice erişti bana, Fısıltısı kulağıma ulaştı.И вот, ко мне тайно принеслось слово, и ухо мое приняло нечто от него.
‹‹Bir söz gizlice erişti bana, Fısıltısı kulağıma ulaştı.Тайно достига до мене едно нещо, И ухото ми долови един шепот от него:
‹‹Bir söz gizlice erişti bana, Fısıltısı kulağıma ulaştı.ואלי דבר יגנב ותקח אזני שמץ מנהו׃
‹‹Bir söz gizlice erişti bana, Fısıltısı kulağıma ulaştı.ثم اليّ تسللت كلمة فقبلت اذني منها ركزا.
‹‹Bir söz gizlice erişti bana, Fısıltısı kulağıma ulaştı.我 暗 暗 地 得 了 默 示 、 我 耳 朵 也 聽 其 細 微 的 聲 音
‹‹Bir söz gizlice erişti bana, Fısıltısı kulağıma ulaştı.我 暗暗地 得了 默示 、 我 耳朵 也 聽 其 細微 的 聲音
Bir varlığın bir eylemi, bir bedenin örtüsüdür. Bir Asır, Bir Gün ve Ölüm. Ölümün Fısıltı yenilendi.Existence je jedno dějství, tělo je kus oděvu, století je jeden den, a smrt, smrt je dechem obnovy.
Bu sabah Tom Reilly'nin cumartesi günkü konuşması hakkında birçok fısıltı duyduk.Ce matin, nous avons entendu beaucoup de rumeurs à propos du résumé de Tom Reilly, samedi.
Bu sabah Tom Reilly'nin cumartesi günkü konuşması hakkında birçok fısıltı duyduk.Deze morgen hoorden we fluisteren over Tom Reilly's slottalk op zaterdag.
Bu sabah Tom Reilly'nin cumartesi günkü konuşması hakkında birçok fısıltı duyduk.Dnes ráno sa tu šuškalo o vystúpení Toma Reillyho, ktoré bude v sobotu.
Bu sabah Tom Reilly'nin cumartesi günkü konuşması hakkında birçok fısıltı duyduk.Heute Morgen haben wir viel Geflüster über
Bu sabah Tom Reilly'nin cumartesi günkü konuşması hakkında birçok fısıltı duyduk.I morse hörde vi mycket tissel och tassel om
Bu sabah Tom Reilly'nin cumartesi günkü konuşması hakkında birçok fısıltı duyduk.In aceasta dimineata toata lumea soptea despre concluziile lui Tom Reilly de duminica.
Bu sabah Tom Reilly'nin cumartesi günkü konuşması hakkında birçok fısıltı duyduk.오늘 아침에 토요일에 있던 톰 라일리씨의 강의에
Bu sabah Tom Reilly'nin cumartesi günkü konuşması hakkında birçok fısıltı duyduk.Ma reggel sokat suttogtak Tom Reilly szombati előadásáról.
Bu sabah Tom Reilly'nin cumartesi günkü konuşması hakkında birçok fısıltı duyduk.Pagi ini kami mendengar banyak bisikan-bisikan tentang rangkuman dari Tom Reilly pada hari Sabtu.
Bu sabah Tom Reilly'nin cumartesi günkü konuşması hakkında birçok fısıltı duyduk.Sáng nay chúng tôi đã nghe nhiều lời xì xào bàn tán về lời tổng kết của anh Tom Reillly vào Thứ Bảy.
Bu sabah Tom Reilly'nin cumartesi günkü konuşması hakkında birçok fısıltı duyduk.Stamattina abbiamo sentito molti discorsi sulla chiusura di Tom O' Reilly di Sabato.