Elbette bize yaptığınız eziyetlere katlanacağız.We shall bear with fortitude the hardships you inflict upon us.
O Muhacirler, müşriklerin eziyetlerine sabredenler ve Rablerine tevekkül edenlerdir.(For) those who persevere and place their trust in their Lord.
Şüphesiz ki Allah'a ve Resulü'ne eziyet verenlere Allah hem dünyada, hem ahirette lânet etmiştir.Those who offend God and His Prophet will be damned in this world and the next.
Bu onların tanınmalarına, tanınıp da eziyet edilmemelerine en elverişli olandır.They will thus be recognised and no harm will come to them.
Şimdi sen onların ne yapacağını bekle ve eziyetlerine sabret.”So watch them, and be constant.
O halde sen, müşriklerin eziyetlerine güzelce sabret. Çünkü azabın inmesi yaklaşmaktadır.So persevere with becoming patience.
"Sen bize gelmeden önce de, bize geldikten sonra da eziyet edildik," dediler.They said: "We were oppressed before you came, and have been since you have come to us."
Sizin bize yaptığınız eziyete karşı sabırla direneceğiz.We shall bear with fortitude the hardships you inflict upon us.
Ey iman edenler! Mûsa'ya eziyet edenler gibi olmayın!O People who Believe!
Ey iman edenler! Siz de Musa'ya eziyet edenler gibi olmayın.O People who Believe!
Ey iman edenler: Sizler Musa'ya eziyet edenler gibi olmayın.O People who Believe!
Ey iman edenler! Mûsâ'ya eziyet edenler gibi olmayın.O People who Believe!
Sana adet görmeden soruyorlar. De ki: "O eziyettir."They will question thee concerning the monthly course.
Ve o(na çeşitli eziyetler yapılarak tebliğden) menedildi.And he was rejected.
Kafirlere ve münafıklara itaat etme, eziyetlerine aldırma ve Allah'a tevekkül et.And obey not the disbelievers and the hypocrites, and harm them not (till you are ordered).
Kafirlere ve münafıklara boyun eğme. Onların eziyetlerine aldırma.And obey not the disbelievers and the hypocrites, and harm them not (till you are ordered).
Size eziyetten başka bir zarar veremezler.They will do you no harm, beyond insulting you.
Biraz eziyet dışında size asla zarar veremezler.They will do you no harm, beyond insulting you.
Eşcinselliği içinizden iki erkek yaparsa onlara eziyet edin.If two men among you commit it, punish them both.
Bu ikisi tövbe eder, durumlarını düzeltirlerse onlara eziyetten vazgeçin.But if they repent and reform, leave them alone.
Mûsa'ya eziyet edenler gibi olmayın! Allah, Mûsa'yı onların dediğinden uzak tutmuştur.Do not be like those who abused Moses; but God cleared him of what they said.
Siz de Musa'ya eziyet edenler gibi olmayın. Nihayet Allah onu, dedikleri şeyden temize çıkardı.Do not be like those who abused Moses; but God cleared him of what they said.
Onlar size eziyetten başka bir zarar veremezler.They will do you no harm, beyond insulting you.
Eziyet ettiler de Allah onu, onların söylediklerinden temize çıkardı.Do not be like those who abused Moses; but God cleared him of what they said.
Sizden iki kişi fuhuş yaparsa onlara eziyet edin.If two men among you commit it, punish them both.
Biraz eziyet dışında size asla zarar veremezler. Sizinle savaşırlarsa size sırtlarını dönerler.They will not harm you save a trifling hurt, and if they fight against you they will turn and flee.
O, Rabbine: Doğrusu şeytan bana bir yorgunluk ve eziyet verdi, diye seslenmişti.When he called out to his Lord, ‘The devil has visited on me hardship and torment,’
Eziyet ettiler de, Allah onu, onların dediklerinden akladı, beri olduğunu ortaya koydu.Allah cleared him of what they said.
Allah'ın elçisine eziyet edenler...He is a mercy for the believers among you.
Onların eziyetlerine aldırma.Ignore their annoying you.
Hem sizin Resulullah'a eziyet etmeye hakkınız yoktur.This would be more proper for you and for them.
Bilim eziyet verici olmaktan çok eğlenceliydi.Science was entertaining rather than excruciating.
Öte yandan, dört yıl boyunca bize kefaletle eziyet ettiler.On the other hand, for four years they tormented us over penmanship.
Şikayet ve Zwi Migdal eziyetiComplaint and Zwi Migdal persecution
Arama grubu Phoenix'ten ayrıldıktan sonra, Cilix diğerlerinden daha fazla eziyet çekiyor gibidir.After the party leaves Phoenix, Cilix seemed to be more tormented by it than the rest of them.
Hissediyorum eziyetlerimin öyle arttığını ki Hayat arta kalmayacak kadar.I feel my torments so increase That life cannot remain.
Yasal olarak cezalandırılabilmelerine rağmen (gerçekte) nadiren eziyet edilirdi.Um die Rechte scherte sich Schilf wenig.
İnsanlara eziyet eder ve delilik verir.Diese unterstütze die Zerstreuung und Lasterhaftigkeit der Menschen.
Çocuklara eziyetin pek çok biçimi vardır.Viele haben einen starken Kinderwunsch.
Kocasının evinde bin tür eziyete maruz kalır.Gemeinsam beschädigen sie einige Sachen in seiner Wohnung.
Bana artık eziyet etme!Ne me tourmente plus !
Sana eziyet eden endişe nedir?Quelle inquiétude te tourmente ?
Ardından Hristiyanlara ve daha az seviyede Yahudilere eziyet etti.Il persécuta ensuite les chrétiens et, dans une bien moindre mesure, les Juifs.
Yahudiler sadece nadiren eziyet gördüler.Les enfants étaient rarement punis.
Yasal olarak cezalandırılabilmelerine rağmen (gerçekte) nadiren eziyet edilirdi.Rarement, rarement, viens-tu, Esprit du Délice (Rarely, rarely comest thou, Spirit of delight!)
Birleşmiş Milletlere göre Rohingyalar Dünya′nın en çok eziyet gören etnik gruplarından biridir.Les Rohingya sont considérés par l'ONU comme une des minorités les plus persécutées au monde.
Kendisine yapılan eziyetlere hiçbir tepki vermez.Il n'éprouve aucune rancune envers ses victimes.
Türk Ceza Kanunu çocuklara eziyet olarak kabul edilebilecek eylemleri suç sayar.La loi reconnaît donc l'irresponsabilité pénale absolue pour les enfants.
Ardından Hristiyanlara ve daha az seviyede Yahudilere eziyet etti.Entonces comenzó una persecución contra los cristianos y, en menor medida, también contra los judíos.
Bu eziyetli maraton Gloria'nın zaten dengesiz olan ruh halini iyice bozmuştur.Todavía hoy allí se conserva el cuerpo atribuido a Felicia, al parecer incorrupto.
Çocuklara eziyet, çocuklara yönelik bedensel saldırı ya da zihinsel ve duygusal incitmeye verilen addır.La niña o niño lo vive como un atentado contra su integridad física y psicológica.
Eziyet çekerler.Los atormentados.
Hayalet kandı kaderinin çok fena olduğunu ve ölümden sonra bile eziyet çektiğine dair bir şarkı söyler.El espectro se lamenta de su suerte, y canta acerca de cómo se sufre en el más allá.
Birleşmiş Milletlere göre Rohingyalar Dünya′nın en çok eziyet gören etnik gruplarından biridir.Ya no es un secreto que los rohinyás son la minoría étnica más perseguida de la Tierra.
Ardından Hristiyanlara ve daha az seviyede Yahudilere eziyet etti.Perseguitò poi i cristiani e, seppur di meno, gli ebrei.
Kaba, acımasız ve zalimdir, ayrıca öğrencilere geçilmesi imkânsız çok zor testler hazırlayarak eziyet eder.È avaro, crudele, e tortura gli alunni con orrendi e terribili test impossibili da completare.
Pascal’a eziyet eden baş ağrılarının da genel olarak beyin lezyonundan kaynaklı olduğu düşünülmektedir.Le emicranie che afflissero Pascal furono molto probabilmente causate dai danni al cervello.
Anlatıldığına göre burada Hıristiyanlara eziyet uygulamıştır.Difficile dire se queste regole fossero effettivamente applicate alle comunità cristiane.
Bu eziyetli maraton Gloria'nın zaten dengesiz olan ruh halini iyice bozmuştur.Così la meravigliosa val Rosandra rimase intatta.
Jimmy'ye eziyet eder.Ha un debole per Jimmy.