Taşı akik, silahı ezici kasktır.Son arme est le regard qui pétrifie.
Anayasa teklifi, yüzde 82,6 ile ezici çoğunlukla kabul edildi.Approbation massive par 82,6 % des voix.
792, 811 ve 813'teki ilk Bizans başarılarına rağmen ezici yenilgiye uğradılar.A pesar de los éxitos iniciales bizantinos en 792, 811 y 813 sufrieron aplastantes derrotas.
16 Mart 2012'de oyların % 54'ünü alarak ezici bir farkla seçimi kazandı.Después del 16 de marzo de 2015, la oferta conjunta pareció improbable.
Süper robotun sol ayağı olan Ezici Ayak Kruvazörü 5 i kullanır.Comanda la Pierna Demoledora 5 del Ciber Robot.
Çocukluğu ve gençliği otoriter babasının ezici kişiliğinin gölgesinde geçti.Su infancia y su juventud transcurrieron en el ambiente honesto y piadoso de sus padres.
2002'de ezici çoğunlukla Varşova belediye başkanlığına seçildi.En otoño de 2002 fue elegido alcalde de Varsovia.
Oylama ezici çoğunlukla kabul edildi.Esta declaración de guerra fue votada por casi unanimidad.
1828 seçimlerinde ezici bir ikinci seçmen çoğunluğu elde ederek Adams’ı yenilgiye uğrattı.Nelle elezioni del 1828, Jackson sconfisse Adams con uma maggioranza schiacciante.
Bryant tüm sezon boyunca ezici oyununu sürdürdü.Brian soffrì di asma per tutta la vita.
2002'de ezici çoğunlukla Varşova belediye başkanlığına seçildi.Nel 2002 Lech Kaczyński fu eletto sindaco di Varsavia con una grande maggioranza.
Bu ezici bir darbeydi, fakat Yoda tam zamanında kendisine gelerek kendi hayatını kurtaracak vakti buldu.L'incontro fu effettivamente una trappola, ma Ezio arrivò appena in tempo per proteggerlo.
Referandum sonucunda ezici çoğunlukla cumhuriyet ilan edildi.I risultati del referendum furono nettamente a favore della Repubblica.
Real Madrid, rakibi karşısında ezici bir üstünlüğe sahiptir.È stata vinta dal Real Madrid sull'Inter ai calci di rigore.
Baldwin Spencer, 2004 yılında Amerika Birleşik İlerici Partisi genel seçimlerde ezici bir zafer kazandı.В 2004 году Болдуин Спенсер в качестве лидера Объединённой прогрессивной партии одержал победу на выборах.
Seçimde, MPLA ezici çoğunluk kazandı ve Piedade, Meclis'te koltuğa seçildi.На выборах МПЛА выиграло подавляющее большинство, и Пьедаде был избран в Национальное собрание.
Ancak, ezici bir yenilgi aldı.لاسيما وأنه كان يعاني من هزيمة مذلة.
792, 811 ve 813'teki ilk Bizans başarılarına rağmen ezici yenilgiye uğradılar.Apesar dos sucessos bizantinos iniciais em 792, 811 e 813 eles sofreram derrotas esmagadoras.
Bu kapasitede, Antaların istilası üzerine ezici bir zafer kazandı.Nesta capacidade, obteve uma vitória esmagadora sobre a invasão dos antes.
Batı Avrupa'nın bu çağrıya yanıtı ezici bir "evet"ti.Por isso, a resposta dada ao seu Bispo foi um “sim” imediato e incondicional.
Bu bölgede Sovyet planları ezici bir başarı sağlamıştır.No decorrer da operação, os soviéticos alcançaram um sucesso notável.
Ancak aile böyle bir ilişkiye ezici bir çoğunlukla karşıdır.Não surpreende que a maioria deles tenha um destino muito agradável.
Bryant tüm sezon boyunca ezici oyununu sürdürdü.Biron ma na przykład przez cały rok zabawiać głuchoniemych swym dowcipem.
Bu bölgede Sovyet planları ezici bir başarı sağlamıştır.Taki wynik na rynku amerykańskim jest bardzo słabym osiągnięciem.
Real Madrid, rakibi karşısında ezici bir üstünlüğe sahiptir.Real Madryt zachował sobie opcję pierwokupu.
Oylama ezici çoğunlukla kabul edildi.W większości przypadków zaproszenie jest przyjmowane.
Federalist rakibinin karşısında, ezici bir zafer kazanarak başkanlığı kazandı.Barão wygrał przez jednogłośną decyzję.
Batı Avrupa'nın bu çağrıya yanıtı ezici bir "evet"ti.För henne själv kom svaret att bli ett entydigt ja.
Evren'in konuşmasına rağmen, seçimler ezici bir ANAP başarısıyla sonuçlandı.För Folkpartiet innebar valet en framgång utan motstycke.
Referandum sonucunda ezici çoğunlukla cumhuriyet ilan edildi.Det första fallet förnekas som regel beteckningen republik.
Baldwin Spencer, 2004 yılında Amerika Birleşik İlerici Partisi genel seçimlerde ezici bir zafer kazandı.У 2004 році Болдвін Спенсер як лідер Об'єднаної прогресивної партії здобув перемогу на виборах.
Ancak, ezici bir yenilgi aldı.Але зазнав цілковитої поразки.
Aralık 2011 parlamento seçimlerinde Gabon Demokratik Partisi (PDG) ezici bir çoğunlukla iktidarı kazandı.На парламентських виборах]] влітку 2013 року Народно-демократична партія Бутану здобула перемогу.
Ancak, ezici bir yenilgi aldı.Utrpěli jsme snad definitivní porážku?
Survivor Series şovunda Rated RKO ekibi ezici bir mağlubiyet alır.Čtvrtá série The Invincible Iron Man Vol.
Aralık 2011 parlamento seçimlerinde Gabon Demokratik Partisi (PDG) ezici bir çoğunlukla iktidarı kazandı.V řádných volbách předsedy DS v únoru 2004 pak Tadić zvítězil drtivou většinou.
Taşı akik, silahı ezici kasktır.La vederea pistolului, femeia leșină.
Bu savaşta Hariciler ezici bir yenilgiyle karşılaşmış ve büyük kayıplar vermişlerdir.În bătălia care a urmat, americanii au ieșit victorioși, dar cu mari pierderi umane.
2002'de ezici çoğunlukla Varşova belediye başkanlığına seçildi.În 2002 Lech Kaczyński a fost ales cu o mare majoritate primar al Varșoviei.
792, 811 ve 813'teki ilk Bizans başarılarına rağmen ezici yenilgiye uğradılar.A 792-es, 811-es és 813-as kezdeti bizánci sikerek ellenére nagy vereséget szenvedtek.
Oylama ezici çoğunlukla kabul edildi.A Parlament többsége igennel szavazott.
Regulus savaş sonunda Kartaca kuvvetlerini ezici bir yenilgiye uğrattı ve Kartaca barış istemek zorunda kaldı.A felmentésére küldött karthágói flotta vereséget szenvedett, és a karthágóiak békét kértek.
Hiçbir askeri mağlubiyet yaşamamışlar ve ezici üstünlükte bir konumda bulunmaktadırlar.Holttestét sem találják meg katonái, ami rossz előjelnek számít.
Toplananların ezici çoğunluğu komünist idi.Suurin osa heistä oli vakaumuksellisia kommunisteja.
Federalist rakibinin karşısında, ezici bir zafer kazanarak başkanlığı kazandı.Το κυβερνών κόμμα Ενωμένη Ρωσία κερδίζει άνετα τη νίκη.
Batı Avrupa'nın bu çağrıya yanıtı ezici bir "evet"ti.Gruppen takkede meget glade "ja".
Oylama ezici çoğunlukla kabul edildi.Ved denne afstemning var der flertal for en tilslutning.
Ancak, ezici bir yenilgi aldı.Imidlertid fik hun et apoplektisk anfald.
Özellikle 2004 sezonunda ezici üstünlükle şampiyon olan Ülkerspor takımında çok önemli rol üstlendi.Ved EM i 2000 spillede han en helt afgørende rolle i det spanske avancement fra gruppespillet.
1828 seçimlerinde ezici bir ikinci seçmen çoğunluğu elde ederek Adams’ı yenilgiye uğrattı.I valget i 1828 beseiret Jackson Adams med et overveldende flertall blant valgstemmene.
Batı Avrupa'nın bu çağrıya yanıtı ezici bir "evet"ti.En bit er her svaret på et ja/nei-spørsmål.
Oylama ezici çoğunlukla kabul edildi.Forslaget ble nærmest enstemmig vedtatt.
Ancak, ezici bir yenilgi aldı.Han led derimot et knusende nederlag.
2002'de ezici çoğunlukla Varşova belediye başkanlığına seçildi.I 2002 ble Lech Kaczyński valgt til borgermester i Warszawa med stor margin.
Regulus savaş sonunda Kartaca kuvvetlerini ezici bir yenilgiye uğrattı ve Kartaca barış istemek zorunda kaldı.Regulus berhasil mengalahkan pasukan Kartago, sampai Kartago harus meminta kesepakatan damai.
2002'de ezici çoğunlukla Varşova belediye başkanlığına seçildi.През 2002 г. Лех е избран за кмет на Варшава с голяма преднина.
4 yıl süren savaş Büyük Britanya'nın ezici galibiyetiyle sonuçlandı.Седемгодишната война почти удвоява британския национален дълг.
Oylama ezici çoğunlukla kabul edildi.Гласуването с мнозинство не е прието.
Çocukluğu ve gençliği otoriter babasının ezici kişiliğinin gölgesinde geçti.Kao rezultat toga, Davidov utjecaj i ugled su u sjeni njegovog mlađeg brata.
Oylama ezici çoğunlukla kabul edildi.Návrh na ich odsun bol prijatý väčšinou hlasov.