Ana içeriğe geç
Sözlük

ezgi ile cümle

ezgi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bu "When the World's on Fire", oldukça eski bir ezgi, bu durumda Carter Ailesi tarafından canlandırılmış.Това е "Когато света е подпален", много стара мелодия, в този случай се изпълнява от Картър Фамили.
Bu "When the World's on Fire", oldukça eski bir ezgi, bu durumda Carter Ailesi tarafından canlandırılmış.Это "Когда мир находится в огне" — очень старая мелодия, в этом случае исполненная семьёй Картеров.
Bu "When the World's on Fire", oldukça eski bir ezgi, bu durumda Carter Ailesi tarafından canlandırılmış.זו " כאשר העולם עולה באש" מנגינה ישנה מאוד, במקרה הזה היא מבוצעת על ידי משפחת קרטר.
Bu "When the World's on Fire", oldukça eski bir ezgi, bu durumda Carter Ailesi tarafından canlandırılmış.ذلك "عندما يحترق العالم،" وهو لحن قديم جداً، وفي هذه الحالة تقوم أسرة كارتر بأدائها.
Bu "When the World's on Fire", oldukça eski bir ezgi, bu durumda Carter Ailesi tarafından canlandırılmış.カーター・ファミリーの古い曲です ガスリーはこれを使い 「This Land Is Your Land」を作りました
Çayırlar sürülerle bezenir, Vadiler ekinle örtünür, Sevinçten haykırır, ezgi söylerler.(64:14) луга одеваются стадами, и долины покрываются хлебом, восклицают и поют.
Çayırlar sürülerle bezenir, Vadiler ekinle örtünür, Sevinçten haykırır, ezgi söylerler.Betesmarkerna i öknen drypa, och höjderna omgjorda sig med fröjd.
Çayırlar sürülerle bezenir, Vadiler ekinle örtünür, Sevinçten haykırır, ezgi söylerler.Csepegnek a puszta legelõi és a halmokat vígság övezi.
Çayırlar sürülerle bezenir, Vadiler ekinle örtünür, Sevinçten haykırır, ezgi söylerler.De rijpe gewassen golven op de akker; de heuvels juichen over U.
Çayırlar sürülerle bezenir, Vadiler ekinle örtünür, Sevinçten haykırır, ezgi söylerler.Die Anger sind voll Schafe, und die Auen stehen dick mit Korn, daß man jauchzet und singet.
Çayırlar sürülerle bezenir, Vadiler ekinle örtünür, Sevinçten haykırır, ezgi söylerler.Ðồng cỏ đều đầy bầy chiên , Các trũng được bao_phủ bằng ngũ_cốc ; Khắp_nơi ấy đều reo mừng , và hát_xướng .
Çayırlar sürülerle bezenir, Vadiler ekinle örtünür, Sevinçten haykırır, ezgi söylerler.Ðồng cỏ đều đầy bầy chiên, Các trũng được bao phủ bằng ngũ cốc; Khắp nơi ấy đều reo mừng, và hát xướng.
Çayırlar sürülerle bezenir, Vadiler ekinle örtünür, Sevinçten haykırır, ezgi söylerler.Engene klædes med Får, Dalene hylles i Korn, i Jubel bryder de ud og synger!
Çayırlar sürülerle bezenir, Vadiler ekinle örtünür, Sevinçten haykırır, ezgi söylerler.초장에는 양떼가 입혔고 골짜기에는 곡식이 덮였으매 저희가 다 즐거이 외치고 또 노래하나이다
Çayırlar sürülerle bezenir, Vadiler ekinle örtünür, Sevinçten haykırır, ezgi söylerler.kropia pastviská na pustinách, a brehy sa prepasujú plesaním.
Çayırlar sürülerle bezenir, Vadiler ekinle örtünür, Sevinçten haykırır, ezgi söylerler.Los prados se visten de rebaños y los valles se cubren de grano. Gritan de júbilo y cantan
Çayırlar sürülerle bezenir, Vadiler ekinle örtünür, Sevinçten haykırır, ezgi söylerler.Ødemarkens beiter drypper, og haugene omgjorder sig med jubel.
Çayırlar sürülerle bezenir, Vadiler ekinle örtünür, Sevinçten haykırır, ezgi söylerler.Pašniki so vsi polni čred in doline so pogrnjene z obilim žitom. Vse veselo uka in poje.
Çayırlar sürülerle bezenir, Vadiler ekinle örtünür, Sevinçten haykırır, ezgi söylerler.Păşunile se acopăr de oi, şi văile se îmbracă cu grîu: toate strigă de bucurie şi cîntă.
Çayırlar sürülerle bezenir, Vadiler ekinle örtünür, Sevinçten haykırır, ezgi söylerler.Skrapiasz pastwiska na pustyniach; tak, że i pagórki radością przepasane bywają.
Çayırlar sürülerle bezenir, Vadiler ekinle örtünür, Sevinçten haykırır, ezgi söylerler.Stillano i pascoli del deserto e le colline si cingono di esultanza
Çayırlar sürülerle bezenir, Vadiler ekinle örtünür, Sevinçten haykırır, ezgi söylerler.Αι πεδιαδες ειναι ενδεδυμεναι ποιμνια και αι κοιλαδες εσκεπασμεναι υπο σιτου αλαλαζουσι και ετι υμνολογουσι.
Çayırlar sürülerle bezenir, Vadiler ekinle örtünür, Sevinçten haykırır, ezgi söylerler.Ливадите се обличат със стада, И долините се покриват с жито; Възклицават, още и пеят.
Çayırlar sürülerle bezenir, Vadiler ekinle örtünür, Sevinçten haykırır, ezgi söylerler.לבשו כרים הצאן ועמקים יעטפו בר יתרועעו אף ישירו׃
Çayırlar sürülerle bezenir, Vadiler ekinle örtünür, Sevinçten haykırır, ezgi söylerler.‎اكتست المروج غنما والاودية تتعطّف برا. تهتف وايضا تغني
Çayırlar sürülerle bezenir, Vadiler ekinle örtünür, Sevinçten haykırır, ezgi söylerler.草 場 以 羊 群 為 衣 . 谷 中 也 長 滿 了 五 穀 。 這 一 切 都 歡 呼 歌 唱
Çayırlar sürülerle bezenir, Vadiler ekinle örtünür, Sevinçten haykırır, ezgi söylerler.草場 以 羊群 為衣.谷中 也 長滿 了 五 穀 。 這 一切 都 歡呼 歌唱
Debora ile Avinoam oğlu Barak o gün şu ezgiyi söylediler:Aquel día cantó Débora con Barac hijo de Abinoam, diciendo
Debora ile Avinoam oğlu Barak o gün şu ezgiyi söylediler:Da sang Debora og Barnk, Abinoams Søn, denne Sang:
Debora ile Avinoam oğlu Barak o gün şu ezgiyi söylediler:Da sang Debora und Barak, der Sohn Abinoams, zu der Zeit und sprachen:
Debora ile Avinoam oğlu Barak o gün şu ezgiyi söylediler:Dengang sang Debora og Barak Abinoams sønn, denne sang:
Debora ile Avinoam oğlu Barak o gün şu ezgiyi söylediler:De sjöngo Debora och Barak, Abinoams son, denna sång:
Debora ile Avinoam oğlu Barak o gün şu ezgiyi söylediler:En ce jour-là, Débora chanta ce cantique, avec Barak, fils d`Abinoam:
Debora ile Avinoam oğlu Barak o gün şu ezgiyi söylediler:Énekelt pedig Debora és Bárák, az Abinoám fia azon a napon, mondván:
Debora ile Avinoam oğlu Barak o gün şu ezgiyi söylediler:Então cantaram Débora e Baraque, filho de Abinoão, naquele dia, dizendo:
Debora ile Avinoam oğlu Barak o gün şu ezgiyi söylediler:In pela sta Debora in Barak, sin Abinoamov, tisti dan, govoreč:
Debora ile Avinoam oğlu Barak o gün şu ezgiyi söylediler:In quel giorno Debora, con Barak, figlio di Abinoam, pronunciò questo canto
Debora ile Avinoam oğlu Barak o gün şu ezgiyi söylediler:În ziua aceea, Debora a cîntat această cîntare, cu Barac, fiul lui Abinoam:
Debora ile Avinoam oğlu Barak o gün şu ezgiyi söylediler:I śpiewała Debora i Barak, syn Abinoemów, dnia onego, mówiąc:
Debora ile Avinoam oğlu Barak o gün şu ezgiyi söylediler:이 날에 드보라와 아비노암의 아들 바락이 노래하여 가로되
Debora ile Avinoam oğlu Barak o gün şu ezgiyi söylediler:Pada hari itu bernyanyilah Debora dan Barak anak Abinoam. Begini katanya
Debora ile Avinoam oğlu Barak o gün şu ezgiyi söylediler:Sinä päivänä Debora ja Baarak, Abinoamin poika, lauloivat näin:
Debora ile Avinoam oğlu Barak o gün şu ezgiyi söylediler:Toen zongen Debora en Barak, de zoon van Abinoam, het volgende lied op de geweldige overwinning:
Debora ile Avinoam oğlu Barak o gün şu ezgiyi söylediler:Toho dňa spievala Debora a Barák, syn Abinoamov, povediac:
Debora ile Avinoam oğlu Barak o gün şu ezgiyi söylediler:Trong ngày ấy , Ðê - bô-ra hát bài ca nầy với Ba-rác , con_trai A-bi-nô-am :
Debora ile Avinoam oğlu Barak o gün şu ezgiyi söylediler:Trong ngày ấy, Ðê-bô-ra hát bài ca nầy với Ba-rác, con trai A-bi-nô-am:
Debora ile Avinoam oğlu Barak o gün şu ezgiyi söylediler:Zpívala pak písničku Debora a Barák syn Abinoemův v ten den, řkouc:
Debora ile Avinoam oğlu Barak o gün şu ezgiyi söylediler:Και εψαλαν η Δεβορρα και ο Βαρακ ο υιος του Αβινεεμ εν τη ημερα εκεινη, λεγοντες,
Debora ile Avinoam oğlu Barak o gün şu ezgiyi söylediler:В оня ден Девора и Варак Авиноамовият син пееха, говорейки: -
Debora ile Avinoam oğlu Barak o gün şu ezgiyi söylediler:В тот день воспела Девора и Варак, сын Авиноамов, сими словами:
Debora ile Avinoam oğlu Barak o gün şu ezgiyi söylediler:ותשר דבורה וברק בן אבינעם ביום ההוא לאמר׃
Debora ile Avinoam oğlu Barak o gün şu ezgiyi söylediler:فترنمت دبورة وباراق بن ابينوعم في ذلك اليوم قائلين
Debora ile Avinoam oğlu Barak o gün şu ezgiyi söylediler:那 時 底 波 拉 和 亞 比 挪 菴 的 兒 子 巴 拉 作 歌 、 說
Debora ile Avinoam oğlu Barak o gün şu ezgiyi söylediler:那 時底波拉 和 亞比 挪菴 的 兒子 巴拉 作歌 、 說
Dertli kişiye ezgi söylemek, Soğuk günde giysilerini üzerinden almaya, Ya da sodaya sirke katmaya benzer.Ai hát cho lòng buồn thảm nghe, Khác nào kẻ lột áo mình khi ngày lạnh, Và như giấm đổ trên diêm tiêu vậy.
Dertli kişiye ezgi söylemek, Soğuk günde giysilerini üzerinden almaya, Ya da sodaya sirke katmaya benzer.Ai hát cho lòng buồn_thảm nghe , Khác_nào kẻ lột áo mình khi ngày lạnh , Và như giấm đổ trên diêm_tiêu vậy .
Dertli kişiye ezgi söylemek, Soğuk günde giysilerini üzerinden almaya, Ya da sodaya sirke katmaya benzer.è togliersi le vesti in un giorno rigido. Aceto su una piaga viva, tali sono i canti per un cuore afflitto
Dertli kişiye ezgi söylemek, Soğuk günde giysilerini üzerinden almaya, Ya da sodaya sirke katmaya benzer.Jako ten, kdož svláčí oděv v čas zimy, a ocet lije k sanitru, tak kdož zpívá písničky srdci smutnému.
Dertli kişiye ezgi söylemek, Soğuk günde giysilerini üzerinden almaya, Ya da sodaya sirke katmaya benzer.Kakor kdor sleče obleko o času mraza ali ocet lije na sodo, je, kdor pesmi poje žalostnemu v srcu.
Dertli kişiye ezgi söylemek, Soğuk günde giysilerini üzerinden almaya, Ya da sodaya sirke katmaya benzer.마음이 상한 자에게 노래하는 것은 추운 날에 옷을 벗음 같고 쏘다 위에 초를 부음 같으니라
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod