İzzet kabul etmez ve bir an evvel artık oradan ayrılması gerektiğine karar verir.Lua totul prea în serios, până când și-a zis că trebuie să înceteze.
Çay o zamanlar her şeyden evvel tıpta kullanılmaktaydı.Ceaiul a fost înainte de toate un medicament.
Birkaç gün evvel küçük bir hadise olmuş.În zilele care au urmat au avut loc câteva acțiuni minore.
Biraderle hangimizin evvel gideceğimiz malum olmadığından bu makamı bekleyişte değildim.Fratele meu și cu mine nu puteam duce lumânările de grele ce erau.
Dağılmadan evvelki İsrail Krallığı.Ezzel megszűnik Izrael királysága.
1990 öncesi Kuzey Yemen ve Güney Yemen birleşmeden evvel, İki millî takım vardı.Mielőtt 1990-ben egyesítették két nemzeti csapat volt északi és déli.
1908'de, üsteğmen olarak (Mülâzım-ı evvel) mezun oldu.1908-ban megindult Felsőgödön a tanítás is.
Bu arşivdeki bazı fotoğraflar dergide daha evvel yayınlanmış değildi.Ezekben a kiadványokban már nem kapott helyet a politikai híranyag, mint korábban.
Daha evvelden Chenopodiaceae içinde yer alan bitkileri de artık içine almaktadır.Ide tartoznak a korábban a Chenopodiaceae családba sorolt fajok is.
Daha evvel babamdan Arapça dersi aldığımı söylemiştim.Hän sai arabiankielisen Koraanikoulutuksen uskonnolliselta isältään.
Romalıların birçok pratik yenilikleri daha evvelki Yunan tasarımlarından uyarlanmıştı.Moni käytännöllinen roomalainen innovaatio perustui aikaisempiin suunnitelmiin.
Böyle bir şey daha evvel hiç yer almamıştı.Kukaan ei aikaisemmin ollut tehnyt mitään vastaavaa.
Vakaların çoğu doğumdan evvel teşhis edilmektedir.Suurin osa potilaista tunnistetaan ennen synnytystä.
Evvela müstear kısaltılmıştı, bunu niçin ve hangi gerekçe ile yapmış olabilirdi?Kuka antoi käskyn kaivaa ja miksi?
Bu değişiklikleri bir an evvel uygulamak hızla icraat yapmaya koyuldu.Paikoin uudistukset pyrittiin saattamaan voimaan varsin nopeasti.
Evvel zaman - Anılarla sinema.Elokuvaopas: Pitkät elokuvat.
Daha evvel bu memleket, ta denizde sonra ererdi.Asutusta alueella lienee ollut siitä asti, kun maa nousi merestä.
Her iş günü başlamadan evvel 15 dakikalık bilgi paylaşımı için günlük Scrum toplantısı yapılır.Näin kirjanpito on joka aamu ennen työpäivän alkua ajan tasalla.
Seylan ve Hindistan'da 2000 yıl evvel yapılmış barajlar bulunur.Sitruunoita on kasvatettu ilmeisesti sekä Kiinassa että Intiassa jo tuhansia vuosia sitten.
Soruya vereceği cevaptan evvel öğrenmesi gerekenler mevcuttur.Päätös oli tehtävä seuraavaa kysymystä tietämättä.
Onun için biran evvel askeri harekatı başlatmak istemekteydi.Αποφάσισε όμως να μην κινηθεί στρατιωτικά πρώτος.
MÖ 3. yüzyıldan evvel orta İtalya'da bakır ağırlığına göre değiş tokuş edilirdi.Πριν τον 3ο αιώνα π.Χ. ο χαλκός ανταλλασσόταν βάσει του βάρους του κατά μήκος της κεντρικής Ιταλίας.
Çay o zamanlar her şeyden evvel tıpta kullanılmaktaydı.Ίσως η πυξίδα να ήταν ήδη σε χρήση τότε.
38 yıl evvel senin için doğmuş bu can @maliilicak".«Το άδοξο τέλος του Φάρου του Ψυχικού πριν από ογδόντα χρόνια».
Ve kaldı ki benden evvel giden arkadaşlarım hiçbir zaman ölüm karşısında tereddüt etmemişlerdir.Αν και σύγχρονος αυτών των δύο, δεν έπαιξε ποτέ εναντίον τους σε σοβαρό ματς.
Vakaların çoğu doğumdan evvel teşhis edilmektedir.De fleste tilfælde bliver diagnosticeret før fødslen.
Grup şarkıyı albüm yayımlanmadan evvel konserlerinde çalmaya başlamıştır.Sangen blev spillet flere gange under koncerter, inden bandet gik i studiet.
Böyle bir şey daha evvel hiç yer almamıştı.Ingen havde tidligere klaret sådan en tur.
Çay o zamanlar her şeyden evvel tıpta kullanılmaktaydı.Stoffet blev tidligere brugt medicinsk.
Örnekler: Biz onun cemaziyel evvelini biliriz.Haugen (Hå`jen) er den eneste gravhaugen vi med sikkerhet kjenner til i Vefsn.
Lea'nın gözyaşlarını duyan Tanrı Lea'yı Yakup ile hatta Rahel'den evvel evlendirdi.Gud lyttet til Leas tårer og bønner og lot henne gifte seg med Jakob selv før Rakel gjorde det.
1990 öncesi Kuzey Yemen ve Güney Yemen birleşmeden evvel, İki millî takım vardı.Før 1992 deltok Nord-Jemen og Sør-Jemen med separate tropper.
Çay o zamanlar her şeyden evvel tıpta kullanılmaktaydı.Te ble den gang fortrinnsvis benyttet medisinsk.
Birkaç gün evvel küçük bir hadise olmuş.Vi tapte en sak mot et selskap for noen år siden.
Bundan evvel dizilenebilen numeneler sadece bakteriyofaj veya virüs DNA'larıydı.Før dette kunne man bare sekvensere bakteriofag eller virus DNA.
Bu arşivdeki bazı fotoğraflar dergide daha evvel yayınlanmış değildi.Flere av bildene hadde aldri før blitt publisert i magasinet.
15 Mart 1876'da Mektûbî Kalemi mümeyyiz-i evvelliğine nakl edilmiştir.Den 15. mai 1618 oppdaget han planetenes bevegelseslov.
Vefatı 1502 tarihinden evveldir.Byen er kjent siden 1502.
Evvelce tarıma dayalı olan Girit ekonomik yapısı 1970'lerden itibaren temelden değişmeye başlamıştır.I USA har minilager-bransjen vokst jevnt og trutt siden begynnelsen av 1970-tallet.
"Angels' Story" teklisi resmi yayımından iki gün evvel, 28 Temmuz'da internete sızdı."Angel's Story" bocor ke publik pada 28 Juli, dua hari sebelum perilisan resminya.
Bu arşivdeki bazı fotoğraflar dergide daha evvel yayınlanmış değildi.Sebagian dari foto tersebut belum pernah diterbitkan di dalam majalah Life.
Memelilerin buzul devri 11.700 sene evvel bitince nesli tükendi.Gletser yang menyelimuti puncak gunung ini sejak 11.700 tahun yang lalu semakin menipis.
Evvel zaman - Anılarla sinema.Tema filmnya adalah "kenangan".
1990 öncesi Kuzey Yemen ve Güney Yemen birleşmeden evvel, İki millî takım vardı.Ketika Vietnam terpecah menjadi Vietnam Utara dan Vietnam Selatan, terdapat dua tim nasional.
Bununla beraber, İsmâ‘îl babasından evvel vefat etti.Dan penduduk Yerusalem berbuat menurut perjanjian Allah, yakni Allah nenek moyang mereka.
Vakaların çoğu doğumdan evvel teşhis edilmektedir.Hầu hết các trường hợp được chẩn đoán trước khi sinh.
Dağılmadan evvelki İsrail Krallığı.Vương quốc Israel kết thúc
İzzet kabul etmez ve bir an evvel artık oradan ayrılması gerektiğine karar verir.Ông bảo không còn gì để nói, và lập tức bước ra khỏi phòng.
Daha evvelden Chenopodiaceae içinde yer alan bitkileri de artık içine almaktadır.Các loài cây này trước đây từng được đặt trong họ Chenopodiaceae.
Acayiplik olsun diye yazmadım şiiri, neşretmeden evvel de bu kadar yadırganacağını tahmin etmiyordum." dedi.Cũng vì không tin thơ tôi có chút giá trị gì nên đã lâu tôi không làm thơ nữa".
Ve kaldı ki benden evvel giden arkadaşlarım hiçbir zaman ölüm karşısında tereddüt etmemişlerdir.Khi đã chiến đấu thì nó không bao giờ bỏ chạy trước bất kỳ đối thủ nào, chiến đến chết mới thôi.
Ameliyattan evvel üreterlere katater konmalıdır.Từ Allah (nghĩa là chúa trời) phải được người mổ thịt nói trước khi mổ.
Böyle bir şey daha evvel hiç yer almamıştı.Một điều trước đây chưa từng xảy ra.
Asılmadan evvel kendisine son bir sözü olup olmadığı soruldu.「不意にでもあの方にやって来られて、またこの前のように侮やしい事もないとはかぎらない。
Örnekler: Biz onun cemaziyel evvelini biliriz.あなたがたは知らないものを礼拝しているが、わたしたちは知っているものを礼拝している。
Bununla beraber, İsmâ‘îl babasından evvel vefat etti.北白川 豆大(きたしらかわ まめだい) 声 - 藤原啓治 たまこの父親。
Birkaç gün evvel küçük bir hadise olmuş.が、その数日前に事故は起こっていた。
Genellikle hedef hakkındaki tüm bilgiler ateşlenmeden evvel füzeye programlanır.標的に関する情報は、ミサイルが発射される直前にミサイル本体にプログラミングされる。
Bu nedenle Sultan Ahmed'in bir an evvel çocuk yapması gerektiği daha iyi anlaşıldı.今思うとサウンドがちょっと前に出過ぎちゃったかしらと。
Dağılmadan evvelki İsrail Krallığı.ここに北イスラエル王国は滅亡した。