evvel ile cümle
evvel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Katımızda evvelkilere ait bir kitap olsaydı.If we had the account of earlier people with us,
Onlarda, evvelkilerden de birçok topluluk var.A crowd of earlier generations
O ancak şiddetli bir azap gelip çatmadan evvel sizi uyaran bir peygamberdir.He is a warner against the dreadful affliction (that awaits).
(Resulüm!) Biz senden evvel de peygamberleri başka türlü göndermedik.We never sent before you apostles who did not eat food and walk the market places.
Halbuki onlar, daha önce üzerlerine yağmur indirilmeden evvel ümidi kesmişlerdi.Although before it came down they were despondent.
Evvela, o gemi, denizde çalışan birtakım fakirlere ait idi.That boat belonged to poor people who used to toil on the sea.
Dedi ki, "Sizin Rabbiniz ve evvelki atalarınızın Rabbidir."(Moses continued): "Your Lord and the Lord of your fathers before you."
Allah, daha evvel böyle buyurdu." Bunun üzerine: "Hayır, bizi kıskanıyorsunuz" diyecekler.Then they will say, 'Nay, but you' are jealous of us.'
O, Evveldir, Ahirdir, Zahirdir, Batındır. O, herşeyi bilendir.He is the First and the Last, the Outward and the Inward; He has knowledge of everything.
Bu, evvelce ellerinizle kendinize hazırladığınız şeydir ve şüphe yok ki Allah, kullarına zulmetmez.that, for what your hands have forwarded, and for that God is never unjust unto His servants.'
Halbuki bundan evvel isyan etmiştin, bozgunculardan olmuştun.And before thou didst rebel, being of those that did corruption.
Evvel O'dur, Âhir O. Zahir O’dur, Batın O! O her şeyi hakkıyla bilir.He is the First and the Last, the Outward and the Inward; He has knowledge of everything.
De ki: "Siz, kesin olarak bizim izimizden gelemezsiniz. Allah, daha evvel böyle buyurdu."Say thou: ye shall by no means follow us; thus hath Allah said afore.
Bu, evvelkilerin masallarından başka bir şey değildir.This is only the tales of the ancients!"
Gerçek şu ki, siz bundan evvel sapmışlardandınız.Although, before that, you were of those astray.
Azap size gelip çatmadan evvel, Rabbinize yönelip-dönün ve O'na teslim olun.And turn to your Lord, and submit to Him, before the retribution comes upon you.
Tıpkı bunun gibi evvelce gelip geçen ümmetler de peygamberlerini yalanlamışlardı.Thus those before them refused to believe.
Evvelce siz de öyleydiniz.Even thus (as he now is) were ye before; but Allah hath since then been gracious unto you.
Dediler: "Evvelkilerin masalları, onları yazmış, sabah akşam onlar kendisine yazdırılıyor."They say: 'He has written tales of the ancients, they are recited to him at dawn and at the evening'
O, Evveldir, Ahirdir, Zahirdir, Batındır.He is the First and the Last, the Clear and the Hidden.
Evvel O'dur, Âhir O. Zahir O’dur, Batın O!He is the First and the Last, the Clear and the Hidden.
Dediler, "Yazıp durduğu şey evvelkilerin masallarıdır; gece gündüz kendisine dikte edilmektedir."They say: 'He has written tales of the ancients, they are recited to him at dawn and at the evening'
Ölüm sayıları iki katına çıkmadan evvel Ruba, 7 Nisan'da bu tweetlere başladı.Ruba started on April 7 with these tweets before the number of casualties doubled.
Etiyopya hükümeti çok gündeme gelen politik tutuklularını Obama'nın ziyaretinden evvel saldı.Ethiopian government releases its high profile political prisoners ahead of Obama's trip.
Sanımca bu, bir ân evvel harekete geçmeyi gerektiren bir konu.I think that's something that needs to be moved on quickly.
Oyunların daha evvelki günlerinde, Romanya bayanlar takım halinde jimnastik dalında zafer kazandı.Earlier in the Games, Romania triumphed in the women's gymnastics team competition.
Annem bu çiçeği bana iki sene evvel paskalyaya hediye etti.Meine Mutter hat mir diese Blume vor zwei Jahren zu Ostern geschenkt.
Örnekler: Biz onun cemaziyel evvelini biliriz.Und wir wissen (wohl) darüber Bescheid, wie es bei ihm war.
Evvelce Hüda'yi 04.Magda macht das schon: Am 04.
Mülazım-ı Evvel (Yüzbaşı) (ö.Prevalle) Preveg, (dt.
1990 öncesi Kuzey Yemen ve Güney Yemen birleşmeden evvel, İki millî takım vardı.Vor der Vereinigung von Nord- und Südjemen 1990 befand sich lediglich Südjemen auf zwei Kontinenten.
Anma günü 12 Kânûn-ı Evvel tarihindedir.Sie veröffentlichten die Schrift Day-Dawn (Tages-Anbruch).
Hace-i Evvel (Birinci Üstad / Magister Primus) ise Aristo'dur.Im alten Ägypten war der mächtige Magier/Priester Mahad(o) sein Besitzer.
Böyle bir şey daha evvel hiç yer almamıştı.So etwas hatte es nie zuvor gegeben.
En son yabani olarak yaşayanların 2000 yıl evvel yok olduğu tahmin edilir.Sein größter Traum ist es, den Naturgott Pan zu finden, der vor 2000 Jahren verschwunden ist.
Ancak partiyi ihya çalışmaları sırasında, daha evvel poliste kaydı bulunmayan üyeler tercih ediliyordu.Die Band durfte unter anderem für die damals noch unbekannten The Police eröffnen.
Asılmadan evvel kendisine son bir sözü olup olmadığı soruldu.Ohne Präzedenzfall war die Rückgabe seines ihm verliehenen Ordens.
Memelilerin buzul devri 11.700 sene evvel bitince nesli tükendi.Nach dem Ende der Würm-Eiszeit begann vor etwa 11.700 Jahren eine Warmzeit, das Holozän.
Oğlu; “Biraz evvel Istanbul’daydım.Ich war schon lange nicht mehr in Abilene‘.
Evvelsi gün rüzgar esiyordu.Le vent soufflait, avant-hier.
Dağılmadan evvelki İsrail Krallığı.Le royaume d'Israël est anéanti,.
Örnekler: Biz onun cemaziyel evvelini biliriz.Que ceux-là sachent que: «Nous les avons créés, et nous les tenons sous notre dépendance».
Soruya vereceği cevaptan evvel öğrenmesi gerekenler mevcuttur.La réponse est déjà donnée avant que la question soit posée.
Evvelce o türbenin yapıldığını işittiğinde "hınzır (domuz) defnedeyim" demişti.Non, par le poil de mon menton, dit le cochon au loup.")
Memelilerin buzul devri 11.700 sene evvel bitince nesli tükendi.Le Paléolithique s'achève il y a 11 700 ans avec la fin de la dernière période glaciaire.
Hücre bölünmesinden evvel kromozomlar eşlenir, bu sırada DNA ikileşmesi gerçekleşir.Après la réplication de l’ADN les chromosomes sont séparés et la cellule se divise.
Yukarıdaki tabloda sarı renkli bölmeler 1866-cı yıldan evvelde ilçe olanları işaret eder.Entre les fenêtres de l'étage sont insérés de petits cartouches ovales marqués « Anno 1664 ».
II.Dünya Savaşı'ndan evvel özellikle Zagreb Yahudi cemaati Yugoslavya'nın seçkin cemaatlerindendi.Elle était avant la Seconde Guerre mondiale la fierté de l'importante communauté juive de Bamberg.
Onunla evvelsi gün karşılaştım.Me encontré con él anteayer.
Genellikle hedef hakkındaki tüm bilgiler ateşlenmeden evvel füzeye programlanır.Normalmente, la información sobre el objetivo es programada en el misil justo antes de lanzarse.
Örnekler: Biz onun cemaziyel evvelini biliriz.Dijeron: «Sabemos bien quién está en ella.
Dağılmadan evvelki İsrail Krallığı.El reino de Jerusalén había desaparecido.
Birkaç gün evvel küçük bir hadise olmuş.Parecía que hacía poco había ocurrido un accidente.
Bu arşivdeki bazı fotoğraflar dergide daha evvel yayınlanmış değildi.Otra revista con el mismo nombre había desaparecido ya en ese momento.
Soruya vereceği cevaptan evvel öğrenmesi gerekenler mevcuttur.La anterior pregunta es difícil de responder.
Evvelce türbeye bitişiğindeki evden girilirmiş.Recientemente se ha extendido al lado de la carretera que pasa por él.
Daha evvelki grubunun adı White Clover'dır.Originalmente se llamaron White Rabbit.
Konsül ve censura olarak sürekli hâkimiyetinin daha evvelden bir örneği yoktu.Ni como árbitro ni mediador era requerida ya su presencia .
1990 öncesi Kuzey Yemen ve Güney Yemen birleşmeden evvel, İki millî takım vardı.Prima del 1990, quando la nazione era divisa in Yemen del Nord e Yemen del Sud, esistevano due nazionali.
Evvelce Hüda'yi 04."Ave Maria" 04.