evrensel ile cümle
evrensel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
"Antropologlar, ibadetin evrensel ve içimize Tanrı'nın yerleştirdiği bir dürtü olduğunu belirtirler.""인류학자들은 찬양이 보편적 충동이라고 해왔다. 하느님께서 우리 존재의 조직 속에 깔아두신 것이다. 즉 하느님과 연결되고자 내장된 필요라고 한다."
"Antropologlar, ibadetin evrensel ve içimize Tanrı'nın yerleştirdiği bir dürtü olduğunu belirtirler."ことを必要とする本能 我々の隅々にまで-- 編みこまれている と記しました」 感覚的に同意する所はありますが
Aslında şu ana kadar, ne zaman insan haklarından konuşsak, İnsan Haklarının evrensel olduğunu söylüyoruz.Ale vlastně, kdykoliv mluvíme o lidských právech, říkáme, že lidská práva jsou univerzální.
Aslında şu ana kadar, ne zaman insan haklarından konuşsak, İnsan Haklarının evrensel olduğunu söylüyoruz.Choć gdy mówimy o prawach człowieka, twierdzimy, że są uniwersalne.
Aslında şu ana kadar, ne zaman insan haklarından konuşsak, İnsan Haklarının evrensel olduğunu söylüyoruz.Doch eigentlich, wann immer wir über Menschenrechte sprechen, sagen wir, dass Menschenrechte universal sind.
Aslında şu ana kadar, ne zaman insan haklarından konuşsak, İnsan Haklarının evrensel olduğunu söylüyoruz.In realtà, ogni qualvolta parliamo di diritti umani, diciamo che i diritti umani sono universali.
Aslında şu ana kadar, ne zaman insan haklarından konuşsak, İnsan Haklarının evrensel olduğunu söylüyoruz.Mas, sempre que falamos de direitos humanos, dizemos que os direitos humanos são universais.
Aslında şu ana kadar, ne zaman insan haklarından konuşsak, İnsan Haklarının evrensel olduğunu söylüyoruz.Men ändå, när vi pratar om mänskliga rättigheter, så säger vi att de är universella.
Aslında şu ana kadar, ne zaman insan haklarından konuşsak, İnsan Haklarının evrensel olduğunu söylüyoruz.Men hver gang vi taler om menneskerettigheder, så siger vi jo, at menneskerettigheder er universelle.
Aslında şu ana kadar, ne zaman insan haklarından konuşsak, İnsan Haklarının evrensel olduğunu söylüyoruz.Namun sebenarnya, ketika kita berbicara tentang hak asasi, kita menyatakan bahwa hak asasi adalah universal.
Aslında şu ana kadar, ne zaman insan haklarından konuşsak, İnsan Haklarının evrensel olduğunu söylüyoruz.Sin embargo, siempre que hablamos de derechos humanos afirmamos que son derechos universales.
Aslında şu ana kadar, ne zaman insan haklarından konuşsak, İnsan Haklarının evrensel olduğunu söylüyoruz.Terwijl we, als we het hebben over mensenrechten, toch ook zeggen dat mensenrechten universeel zijn.
Aslında şu ana kadar, ne zaman insan haklarından konuşsak, İnsan Haklarının evrensel olduğunu söylüyoruz.Vậy mà thực ra, bất kể khi nào chúng ta nói về nhân quyền, chúng ta nói rằng Nhân Quyền mang tính phổ thông.
Aslında şu ana kadar, ne zaman insan haklarından konuşsak, İnsan Haklarının evrensel olduğunu söylüyoruz.Ωστόσο, όταν μιλάμε για δικαιώματα του ανθρώπου, λέμε όντως ότι τα Δικαιώματα του Ανθρώπου είναι οικουμενικά.
Aslında şu ana kadar, ne zaman insan haklarından konuşsak, İnsan Haklarının evrensel olduğunu söylüyoruz.И въпреки това, когато говорим за човешки права, казваме, че човешките права са универсални.
Aslında şu ana kadar, ne zaman insan haklarından konuşsak, İnsan Haklarının evrensel olduğunu söylüyoruz.Однако, когда мы говорим о правах человека, мы говорим о том, что они универсальны.
Avrupa’da evrensel okul temelli uyuşturucu önlemenin hedefleri son yıllarda değişmiş görünmektedir.Os objectivos da prevenção universal em meio escolar na Europa parecem ter mudado nos últimos anos.
Avrupa’da evrensel okul temelli uyuşturucu önlemenin hedefleri son yıllarda değişmiş görünmektedir.På senare år förefaller målen för allmän skolbaserad narkotikaprevention i Europa ha förändrats.
Avrupa’da evrensel okul temelli uyuşturucu önlemenin hedefleri son yıllarda değişmiş görünmektedir.W ostatnich latach w Europie cele powszechnej profilaktyki szkolnej wydają się zmieniać.
Avrupa’da evrensel okul temelli uyuşturucu önlemenin hedefleri son yıllarda değişmiş görünmektedir.Zdá se, že se cíle všeobecné školní protidrogové prevence v Evropě v posledních letech změnily.
Avrupa’da evrensel okul temelli uyuşturucu önlemenin hedefleri son yıllarda değişmiş görünmektedir.Zdi se, da so se cilji vsesplošnega preprečevanja v šolah v Evropi v zadnjih letih spremenili.
"Bay Brahimi, evrensel bir ateşkesi denemek sizce çılgınlık mı?Brahimi, je to nora ideja, da hočemo globalno premirje?
"Bay Brahimi, evrensel bir ateşkesi denemek sizce çılgınlık mı?"Brahimi úr, butaság-e a globális fegyverszünetet célul kitűzni?
"Bay Brahimi, evrensel bir ateşkesi denemek sizce çılgınlık mı?"Domnule Brahimi, e o nebunie să îţi doreşti un armistiţiu global?
"Bay Brahimi, evrensel bir ateşkesi denemek sizce çılgınlık mı?"Mijnheer Brahimi, is het gekkenwerk om te gaan voor een wereldwijde wapenstilstand?
"Bay Brahimi, evrensel bir ateşkesi denemek sizce çılgınlık mı?"Pane Brahimi, je to bláznivé usilovat o globální klid zbraní?
"Bay Brahimi, evrensel bir ateşkesi denemek sizce çılgınlık mı?"Señor Brahimi, ¿no es una locura una tregua mundial?
"Bay Brahimi, evrensel bir ateşkesi denemek sizce çılgınlık mı?"Thưa ngài Brahimi, liệu điều vướng mắc này có thể tiến tới thỏa thuận toàn cầu không?
"Bay Brahimi, evrensel bir ateşkesi denemek sizce çılgınlık mı? Yoksa bu mümkün mü?Je lui ai demandé : " M. Brahimi, une trève mondiale, est-ce de la folie ?
"Bay Brahimi, evrensel bir ateşkesi denemek sizce çılgınlık mı?Μπραχίμι, είναι τρελό να προσπαθούμε για μια παγκόσμια ανακωχή;
"Bay Brahimi, evrensel bir ateşkesi denemek sizce çılgınlık mı?"Г-н Брахими, лудост ли е да се борим за световен мир?
Bazı bilim adamları bu gizemlerin arasında evrensel bir bağ olabileceğini söylüyorlar.Bazı bilim adamları bu gizemlerin arasında evrensel bir bağ olabileceğini söylüyorlar.
Bazıları altın değerindeki bu evrensel bilgiyi Plato'nun nitelendirdiğini düşünüyor bazıları da Pythagoras'un.Algunos atribuyen este pensamiento de la era dorada a Platón, otros a Pitágoras.
Bazıları altın değerindeki bu evrensel bilgiyi Plato'nun nitelendirdiğini düşünüyor bazıları da Pythagoras'un.Jotkut ovat liittäneet aforismiin Platoniin toiset Pythagoraaseen.
Bazıları altın değerindeki bu evrensel bilgiyi Plato'nun nitelendirdiğini düşünüyor bazıları da Pythagoras'un.몇몇 사람들은 이 중요한 지식을 플라톤의 영광으로 돌리고, 다른 사람들은 피타고라스에게 돌립니다
Bazıları altın değerindeki bu evrensel bilgiyi Plato'nun nitelendirdiğini düşünüyor bazıları da Pythagoras'un.Manche schreiben diese goldene Weisheit Plato zu, andere Pythagoras.
Bazıları altın değerindeki bu evrensel bilgiyi Plato'nun nitelendirdiğini düşünüyor bazıları da Pythagoras'un.Někteří přisuzují toto poznání zlatého věku Platónovi, jiní Pythagorovi.
Bazıları altın değerindeki bu evrensel bilgiyi Plato'nun nitelendirdiğini düşünüyor bazıları da Pythagoras'un.Niektórzy przypisują jej autorstwo Platonowi, inni Pitagorasowi.
Bazıları altın değerindeki bu evrensel bilgiyi Plato'nun nitelendirdiğini düşünüyor bazıları da Pythagoras'un.Qualcuno attribuisce questo prezioso sapere universale a Platone, altri a Pitagora.
Bazıları altın değerindeki bu evrensel bilgiyi Plato'nun nitelendirdiğini düşünüyor bazıları da Pythagoras'un.Sommigen dichten deze gouden regel toe aan Plato, anderen aan Pythagoras
Bazıları altın değerindeki bu evrensel bilgiyi Plato'nun nitelendirdiğini düşünüyor bazıları da Pythagoras'un.Unii atribuie aceste cuvinte de aur lui Platon, alţii lui Pitagora.
Bazıları altın değerindeki bu evrensel bilgiyi Plato'nun nitelendirdiğini düşünüyor bazıları da Pythagoras'un.Κάποιοι αποδίδουν αυτή την πολύτιμη παγκόσμια γνώση στον Πλάτωνα, ενώ κάποιοι άλλοι στον Πυθαγόρα.
Bazıları altın değerindeki bu evrensel bilgiyi Plato'nun nitelendirdiğini düşünüyor bazıları da Pythagoras'un.Некоторые приписывают это знание от Золотого Века Платону, другие — Пифагору.
Bazıları altın değerindeki bu evrensel bilgiyi Plato'nun nitelendirdiğini düşünüyor bazıları da Pythagoras'un.Някои предписват това скъпоценно познание на Платон, други, на Питагор.
Bazıları altın değerindeki bu evrensel bilgiyi Plato'nun nitelendirdiğini düşünüyor bazıları da Pythagoras'un.כמה משייכים אותה לאפלטון, אחרים לפיתגורס.
Bazıları altın değerindeki bu evrensel bilgiyi Plato'nun nitelendirdiğini düşünüyor bazıları da Pythagoras'un.ويعزوا بعض المحللين هذه المعرفة الذهبية العالمية إلى أفلاطون وآخرون يعزوها إلى فيثاغورس
Bazıları altın değerindeki bu evrensel bilgiyi Plato'nun nitelendirdiğini düşünüyor bazıları da Pythagoras'un.ピタゴラスだという人もいます しかし 誰が最初に言ったのかは 実はあまり重要ではありません
Belirtilen bir konfigürasyon kaydının evrensel değerini belirleAttribue la valeur d'une entrée de configuration
Belirtilen bir konfigürasyon kaydının evrensel değerini belirleEstablece el valor global para una entrada específica de la configuración
Belirtilen bir konfigürasyon kaydının evrensel değerini belirleImposta il valore globale di una data opzione di configurazione
Belirtilen bir konfigürasyon kaydının evrensel değerini belirleSetze den globalen Wert eines bestimmten Konfigurationseintrags
Belirtilen bir konfigürasyon kaydının evrensel değerini belirleВстановлює глобальне значення для наданого параметру конфігурації
Belirtilen bir konfigürasyon kaydının evrensel değerini belirle设置某个全局配置项
Bence böylesi çok daha ilginç. Hepimizden daha büyük ve hepimizi içine alan bir evrensel gerçeklik var.Ca să înţelegem întregul concept al ştiinţei, ar trebui să ştiţi ce este o teorie ştiinţifică:
Ben o güneşli ile ilgili olduğumu sadece kahvaltı biraz sonra bir adam evrensel favori yapar neşe.그것은 내가 그 햇살이와 함께 세상을 관계 수있어 아침 식사는 조금 이후의 동료 범용 좋아하는하게 cheeriness.
Ben o güneşli ile ilgili olduğumu sadece kahvaltı biraz sonra bir adam evrensel favori yapar neşe.انها فقط بعد قليل من الافطار الذي أنا قادرة على اعتبار أن العالم مع مشمس البهجة التي تجعل زميل المفضلة عالميا.
Ben o güneşli ile ilgili olduğumu sadece kahvaltı biraz sonra bir adam evrensel favori yapar neşe.仲間の普遍的な好みになります上機嫌。 私は卵または2つ、コーヒーのビーカーを巻き込んだてまで私は、若者の多く決してねない。
Biliyor musunuz, kameranızı tamamen yabancı birine verme hareketi o kadar evrensel ki, olağanüstü.Anda tahu, sungguh luar biasa betapa umumnya sikap untuk menyerahkan kamera Anda ke orang asing.
Biliyor musunuz, kameranızı tamamen yabancı birine verme hareketi o kadar evrensel ki, olağanüstü.Det er bemærkelsesværdigt, hvor universel en gestus det er, at give sit kamera til en komplet fremmed
Biliyor musunuz, kameranızı tamamen yabancı birine verme hareketi o kadar evrensel ki, olağanüstü.Es sorprendente que el gesto de entregar la cámara a un completo desconocido sea tan universal.