evrensel ile cümle
evrensel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Kendini evrensel bir imparatorluk olarak görüyordu.Na cesarstvo se je gledalo kot na univerzalno.
Bu nedenle de evrensel değildir.Zato tudi ne more biti abstraktna.
Birkaç teori önerilmiştir ama hiç biri şimdilik evrensel olarak kabul edilmemiştir.Predlagali so več takšnih teorij in nobena od njih še ni splošno sprejeta.
Evrensel arama.Klic daljnih svetov.
Evrensel slotlar ise iki türle de uyumludur.Zaradi osne simetrije sta zagotovo skladna tudi dva kota.
Boş kümenin tümleyeni evrensel kümedir.Svetovni podprvak v prostem potapljanju.
Bozunum biçimleri evrenseldir; yani tüm dillerde benzer biçimlerde ve oranlarda ortaya çıkar.Odplavljanje se v takšnih ali drugačnih oblikah pojavlja v vseh jezikih.
Owens, bu maçı kazanarak Evrensel Şampiyonluğu kemerinin sahibi oldu.Hamilton je z zmago ubranil naslov svetovnega prvaka.
UMP'nin adı, Universal Machinen-Pistole'den (Universal Submachine Gun; Evrensel Makineli Tabanca) gelmektedir.GPMG (angleško General Purpose Machine Gun) označuje Splošnonamenski mitraljez.
Evrensel bir saçmalıktır bu.Tai – techninis gedimas.
Tüm Hindu mantraları içinde en evrenseli olarak kabul edilir.Visose hinduizmo religijose OM laikoma švenčiausia iš visų mantrų.
İşte burada zaman evrensel değildir.Egzistencinis laikas nėra valandinis.
Boş kümenin tümleyeni evrensel kümedir.Erdvė siejasi su tuščiomis Visatos dalimis.
Onun hesaplama yöntemi evrensel Turing makinasının özelliklerini önceden ortaya koymuştur.Iš to kilo primityvi operacinių sistemų koncepsija, paremta Universal Turing machine principais.
UTC+12:45, UTC'den (Eşgüdümlü Evrensel Zaman) 12 saat 45 dakika ileri zaman dilimi.UTC+12:45 – viena iš pasaulio laiko juostų, einanti dvylika valandų ir 45 minutes anksčiau už pasaulinį laiką.
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin 1. maddesi:...Inimõiguste ülddeklaratsioon artikkel 1.
Burada ‘R’ evrensel gaz sabiti olarak ifade edilmektedir.Füüsikas tähistatakse R-ga universaalset gaasikonstanti.
Neresi olursa olsun bu benim için böyle; işte bu yüzden müzik evrensel bir dildir.Saated on vene keeles, muusika mitmekesine.
Ayrıca bu çalışmalar Isaac Newton’un evrensel yerçekimi kuvveti teorisine dayanak sağlamıştır.Need tööd olid Isaac Newtoni ülemaailmse gravitatsiooniteooria üks aluseid.
Ama gerilla fikri evrensel bir durum.Populatsiooni stratifikatsioon on mõiste geneetikas.
Evrensel sağlık sigortası portal'i.Pooldab universaalset tervisekindlustust.
Beş yıllık bir süre için gizli oyla evrensel, eşit ve doğrudan seçim hakkı temelinde seçilir.Rahvuskogu valitakse viieks aastaks üldistel, ühetaolistel ja otsestel valimistel.
Eş Güdümlü Evrensel Zaman'dan bir saat ileridedir.Suveaeg on vööndiajast ühe tunni võrra edasi nihutatud kellaaeg.
Unutulmamalıdır ki bu kanun bütün kusursuz kara cisimler için evrenseldir.Järeldame, et valem kehtib kõigi kumerate mustade kehade jaoks.
6 yıldır, bu çocuklarla takılmaktayım. Bu grup Evrensel Düşünceler olarak adlandırılır.Al zes jaar ben ik actief in een groep genaamd Global Voices.
6 yıldır, bu çocuklarla takılmaktayım. Bu grup Evrensel Düşünceler olarak adlandırılır.Posledních šest let jsem se potloukal kolem skupiny nazvané Global Voices (Globální hlasy).
Ama demagogların haklı oldukları bir konu var, o da insani değerlerin evrensel olara kavranması.Ale v jednom demagogové pravdu mají: potřebujeme univerzální pojetí lidských hodnot.
Ama demagogların haklı oldukları bir konu var, o da insani değerlerin evrensel olara kavranması.De a demagógoknak egy dologban igazuk van, szükségünk van egy általános emberi értékrendre.
Ama demagogların haklı oldukları bir konu var, o da insani değerlerin evrensel olara kavranması.Demagógovia však majú pravdu v jednej veci, potrebujeme univerzálne chápanie ľudských hodnôt.
Ama demagogların haklı oldukları bir konu var, o da insani değerlerin evrensel olara kavranması.하지만 그 종교 지도자들에게 한가지 옳은것이 있는데, 우리에게는 인간 가치들에 보편적인 개념이 필요하다는 것입니다.
Ama demagogların haklı oldukları bir konu var, o da insani değerlerin evrensel olara kavranması.Lecz demagodzy maja rację w jednej kwestii, potrzebujemy uniwersalnej koncepcji ludzkich wartości.
Ama demagogların haklı oldukları bir konu var, o da insani değerlerin evrensel olara kavranması.Maar de demagogen hebben gelijk over één ding: de behoefte aan een universeel begrip van menselijke waarden.
Ama demagogların haklı oldukları bir konu var, o da insani değerlerin evrensel olara kavranması.Ma i demagoghi hanno ragione su una cosa, noi abbiamo bisogno di una concezione universale di valori umani.
Ama demagogların haklı oldukları bir konu var, o da insani değerlerin evrensel olara kavranması.Mas os demagogos estão certos numa coisa, nós precisamos de um conceito universal de valores humanos.
Ama demagogların haklı oldukları bir konu var, o da insani değerlerin evrensel olara kavranması.Nhưng những kẻ mỵ dân đã đúng về một điều, chúng ta cần một khái niệm chung về giá trị con người.
Ama demagogların haklı oldukları bir konu var, o da insani değerlerin evrensel olara kavranması.Pero los demagogos tienen razón en una cosa, necesitamos una concepción universal de los valores humanos.
Ama demagogların haklı oldukları bir konu var, o da insani değerlerin evrensel olara kavranması.Όμως οι δημαγωγοί έχουν δίκιο για ένα πράγμα, χρειαζόμαστε μια οικουμενική σύλληψη των ανθρώπινων αξιών.
Ama demagogların haklı oldukları bir konu var, o da insani değerlerin evrensel olara kavranması.Но в одном демагоги правы - необходимо достичь всеобъемлющего понимания человеческих ценностей.
Ama demagogların haklı oldukları bir konu var, o da insani değerlerin evrensel olara kavranması.Но демагозите са прави в едно отношение, имаме нужда от универсална концепция за човешки ценности
Ama demagogların haklı oldukları bir konu var, o da insani değerlerin evrensel olara kavranması.אך הדמגוגים צודקים לגבי דבר אחד, אנחנו זקוקים לתפיסה אוניברסלית של ערכים אנושיים.
Ama demagogların haklı oldukları bir konu var, o da insani değerlerin evrensel olara kavranması.ولكنهم - الرموز الدينية - محقين فيما يخص ما نحتاج اليه وهو مفهوم عالمي عن القيم الانسانية
Ama demagogların haklı oldukları bir konu var, o da insani değerlerin evrensel olara kavranması.人間の価値観に対し 普遍的な概念が必要だということです それが存在しないのは
Ancak aynı zamanda, evrensel değerlere açık, dünya ile bağlı ve dışarıya hoşgörülü olmalı.하지만 동시에, 변화는 보편적 가치들에 열려있고, 세계와 연결되어 있으며, 외부에 관용적이기도 합니다.
Ancak aynı zamanda, evrensel değerlere açık, dünya ile bağlı ve dışarıya hoşgörülü olmalı.Водночас будучи відкритими та толерантними до світової громадськості.
Ancak aynı zamanda, evrensel değerlere açık, dünya ile bağlı ve dışarıya hoşgörülü olmalı.ובאותו זמן, פתוח לערכים אוניברסליים, מחובר אל העולם, סובלני כלפי מה שבחוץ.
Ancak aynı zamanda, evrensel değerlere açık, dünya ile bağlı ve dışarıya hoşgörülü olmalı.ولكنه في الوقت نفسه يجب أن يكون منفتحا على القيم العالمية، ومرتبطا بالعالم ومتسامحا مع الخارج.
Ancak aynı zamanda, evrensel değerlere açık, dünya ile bağlı ve dışarıya hoşgörülü olmalı.世界の価値観に通じ 異文化に寛容であるべきなのです これがまさに
Ancak sonrasında acaba bu yerel bir durum mu yoksa evrensel olarak geçerli mi diye merak ettik.Die Frage war: Ist das Phänomen nur lokal oder weltweit so?
Ancak sonrasında acaba bu yerel bir durum mu yoksa evrensel olarak geçerli mi diye merak ettik.E chiar incredibil.
Ancak sonrasında acaba bu yerel bir durum mu yoksa evrensel olarak geçerli mi diye merak ettik.그런데 저희는 이런 현상이 그 지역에서만 있는건지 아니면 세계적인 현상인지 궁금했어요.
Ancak sonrasında acaba bu yerel bir durum mu yoksa evrensel olarak geçerli mi diye merak ettik.Mais ensuite, nous nous sommes demandé si c'était un phénomène local, ou véritablement mondial ?
Ancak sonrasında acaba bu yerel bir durum mu yoksa evrensel olarak geçerli mi diye merak ettik.Ma poi ci siamo chiesti se fosse un fenomeno locale, o veramente globale.
Ancak sonrasında acaba bu yerel bir durum mu yoksa evrensel olarak geçerli mi diye merak ettik.Pero después nos preguntamos si esto es un fenómeno local o es realmente global.
Ancak sonrasında acaba bu yerel bir durum mu yoksa evrensel olarak geçerli mi diye merak ettik.We vroegen ons af of dit een lokaal verschijnsel was, of dat je het overal ter wereld vond.
Ancak sonrasında acaba bu yerel bir durum mu yoksa evrensel olarak geçerli mi diye merak ettik.Εμείς αναρωτιόμασταν, αν αυτό είναι ένα τοπικό φαινόμενο ή είναι πραγματικά παγκόσμιο.
Ancak sonrasında acaba bu yerel bir durum mu yoksa evrensel olarak geçerli mi diye merak ettik.Но затем мы задумались, является ли это локальным феноменом, или это действительно глобально?
Ancak sonrasında acaba bu yerel bir durum mu yoksa evrensel olarak geçerli mi diye merak ettik.Чудехме се, дали това е местно явление или е глобално.
Ancak sonrasında acaba bu yerel bir durum mu yoksa evrensel olarak geçerli mi diye merak ettik.אתם יכולים למסור להם טלפון הבוקר, ואתם יכולים לאסוף אותו אחרי ארוחת הצהרים, וזה היה דיי לא יאמן.
Ancak sonrasında acaba bu yerel bir durum mu yoksa evrensel olarak geçerli mi diye merak ettik.لكن عندها كنت أتساءل هل هذه الظاهرة محلية، أو أنها حقاً عالمية؟
Ancak sonrasında acaba bu yerel bir durum mu yoksa evrensel olarak geçerli mi diye merak ettik.それとも世界中でこんなことがあるのでしょうか? 時間が経つにつれ私たちは理解し始め