Evrak işleri, sorurumluluk ve gece geç saatlere kadar çalışmalar?Канцеларската работа, отговорност, дългите работни часове.
Evrak işleri, sorurumluluk ve gece geç saatlere kadar çalışmalar?Книжна работа, отговорности и дълъг работен ден?
Evrak işleri, sorurumluluk ve gece geç saatlere kadar çalışmalar?.ניירת, אחריות ושעות ארוכות
Evrak işleri, sorurumluluk ve gece geç saatlere kadar çalışmalar?أعمال ورقية ، مسئوليات و ساعات عمل طويلة؟
Evrakları yere atan sensin.2010年11月 控訴審判決 前日
Evrakları yere atan sensin.Det var dig der tabte papirerne.
Evrakları yere atan sensin. Kasım 2010 Temyiz Mahkemesi'nin kararı arifesiByl jste to Vy kdo ty papíry upustil.
Evrakları yere atan sensin. Kasım 2010 Temyiz Mahkemesi'nin kararı arifesiC'est vous qui avez jeté les papiers.
Evrakları yere atan sensin. Kasım 2010 Temyiz Mahkemesi'nin kararı arifesiĐó là cậu đã đánh rơi giấy tờ.
Evrakları yere atan sensin. Kasım 2010 Temyiz Mahkemesi'nin kararı arifesiE' a te che hanno consegnato i documenti.
Evrakları yere atan sensin. Kasım 2010 Temyiz Mahkemesi'nin kararı arifesi Hadi ama!Det är du som släpper dem.
Evrakları yere atan sensin. Kasım 2010 Temyiz Mahkemesi'nin kararı arifesi Hadi ama!Det är du som släpper dem.
Evrakları yere atan sensin. Kasım 2010 Temyiz Mahkemesi'nin kararı arifesi Hadi ama!Kaulah yang menjatuhkan kertasnya. ayolah...!
Evrakları yere atan sensin. Kasım 2010 Temyiz Mahkemesi'nin kararı arifesiJij bent degene die de papieren liet vallen.
Evrakları yere atan sensin. Kasım 2010 Temyiz Mahkemesi'nin kararı arifesi당신이 떨군거에요!
Evrakları yere atan sensin. Kasım 2010 Temyiz Mahkemesi'nin kararı arifesiMaga dobta el a papírokat. <i>A Feljebbviteli Bíróság ítélethirdetése elõtti nap.</i>
Evrakları yere atan sensin. Kasım 2010 Temyiz Mahkemesi'nin kararı arifesiSie waren es, die gerade die Papiere fallengelassen haben.
Evrakları yere atan sensin. Kasım 2010 Temyiz Mahkemesi'nin kararı arifesi- Вие ги хвърлихте. <b>#Ноември, 2010 г., денят преди съдът да отхвърли обжалването#</b>
Evrakları yere atan sensin. Kasım 2010 Temyiz Mahkemesi'nin kararı arifesiЭто был ты, кто бросил бумаги.
Evrakları yere atan sensin. Kasım 2010 Temyiz Mahkemesi'nin kararı arifesiنوفمبر 2010 يوم قبل الإعلان عن حُكم الإسئناف
Evrakları yere atan sensin.Maga dobta el a papírokat.
Evrakları yere atan sensin.Nie ja to upuściłem.
Evrakları yere atan sensin.Se te cayeron los papeles a ti.
Evrakları yere atan sensin.Sinä se pudotit paperit.
Evrakları yere atan sensin.Tu eşti cel care le-a aruncat jos.
Evrakları yere atan sensin.Εσείς ρίξατε τα χαρτιά.
Evrakları yere atan sensin..זה אתה שהפיל את המסמכים
Evraksızların ve sığınmacıların da cinsel yolla bulaşan hastalıkları için tedavi hakları vardır.Myös paperittomilla ja turvapaikanhakijoilla on oikeus saada hoitoa sukupuolitauteihin.
Evraksızların ve sığınmacıların da cinsel yolla bulaşan hastalıkları için tedavi hakları vardır.Också papperslösa och asylsökande har rätt att få behandling för könssjukdomar.
Evraksızların ve sığınmacıların da cinsel yolla bulaşan hastalıkları için tedavi hakları vardır.Лица без документов и просители убежища также имеют право на лечение заболеваний, передающихся половым путем.
Evraksızların ve sığınmacıların da cinsel yolla bulaşan hastalıkları için tedavi hakları vardır.كما أن أولئك الذين بدون أوراق ثبوتية وطالبي اللجوء لديهم الحق في الحصول على العلاج للأمراض الجنسية.
Evraksızların ve sığınmacıların da cinsel yolla bulaşan hastalıkları için tedavi hakları vardır.非法居留人士和寻求庇护者也有权得到性病治疗。在芬非法居留人士可能需要自己承担治疗费用。
İsrail'in kuruluşundan önce Filistin'e göç etmesini sağlayacak sahte evraklar hazırladı.위조서류들을 꾸며서 수용소 의 생존자들이 팔레스타인으로 이주할 수 있도록 도와 주셨습니다.
İsrail'in kuruluşundan önce Filistin'e göç etmesini sağlayacak sahte evraklar hazırladı.כדי לאפשר לניצולי מחנות ריכוז להגר לפלסטינה לפני הקמת מדינת ישראל.
İsrail'in kuruluşundan önce Filistin'e göç etmesini sağlayacak sahte evraklar hazırladı.لكي يدفع بالناجين من مخيمات الاعتقال بالهجرة الى فلسطين قبل ان تُقام دولة إسرائيل
İsrail'in kuruluşundan önce Filistin'e göç etmesini sağlayacak sahte evraklar hazırladı.パレスチナに向かえるようにしました 父は断固とした反植民地主義者だったので
Kamu evrakına ek olarak çeviri için kullanılan standart forma ihtiyaç duyulabilir.Toutefois, vous risquez d'avoir besoin du formulaire standard en annexe pour la traduction.
Kamu evrakına ek olarak çeviri için kullanılan standart forma ihtiyaç duyulabilir.Yleisen asiakirjan liitteeksi saatat kuitenkin tarvita käännösapuna käytettävää vakiolomaketta.
Kamu evrakına ek olarak çeviri için kullanılan standart forma ihtiyaç duyulabilir.Однако вам может понадобиться приложить к общему документу стандартный шаблон перевода.
Kamu evrakına ek olarak çeviri için kullanılan standart forma ihtiyaç duyulabilir.من الممكن أن تحتاج كمُلحق للوثيقة العامة على كل حال إلى نموذج الاستمارة القياسي الذي يُستعمل كمساعد للترجمة.
Laboratuara gelir gelmez, en gençleri olmasına rağmen sahte evrak hazırlamada bir problem olduğu hemen anladı.1番若かったにもかかわらず 父はすぐに偽造文書制作に 問題があることを理解しました そこですべての活動が停まってしまうのです
Laboratuara gelir gelmez, en gençleri olmasına rağmen sahte evrak hazırlamada bir problem olduğu hemen anladı.작업실에 자리를 잡자마자, 가장 어린 나이임에도, 위조서류 제작에 문제가 있다는 것을 즉시 알아차렸습니다.
Laboratuara gelir gelmez, en gençleri olmasına rağmen sahte evrak hazırlamada bir problem olduğu hemen anladı.Ko je prišel v delavnico, je kljub svoji mladosti takoj opazil, da je z izdelavo dokumentov nekaj narobe.
Laboratuara gelir gelmez, en gençleri olmasına rağmen sahte evrak hazırlamada bir problem olduğu hemen anladı.מיד כשנכנס למעבדה, אפילו שהוא היה הצעיר מכולם, הוא מיד ראה שישנה בעיה בהכנת מסמכים מזויפים.
Laboratuara gelir gelmez, en gençleri olmasına rağmen sahte evrak hazırlamada bir problem olduğu hemen anladı.ما ان وصل الى المختبر ورغم انه كان الاصغر الا انه على الفور استطاع اكتشاف مشكلة في صناعة الاوراق المزورة
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Tetapi tak lama kemudian angin ribut--yaitu angin yang disebut angin Timur Laut--membadai dari darat
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Ale po krátkom čase uderil na ňu búrlivý vietor, zvaný Euroklydon.
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Dar nu după multă vreme, s'a deslănţuit asupra insulei un vînt furtunos, numit Eurachilon.
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.얼마 못되어 섬 가운데로서 유라굴로라는 광풍이 대작하니
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Korte tijd later stak echter de beruchte noordooster storm (A) op.
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Lecz niedługo potem uderzył na nie wiatr gwałtowny, który zowią Euroklidon.
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Ma dopo non molto tempo si scatenò contro l'isola un vento d'uragano, detto allora «Euroaquilone»
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Mais bientôt un vent impétueux, qu`on appelle Euraquilon, se déchaîna sur l`île.
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Mas não muito depois desencadeou-se do lado da ilha um tufão de vento chamado euro-aquilão;
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Men icke långt därefter kom en våldsam stormvind farande ned från ön; det var den så kallade nordostorkanen.
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Men ikke længe derefter for der en heftig Storm ned over den, den såkaldte "Eurakvilo".
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Men ikke lenge efter kom en hvirvelvind som kalles eurakylon, og kastet sig mot øen;
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Mutta ennen pitkää syöksyi saaren päällitse raju tuuli, niin sanottu koillismyrsky.
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Nemsokára azonban viharos szélvész csapott le oda, mely Észak-keleti szélnek neveztetik.
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Nhưng cách ít lâu có trận gió dữ tợn gọi là gió Ơ-ra-qui-lôn thổi lên vật vào đảo.