evrak ile cümle

evrak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
İsrail'in kuruluşundan önce Filistin'e göç etmesini sağlayacak sahte evraklar hazırladı.כדי לאפשר לניצולי מחנות ריכוז להגר לפלסטינה לפני הקמת מדינת ישראל.
İsrail'in kuruluşundan önce Filistin'e göç etmesini sağlayacak sahte evraklar hazırladı.لكي يدفع بالناجين من مخيمات الاعتقال بالهجرة الى فلسطين قبل ان تُقام دولة إسرائيل
İsrail'in kuruluşundan önce Filistin'e göç etmesini sağlayacak sahte evraklar hazırladı.パレスチナに向かえるようにしました 父は断固とした反植民地主義者だったので
Kamu evrakına ek olarak çeviri için kullanılan standart forma ihtiyaç duyulabilir.Toutefois, vous risquez d'avoir besoin du formulaire standard en annexe pour la traduction.
Kamu evrakına ek olarak çeviri için kullanılan standart forma ihtiyaç duyulabilir.Yleisen asiakirjan liitteeksi saatat kuitenkin tarvita käännösapuna käytettävää vakiolomaketta.
Kamu evrakına ek olarak çeviri için kullanılan standart forma ihtiyaç duyulabilir.Однако вам может понадобиться приложить к общему документу стандартный шаблон перевода.
Kamu evrakına ek olarak çeviri için kullanılan standart forma ihtiyaç duyulabilir.من الممكن أن تحتاج كمُلحق للوثيقة العامة على كل حال إلى نموذج الاستمارة القياسي الذي يُستعمل كمساعد للترجمة.
Laboratuara gelir gelmez, en gençleri olmasına rağmen sahte evrak hazırlamada bir problem olduğu hemen anladı.1番若かったにもかかわらず 父はすぐに偽造文書制作に 問題があることを理解しました そこですべての活動が停まってしまうのです
Laboratuara gelir gelmez, en gençleri olmasına rağmen sahte evrak hazırlamada bir problem olduğu hemen anladı.작업실에 자리를 잡자마자, 가장 어린 나이임에도, 위조서류 제작에 문제가 있다는 것을 즉시 알아차렸습니다.
Laboratuara gelir gelmez, en gençleri olmasına rağmen sahte evrak hazırlamada bir problem olduğu hemen anladı.Ko je prišel v delavnico, je kljub svoji mladosti takoj opazil, da je z izdelavo dokumentov nekaj narobe.
Laboratuara gelir gelmez, en gençleri olmasına rağmen sahte evrak hazırlamada bir problem olduğu hemen anladı.מיד כשנכנס למעבדה, אפילו שהוא היה הצעיר מכולם, הוא מיד ראה שישנה בעיה בהכנת מסמכים מזויפים.
Laboratuara gelir gelmez, en gençleri olmasına rağmen sahte evrak hazırlamada bir problem olduğu hemen anladı.ما ان وصل الى المختبر ورغم انه كان الاصغر الا انه على الفور استطاع اكتشاف مشكلة في صناعة الاوراق المزورة
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Ale po krátkom čase uderil na ňu búrlivý vietor, zvaný Euroklydon.
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Dar nu după multă vreme, s'a deslănţuit asupra insulei un vînt furtunos, numit Eurachilon.
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.얼마 못되어 섬 가운데로서 유라굴로라는 광풍이 대작하니
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Korte tijd later stak echter de beruchte noordooster storm (A) op.
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Lecz niedługo potem uderzył na nie wiatr gwałtowny, który zowią Euroklidon.
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Ma dopo non molto tempo si scatenò contro l'isola un vento d'uragano, detto allora «Euroaquilone»
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Mais bientôt un vent impétueux, qu`on appelle Euraquilon, se déchaîna sur l`île.
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Mas não muito depois desencadeou-se do lado da ilha um tufão de vento chamado euro-aquilão;
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Men icke långt därefter kom en våldsam stormvind farande ned från ön; det var den så kallade nordostorkanen.
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Men ikke længe derefter for der en heftig Storm ned over den, den såkaldte "Eurakvilo".
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Men ikke lenge efter kom en hvirvelvind som kalles eurakylon, og kastet sig mot øen;
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Mutta ennen pitkää syöksyi saaren päällitse raju tuuli, niin sanottu koillismyrsky.
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Nemsokára azonban viharos szélvész csapott le oda, mely Észak-keleti szélnek neveztetik.
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Nhưng cách ít lâu có trận gió dữ tợn gọi là gió Ơ-ra-qui-lôn thổi lên vật vào đảo.
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Nhưng cách ít_lâu có trận gió dữ_tợn gọi_là gió Ơ - ra-qui-lôn thổi lên vật vào đảo .
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Nicht lange aber darnach erhob sich wider ihr Vornehmen eine Windsbraut, die man nennt Nordost.
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Pero no mucho después dio contra la nave un viento huracanado que se llama Euraquilón
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Po neveliké pak chvíli zdvihl se proti nim vítr bouřlivý půlnoční, kterýž slove Euroklydon.
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Tetapi tak lama kemudian angin ribut--yaitu angin yang disebut angin Timur Laut--membadai dari darat
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Toda nedolgo potem zaveje od otoka hud veter, ki se imenuje vzhodni sever.
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Πλην μετ' ολιγον προσεβαλε κατ' αυτης ανεμος τυφωνικος ο λεγομενος Ευροκλυδων.
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.И като минахме на завет под едно островче наречено Клавдий, сполучихме с мъка да запазим ладията;
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Но скоро поднялся против него ветер бурный, называемый эвроклидон.
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Та незабаром опісля настиг на них бурний вітер, званий Євроклидон.
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.ויהי כמעט אחרי כן ותפגע בה רוח נחשל הנקראה אוריקלידון׃
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.ولكن بعد قليل هاجت عليها ريح زوبعية يقال لها اوروكليدون‎.
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.不 多 幾 時 、 狂 風 從 島 上 撲 下 來 、 那 風 名 叫 友 拉 革 羅
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.不多幾時 、 狂風 從島 上 撲下來 、 那風 名叫 友拉 革羅
Ofisinizde evraklarla uğraşıyorsanız, mesela bir Word dosyasıyla falan, bu dosyalar Web'de değil.워드 문서를 작성하면 이것이 웹에 존재하지는 않지만
Ofisinizde evraklarla uğraşıyorsanız, mesela bir Word dosyasıyla falan, bu dosyalar Web'de değil.מסמך וורד, הם לא ברשת
Ofisinizde evraklarla uğraşıyorsanız, mesela bir Word dosyasıyla falan, bu dosyalar Web'de değil.مستند تحريري، ليست على الويب ،
Ofisinizde evraklarla uğraşıyorsanız, mesela bir Word dosyasıyla falan, bu dosyalar Web'de değil.でもそうなっていくでしょう このマシンの一部になっていくのです
O konuya girmeden önce imzalamanızı istediğimiz bir kaç evrak varEn realidad antes de llegar eso necesitaremos que firme un par de documentos.
O konuya girmeden önce imzalamanızı istediğimiz bir kaç evrak varÎnainte de orice, trebuie să semnezi câteva documente.
O konuya girmeden önce imzalamanızı istediğimiz bir kaç evrak varNo, neľ se do toho pustíte, budete nám muset podepsat pár papírů.
O konuya girmeden önce imzalamanızı istediğimiz bir kaç evrak varVeramente prima di questo dovrebbe firmare un paio di documenti.
O konuya girmeden önce imzalamanızı istediğimiz bir kaç evrak varZanim przejdziemy do tego musi pan podpisać kilka papierów.
O konuya girmeden önce imzalamanızı istediğimiz bir kaç evrak varΒασικά πριν φτάσουμε σε αυτό πρέπει να υπογράψεις μερικά έγγραφα.
O konuya girmeden önce imzalamanızı istediğimiz bir kaç evrak varВообще-то прежде вам придётся подписать несколько документов.
O konuya girmeden önce imzalamanızı istediğimiz bir kaç evrak var>君はサインをする必要はないんだよ。 >いいえ、サインしてもらいます。
O sadece yetersiz evrakları olan genç bir adamı seçmeni önlemek istiyorSólo intenta evitar que se busque a un jovencito con excedencia militar.
O sadece yetersiz evrakları olan genç bir adamı seçmeni önlemek istiyorОн просто не хочет, чтобы Вы нашли себе кого-нибудь моложе, чем он.
Peki. Evrak işlerini halledelim o halde.Allons remplir la paperasse.
Peki. Evrak işlerini halledelim o halde.Тогда идём подпишем пару бумаг.
Sadık bir sömürgecilik karşıtı olduğu için Cezayir savaşı sırasında Cezayirliller için sahte evraklar yaptı.Daarna maakte hij, als overtuigde antikoloniaal, valse papieren voor Algerijnen tijdens de Algerijnse oorlog.
Sadık bir sömürgecilik karşıtı olduğu için Cezayir savaşı sırasında Cezayirliller için sahte evraklar yaptı.Ker je bil zagrizen antikolonialist, je ponarejal dokumente za Alžirce med alžirsko vojno.
Sadık bir sömürgecilik karşıtı olduğu için Cezayir savaşı sırasında Cezayirliller için sahte evraklar yaptı.Y como era un anticolonialista convencido, falsificó documentos para argelinos durante la guerra de Argelia.
Sahte evraklara ihtiyaçları olduğuna karar veren büyükbabamdı.A nagyapám volt az, aki úgy döntött, hogy hamis papírokra van szüségük.

İlgili Sayfalar