Evlilik nasıl gidiyor?How's married life?
Evlilik hayatı nasıl?How's married life?
Çok mutlu bir evlilik hayatı yaşadılar.They lived a very happy married life.
Evliliklerinin daha ilk aylarında, Meryem Tom'un karanlık yüzünü görmeye başladı.Only months into their marriage, Mary began to see a darker side to Tom.
Tom ve Mary bir evlilik danışmanına gitmeye karar verdiler.Tom and Mary have decided to go to a marriage counselor.
Tom Mary'yi evlilik yıldönümlerinde en sevdiği restorana götürdü.Tom took Mary to his favorite restaurant on their wedding anniversary.
Tom evlilik yüzüğünü rehin verdi.Tom pawned his wedding ring.
O kendini evlilik için saklıyordu.She was saving herself for marriage.
Onlar evlilik için kendilerini kurtarmak için anlaştılar.They agreed to save themselves for marriage.
O, evlilik için hazır değildi.She wasn't ready for marriage.
Çoğu insanın kendi evliliklerinde inişleri ve çıkışları vardır.Most people have ups and downs in their marriages.
Tom karısının evlilik dışı ilişkisini onayladı.Tom approved of his wife's extra-marital affair.
Tom ve Mary evliliklerini düzeltmek istediler.Tom and Mary wanted to fix their marriage.
Evlilik ömür boyu sadakattir.Marriage is a lifelong commitment.
Evlilik ömür boyu bağlılıktır.Marriage is a lifelong commitment.
Evlilik planlarımız değişti.Our wedding plans have changed.
Yaklaşık olarak her dört evlilikten üçü boşanmayla sonuçlanmaktadır.About three out of every four marriages end in divorce.
Bugün karım ve ben yirminci evlilik yıldönümümüzü kutluyoruz.Today my wife and I are celebrating our twentieth wedding anniversary.
Aşk tek başına başarılı bir uluslararası evlilik için yeterli değildir.Love alone is not enough for a successful international marriage.
Tom ve Mary Pazartesi günü otuzuncu evlilik yıldönümlerini kutlayacaklar.Tom and Mary will be celebrating their thirtieth wedding anniversary on Monday.
Biz evlilikle akrabayız.We're relatives by marriage.
Kızlar, gözlerinizi açın, evlilik bir at satın almak değildir.Girls, open your eyes, marriage isn't buying a horse.
Tom ve Mary evliliklerinin iptal edilmesini istiyor.Tom and Mary want their marriage annulled.
Onlar eşcinsel evlilik hakkında tartışıyorlardı.They were arguing about same-sex marriage.
Sadece kağıt üzerinde var olan bir evliliktir.It's a marriage that exists only on paper.
Onların evliliği mutlu bir evlilikti.Their marriage was a happy one.
Tom evlilik anlaşmasını imzalaması için onu ikna etti.Tom convinced her to sign the prenuptial agreement.
Bir evlilik öncesi anlaşman var mı?Do you have a prenuptial agreement?
Bir evlilik sözleşmen var mı?Do you have a prenup?
Bugün benim evlilik yıl dönümüm.Today is my wedding anniversary.
Bugün bizim evlilik yıldönümümüz.Today is our wedding anniversary.
Evlilikleri ayrı düşüyordu.Their marriage was falling apart.
Evlilikleri dağılıyordu.Their marriage was falling apart.
Tom ve Mary evliliklerini iptal ettirmeye çalışıyorlar.Tom and Mary are trying to get their marriage annulled.
Tom evlilik hayatı hakkında şakalar yaptı.Tom made jokes about married life.
Açık bir evlilikleri var.They have an open marriage.
Evlilik kölelik. Köle olmak istemiyorum.Marriage is slavery. I'd rather not be a slave.
Evlilik kölelik. Bir köle olmamayı tercih ederim.Marriage is slavery. I'd prefer not to be a slave.
Onların evlilikleri işe yarayacak mı?Will their marriage work?
Tom'un evlilik dışı bir ilişkisi vardı.Tom had an extramarital affair.
Tom'un karısının evlilik dışı bir ilişkisi vardı.Tom's wife had an extramarital affair.
Evlilik ve ilişkiler köleliktir.Marriage and relationships are slavery.
Evlilik hayattaki bakış açınızı nasıl değiştirdi?How has marriage changed your perspective in life?
O evlilikte bir şey gerçekten yanlış olmalı.Something must have been really wrong in that marriage.
Kaotik evliliklerinde ilk kez Dania, Fadıl'a hayır dedi.For the first time in their chaotic marriage, Dania said no to Fadil.
Evlilik senin hayatını gerçekten nasıl değiştirdi?How has marriage actually changed your life?
Fadıl ve Leyla evlilik konuşmaya başladılar.Fadil and Layla began talking marriage.
Fadıl ve Leyla'nın evlilik yaşamı bir savaş alanıydı.Fadil and Layla's married life was a battleground.
Evlilik, bir bağ ve ahlaki bir zorunluluktur.A marriage is a bond and a moral obligation.
Tom Mary'ye evlilik teklif etti ve o kabul etti.Tom proposed to Mary and she accepted.
Sami ve Leyla'nın boşanmaları evliliklerinden daha uzun sürdü.Sami and Layla's divorce lasted longer than their marriage.
Leyla ve Sami açıkça ciddi evlilik güçlükleri yaşıyorlardı.Layla and Sami was clearly having serious marital difficulties.
Evlilik öncesi seks hakkında nasıl hissediyorsun?How do you feel about sex before marriage?
Evlilik öncesi seks hakkında nasıl düşünüyorsun?How do you feel about sex before marriage?
Tom Mary'ye evlilik teklif etti.Tom has proposed to Mary.
Tom tam dün gece Mary'ye evlilik teklif etti.Tom proposed to Mary just last night.
Tom az önce Mary'ye evlilik teklif etti.Tom has just proposed to Mary.
Sami'nin önceki evlilikten iki çocuğu oldu.Sami had two children from a previous marriage.
Sami'nin önceki evlilikten iki çocuğu vardı.Sami had two children from a previous marriage.
Tom, artık evli olmasa bile, hâlâ evlilik yüzüğünü takıyor.Tom is still wearing his wedding ring, even though he's not married anymore.