Ancak evlilikleri uzun ömürlü olmadı ve Mayıs 1959'da boşanmayla son buldu.Von der ersten Ehe erfährt man wenig; sie wird 1959 geschieden.
Romanos, evlilik töreni ile basileopatōr ("imparatorun babası") unvanı aldı.Der Bräutigam entrichtete die meta („Miete“, Brautpreis) an den Vater.
Ama bu defa evliliklerinde daha büyük sorunları vardır.Sie erzählen ihm diesmal von den immensen Verbesserungen in ihrer Ehe.
Eşcinsel evliliğe ilişkin yasa tasarısı, 1 Ekim 2004'te Kabine tarafından kabul edildi.Das schottische Parlament hat die Einführung der gleichgeschlechtlichen Ehe am 4. Februar 2014 beschlossen.
Oğlu Beren daha sonra Lúthien Tinúviel ile evlenerek elflerle insanların ilk evliliğini gerçekleştirmiştir.Denn er möchte, dass zunächst die älteste Tochter Lottchen heiratet.
Ez Mitchell ile evlidir.Er war mit Mary Mitchell verheiratet.
Eski ABC yapımcısı Tracy Day ile evlidir.Greene ist mit Tracy Day verheiratet.
Hilmi Önal'ın oğlu Nihat'la evlidir ve iki çocuğu vardır.Nizami Əkbərov ist verheiratet und hat aus dieser Ehe zwei Töchter und einen Sohn.
Bir aşk evliliği.Es wird eine Liebesheirat.
Onu bu evliliği yapmaya zorlamaya çalışacaklarını bildirir.Er sagt dieser zu, sie heiraten zu wollen.
Harareet, 26 Şubat 1995 tarihindeki ölümüne kadar İngiliz yönetmen Jack Clayton ile evli kaldı.Haya Harareet war von 1984 bis zu seinem Tod 1995 mit dem britischen Filmregisseur Jack Clayton verheiratet.
Yeni evli çift burada birbirlerini tanımaya çalışırlar.Das künftige Paar lernt sich vor der Ehe allseitig kennen.
II. Muaviye'nin evlilikleri de problemli idi.Auch die Ehe mit Mortimer war schwierig.
Şirin Ziyal ile evlidir.Er war mit Ljubka Šorli verheiratet.
Bu evlilikten doğan çocuklarla Hacıoğulları sülalesi oluşmuş.Stiefkinder von Kyteler aus ihren vorherigen Ehen schlossen sich dieser Klage an.
Her iki evliliğinden de çocuğu olmamıştır.Er hatte jedoch aus beiden Ehen keine Kinder.
İlk evliliğinden üç çocuğu oldu.Er hatte aus erster Ehe drei Kinder.
Buradaki evliya hakkında hiçbir bilgi bulunmamaktadır.Über diese Ehe ist sonst nichts weiteres bekannt.
854–895), ile evliydi.Richter (1845–1934) verheiratet.
Eşcinsel evlilikler, özerk topluluklarda yasadışıydı.Homosexuelle Handlungen sind auf den Komoren illegal.
Evlilik uzun sürmedi ve 1943 yazında boşandı.Die Ehe blieb kinderlos und wurde 1936 geschieden.
Bu evliliğinden llk oğlu Ömer doğdu.Aus dieser Ehe ging Sohn Ulrich hervor.
Evlilikteki ilişkilere genelde izin verilir fakat bazı istisnalar da mevcuttur.Üblicherweise werden じ für ji und ず für zu verwendet, es gibt jedoch Ausnahmen.
Ancak evlilik 18 ay gibi kısa bir zaman sürdü.Die Ehe hielt allerdings nur 18 Monate.
Bu evlilik 1948'de boşanma ile sonuçlandı.Diese Ehe wurde 1948 geschieden.
İkinci evliliğini Ateş böceği Yalçın ile gerçekleştirdi.Seine zweite Heirat hatte er mit Aecht de Vlaming van Oudtshoorn.
1986 yılında ikinci evliliğini yapmış 1990'da ayrılmıştır.Er war nach einer einjährigen Ehe in den 1960er Jahren seit 1986 in zweiter Ehe verheiratet.
Ami Juilus ile evlidir.Sie ist mit Giuliano Giuliani verheiratet.
1992'den evlendiği ikinci eşi Caroylnn Jacobs'la kendi ölümüne kadar evli kalmıştır.Mit seiner zweiten Frau Elise war Jacobson bis zu seinem Tod verheiratet.
Çocuksuz olan evlilikleri 2008 yılında sona ermiştir.Die kinderlose Ehe wurde im Jahr 1990 geschieden.
1 Aralık 1997 tarihinde vefat etti Evli ve 2 çocuk sahibiydi.Sie starb am 3. Dezember desselben Jahres und hinterließ ihren Ehemann und zwei Söhne.
Martinelli Marta Linares, evli ve üç çocuk babasıdır.Martinelli ist mit Marta Linares verheiratet und hat drei Kinder.
Evlilikleri Hester açısından mutlu gitmiyordur.Die Ehe mit Georges ist nicht glücklich.
Hukuk eğitimi görmüş, evli ve iki çocuk sahibidir.Die studierte Lehrerin ist verheiratet und hat zwei Kinder.
Livia ve Octavian, evliliklerinden çocukları olmamasına rağmen 51 yıl gibi uzun bir süre evli kaldılar.Mit Octavian war sie 51 Jahre verheiratet, ohne ein Kind von ihm zu bekommen.
Ölüdüyü zaman evliydi.Er starb unverheiratet.
Bu evlilik trajediyle sonlandı.Die Tragödie seiner Ehe.
Evlilikleri kısa sürmüştür.Die Ehe war kurzlebig.
İkinci evliliğinden Ümit Kayabaş adında bir oğlu vardır.Aus seiner zweiten Ehe stammt ein leiblicher Sohn.
Spero evliydi ve Jill ve Diana adında iki kızı vardı.Staten Island'da bir evi vardı.Er ist mit Linda verheiratet, hat mit ihr zwei Söhne (Sean und Jack) und wohnt im Stadtteil Staten Island.
Bir ankete göre Arjantinlilerin %70'inden fazlası eşcinsel evliliğin yasallaştırılmasını destekliyor.50 Prozent forderten, dass der Staat die gleichgeschlechtliche Liebe unterdrücken solle.
Planlanmış evlilik birkaç ay sonra Ağustos'ta iptal edildi.Die Ehe wurde jedoch bereits nach wenigen Monaten annulliert.
Üçünçü bölüm evliyanın olduğu yermiş; buraya kesinlikle girilmezmiş.Ich bin inzwischen zum dritten Mal verheiratet, und ich will auf keinen Fall auch diese Ehe ruinieren.
1991-1995 yılları arasında Thomalla, aktör André Vetter'le evliydi.Mit deren Vater, dem Schauspieler André Vetters, war Thomalla von 1991 bis 1995 verheiratet.
On sene evlilikten sonra boşanmıştır.Nach zehn Jahren wurde die Ehe geschieden.
Buna karşın, eşcinsel evliliklere halen birçok ülkede izin verilmemektedir.Grundsätzlich war die Ehe zwischen Bürgern verschiedener Staaten nicht erlaubt.
Amerika'dakilere nazaran japon evlilikleri çok nadir biter.Comparé à ceux d'Amérique, les mariages japonais finissent rarement en divorce.
Evlilik gelenekleri ülkelere göre değişir.Les coutumes du mariage sont différentes dans chaque pays.
Evliliğim için ailemin iznini alabildim.J'ai pu obtenir le consentement de mes parents pour mon mariage.
Larry Ewing evli ve iki çocuk babasıdır.Larry Ewing est marié et père de deux enfants.
Üç yıldır evliyiz.Nous sommes mariés depuis trois ans.
Alain, evliliğinden mutlu değil ya da memnun.Alain n’est pas heureux ni satisfait de son mariage.
Babam benim evliliğimi asla onaylamayacak.Le père ne consentira jamais à mon mariage.
30 yıldır evliyiz.Nous sommes mariés depuis 30 ans.
Otuz yıldır evliyiz.Nous avons été mariés pendant 30 ans.
Tom evli.Tom est marié.
O zamanlarda Tom evliydi.Tom était marié à l'époque.
Ricardo ne zamandır evli?Depuis quand Ricardo est-il marié ?
Tom uzun zamandan beri evli.Tom est marié depuis longtemps.
Mary 5 yıldır evli.Marie est mariée depuis 5 ans.