Kısa süreli çok evliliğe hayır dedi.He said "no" to many short-term marital relationships.
Ama o evli. O yüzden onu eşinden ayırmam gerekecek." dedi.But she's married, so I'm going to have to get her split up from her husband."
Bu, büyük, parlak bir elmas, değil mi? - Ne zamandır evlisin?That is a big, shiny mount, isn't it?
Yaşlı kadınlarla, genç kadınlarla, evli kadınlarla, lezbiyenlerle, bekar kadınlarla konuştum.I talked to older women, younger women, married women, lesbians, single women.
Efendilerinin 15 yaşındaki evli ve çocuklu en büyük kızı.It is the master's eldest daughter, age 15, who is already a veteran of marriage and child birth.
Kariyer erteleniyordu, evlilik erteleniyordu, çocuk erteleniyor, hatta ölüm bile erteleniyordu.Work happened later, marriage happened later, kids happened later, even death happened later.
Alex'le evlilik üzerine çalışmak için en uygun zaman, daha evlenmediği zamandır." diye cevap verdi.Besides, the best time to work on Alex's marriage is before she has one."
Siz evli misiniz?Are you married?
Allah'in Evliyalarina bakmiyoruz.looking to Awliya Allah.
Şimdi hala evli değiller ve okumak, kariyer sahibi olmak istiyorlar.Now they're not married, and they want to go on to study further, to have a career.
Latin ve siyahi çocukların çoğu evli olmayan annelerden doğuyor.Most Hispanic and black children are now born to unmarried mothers.
Sol aslında evliliğin kadınlar ve çocuklar için iyi olduğunu söylemeye çok gönülsüz olmuştur.The left has been very reluctant to say that marriage is actually good for women and for children.
Aman aman, daha şimdiden evli bir çift gibi iyi anlaşmaya başladığınızı görüyorum..Aigoo, you already get along well just like a married couple.
Bir evlilik görüşmesine mi gitmiştin ?You had a marriage meeting?
Evlilik görüşmesinden sonra doğal olarak evlilik gelir.Marriage naturally follows a marriage meeting.
Çünkü ortada olası bir evlilik mevzusu var.It's because there's going to be a marriage .
Evlilik mi?Marriage?
Bir evlilik görüşmesi yapıldı.It was a marriage meeting.
Bir evlilik buluşmasına gideceğini bile bize bildirmedin.You go to a marriage meeting without even telling us.
O evlilik görüşmesine bile gitti.He even went on a marriage meeting.
Evlilik teklif ettiğini duydum.I heard he asked you to marry him.
Seni " Kayınpederim " olarak çağırmak isterdim. Evliliğinizi tebrik ederim. <i>Özür dilerim.I wanted to call you "Father-in-law." <i>Congratulations on your marriage. <i>I'm sorry.
Alınındaki bindiyi sildiler (Ç.N; evli kadınların alnındaki nokta)They wiped her bindi off her forehead.
Allah'ın kudretinin tecellilerini taşıyan kimseler Evliyalar.O who carry the manifestations of Allah's Qudrat (Omnipotence), the awliyas.
Kudret tecellisine mazhar olan Mübarekler'dir o Evliyalar.Those awliyas are the holy ones who are granted the manifestation of Qudrat.
Bunlar berbat evlilik hakkında değil... ...bunlar bezgindiren işler hakkında değil...This is not about lousy marriages, this is not about jobs that suck.
Bana, "Yooo, ben evli değilim ki." dedi.And she said, "Oh no, I'm not married."
Sevgilisine evlilik teklif eden bir arkadaşım var.I have a friend, proposed to his sweetie.
Yine de, aşk olmayan bir evlilikle ilgilenmiyorum.But, marriage based on status without any love... I have no interest in that.
İşte bu yüzden evlilik fikrinden nefret ediyorum.- So... you don't want an arranged marriage.
Karım Linda bunun 6 farklı evlilik teklifi almaya benzediği şakasını yaptı.Linda, my wife, joked that it was like having six different marriage proposals.
Bir şekilde bu adamlardan her biriyle arkadaş evliliği yapmıştım.I sort of friend-married each of these guys.
Demek istediğidim bu, sıradışı bir evlilik -- ikisini bir araya getirmek uzun zaman aldı.I mean, it's rather uncommon to have this marriage -- a long time to put those two together.
Evliliğimden 15 yaşında bir oğlum var.I have a 15-year-old son from my marriage.
Evli bir kadın olurdun.A married woman.
Saçmalamayın... evlilik söz konusu bile olamaz.Come on... marriage is out of the question!
Evlilik hiçbir şeyi değiştirmeyecek.Marriage won't change anything.
Evliliği minnetle kabul et.Marriage, accept it with grace.
Biz evliyiz, ne dersem onu yapacaksın!We're married. Boeun, do as I say!
Peki Jungwoo evli olduğunu biliyor mu?Then does Jungwoo know you're married?
- Biz evliyiz!- We're married!
Sen evlisin.You're married.
Biz evliyiz.We're married.
Bay Park Sangmin evli bir adam.Mr. Park Sangmin is a married man.
Elbette, evli olmak günah değildir.Of course, it's not a sin to be married.
Fakat işin doğrusu, siz 15 yaşında liseli bir kızla evlisiniz değil mi?But in fact you're married to a 15 year old high school girl, right?
Evli olabilir, ama o hala 15 yaşında liseli bir kız.She may be married, but she's still a 15 year old high school girl.
Ümit ederim ki bir evlilik belgesi yüzünden... ...Boeun'un okul hayatını cehenneme çevirmezsiniz.I hope you won't persecute Boeun's school life over a marriage document.
Bir çoğu gençtir, bilirsiniz, ve muhtemelen yeni evlidir.Most of them are young, you know, and probably newly-married.
Ama geçen yıl, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı eşcinsel evliliği onaylar hale geldi.And last year, the president of the United States came out in favor of gay marriage.
Muhtemelen evlilik yeminlerinden bile daha güçlü.It's probably more powerful than marriage vows.
Ve burada, Satsang'da, bazı evlilikler de yaşandı, görüyorsun, tüm hayır duamı alarak.And some marriages have taken place here in satsang, you see, with all of my blessing.
Bir adam... evli bir çift, tartışırlar.One man, he, this couple, they had an argument.
Zamanla, Ted'in evliliği oldukça huzurlu devam ederkenOver time, Ted's marriage has stayed quite happy. Bill's hasn't.
Evli erkekler, elinizi kaldırın.Married men, raise your hands
Hirata da, ikinizi evli olarak görmek istiyor.Hirata also wants to see you both get married
Evlilik cüzdanımızı alınca takacağım.I'm going to wear it once we get our marriage license.
Evlilik cüzdanı?Marriage license?
Evliliğiniz henüz resmi değil mi?So by law, you're not related specifically to him?
Gökyüzü ve toprak bizim evli olduğumuzu biliyor.The sky and land knows that we married.