evli ile cümle
evli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu evlilikten üç çocuğu olmuştur: Claude (d.This marriage also produced three children: Walter de Washington.
Çin hanedanı ile evlilik ilişkileri kurarak iyice yakınlaşmışlardır.Marriages to Chinese families were encouraged.
Evli çiftler, babalarının yanında çocuklarını sevemezler.Only divorced women have parental authority over their children.
Blake’in Catherine ile olan evliliği ölümüne kadar sürdü.Blake's marriage to Catherine was close and devoted until his death.
Yahudiler için, evlilik, etnik ve etik yaşamın güçlü temelini oluşturmuştur.Marriage was considered to be the foundation of ethnic, and ethical, life.
Tarihçi Erhan Afyoncu ise Evliya Çelebi'nin güvenilir bir kaynak olduğunu iddia eder.Shayne Breen argues that Windschuttle's claim is a calculated guess.
Ana madde: Eşcinsel evlilik Eşcinsel evliliğe şu anda 8 ülkede izin verilmektedir.The existing constitutional prohibition on same-sex marriage is a blockage in this respect.
Bu arada bu evliliğin düzmece, sahte bir evlilik olduğu suçlamalarıyla karşılaştılar.To make this they signed a fake wedding certificate.
Bu evlilik de 1991 yılında boşanma ile sona erdi.The marriage ended in divorce in 1991.
1957 - Evli Kadınların Uyrukluğu sözleşmesi imzaya açıldı.1957 Convention on the Nationality of Married Women 5.
Reşit Paşa ile evliliği bir süre sonra boşanma ile sonuçlandı.Sassoon's second marriage also ended in divorce.
[Eşitlik senin için ne ifade ediyor?] ["Evlilik"]["What does equality mean to you?"] ["Marriage"]
Eşit haklar için mücadele sadece gey evlilikleriyle ilgili değil.The fight for equal rights is not just about gay marriage.
Evli kalacağız, sanırım.We will still stay married, I think.
Flörtle evliliğin farkı da bu değil mi?You go out on a date with a guy, and he picks his nose; you don't go out on another date.
Evlisiniz ve adam ters bir şey yaptı?He has a heart of gold. Don't touch the fruitcake!
İyi, adamın birine evlilik teklifi ediliyor, yani...- Okay, so there's a guy getting proposed to so...
Bu da mı eşcinsel evlilikle ilgili?- Is it another marriage proposal?
ABD'de, yalnızca 14 eyalette eşcinsel evlilik yasal.Why would you be that mean to someone?
Şimdi niçin bazı insanların eşcinsel evliliğe karşı olduğu mevzuunu konuşalım.If you don't think about it, they sound like a perfectly normal kid.
Ancak eşcinsel çiftlere... evli insanların sahip olduğu hakları tanıyorlar.That would be so wrong.
Eşcinsel evliliğe karşı olan insanlara... ne demek istesin?But you can't. It's like you're trapped.
Benim evlilik Her bizi uzaklaştırmıştı başka.My marriage had drifted us away from each other.
"Evlilik sana yaramış" diye belirtti."Wedlock suits you," he remarked.
"Irene Adler, evli" Holmes belirtti."Irene Adler is married," remarked Holmes.
Ben bir cheeser ile evliyim, lütfen kapat!I'm married to a cheeser! Please, stop!
Biz evli miydik?So, we're married?
Evliliğimizden başka?Other than our marriage?
Evliydik, biliyorsun değil mi?We're married. You know?
O kambur evli olmayı hiç düşünmediği ve o önemsememek şaşırttı.She had never thought of the hunchback's being married and she was a trifle surprised.
Kız çocuklarının evliliği anneler için çok özeldir.The daughter's marriage is very special to the mom.
Örneğin en mutlu evliliklerde, kadın erkekten zayıf ve daha güzel görünüşlü.For instance, in the happiest marriages, the wife is thinner and better looking than the husband.
Peki evliliğinizi korumak için başka neler yapabilirsiniz?So what else can you do to safeguard your marriage?
Bu evliliğin ölüm öpücüğü ve uzak durulması gereken bir şey.It is the marriage kiss of death and something that should be avoided.
Alkol kullanmak, öyle görünüyor ki, evliliğiniz için kötü.Drinking alcohol, it seems, is bad for your marriage.
Bu derin federal kazançların ötesinde, evli insanlar daha fazla para kazanıyorlar.But beyond the profound federal perks, married people make more money.
Örneğin, evliliğimde iyi bir iş çıkardığımı söyleyebilirim.For instance, in my marriage, I'd say I'm doing okay.
Harika bir aşk hayatımız olmasa da, evliliğe doğru ilerlemiyor muyduk?I know we didn't have an extraordinary dating relationship, but weren't we going to get married?
Ama onunla evliliğe doğru giden bir ilişkimiz var.I am going to get married to him.
Çok fazla evliliğe giden ilişkiniz olmalı.You must have a lot of to get married to relationships.
Profesör Nam Jeong Woo'yla da evliliğe giden bir ilişkiniz yok muydu?Professor Nam Jung Woo. You were going to get married to him.
Üç yıldır evli, ama hala aşk mektupları takas?You've been married for three years, but you still exchange love letters?
Hayatımla ilgili bütün kararlarımı evliliğin en önemli şey olduğunu düşünerek almam bekleniyor.I'm expected to make my life choices always keeping in mind that marriage is the most important.
Evlilik güzel olabilir; keyif, sevgi ve karşılıklı destek için bir kaynak olabilir.A marriage can be a good thing; it can be a source of joy and love and mutual support.
Ama neden kızlara evliliği hedeflemelerini öğretirken, aynısını erkeklere de öğretmiyoruz?But why do we teach girls to aspire to marriage and we don't teach boys the same?
Evlilik ve ilişkilerden bahsederken kullandığımız dil bile bunu gösteriyor.Even the language we use in talking about marriage and relationships illustrates this.
Evlilikten bahsederken, bir ortaklıktan ziyade sahiplik belirten bir dil kullanıyoruz.The language of marriage is often the language of ownership rather than the language of partnership.
"Bunu evliliğimin huzuru için yaptım.""I did it for peace in my marriage."
Evliydin, değil mi?You're married, right?
Örneğin evliliği ele alalım.Take marriage for example.
Bu demek ki, her beş evlilikten ikisi mal varlıklarını bölüşmeyle son bulacaktır.That means that out of five married couples, two will end up splitting their assets.
Fakat yeni evlilere boşanma olasılıklarını sorduğunuzda, bunu yüzde sıfır olarak öngörürler.But when you ask newlyweds about their own likelihood of divorce, they estimate it at zero percent.
"İkinci evlilik, umudun deneyime karşı kazandığı zaferdir.""Remarriage is the triumph of hope over experience."
Bununla birlikte, evliysek, çocuk yapma olasılığımız daha yüksek.So if we're married, we're more likely to have kids.
Ben bu evlilige itiraz ediyorum!I object to that proposal!
Benim evlilik birbirinden uzağa sürüklendi.My marriage had drifted us away from each other.
"Evlilik size uygun," diye belirtti."Wedlock suits you," he remarked.
Ama nasıl "gizli bir evlilik var mıydı?"But how--" "Was there a secret marriage?"
Evli bir kadın, bebeği kapmak; evlenmemiş kimse onu mücevher kutusu için ulaşır.A married woman grabs at her baby; an unmarried one reaches for her jewel-box.
Holmes, "Irene Adler evli," belirtti."Irene Adler is married," remarked Holmes.