Yine biri ile evlenmek ister.Ze willen weer met elkaar trouwen.
Elizabeth aşk için evlenmek arzusundadır.Zoya wil uit liefde trouwen.
Oysa Fatma, zengin bir adamla evlenmek arzusundadır.Jewel Courage wil trouwen met een rijke man.
Bunun karşılığında kızıyla evlenmek istiyordu.In ruil zou hij met haar huwen.
Genç bir kızla evlenmek zorunda kalan yaşlı bir adamın öyküsü.De film gaat over een man die trouwt met een rijk meisje.
Evlenmek isteseler de ikisinin de ailesi bunu istemedi.Ze zouden graag met elkaar trouwen, maar hun vaders verbieden dit.
Kralın genç ve güzel kızıyla pek çok soylu kişi evlenmek istemektedir.Dan moet de jongste en liefste dochter van de koning aangewezen worden.
Tonio Marie ile evlenmek için izin ister.Tony wil graag trouwen met Anne.
Onunla evlenmek istiyorum.Ik wil met hem trouwen.
Onunla evlenmektense ölmeyi tercih ederim.Ik wil liever sterven dat met hem te trouwen.
Sana âşık oldum ve seninle evlenmek istiyorum.Ik ben verliefd op je en ik wil met je trouwen.
Susan onu Hutton ile aldatmıştır ve onunla evlenmek için Edward ile boşanmıştır.Susan zdradziła Edwarda z Huttonem Morrowem, a następnie rozwiodła się z Edwardem, aby poślubić Huttona.
Evlenmek isteseler de ikisinin de ailesi bunu istemedi.Oboje chcą się pobrać, ale jego rodzice nie akceptują tego wyboru.
Olga bir Rus'la evlenmek ve vatanında kalmak istedi.Prawdopodobnie Olga była zakochana w kuzynie, chciała również wyjść za mąż za Rosjanina i pozostać w kraju.
Gelin, evlenmek üzere olan veya yeni evlenmiş kadındır.Kiedy wraca, przywozi ze sobą swoją świeżo poślubioną żonę.
İkisi de evlenmek istemektedir.Oboje zamierzają się pobrać.
Hayattaki tek amacı aşık olduğu kız Şukufe'yle evlenmektir.W ucieczce pomaga dziewczynie zakochany Shankar.
Oysa Fatma, zengin bir adamla evlenmek arzusundadır.Chciałaby zostać idolką i poślubić bogatego mężczyznę.
Yine biri ile evlenmek ister.Ta zgadza się wyjść za niego ponownie.
Yeniden evlenmek isterler ve hülleye başvururlar.Decydują się popłynąć tam i porwać dla siebie narzeczonych.
Gaston onu evlenmek kabul ederse ona yardım etmek sunuyor, ama hâlâ reddediyor.Gaston erbjuder sig att hjälpa henne om hon går med på att gifta sig med honom, men hon vägrar fortfarande.
Yine biri ile evlenmek ister.Han gifter sig sedan med en annan.
Oysa Fatma, zengin bir adamla evlenmek arzusundadır.Eadie är fast besluten att gifta sig rikt.
Elizabeth aşk için evlenmek arzusundadır.Men Lalita vill gifta sig av kärlek.
Bunun karşılığında kızıyla evlenmek istiyordu.Han planerade även att gifta sig med henne, mot hennes vilja.
Almanya’daki mutsuz evliliğinden henüz kurtulmuş olan Ahmad, İranlı bir kadınla evlenmek istemektedir.Anwar förlorar oskulden med en gift ryska.
Onun yazgısında babasını öldürüp annesiyle evlenmek vardır.Det spås av oraklet att han skall döda sin far och gifta sig med sin mor.
Asker, Gülçehre'ye onunla evlenmek istediğini söyler.Hon krävde att Gilgamesh skulle gifta sig med henne.
Yeniden evlenmek isterler ve hülleye başvururlar.Він навіть хотів одружитися знову та обзавестися дітьми.
Boşananların çoğu, genellikle kendileri gibi boşanmış kişilerle yeniden evlenmektedirler.Зазвичай вдівці можуть одружитись вдруге, як і окремі розлучені.
En büyük hayali evlenmektir.Одружений, дружина Надія Максименко.
Kız kaçırmak, bir erkeğin evlenmek istediği kadını kaçırmasıdır.Аби одружитися із дівчиною, її необхідно було викрасти, що і робили чоловіки.
Onun yazgısında babasını öldürüp annesiyle evlenmek vardır.Нарешті він довідався, що сам убив батька, а одружився з матір'ю.
Yine biri ile evlenmek ister.Їй знову захотілося заміж.
Oysa Fatma, zengin bir adamla evlenmek arzusundadır.Олександра щасливо вийшла заміж за заможного чоловіка.
Bir çiftçi olan Mengotto onunla evlenmek için genç kıza kur yapmaktadır.Поступово Максимілліан так зацікавлюється молодою дівчиною, що одружується з нею.
Osman sevdiği kızla evlenmek isteyen saf bir figürandır.Існує легенда про те, як Осман одружився.
Tom Mary ile evlenmek istiyordu.Том хотів одружитися з Мері.
Yeniden evlenmek isterler ve hülleye başvururlar.Měla bych jít a vzít si toho sirotka.
Sebastian hayal kırıklığına uğrar ve Veronica ile evlenmekten vazgeçer.Michal ho donutí, aby se s Veronikou oženil.
Semih, Betül ile evlenmekte ısrarlıdır.Čert jí slíbí, že se po vinobraní vezmou.
Olga bir Rus'la evlenmek ve vatanında kalmak istedi.Olga voia să se căsătorească cu un rus și să rămână în țara ei.
Gelin, evlenmek üzere olan veya yeni evlenmiş kadındır.O mireasă este o femeie care urmează curând să se căsătorească sau care s-a căsătorit recent.
"Türkiye'den evlenmek şart mı?".Va trebui să ne căsătorim."
2009 yılı Haziran ayında, Antonescu partiden Adina Vălean ile tekrar evlenmek istediğini açıkladı.În iunie 2009, Antonescu a anunțat că se va căsători cu colega lui de partid, Adina Vălean.
Genç bir kızla evlenmek zorunda kalan yaşlı bir adamın öyküsü.Povestea se centrează asupra vieții unei tinere căsătorite cu un doctor.
Yine biri ile evlenmek ister.Ea refuză să se mărite din nou cu un om sărac.
Bay Collins kısa bir süre sonra Elizabeth’le evlenmek istediğini belirtecektir.A doua zi domnul Collins cere să vorbească singur cu Elizabeth și o cere în căsătorie.
Evlenmek istiyorum.Vreau să mă căsătoresc.
Tom evlenmek istemediğini çok açıkça ifade etti.Tom a declarat foarte clar, că nu a vrut să se căsătorească.
Onun yazgısında babasını öldürüp annesiyle evlenmek vardır.Megjósolták neki, hogy meg fogja ölni apját, és saját anyját veszi majd feleségül.
Yine biri ile evlenmek ister.Tervezték, hogy ismét összeházasodnak.
Elizabeth aşk için evlenmek arzusundadır.Robert szerelmével akar élni.
Genç bir kızla evlenmek zorunda kalan yaşlı bir adamın öyküsü.A férj az a férfi, aki valamely nővel érvényes házasságot kötött.
Rachel son anda nişanlısıyla evlenmek istemediğini fark edip gizlice düğününden kaçmıştır.Rachel selittää, että on juuri karannut häistään.
En çok istediği şey John'la evlenmektir.Asiaa hankaloittaa vain se, että Juan on naimisissa.
Yeniden evlenmek isterler ve hülleye başvururlar.He riitelevät ja menevät tapaamaan avioliittoneuvojaa.
Yine biri ile evlenmek ister.Tyttö on kuitenkin menossa naimisiin toisen miehen kanssa.
O onunla evlenmek için söz verdi.Hän lupasi mennä naimisiin hänen kanssaan.
O bir milyonerle evlenmek istiyor.Hän haluaa naida miljonäärin.