Ben sadece evlenmek istedim.Solo quería casarme.
Ben de evlenmek istiyorum, anne.Yo también quiero casarme, madre.
Bu sebeple Charles, Şubat 875'te Adelaide ile evlenmek zorunda kaldı.Logrado esto, Carlos casó a su hijo con Adelaida en febrero de 875.
Lâkin Helena (Hafsa Hatun)'na aşık olmustur ve onunla evlenmek istemiştir.Elena se enamora de él pero quiere casarse.
Lavinia bir daha görüşemeyeceklerini çünkü evlenmek üzere olduğunu söyleyip gider.Valentina le dijo que se volverían a ver, y se casarían.
Semih, Betül ile evlenmekte ısrarlıdır.Los demás brindan con ponche por el matrimonio.
Yeniden evlenmek isterler ve hülleye başvururlar.Podían casarse de nuevo si enviudaban.
Oysa Fatma, zengin bir adamla evlenmek arzusundadır.Está empeñada en que Tsukushi se case con un hombre rico.
İskoçya Kralı'nın kızıı olan Ginevra Ariodante ile evlenmek uzere nisanlaidir.Ginevra, hija del Rey de Escocia, es prometida en matrimonio a Ariodante.
Fırat'ın üzerine düşen de Zilan'la evlenmektir.Pero el problema es que yo me casé con Celia...
Genç bir kızla evlenmek zorunda kalan yaşlı bir adamın öyküsü.Narra una historia de amor entre un hombre casado con una muchacha de un pequeño pueblo.
Elizabeth aşk için evlenmek arzusundadır.Roberta se enamora de él.
O, kızımla evlenmek istiyor.Vuole sposare mia figlia.
Onun gibi biriyle evlenmek isterim.Vorrei sposare qualcuno come lei.
Olga bir Rus'la evlenmek ve vatanında kalmak istedi.Ol'ga però avrebbe preferito sposarsi con un russo e rimanere nel proprio Paese.
Ne var ki Tracy terbiyeli bir centilmen olan George Kittredge ile evlenmek üzeredir.Tracy, comunque, sta per risposarsi con George Kittredge, un ricco uomo d'affari che si è fatto da sé.
Televizyonda evlenmek kolay peki ya sonrası?L'esordio in televisione è di poco successivo.
Bir gün komşularından birini ziyaret eder ve üç kızından biriyle evlenmek istediğini bildirir.Una notte un uomo va a visitare la sua ex moglie e scopre che intende sposare un suo vecchio amico.
Halime Sultan ile evlenmek ister.Tony vorrebbe sposare Hilde.
Bir evlatlığın hanımıyla evlenmek, geleneğe göre babaya yasaktı.La partecipazione della madre nell'atto di dare una figlia in matrimonio non era usualmente praticata.
O sırada hapishanede Glenn, Maggie ile evlenmek için Hershel'in iznini ister ve Hershel bunu kabul eder.Nell'episodio L'inganno, Glenn chiede a Hershel il permesso di sposare Maggie, e l'uomo acconsente.
İsrail'de, Yahudiliğe sonradan geçip de evlenmek isteyenler halaha kurallarına tabi tutulur.Ai convertiti che vogliono sposarsi in Israele vengono applicate le regole halachiche ortodosse.
Onunla evlenmektense ölmeyi tercih ederim.Я лучше умру, чем выйду за него замуж.
Bir boz ayı ile mi evlenmek istiyorsunuz?Вы хотите выйти замуж за бурого медведя?
Hangi yaşta evlenmek istiyorsunuz?В каком возрасте ты хочешь жениться ?
Evlenmek istediğini ne zaman Tom'a söyleyeceksin?Когда ты скажешь Тому, что хочешь жениться?
Bu sebeple Charles, Şubat 875'te Adelaide ile evlenmek zorunda kaldı.Достигнув этого, Карл женил своего сына на Аделаиде в феврале 875 года.
Televizyonda evlenmek kolay peki ya sonrası?Пара поженилась и на телешоу, и в действительности.
Genç bir kızla evlenmek zorunda kalan yaşlı bir adamın öyküsü.Изнеженный мужчина хочет жениться на девушке.
Gelin, evlenmek üzere olan veya yeni evlenmiş kadındır.Замужняя женщина — находящаяся замужем или находящаяся в замужестве.
Gaston onu evlenmek kabul ederse ona yardım etmek sunuyor, ama hâlâ reddediyor.Гэйвин предлагает своей возлюбленной выйти за него замуж, но она отказывается.
Bunun karşılığında kızıyla evlenmek istiyordu.Он во что бы то ни стало хочет жениться на ней.
Evlenmek arzusu Kehanetin aldatılması!Церковный брак — освящённый церковью брак.
Osman sevdiği kızla evlenmek isteyen saf bir figürandır.Существует легенда о том, как Осман женился.
Saray halkı ve hükümet için yeni kralın onunla evlenmek istediği açık hale geliyordu.واتضح الأمر بعدها للمحكمة والدوائر الحكومية أن الملك الجديد سيتزوجها.
28 Temmuz 2010 tarihinde erişilmiştir. ^ Evlenmek için Bush'u bekledi Sabah.نسخة محفوظة 16 ديسمبر 2012 على موقع واي باك مشين. ^ Evlenmek için Bush'u bekledi Sabah.
Yine biri ile evlenmek ister.تريد الزواج من جديد.
Ancak, Cankız, her defasında mızıkçılık yapıp Keloğlan’la evlenmekten kurtulmuştur.زوجتي القطقوطة؟ كانت منيتي طوال حياتي أن أتزوج من سمراء".
Haziran 551'de Prenses Chang'le ile evlenmek suretiyle Batı Vey hanedanı ile akrabalık kurdu.وفي عام 551، طلب بومين الزواج من أميرة غرب وي.
Sana aşığım ve seninle evlenmek istiyorum.أحبك و أريد أن أتزوجك.
Seni seviyorum ve seninle evlenmek istiyorum.أحبك و أريد أن أتزوجك.
Onunla evlenmek istiyorum.أريد أن أتزوج منها.
Elisa Aminta ile evlenmek için kendi babasından izin almıştır.Elisa obtém permissão do pai dela se casar com Aminta.
Tamiri Aminta ile evlenmek istememektedir.Tamiri não quer se casar com Aminta.
Bu sebeple Charles, Şubat 875'te Adelaide ile evlenmek zorunda kaldı.Assim, Luís e Adelaide se casaram em fevereiro de 875.
Olga bir Rus'la evlenmek ve vatanında kalmak istedi.A própria Olga desejava se casar com um russo e dessa forma permanecer em seu país.
Hikâye, Derek ile evlenmek üzere olan bir kadın, Susan Murphy'nin etrafında döner.A história gira em torno de Susan Murphy, uma mulher que está prestes a se casar com Derek.
Evlenmek isteseler de ikisinin de ailesi bunu istemedi.Eles queriam se casar, entretanto ambas as famílias não eram a favor.
"Türkiye'den evlenmek şart mı?".«Quem Casa Com Maria?».
Gaston onu evlenmek kabul ederse ona yardım etmek sunuyor, ama hâlâ reddediyor.Gaston lhe diz que a única maneira de salvar seu pai é casar com ele, mas ela recusa.
Elizabeth aşk için evlenmek arzusundadır.Ele pede a mão de Elizabeth em casamento.
Çünkü tahtın sahibi olmak için Jaffar, kahramanımızın aşık olduğu Prenses ile evlenmek ister.Para que tal feitiçaria se desfaça, Jaffar diz que é preciso que a princesa case com ele.
Kızıyla evlenmek isteyenleri bazı şartlar bekliyormuş.Ocasião em que participavam as mulheres que queriam se casar.
Demetrius - Hermia'nın aşığı, onunla evlenmek isteyen genç Jean Muir ...Demétrio, apaixonado por Hérmia; Jean Muir ....
Genç bir kızla evlenmek zorunda kalan yaşlı bir adamın öyküsü.A canção fala a respeito de uma jovem garota que envolve-se com um homem casado.
O, kızımla evlenmek istiyor.Ele quer se casar com a minha filha.
Tom benle evlenmek istediğini söyledi.Tom disse que quer casar comigo.
Fadil, Layla'yla evlenmek için söz verdi.Fadil prometeu casar-se com Layla.
Televizyonda evlenmek kolay peki ya sonrası?Hierna trouwden zij live op televisie.
Claudiyo evlenmek istediğini çok açıkça belirtmesine rağmen Angelo onu idama mahkûm eder.Hoewel hij bereid is om met haar te trouwen, veroordeelt Angelo hem ter dood.