Çift 1978'de boşandı, ve Margaret bir daha evlenmedi.Развеждат се през 1978 г., а тя не жени повторно.
Evlenmek üzere olan, babası da meşhur bir psikiyatrist olan psikiyatrist.Оженва се за Одет Може, която също е психоаналитик.
Hem evli hem de evlenmemiş kadınlar giyebilir.Това не важи за неомъжените жени.
1185'te II. İsaakios yeniden evlenmeden ya ölmüştür ya da boşanmışlardır.Тяхното трето дете се ражда през 1182/1183 и тя умира или се развежда с него, тъй като той се жени повторно.
Evlenme ve boşanma işleri yalınlaştırıldı.Каквато и да е била причината, преговорите по брака са прекъснати.
Bu sırada büyücü Rothbart çıkagelir ve prense kızıyla evlenmek için ettiği yemini hatırlatır.Ротбарт се появява и настоява принцът да изпълни обещанието си и да се ожени за Одилия.
Hiçbir zaman evlenmemiş ve kadınlarla arasını hep soğuk tutmuştur.Никога не се жени и няма успех сред жените.
Kız ile evlenmeye karar verirler.Той решава да се ожени за нея.
Evlenme akdi ancak müstakbel eşlerin serbest ve tam rızasıyla yapılır."Право да избират се дава само на жените майки със законен брак.
Buna rağmen Eduige onunla evlenme tarihini devamlı ileriye atmiştır.Постепенно бракът им навлиза в критична фаза.
Evlenme kontratının imzalanmak için herkes içeriye gider.Всички жители са длъжни да встъпят в брак.
Çünkü genç kraliçe henüz evlenmemiş ve çocuksuzdu.Среща смъртта съвсем млад и още неженен.
Hiç evlenmedi, fakat 1960larda bir kız çocuğu evlat edindi.В началото на 1960-те сключва брак, а през 1965 г. му се ражда дъщеря.
Oysa Fatma, zengin bir adamla evlenmek arzusundadır.Джулиъс предлага брак на Тапънс, която винаги е искала да се омъжи за богат мъж.
Evlenmek istediler, ama hem Leigh'ın kocası hem de Olivier'in karısı boşanmayı reddetti.Htjeli su se vjenčati, ali i Leighin muž i Olivierova supruga, Jill Esmond, se isprva nisu htjeli razvesti.
Konstantinos ölüm döşeğinde iken, tekrar evlenmeyeceğine dair yemin etmiştir.Nakon njegove smrti Eleonora se zaklela da se više neće udavati.
Mark, Marnie'yi kendisi ile evlenmeye mecbur eder ve balayına giderler.Patsy i Levet se vjenčaju i odlaze na medeni mjesec.
Bir dedikoduya göre bir iş adamı ile tanışmış, onunla evlenmeyi planlamaktadır.Ona ga upita kako mu se može sviđati osoba koja bi spavala s oženjenim muškarcem.
Elizabeth aşk için evlenmek arzusundadır.Juana se boji ljubavi.
Aile bireylerinin talimatları ile onu evlenmeye ikna etmeye çalışır.Upozna se sa zaručnikovom obitelji i pokuša je odgovoriti od braka.
Benedick ve Beatrice'de evlenmeye karar verirler ve iki çift evlenir.Benedetto i Beatrice objavljuju da će se vjenčati skupa s njima.
Bu sırada büyücü Rothbart çıkagelir ve prense kızıyla evlenmek için ettiği yemini hatırlatır.Tada dolazi zli Rothbart i bori se s princom.
Tony eğer ayrılmak istiyorsa önce kendisiyle evlenmek zorunda olduğunu belirtir.Promjenit će se ako se prije toga ona uda za njega.
Bu evlenme tüm "Yüksek Konsey (Haute Court)" üyelerine bir sürpriz oldu.Svi se izjasnili kao pripadnici "Hrvatskog oslobodilačkog pokreta" (HOP).
Anne ve babası evlenmemiş gençlerdi.Njegovi roditelji nisu bili formalno vjenčani.
Fakat Aleksios'un annesi bu evlenmeye karşı çıkmıştır.Navodno su se i Elizabetina majka i baka protivile ovom vjenčanju.
Ölümünden sonra amcasından gelen baskılara rağmen bir daha asla evlenmedi.Kao što joj je i obećao prije smrti, nikada se nije ponovno oženio.
Bir daha evlenmedi.Nakon toga nije se ponovno udavala.
İkisi de evlenmediler.Nisu se vjenčali.
Philetairos hiç evlenmemiştir ve çocuğu yoktur.Olson nije oženjen i nema djece.
Ama kızkardeşi daha evlenmeden ölünce Mihail Konstantinopolis'e geri dönüp eğitimine devam etmiştir.Nakon sestrine smrti, Mihael se vratio u Carigrad kako bi nastavio obrazovanje.
Hiç Evlenmemiştir.Nikad se nisu vjenčali.
Şu anda erkek çocuğu yoktur ve 1996'da boşanmasının ardından hiç evlenmemiştir.Andrew trenutačno nema muških nasljednika te je (od svojega razvoda iz 1996.) neoženjen.
Claudius bir daha evlenmeyen annesi tarafından büyütüldü.Claudius bol preto vychovaný len jeho matkou, ktorá sa už nikdy znovu nevydala.
Babalarının evlenmelerini hiç istemediler.Jeho rodičia neboli nikdy zosobášení.
Şafak Vakti’nin ana teması Bella ve Edward’ın evlenmeleridir.V Úsvite majú Edward a Bella svadbu.
Aynı gece hem Mike hem de David Phoebe'ye evlenme teklif eder ama Phoebe'i Mike'ı seçer.Keď ju však obidvaja požiadali o ruku, Phoebe si vybrala Mikea.
Bu sırada büyücü Rothbart çıkagelir ve prense kızıyla evlenmek için ettiği yemini hatırlatır.V tom sa tam objaví Rothbart a princovi pripomína sľub, ktorý dal Odílii.
Anderson hiç evlenmedi.Anderson bol ženatý.
İki genç birbirine aşık olmuşlar ve evlenmeye karar vermişlerdir.Sú to veľmi mladí ľudia, ktorí sa do seba zaľúbili a sú rozhodnutí spečatiť svoj vzťah manželstvom.
Küçük kızı Bianca görgülü ve kibar biridir, pek çok erkek onunla evlenmek istemektedir.Portia, krásna, mladá a vzdelaná žena, očakáva mužov, ktorí ju požiadajú o ruku.
Kendisi de, kızkardeşi de evlenmediler ve aileleriyle birlikte yaşadılar.Pritom nechodila sama, ale brala so sebou i svoje deti.
Evlenme aşamasına kadar gelip ayrılmışlardır.Ešte predtým než odíde, sa zoberú.
Yazarın evlenmek üzere olduğunu çoktan haber almıştır bile.Lilly si všimne, že sa už zasnúbili.
Bu sıralar evlenmeyi düşünüyordu.Časom by sa chcel oženiť.
Bu kanunname, insanların kız kardeşleriyle evlenmesini yasaklamıştır.Preto zakázal svojim vojakom uzatvárať manželstvá.
Hiç evlenmemişti.To bol dôvod, prečo sa nikdy nevydala.
İki çocuğu da evlenmemiş, yetişkinliğe erişebilen çocuğu olmamıştır.Napriek týmto dvom sobášom nemala jej sestra žiadne deti, ktoré by prežili do dospelosti.
Bir evlatlığın hanımıyla evlenmek, geleneğe göre babaya yasaktı.Tiež sobáš uzatvárali v mene dievčaťa zvyčajne jej rodičia.
16 yaşında ve henüz evlenmemişti.Imel je šestnajst let in bil neporočen.
Lou Salomé'ye yaptığı evlilik teklifine rağmen hiç evlenmedi.Romantično življenje Kljub zaroki z Lou Salomé, se Nietzsche ni nikoli poročil.
Konstantinos ölüm döşeğinde iken, tekrar evlenmeyeceğine dair yemin etmiştir.Evdokija je na Konstantinovi smrtni postelji prisegla, da se ne bo več poročila.
Onunla evlenmeye karar verir fakat nişan yüzüğünü almanın bir yolunu bulması gerekir.Odločil se je, da se bo poročil in za nevesto si je izbral Primoževo Reziko.
Jolie, Jenny Shimizu hakkında şöyle konuştu: "Eğer kocamla evlenmeseydim muhtemelen Jenny ile evlenirdim.Kasneje je povedala: »Če se ne bi poročila s svojim možem, bi se po vsej verjetnosti poročila z Jenny.
Anderson hiç evlenmedi.Kant se ni nikoli poročil.
1849’da John Taylor’un ölümünden sonra, Taylor ve Mill, 1851'e kadar evlenmek için bekledi.Po smrti Johna Taylorja (1849), sta Mill in Harriet počakala še dve leti, nato pa sta se leta 1851 poročila.
Hiç evlenmedi ama günlüğü gösteriyor ki bazı ilişkileri vardı.Kästner se nikoli ni poročil, a je imel deloma dolgoletne zveze in afere.
Evlenmelerinden 12 yıl sonra 1592'de Çariçe İrina gebe kaldı ve bir kız çocuğuna doğum yaptı.Leta 1592 je carica Irina rodila deklico.
Kişilerin genç yaşta evlenmelerinde sorun görülmezken yüksek yaş farkına karşı çıkılmaktaydı.Bil je v takšnih letih, da bi bila sramota, da ne bi bil poročen.
Evlenme ve Boşanma.Strinjata se z ločitvijo.