(Aklî dengesi yerinde olmayan birinin evlenmesi gibi.)(この時点では未だ明智と結婚していない)。
"Türkiye'den evlenmek şart mı?".スウェーデンで発表した小説に『Kenya, Will You Marry Me?
Evlenmenin sona ermesi ile sıhrî hısımlık sona ermez.「1つの結婚が終わったあと再出発するのは難しい。
Kralın genç ve güzel kızıyla pek çok soylu kişi evlenmek istemektedir.オランダ ある美しい少女に3人の騎士が求婚をした。
Hiç evlenmedi, yalnız yaşadı.結婚はしておらず、生涯独身であった。
Evlenme kontratının imzalanmak için herkes içeriye gider.結婚を機に引退。
Anna, üniversite tarafından reddedilmiş, kız arkadaşı kendisinden ayrılmış ve kız kardeşi evlenmek üzeredir.大学をやめ、彼女とも別れた挙句、姉まで結婚するという事態に見舞われたアナ。
Bu gezi Simran'ın bir yabancıyla evlenmeden önce Avrupa’yı görmek için son şansıdır.シムランは父に結婚前の最後のわがままとして1ヵ月間のヨーロッパ旅行に行かせてもらう。
Tonio Marie ile evlenmek için izin ister.カリントンは倅リチャードと結婚させたがっている。
Hem evli hem de evlenmemiş kadınlar giyebilir.また、既婚者・独身者どちらでも着用してかまわない。
Kraliçe, 30'lu yaşlarına gelmiş ama hala evlenmemiştir.30歳になろうかという年だが妻は娶っていない。
Ekber Bilal`in evlenmesini ister. ^mellow amber 魔法の言葉 〜Would you marry me?
İkili evlenmeye karar verirler.二代に求婚する。
Çünkü genç kraliçe henüz evlenmemiş ve çocuksuzdu.エリザベス女王は生涯結婚しなかったため、子供もなかった。
Burada bir subayla evlenmeyi istiyordu.妻との間には一女おり、空軍将校と結婚した。
Evlenmeden önceki soyadı Kataoka (片岡)dır.結婚前の旧姓は「片岡」。
Evlenme ve Boşanma.失職して離婚。
30 yaşından büyüktür ve hala evlenmemiştir.30歳を超えているが未婚。
İlk evlenme yaşı, bir yıl içinde ilk kez evlenen bireylerin ortalama yaşını ifade eder.最初の子どもが生まれるのは結婚して三年というのが平均的だった。
Yine biri ile evlenmek ister.そして、別の女性と再婚する。
21:13 Bir Kohen boşanmış bir kadınla evlenmemeli Lev.PM1:00〜1:59 結婚を控えたある女性の話。
Ama onca şeyden sonra Fırat'la evlenmeyi başarmıştır.その後は色々あって容子と結婚。
Hiç evlenmedi ama günlüğü gösteriyor ki bazı ilişkileri vardı.未婚だが、何度か交際を報道されたことはある。
Daha sonra Yahudiler ile evlenme yasağı getiren "Üçüncü Yahudi Kanunu" kabul edildi.また1941年8月にはユダヤ人との結婚や性交渉を禁止する法律「第3のユダヤ人法」が出されている。
Sevgililer gününde Vickie'e evlenme teklifi eder.毎日、愛するヴィットリアと結婚する夢を見る。
Kız ile evlenmeye karar verirler.「私は彼女と結婚したい。
Bu arada geçmişte ne olmuşsa olsun Kont Robinson ve Elisetta evlenmeye karar verdiklerini de açıklarlar.2人の結婚が明らかになり、ロビンソン伯爵はついにカロリーナを諦めてエリゼッタと結婚することを約束する。
26 Şubat 1995. s. 6. ^ "'Bir daha evlenmem'".結婚翌日12月26日の『いっぷく!
Cibo Papaz olmadan önceki bu dönemde birkaç kadınla evlenmeden ilişkiler kurdu.この他、大桃との結婚前にも一般女性との結婚歴がある。
70'te kendisiyle evlenmesi için Domitia Longina'yı boşanmaya zorladı.70年にドミティア・ロンギナとルキウス・アエリウス・ラミアを強制的に離婚させ、ドミティアと結婚した。
Fakat ikinci sezonda Şukûfe'nin evlenmesiyle aralarındaki rekabet biter.夏樹の結婚式が終わったらきちんと別れようとするが……。
O dönemde Kral VIII. Henry, mevcut eşi Catherine d’Aragon'dan boşanıp Anne Boleyn ile evlenmek istedi.イングランド王ヘンリー8世がキャサリン・オブ・アラゴンと離婚、アン・ブーリンと再婚。
Buna sebep de, annesinin Avrupa'ya gitmemesini ve evlenmesini istemesidir.ママは日本へ嫁に行っちゃダメというけれど。
İason karaya varır varmaz, kralın kızıyla evlenmeye razı olur.オイラトが帰順した際には、その一首長に娘を娶わせている。
Yazarın evlenmek üzere olduğunu çoktan haber almıştır bile.この際、結婚準備中であることが伝えられた。
Buna rağmen kral Wallis'le evlenme konusunda kararlıydı.その頃、シルバー・キングと結婚。
Hiç bir nedenle, onlar evlenmedi.理由はなんにせよ彼らは結婚しなかった。
Olga bir Rus'la evlenmek ve vatanında kalmak istedi.而奥尔加希望嫁给一名俄国籍人并留在俄罗斯帝国。
Evlenmek istediler, ama hem Leigh'ın kocası hem de Olivier'in karısı boşanmayı reddetti.他们想要结婚,但是费雯·丽的丈夫和奥利维尔的妻子都拒绝离婚。
Quineylerin üç çocuğu vardı, bunların hepsi evlenmeden öldü.基内尔一家有三个孩子,都在没有结婚前就去世了。
Yine biri ile evlenmek ister.後來和別人再婚。
İlk evlenme yaşı, bir yıl içinde ilk kez evlenen bireylerin ortalama yaşını ifade eder.初婚年齡(英文:first marriage age)指某一特定期間內初次結婚之新郎新娘的平均年齡。
Brett eşinin ölümünden derinden etkilendi ve bir daha evlenmedi.威尔逊的死使布雷特备受打击,之后没有再娶。
İkisi de evlenmediler.两人并未结婚。
Muazzez ise Yusuf’u sevdiği için Ali ile evlenmeye yanaşmaz.惟尹天照不喜歡神道教,反而喜歡信奉基督教。
Evlenme, sevgili bulma şansı.夔有雅望,令主婚。
Fakat Aleksios'un annesi bu evlenmeye karşı çıkmıştır.亚历山大父母不赞同这桩婚事。
Bir daha evlenmedi.他没有再婚。
Evlenme çağına gelen kadınlar, içinde bulundukları yörenin gelenek ve inançlarına göre gelin olurlar.嫁給穆斯林的婦女可以轉信伊斯蘭教,否則如果她們的宗教信仰和習俗要得到認可就要為此而繳稅。
Hem evli hem de evlenmemiş kadınlar giyebilir.未婚女性也可以着用。
Charlotte, evlenmesinden sonra Rus Ortodoksluğuna geçti ve Rus adını Alexandra Feodorovna aldı.这也是一桩政治联姻,夏洛特婚后即改信东正教,改俄罗斯名亚历山德拉·费奥多罗芙娜。
Daha sonra Yahudiler ile evlenme yasağı getiren "Üçüncü Yahudi Kanunu" kabul edildi.另外,1941年8月,制訂了禁止與猶太人結婚和性交渉的法律「第三猶太人法」。
Diğer bütün durumlarda, çiftin İspanya topraklarında evlenmesi gerekmektedir.)在所有其他的情況下,同性婚姻必須在西班牙領土內註冊。
Chandler Monica'ya evlenme teklifi eder.冯·马维茨甚至向她求婚。
Babası istemeye istemeye çiftin evlenmesine izin verdi.你父親肯定將妳改嫁。
Wollstonecraft'ı korumak amacıyla Imlay, evlenmemiş olmalarına rağmen 1793'te onu karısı olarak kaydettirdi.1793年,为了保护沃斯通克拉夫特,尽管他们并没有结婚,伊姆利仍在大使馆将她注册为了他的妻子。
Bayram Paşa ölünce bir daha evlenmemiştir.佩德羅一世至死時也沒有再結婚。
Günah çıkarılmaz, evlenme yasağı yoktur.例如,未经允许不得嫁娶。
Bu (cariye ile evlenme izni), içinizden günaha düşmekten korkanlar içindir.要敬畏安拉!安拉彻知你们的一切行为。
Bingley ve Darcy Netherfield’a döndüğü zaman, Jane Bingley’nin evlenme teklifini kabul eder.彬格莱和达西一起回到了尼日斐花园,珍妮接受了彬格莱的求婚。