Ana içeriğe geç
Sözlük

evlenme ile cümle

evlenme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ayrıca evlenme/eşleşmeler de bu aşamadan sonra gösterilemez.Meski begitu, pernikahan ini pada akhirnya tidak dilangsungkan.
1105 – 1175'ten önce), evlenme (yak.1095 – setelah 1118); menikah skt.
Evlendikten sonra, Meryem'in evlenmeden önce hamile kaldığını öğrendi.Ketika Maria menjadi hamil, pernikahan itu jadi ketahuan.
Bu ikili, Olivia ve Elizabeth Norris adlı iki kardeşle evlenmeseydi, belki de hiç tanışmayacaktı.Keduanya menjadi ipar ketika menikah dengan kakak beradik Olivia dan Elizabeth Norris.
Kadının hamile olmadığının ispatı ya da boşandığı eşiyle tekrar evlenmesi halinde bu süre şartı aranamaz.Untuk mengetahui adanya kehamilan atau tidak pada istri yang diceraikan.
Eşi 1916'nın Nisan ayında öldü ama Sabine bir daha evlenmedi.Suaminya meninggal di dalam Perang Poitiers pada tahun 1356, dan Isabella tidak pernah menikah lagi.
Bunu öğrenen Elizabeth kiliseden kaçarcasına çıkar, Darcy Elizabeth'i takip eder ve ona evlenme teklif eder.Bingung, Elizabeth berlari keluar, namun Mr. Darcy memilih untuk mengejarnya dan mengusulkan pernikahan.
Bir daha evlenmedi.Ia tidak pernah menikah lagi.
Eşinin ölümünden sonra, Abide bir daha evlenmedi.Setelah suaminya meninggal, ia tidak pernah menikah lagi.
Bu belgede ayrıca kadının istediği kişiyle evlenme hakkı olduğu belirtilir.Di samping itu juga ada penjelasan tentang hak-hak suami yang harus dipenuhi oleh istrinya.
Ekber Bilal`in evlenmesini ister. ^"Sultan HB X akan nikahkan putrinya".
Edda Göring hayatı boyunca evlenmemiştir.Hanff tidak pernah menikah seumur hidupnya.
Arafat evlenmeden önce elli Filistinli savaş yetimini evlat edindi.Sebelum menikah, Arafat telah mengadopsi sekitar lima puluh anak yatim Palestina.
Kendisine evlenme teklif etti ancak net bir dille reddedildi.Malo seharusnya menikahinya, tapi dia menolak.
Serpina doktorla evlenmeye kesinlikle kararlıdır.Meher secara paksa menikahi Kartik.
Hiç evlenmedi ama günlüğü gösteriyor ki bazı ilişkileri vardı.Suaminya tidak pernah disebut, tetapi tentang itu ada beberapa penjelasan.
30 yaşından büyüktür ve hala evlenmemiştir.Cukup luar biasa, adipati yang berusia lebih dari tiga puluh tahun masih belum menikah.
Yüz elli bin çiftin, 2006 yılında Shanghai'da evlenmesi bekleniyor.Seratus lima puluh ribu pasangan ingin menikah di Shanghai pada tahun 2006.
Olga bir Rus'la evlenmek ve vatanında kalmak istedi.Chính Olga lại muốn cưới một người Nga và muốn ở lại đất nước của mình.
Claudius bir daha evlenmeyen annesi tarafından büyütüldü.Claudius sau đó đã được nuôi nấng bởi mẹ của mình, người không bao giờ tái hôn.
16 yaşında ve henüz evlenmemişti.Ông mới có mười sáu tuổi và chưa lập gia đình.
48 yılında Messalina ölünce, Claudius dördüncü defa evlenmeye karar verdi.Năm 48, sau khi Messalina qua đời, Claudius tính đến chuyện kết hôn lần thứ tư.
Leibniz hiç evlenmedi.Leibniz không bao giờ lập gia đình.
Micaela utanmıştır ve ayrılmaya hazırlanırken Don Jose onunla evlenmeye hemen hazır olduğunu bildirir.Micaëla bối rối và đi ra, nhưng Don José tuyên bố rằng anh sẽ cưới cô.
Diğer bütün durumlarda, çiftin İspanya topraklarında evlenmesi gerekmektedir.Trong mọi trường hợp khác, hai người đăng ký phải thực hiện trên lãnh thổ Tây Ban Nha.
Kız ile evlenmeye karar verirler.Nó đã chọn cưới cô gái.
Fakat Asker, seçimini kendisi yapıp beğendiği bir kızla evlenmek istemektedir.Nhưng nàng nói rằng con cái có quyền muốn kết hôn khi nào và với ai tùy thích.
Babalarının evlenmelerini hiç istemediler.Cha mẹ cô không đi đến hôn nhân.
Philetairos hiç evlenmemiştir ve çocuğu yoktur.Epicurus không bao giờ kết hôn và không có con.
Claudius, Messalina ile evlenmeden önce iki evlilik yapmıştı.Claudius đã cưới hai người trước khi cưới Valeria Messalina.
Genç bir kızla evlenmek zorunda kalan yaşlı bir adamın öyküsü.Nó biến thành một chàng trai trẻ để cưới một cô gái xinh đẹp.
Ama kızkardeşi daha evlenmeden ölünce Mihail Konstantinopolis'e geri dönüp eğitimine devam etmiştir.Khi cô chị gái qua đời, ông quyết định bỏ việc và trở về Constantinopolis tiếp tục theo đuổi việc học hành.
Sezar ve Kleopatra hiç evlenmediler zira Roma kanunlarına göre bunu yapmaları mümkün değildi.Caesar và Cleopatra không bao giờ cưới nhau.
Hope'a evlenme teklif eder.Ông năn nỉ xin được cầu hôn nàng.
Koirala evlenmemiş ve sıradan bir hayat yaşadığı bilinir.Clairaut không lập gia đình, và được biết đến với một cuộc sống xã hội tích cực.
Ölümünden sonra amcasından gelen baskılara rağmen bir daha asla evlenmedi.Dù chồng bất hạnh có chết đi, bà cũng không bao giờ lấy ai nữa.
Filmin sonunda çift evlenmeye karar verir.Khi bộ phim hoàn tất cũng là lúc hai người đi đến hôn nhân.
Şu anda erkek çocuğu yoktur ve 1996'da boşanmasının ardından hiç evlenmemiştir.Cô bây giờ đơn thân và không có một mối quan hệ nghiêm túc nào sau khi ly hôn.
İkisinin ilişkisi ilerlemiş ve evlenmeye karar vermişlerdir.Hai người quen nhau và tiến đến hôn nhân.
Anne ve babasının evlenmesiyle Wallis'in doğumunun tarihleri üzerine net bir bilgi yoktur.Tất nhiên, bạn gái và cha cô không hề biết mục đích thực sự của Frank.
Evlenme çağındadır.Trong suốt cuộc hôn nhân của họ.
Elliot ise evlenmek üzere olduğu sevgilisinden ayrılır.Ví dụ: Chị A vừa chia tay người yêu đã đính hôn hôm qua.
Sempronio Griletta ile evlenme planını hemen uygulamaya koyar.Lê Ba Lạp lập tức thực hiện kế hoạch của mình.
Kendisi hiç evlenmemiş ve çocuk sahibi olmamıştır.Bà chưa từng kết hôn và cũng không có con.
Curry hiç evlenmedi, çocuğu da olmadı.Shandling chưa từng kết hôn hay có con.
Bunun nedenini soranlara ise, gerçek anlamda evlenmeyeceğini çünkü zaten Tevrat ile evli olduğunu söyledi.Trong một bài phỏng vấn, bà tiết lộ mình biết tin dữ lúc ghi hình Why Did I Get Married Too?.
Onunla evlenmeye karar verir fakat nişan yüzüğünü almanın bir yolunu bulması gerekir.Giữ lời hứa, cuối cùng, ông đã dùng một chiếc nhẫn cầu hôn cô.
Bir gün, Elizabeth’e ani şok edici bir evlenme teklifi yapar ve anında reddedilir.Một tháng sau đó, Albert cầu hôn một lần nữa, nhưng bà lại từ chối.
Whibley, Lavigne'e Venedik'te bir gondol gezisi sırasında evlenme teklif etti.Đến tháng 6 năm 2005, Whibley bất ngờ cầu hôn Lavigne trong một chuyến đi sang Venezia.
Jolie, Jenny Shimizu hakkında şöyle konuştu: "Eğer kocamla evlenmeseydim muhtemelen Jenny ile evlenirdim.Sau đó cô cho biết, "Tôi có thể đã kết hôn với Jenny nếu trước đó tôi không kết hôn với chồng của mình.
Sonra Dük Isabella'ya kendisi ile evlenmesini teklif eder.最後に公爵はイザベラに結婚を申し込む。
Marzılline yanıt olarak onunla hiçbir zaman evlenmeyeceğini söyler; çünkü Fidelio'ya aşıkdir.しかし彼女は「絶対結婚しない、フィデリオに夢中だから」と返事する。
Eşler, evlenme akdi (nikah) için ehliyete sahip olurlar.(酔った勢いで)親同士が決めた許嫁・道明寺咲良がいる。
Gelin, evlenmek üzere olan veya yeni evlenmiş kadındır.結婚する(もしくは結婚したばかりの)女性。
Brett eşinin ölümünden derinden etkilendi ve bir daha evlenmedi.妻の死はロートブラットの人生に深い影響を及ぼし、彼は再び結婚することはなかった。
Sevgilisi evlenme teklifini reddedince Steven yeni bir eve taşınır.恋人と別れ、新しい部屋に引っ越すことになったスティーヴン。
Sosyal sınıf farklarından dolayı evlenmeleri olanaksızdı.身分の違いから結婚することができなかった。
Hayatı boyunca hiç evlenmedi.彼は生涯結婚しなかった。
Scribonia bir daha asla evlenmedi.ソフィアは決して再婚しなかった。
Sibylla 1180'e kadar dul kalıp yeniden evlenmedi.ジョヴァンナは1518年に死去するまで再婚しなかった。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod