Figaro Marcellina'dan borç para almış ve bunu zamanında geri ödeyemezse onunla evlenmeye söz vermiştir.Свого часу Фігаро позичив у Марцеліни гроші і письмово зобов'язався у разі несплати одружитися з нею.
Boşananların çoğu, genellikle kendileri gibi boşanmış kişilerle yeniden evlenmektedirler.Зазвичай вдівці можуть одружитись вдруге, як і окремі розлучені.
En büyük hayali evlenmektir.Одружений, дружина Надія Максименко.
Eşinin ölümünden sonra, Abide bir daha evlenmedi.Після її раптової смерті більше не одружувався.
Ancak, kızın babası evlenmeleri için Âşık'ın yüklü bir miktar para getirmesini ister.Графиня неодноразово просила у свого батька гроші, щоб покрити борги коханця.
Kız kaçırmak, bir erkeğin evlenmek istediği kadını kaçırmasıdır.Аби одружитися із дівчиною, її необхідно було викрасти, що і робили чоловіки.
Diğer bütün durumlarda, çiftin İspanya topraklarında evlenmesi gerekmektedir.Друга умова — він повинен одружитися на Лізі.
Quineylerin üç çocuğu vardı, bunların hepsi evlenmeden öldü.Вільям Маршал мав 5 синів, але всі вони померли в молодості не одружившись.
Evlenme kontratının imzalanmak için herkes içeriye gider.Всі жителі були зобов'язані вступати в шлюб.
Onun yazgısında babasını öldürüp annesiyle evlenmek vardır.Нарешті він довідався, що сам убив батька, а одружився з матір'ю.
Evlendikten sonra, Meryem'in evlenmeden önce hamile kaldığını öğrendi.Його віра скоро була випробувана, коли стало ясним, що Марія — вагітна.
Yine biri ile evlenmek ister.Їй знову захотілося заміж.
Üniversitedeki son senelerinde evlenmeye karar verdiler.Під час навчання в університеті одружився .
Evlenme çağındaki gençlerin eş bulamama ihtimali doğmuştur.Немає правил, де мають жити молоді після одруження.
1932'den itibaren birlikte yaşadılar ancak evlenmediler.Вони жили разом починаючи з 1965, але одружилися лише у 2012 році.
Evlenme ve Boşanma.Можливий другий шлюб і розлучення.
Wollstonecraft'ı korumak amacıyla Imlay, evlenmemiş olmalarına rağmen 1793'te onu karısı olarak kaydettirdi.Щоб захистити від переслідувань Волстонкрафт, Імлей формально зареєстрував її в 1793 році як свою дружину.
Olay, Lee'nin evlenmesine yalnızca iki hafta kala meydana gelmiştir.Шлюб тривав два роки до самої смерті Карла.
Iki genc gizli gizli buluşup evlenmeye karar verirler.Тому вони вирішують таємно заручитись та взяти шлюб .
Genç kız da bunun üzerine evlenmemeye karar vermiş ve bütün taliplerini geri çevirmişti.Багато хлопців сваталося до неї, а вона всім відмовляла й відмовляла.
Oysa Fatma, zengin bir adamla evlenmek arzusundadır.Олександра щасливо вийшла заміж за заможного чоловіка.
Cinler arasında da insanlar gibi evlenme vardır.А з такими як Анна потрібно одружуватися.
Öğrenim durumu da ilk evlenme yaşı üzerinde etkilidir.Однак його перший шлюб припадає саме на студентські роки.
İşte asıl sorun buradadır; çünkü evlenme tekilifinde bulunmak sanıldığı kadar da kolay değildir.Ось тільки все не так просто, як здається, - адже обидва вже перебувають у шлюбі.
16 yaşında ve henüz evlenmemişti.Мей вже 16, але у неї ще немає хлопця.
Bir daha evlenmeyen Behçet Efendi de hayatı boyunca Makbule Hanım'a sadık kalır.Як правило, паличка, що вибрала свого господаря, залишається з ним на все життя.
Hiçbir zaman evlenmemiş ve kadınlarla arasını hep soğuk tutmuştur.Він ніколи не був одружений і не мав тривалих зв'язків із жінками.
Bir çiftçi olan Mengotto onunla evlenmek için genç kıza kur yapmaktadır.Поступово Максимілліан так зацікавлюється молодою дівчиною, що одружується з нею.
Anne saraya geri döndüğünde güzelliği ve zekasıyla Kralı büyüledi ve onu kendiyle evlenmesi için ikna etti.Нарешті після зустрічі з княгинею імператор помітив її красу і вирішив одружитись з нею.
Osman sevdiği kızla evlenmek isteyen saf bir figürandır.Існує легенда про те, як Осман одружився.
Onunla evlenmeye karar verdim.Я вирішив одружитися з нею.
Sue ve John evlenmeye karar verdiler.Су та Джон вирішили одружитися.
O, onunla evlenmeye karar verdi.Вона вирішила вийти за нього заміж.
Aniden, bana evlenme teklif etti.Несподівано він запропонував мені вийти за нього.
Tom Mary ile evlenmek istiyordu.Том хотів одружитися з Мері.
Tom John'la evlenmemesi için Mary'yi ikna etti.Том переконав Мері не виходити заміж за Джона.
Onunla evlenmem gerektiğini biliyordum.Я знав, що мені слід було за нього вийти.
Onunla evlenmem gerektiğini biliyordum.Я знав, що мені слід було за неї вийти.
Onunla evlenmem gerektiğini biliyordum.Я знала, що мені слід було одружитися з нею.
Onunla evlenmem gerektiğini biliyordum.Я знав, що мені слід було одружитися з нею.
Serpina doktorla evlenmeye kesinlikle kararlıdır.Serpina se rozhodne, že se s ní doktor musí oženit.
Scribonia bir daha asla evlenmedi.Scribonia se již nikdy neprovdala.
Diğer bütün durumlarda, çiftin İspanya topraklarında evlenmesi gerekmektedir.Pokud ne, pak se musí oba snoubenci odebrat na španělskou půdu.
Hayatı boyunca hiç evlenmedi.V průběhu celého života se nikdy neoženil.
Quineylerin üç çocuğu vardı, bunların hepsi evlenmeden öldü.Quineyovi měli tři děti, ale všechny zemřely bez potomků.
Yeniden evlenmek isterler ve hülleye başvururlar.Měla bych jít a vzít si toho sirotka.
Iromuji (色無地): Tek renkli ve hem evli hem de evlenmemiş kadınlar tarafından giyilen kimono.(色無地) jednobarevné kimono, které mohou nosit svobodné i vdané ženy.
Jolie, Jenny Shimizu hakkında şöyle konuştu: "Eğer kocamla evlenmeseydim muhtemelen Jenny ile evlenirdim.Později řekla: „Pravděpodobně bych se vdala za Jenny, kdybych již nebyla vdaná za mého manžela.
Evlenme ve Boşanma.Podmínky a důvody rozvodu.
Evlenmeden önce Diana bulimia hastalığına tutuldu.Marie Amálie před svatbou podlehla plicní tuberkulóze.
Mark, Marnie'yi kendisi ile evlenmeye mecbur eder ve balayına giderler.Eddie a Queenie se vezmou a odcházejí na líbánky.
Valentina ve Jose Miguel evlenmeye karar verir.Saul a Jonathan se rozhodnou oženit se.
Ve hikâye Anjali ve Rahul’un evlenmesiyle mutlu sonla biter.Rozhovor Adama s Rafaelem poté skončí.
Ölümünden sonra amcasından gelen baskılara rağmen bir daha asla evlenmedi.Antonie se po jeho smrti, i přes strýcův nátlak nikdy znovu nevdala.
Glenn daha sonra Maggie'ye evlenme teklif eder ve Maggie kabul eder.Mezitím Maggie Jordan požádá o ruku.
Kendisi de, kızkardeşi de evlenmediler ve aileleriyle birlikte yaşadılar.Spolu s bratrem žili společně a ani jeden z nich se nikdy neoženil.
İkili evlenmeye karar verirler.Zve je oba na svatbu.
Çift 1978'de boşandı, ve Margaret bir daha evlenmedi.V roce 1975 se podruhé rozvedla a už se nevdala.
Kız kardeşinin kralla evlenmesinden dolayı Harold 1045 yılında Doğu Anglia Earlü olur.Vlivem sňatku jeho sestry s králem Eduardem se Harold stal roku 1045 hrabětem Východní Anglie.
Bu eşinin de beş yıl sonra vefat etmesi üzerine bir daha evlenmedi.Její manžel se už znovu neoženil a zemřel o deset let později.