Ana içeriğe geç
Sözlük

evlenme ile cümle

evlenme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Çift 1978'de boşandı, ve Margaret bir daha evlenmedi.ولكنهم انفصلوا في عام 1978م، ولم تتزوج الأميرة من بعد ذلك.
Evlenmeler genellikle çocukların rızası doğrultusunda gerçekleşmektedir.عملت على التوعية لمحاربة عادة زواج الأطفال.
Avukatlar aracılığıyla María evlenmeye ikna edilir.أثناء الإحتفال بالزواج يصبح أتارو قادر على الزواج.
Serpetta Nardo'nun evlenme teklifini kabul eder.وافق ياوارماكى على عرض الزواج.
Sana aşığım ve seninle evlenmek istiyorum.أحبك و أريد أن أتزوجك.
Seni seviyorum ve seninle evlenmek istiyorum.أحبك و أريد أن أتزوجك.
Onunla evlenmek istiyorum.أريد أن أتزوج منها.
Belki evlenmemeliydik.ربما لم يكن علينا الزواج.
Ancak Emily, 1823'ün baharında Irving'in evlenme teklifini reddetti.Emily recusou a proposta de casamento na primavera de 1823.
Wollstonecraft'ı korumak amacıyla Imlay, evlenmemiş olmalarına rağmen 1793'te onu karısı olarak kaydettirdi.Para proteger Wollstonecraft, Imlay registou-a como sua esposa em 1793, apesar de de não serem casados.
Elisa Aminta ile evlenmek için kendi babasından izin almıştır.Elisa obtém permissão do pai dela se casar com Aminta.
Bingley ve Darcy Netherfield’a döndüğü zaman, Jane Bingley’nin evlenme teklifini kabul eder.Quando Bingley e Darcy voltam para Netherfield, Jane aceita a proposta de Bingley de casamento.
Tamiri Aminta ile evlenmek istememektedir.Tamiri não quer se casar com Aminta.
Glenn daha sonra Maggie'ye evlenme teklif eder ve Maggie kabul eder.Mais tarde, Glenn propõe um noivado, e Maggie aceita.
Chandler Monica'ya evlenme teklifi eder.Chandler planeja pedir Monica em casamento.
Claudius, Messalina ile evlenmeden önce iki evlilik yapmıştı.Cláudio estivera casado em duas ocasiões antes de contrair matrimônio com Messalina.
Van Gogh, kuzenine aşkını açıklayarak ve ona evlenme teklif ederek herkesi şaşırttı.Van Gogh surpreendeu todos ao declarar seu amor e pedi-la em casamento.
Bu sebeple Charles, Şubat 875'te Adelaide ile evlenmek zorunda kaldı.Assim, Luís e Adelaide se casaram em fevereiro de 875.
İoannis tekrar evlenmedi ve çocuksuz olarak 31 Ekim 1448 tarihinde öldü.João não se casou novamente e morreu sem herdeiros em 31 de outubro de 1448.
Maçtan sonra Cena, Nikki'ye evlenme teklifi etti ve o da evlenme teklifini kabul etti.Depois da luta, Cena pediu Nikki em casamento, que ela aceitou.
Julie Walters - Rosie, Donna'nın en yakın arkadaşlarından biri ayrıca hiç evlenmemiş eğlence düşkünü yazar.Rosie (Julie Walters): Outra das melhores amigas de Donna, escritora solteira que gosta de divertir-se.
Olga bir Rus'la evlenmek ve vatanında kalmak istedi.A própria Olga desejava se casar com um russo e dessa forma permanecer em seu país.
Bir dişi dağ trollü, bir şövalye olan Bay Mannelig'e (İsveççe: Herr Mannelig) evlenme teklif eder.A troll da montanha está tentando convencer o senhor Mannelig (em sueco: Herr Mannelig) a casar-se com ela.
Çift 1978'de boşandı, ve Margaret bir daha evlenmedi.Eles divorciaram-se em 1978 e Margarida não se casou mais.
Fakat ikisi de doğru bulmamalarına rağmen evlenmeyi düşünmezler.Ambos, porém, mantêm uma mesma ideia: jamais se casarem.
Uzun süre Belladonna adlı ünlü Amerikalı porno oyuncusu ile birliktelik yaşadı; fakat evlenmediler.Ele se envolveu com a estrela pornô Belladonna durante muitos anos mas não se casaram.
Ölümünden sonra amcasından gelen baskılara rağmen bir daha asla evlenmedi.Depois de sua morte, mesmo sendo pressionada pelo seu tio para se casar novamente, ela nunca mais se casou.
Bu derslerden birisi esnasında Laura' ya evlenme teklifi yaptı.Em algum momento destas lições, ele a pediu em casamento.
Ressam hiç evlenmedi.O escritor nunca casou.
Jolie, Jenny Shimizu hakkında şöyle konuştu: "Eğer kocamla evlenmeseydim muhtemelen Jenny ile evlenirdim."Eu provavelmente teria se casado com Jenny se eu não tivesse se casado com meu marido (Jonny Lee Miller)".
O zaman Saffi ile Barınkay'ın ve Arsena ile Ottokar'ın evlenmelerine hiçbir itiraz konusu kalmamıştır.Agora não há objeção ao casamento de Saffi e Barinkay ou Ottokar e Arsena.
Burada Nathan, Haley'e yeniden evlenme teklif eder.Tomi aconselha Noriko a se casar novamente.
Hikâye, Derek ile evlenmek üzere olan bir kadın, Susan Murphy'nin etrafında döner.A história gira em torno de Susan Murphy, uma mulher que está prestes a se casar com Derek.
Jennifer Fergusson ile nişanlanmış olsa da evlenmeden ayrılmıştır.Foi noivo de Jennifer Breña Ferguson, mas separaram-se antes de casar.
Claudius bir daha evlenmeyen annesi tarafından büyütüldü.Cláudio ficou então a cargo de sua mãe, que nunca voltou a casar-se.
Babalarının evlenmelerini hiç istemediler.Seus pais nunca foram casados.
Evlenme: Evlenmede bazı devreler vardır.Episódio: "Tipos de Casais Part.
Evlenmek isteseler de ikisinin de ailesi bunu istemedi.Eles queriam se casar, entretanto ambas as famílias não eram a favor.
Darcy, Elizabeth’e onu hala sevdiğini söyler ve Elizabeth, Darcy’nin evlenme teklifini kabul eder.Ele admite que ainda a ama, e Elizabeth aceita sua segunda proposta de casamento.
Nero'nun ölümünün ardından, Otho 69 yılında öldürülmeden önce onunla evlenmeye söz vermiştir.Otão havia prometido se casar com ela antes de ele também se suicidar em 69.
Sezon Ted'in Stella'ya evlenme teklif etmesiyle bitmektedir.A temporada terminou com o suspense de Clark que propõe o casamento com Lois.
"Türkiye'den evlenmek şart mı?".«Quem Casa Com Maria?».
Hiç evlenmemiştir ve 1891 yılında Sankt-Peterburg kentinde ölmüştür.Goncharov nunca se casou e morreu em St. Petersburg, em 1891.
Sevgilisinin ailesi, kızlarının evlenme arzusuna şiddetle karşı koydu.A família da moça se opôs ao namoro.
Bu kanunname, insanların kız kardeşleriyle evlenmesini yasaklamıştır.O esboço da lei proibia o casamento de pessoas com doenças hereditárias.
Gaston onu evlenmek kabul ederse ona yardım etmek sunuyor, ama hâlâ reddediyor.Gaston lhe diz que a única maneira de salvar seu pai é casar com ele, mas ela recusa.
Ölüm yatağında kocasına bir daha evlenmeyeceğine yemin ettirmişti—kocası da bu yemini tutmuştur.Ele jurou jamais se casar de novo para não dividir o afeto da filha com outra pessoa.
Elizabeth aşk için evlenmek arzusundadır.Ele pede a mão de Elizabeth em casamento.
XII Nolu Sözleşme: Evlenme ile Nesep Düzeltilmesi Hakkında Sözleşme.11 Para se divorciar por um contrato escrito.
Çünkü tahtın sahibi olmak için Jaffar, kahramanımızın aşık olduğu Prenses ile evlenmek ister.Para que tal feitiçaria se desfaça, Jaffar diz que é preciso que a princesa case com ele.
Nihayet, Jose Miguel ve Valentina evlenmeye karar verir ama Jose Miguel'in annesi bu evliliği kabul etmez.José Miguel e Valentina finalmente concordam em se casar, mas a Leonor não aprova o casamento.
Çöpçatan, Evlenmelerde aracılık eden kimse.Todas carentes e loucas para casar.
Booth daha sonra tekrar evlenmedi ve iki evliliğinden de çocuğu olmadı.Lafon casou-se pela segunda vez, mas não teve filhos após novo casamento.
Bir ziyaret sırasında Mary ve Benjamin, Mary'nin annesini evlenmelerine izin vermesi konusunda ikna ettiler.Mark e Marty finalmente convencem o seu pai a deixá-los ir.
İkisinin ilişkisi ilerlemiş ve evlenmeye karar vermişlerdir.Os dois começaram um relacionamento e se casaram.
Hiç evlenmeyen Mitchell, hayatı boyunca ailesine yakın yaşamıştır.Por seu lado, Alexandra manteve-se fiel ao longo de todo o casamento.
Ayni zamanda Aminta'nın Tamiri ile evlenmesine kesin karar almıştır.Ele também decide que Tamiri se case com Aminta.
Haiti'ye gelen Madeleine Short, yakın zamanda evlenmeyi planladığı nişanlısı Neil Parker ile buluşur.Ao chegarem no Haiti, Madeleine Short e seu noivo Neil Parker, iniciam o planejamento de seu matrimônio.
Pek evlenmemiş Japonlar gibi, OL'ler genellikle anne-babalarıyla erken yetişkinlik durumunda yaşar.Como muitos solteiros japoneses, as OLs frequentemente vivem com seus pais mesmo depois de adultos.
Kızıyla evlenmek isteyenleri bazı şartlar bekliyormuş.Ocasião em que participavam as mulheres que queriam se casar.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
evlenme ile cümle - Sayfa 26 - evlenme kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App