Ana içeriğe geç
Sözlük

evlenme ile cümle

evlenme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom ve Mary nihayet evlenmeye karar verdiler.Finalmente, Tom y Mary decidieron casarse.
Mary Evlenmeden önce, o bir dansçı idi.Antes de casarse, Mary era bailarina.
Tom Mary ile evlenmek istemiyordu.Tom no quería casarse con Mary.
Tom asla evlenmedi.Tom nunca se casó.
Biz evlenmeliydik.Deberíamos habernos casado.
Ben evlenme hakkında düşünüyordum.Estaba pensando en casarme.
Onunla evlenmeyi umuyorum.Espero casarme con él.
Mary bir milyonerle evlenmek istiyor.Mary se quiere casar con un millonario.
Sanırım onunla evlenmek istiyorum.Creo que quiero casarme con él.
Evlenmeden önce bir Smith'ti.Era una Smith antes de casarse.
Gelecek ay evlenmeye karar verdiler.Han decidido casarse el mes que viene.
Biz evlenmeyeceğiz.No nos vamos a casar.
Evlenmeyi gerçekten istiyor musun?¿De verdad te quieres casar?
Evlenip evlenmeyeceğimi merak ediyorum.Me pregunto si me casaré algún día.
O bir milyonerle evlenmek istiyor.Quiere casarse con un millonario.
O, kızımla evlenmek istiyor.Él se quiere casar con mi hija.
Tom'la evlenmelisin.Deberías casarte con Tom.
Tom evlenmek istiyor.Tom quiere casarse.
Tom Mary ile evlenmek istiyordu.Tom quería casarse con Mary.
Tom'la evlenmeni isteriz.Queremos que te cases con Tom.
Tom ile evlenmeni isteriz.Queremos que te cases con Tom.
Hiç evlenmedim.Nunca me he casado.
Tom ve Mary ekim ayında evlenmeye karar verdiler.Tom y María decidieron casarse en octubre.
Seni kullanmaya çalışıyor. Onunla evlenme!Está tratando de usarte. ¡No te cases con él!
Onunla evlenmek istedim.Quería casarme con él.
Neden evlenmedin?¿Por qué no te casaste?
Neden evlenmediniz?¿Por qué no os casasteis?
Tom ve Mary aşık oldular ve evlenmeye karar verdiler.Tom y María se enamoraron y decidieron casarse.
Tom ile evlenmemeliydi.No debió casarse con Tom.
Tom seninle evlenmeyecek.Tom no se va a casar contigo.
Keşke evlenmeseydim.Ojalá no me hubiera casado.
Onunla evlenmek istemiyorum.No me quiero casar con él.
Seninle evlenmek istediğini sanmıyorum.No creo que quiera casarse contigo.
Tom Mary ile evlenmek istemiyor.Tom no quiere casarse con Mary.
Keşke bu kadar genç yaşta evlenmeseydim.Ojalá no me hubiera casado tan joven.
Sadece seninle evlenmek istemiyorum.Es solo que no quiero casarme contigo.
Ben sadece evlenmek istedim.Solo quería casarme.
Ben de evlenmek istiyorum, anne.Yo también quiero casarme, madre.
Hayalimdeki kadını bulmadığım sürece asla evlenmeyi düşünmüyorum.En lo que no haya encontrado a la mujer de mis sueños no me pienso casar nunca.
Asla evlenmeyeceğimizi biliyorum.Sé que no nos casaremos nunca.
Bu (cariye ile evlenme izni), içinizden günaha düşmekten korkanlar içindir.Esto va dirigido a aquéllos de vosotros que tengan miedo de caer en pecado.
Evlenme kontratının imzalanmak için herkes içeriye gider.Todo el mundo entra para firmar el contrato de matrimonio.
Bir ziyaret sırasında Mary ve Benjamin, Mary'nin annesini evlenmelerine izin vermesi konusunda ikna ettiler.Durante una visita, Mary y Benjamin convencieron a la madre de Mary para que les permitiera casarse.
Takaki, Tokyo'da bir bilgisayar programcısıdır ve Akari de evlenmeye hazırlanmaktadır.Takaki es un informático en Tokio, y Akari se está preparando para su matrimonio.
Sibylla 1180'e kadar dul kalıp yeniden evlenmedi.Sibila no se volvió a casar hasta 1180.
Bu derslerden birisi esnasında Laura' ya evlenme teklifi yaptı.Durante una de estas clases le propuso matrimonio.
Babalarının evlenmelerini hiç istemediler.Sus padres no llegaron nunca a casarse.
Evlenme yaşı, cinsel rüşt yaşı ile karıştırılmamalıdır.No debe confundirse con la edad de consentimiento sexual.
14 Mayıs 1641, İsfahan) evlenmedi.Se casó el 11 de mayo de 1641.
Çocuklarından hiçbiri evlenmedi.Ninguno de los niños se casó nunca.
Despina, yapmacıktan bir noter olarak, evlenecekleri evlenme kontartını sunar ve hepsi de bunu imzalarlar.Despina, disfrazada de notario, presenta el contrato de matrimonio, y todos lo firman.
Bu sebeple Charles, Şubat 875'te Adelaide ile evlenmek zorunda kaldı.Logrado esto, Carlos casó a su hijo con Adelaida en febrero de 875.
Nero'nun ölümünün ardından, Otho 69 yılında öldürülmeden önce onunla evlenmeye söz vermiştir.Tras la muerte de Nerón, Otón le prometió casarse con ella, pero el emperador se suicidó en 69.
O zaman Saffi ile Barınkay'ın ve Arsena ile Ottokar'ın evlenmelerine hiçbir itiraz konusu kalmamıştır.Ahora no habrá objeción alguna al matrimonio entre Saffi y Barinkay o el de Ottokár y Arsena.
Evlenmenin sona ermesi ile sıhrî hısımlık sona ermez.El matrimonio ya no es un final en sí mismo.
İspanya'da hemcins çiftler evlenme hakkına sahiptirler.Una pareja de inmigrantes marroquíes en España se separa.
Hiç evlenmedi ama günlüğü gösteriyor ki bazı ilişkileri vardı.Nunca se casó, pero su diario muestra que no carecía del afecto de otros.
Lavan'ın kızlarından biri ile evlenmesini istiyordu.Se casó con una de las hijas del profesor Karéline.
Hermia'nın babası Egeus (Grant Mitchell) ise kızının Demetrius ile evlenmesini ister.Egeo: padre de Hermia, a la que quiere casar con Demetrio.
Lapa, Clara'ya evlenme teklifi eder.Opie propone matrimonio a Lyla.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod