Kendi cinsiyetinden biriyle evlenmek istiyorsan bence mesele yok.- If you want to marry the same sex that's okay.
Kimileri eyaletin birinde yaşayıp... evlenmek istiyorlar.- I don't know.
Hoşlandığı birini mi buldu acaba? Seninle evlenmek istiyorum.Kalbimi sana açtım. Playful KissDid she find a crush? <i>I want to marry you, accept my heart.<i> <i>Playful Kiss~
Oğlum evlenmek için daha hazır hissetmediğini söylüyor.My son, he says he is not ready to get married.
Evlenmek istiyorsan, kabul etmemeliydin.You need to talk back to them like that, so you can get married.
Ailesi bir doktora öğrencisiyle evlenmesine şiddetle karşı çıkıyor olmalı.Kim Ji Woo said their household is against your relationship.
Neden öyle bir aptalla evlenmek isteyeyim?Why would I get married to that man?
Haberlerde çıktıysan ve evlenmek üzere değilseniz...Then let's see. You guys aren't getting married. But that kind of news was broadcasted.
Evlenmeyi düşünüyorsunuz ama o başka bir erkekten hoşlanıyor.I heard that you two aren't even getting married. This girl... likes someone else.
Kız kardeşiniz, Park Hae Yeong'un nişanlısı. Ne zaman evlenmeyi planlıyorlar?Do you know when Park Hae Young will get married?
Ben bir suçluyla evlenmedim.I didn't marry a criminal.
Kadın olduğum için, evlenmeye çok hevesli olmam bekleniyor.Because I'm female, I'm expected to aspire to marriage;
Onun dilegi arabasi olan birisiyle evlenmekti.Her wish was to marry someone with a car.
"Ben evlenmek üzereyim.""I am about to be married."
Evli bir kadın, bebeği kapmak; evlenmemiş kimse onu mücevher kutusu için ulaşır.A married woman grabs at her baby; an unmarried one reaches for her jewel-box.
Evlenmemişti, bir sanatçıydı.Before she was wife, she was artist.
Çünkü evlenmezler.Cause they dont get married.
Başkan... Oppa'yla evlenmek istemiyorum.Chairman, I'm not going to marry Oppa.
Neden Hae Yeong evlenmek istedi... ...ama Yoon Joo evlenemeyeceğini söyledi?If Hae Young is willing to get married, but Yun Ju, you aren't; I suppose there's a reason.
Neden evlenmek istemiyorsun?Why are you saying you can't marry Hae Young?
Bu yüzden bana evlenmemi söylediğinizde... ...evlenmemem gerektiğini düşündüm.So I thought that if you wanted us to get married, we should.
Gerçekten benimle evlenmeyecek misin?Do you really intend to marry me?
Beş parasız kalırsan benimle evlenmeyeceğini söylemiştin.Didn't you say you wouldn't marry me if you ended up with nothing?
Kızımın, benim gibi ev yüzü görmeyen biriyle evlenmesini istemiyorum.- That's true. I'll be damned if I worked all these years so my little girl can marry a roughneck.
Ama Grace ile evlenmen beni gururlandıracak.Always. But I'd be damn proud to have you marry Grace.
Evlenmem ve bir varis dünyaya getirmem gerekiyor.It is time for me to marry and produce an heir.
Alex'le evlilik üzerine çalışmak için en uygun zaman, daha evlenmediği zamandır." diye cevap verdi.Besides, the best time to work on Alex's marriage is before she has one."
Onlarla evlenmediğin için vakit kaybı olduğunu söylerlerThey say you are wasting their time of not marry.
Evlenme zamaný da geldi. <i>Tokyo, 1936.</i>It's time he got a bride. Tokyo, 1936.
Ve büyükbabamın benim için seçtiği kişiyle evlenmeyeceğimden adım gibi emindim.I was positive there would be no way I would marry a man my grandpa picked out for me.
Dedenin bizim şirketimize yatırım yapmasını istiyorsak, bunun anlamı seninle evlenmem mi gerek ?If we want to be funded by your grandfather... Does that mean I need to get married? With you?
Evlenmek mi?Get married?
Benimle evlenmek... ister misin?Will you... marry me?
Evlenme teklifi mi ???A proposal?
Bu ani evlenme teklifini aldığımda bile.. sadece birazcık şaşırdım..Even when I received that sudden proposal... I was a little surprised.
Biliyorum!Hatta Ha Ni'nin O'nunla evlenmek isteyeceğini kim bilirdi ki?I know! Who knew he'd even ask her to marry him?
Ah Fei, Bu sonbaharda evlenmeye karar verdimFei, I've decided to get married in autumn.
Hiç şüphesiz mutsuzdum; bir kız benimle evlenmeyi reddetmişti.I was decidedly unhappy; a girl didn't marry me.
Kutlamanın en iyi yolu evlenmemiz, Netra, dedim.And I said that the best way to celebrate is to marry Netra.
Büyükbaba senin Sangmin'le evlenmeni istiyor!Grandpa wants you to marry Sangmin!
Sangmin'le evlenmek mi?Marry Sangmin?
Hayır, ben evlenmem.No, I won't.
Evlenmemiş yaşlı kız sendromu!Old maid syndrome!
Hiç evlenmediğim için beni hafife almaya kalkma!Don't take me easy because I'm a spinster!
Benimle evlenmek onun isteği değildi.It was against her will to marry me.
Biliyor olsa kötü, kim orantısız testisli bir adamla evlenmek ister ki?Who would marry a lop-sized ball man if they knew, right?
Problem nerede mi başlıyor, Jason Medea'yı terkedip başka birisiyle evlenmek istiyor, Creusa'yla. .The problem came when Jason decided he wanted to leave Medea and marry someone else - Creusa.
Ve sonbaharda sevgilimin evlenme teklifini kabul edeceğim. (Alkış.)And in the fall, I'm going to exchange marriage vows with my beloved.
"Bilirsin, ilk olduğunda, keşke hiç evlenmemiş hiç çocuk sahibi olmasaydım diye düşünmüştüm.I used to wish that I had never married, that I had never had children.
Onunla evlenmeyi düşünüp düşünmeyeceğini merak ediyorum.I wonder if you'll marry her
Evlenmek için yaşın uygun... ...ve daha bekâr kalman yakışık almaz.You're the right age to marry And it's inconvenient to stay single
Bunun nedeni, "Evlenmeli miyim yoksa evlenmemeli miyim?It's because they are preoccupied, asking themselves, "Should I get married or not?
Ne oldu. bizim evlenmemize rağmen böyle davranıyor?What happened... that he's acting that way even though we got married?
GREGORY Hayır, evlenmek, ben sana korku!GREGORY No, marry; I fear thee!
Lammas arifesinde gece o ondört; o Bu evlenmeyeceğim, ben hatırlıyorum iyi.On Lammas-eve at night shall she be fourteen; That shall she, marry; I remember it well.
LADY Capulet'in evlenmeyi çok konu olduğunu, MarryLADY CAPULET Marry, that marry is the very theme
Bana aykırı gerekir! Eh benim kalpleri evlenmek, 'tis zaman .-- dedi - Bir princox;!You must contrary me! marry, 'tis time.-- Well said, my hearts!--You are a princox; go:
Çok sıcak mı? evlenmek, ben Trow gelip, bu benim ağrıyan kemikler için lapa mı?Are you so hot? marry,come up, I trow; Is this the poultice for my aching bones?
Mercutio Ay, ay, bir çizik, bir çizik; evlenmek, 'yeterli tis .--MERCUTlO Ay, ay, a scratch, a scratch; marry, 'tis enough.--
Bu acele merak ediyorum, ben evlenmek gerektiğiniI wonder at this haste; that I must wed