evinde ile cümle
evinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Fakat öyleyse Amrapali'nin evinde 500 keşişi ile birlike ne işi var?"Co bude dělat v Amrapali domě s všemi 500 mnichy," a tak dále.
Fakat öyleyse Amrapali'nin evinde 500 keşişi ile birlike ne işi var?"Cosa ci fa a casa di Amrapali con tutti i suoi 500 monaci", e così via.
Fakat öyleyse Amrapali'nin evinde 500 keşişi ile birlike ne işi var?""Hij hoort gelovig te zijn. Wat doet hij bij Amrapali's huis met zijn 500 monniken."
Fakat öyleyse Amrapali'nin evinde 500 keşişi ile birlike ne işi var?"Mit keres akkor Amrapali házában mind az 500 szerzetesével együtt?"
Fakat öyleyse Amrapali'nin evinde 500 keşişi ile birlike ne işi var?"Những vệc Ngài đang làm tại nhà Amrapali với 500 nhà sư khác," và còn nữa.
Fakat öyleyse Amrapali'nin evinde 500 keşişi ile birlike ne işi var?""O que está ele a fazer em casa da Amrapali com os seus 500 monges?"
Fakat öyleyse Amrapali'nin evinde 500 keşişi ile birlike ne işi var?"¿Qué está haciendo en casa de Amrapali con todos sus 500 monjes?" y demás.
Fakat öyleyse Amrapali'nin evinde 500 keşişi ile birlike ne işi var?"Que fait-il donc dans la maison d'Amrapali avec ses 500 moines," et ainsi de suite.
Fakat öyleyse Amrapali'nin evinde 500 keşişi ile birlike ne işi var?"Vad gör han hos Amrapali med alla sina 500 munkar," och så vidare.
Fakat öyleyse Amrapali'nin evinde 500 keşişi ile birlike ne işi var?"Was macht er dort in Amrapalis Haus mit all seinen 500 Mönchen" usw...
Fakat öyleyse Amrapali'nin evinde 500 keşişi ile birlike ne işi var?"Какво прави там, в къщата Амрапали с всичките си 500 монаси", и така нататък.
Fakat öyleyse Amrapali'nin evinde 500 keşişi ile birlike ne işi var?"Что он делает там в доме Амрапали, со всеми его 500 монахами," и так далее.
Fakat öyleyse Amrapali'nin evinde 500 keşişi ile birlike ne işi var?"Що він робить в будинку Амрапалі (гейши) з цима 500 монахами," ну і так далі.
Fakat öyleyse Amrapali'nin evinde 500 keşişi ile birlike ne işi var?""מה לו ולביתה של אמארפאלי עם 500 נזיריו?"
Fakat öyleyse Amrapali'nin evinde 500 keşişi ile birlike ne işi var?"ماذا يفعل في بيت امرابالي مع الرهبان ال500 خاصته كلهم"
Fakat öyleyse Amrapali'nin evinde 500 keşişi ile birlike ne işi var?"彼らは皆不平を漏らして彼を無視し
Geçen hafta annesinin evinde uyumaya başladı.La scorsa settimana è andata a dormire da sua madre.
Geçen hafta annesinin evinde uyumaya başladı.La semaine dernière, elle a commencé à dormir chez sa mère.
Geçen hafta annesinin evinde uyumaya başladı.La semana pasada comenzó a dormir en la casa de su madre.
Geçen hafta annesinin evinde uyumaya başladı.На прошлой неделе она стала ночевать у мамы.
Geçen yaz New York'taki evimizde iken o dışarıda oyun evinde oynuyordu.Afgelopen zomer, toen wij thuis waren in New York, speelde hij buiten in de tuin in z'n speelhuisje.
Geçen yaz New York'taki evimizde iken o dışarıda oyun evinde oynuyordu.Hè năm ngoái chúng tôi đang ở New York, con tôi đang chơi ngoài sân.
Geçen yaz New York'taki evimizde iken o dışarıda oyun evinde oynuyordu.작년 여름엔 저희 가족은 뉴욕에서 지냈습니다 아이는 마당에 나가서 자기 놀이터에서 놀고 있었고 전 제 사무실에서 일을 했죠
Geçen yaz New York'taki evimizde iken o dışarıda oyun evinde oynuyordu.L'estate scorsa eravamo nella nostra casa di New York e lui era in giardino a giocare nella sua casetta.
Geçen yaz New York'taki evimizde iken o dışarıda oyun evinde oynuyordu.Musim panas lalu ketika kami berada di rumah di New York, ia sedang bermain rumah-rumahan di halaman.
Geçen yaz New York'taki evimizde iken o dışarıda oyun evinde oynuyordu.Ostatniego lata gdy byliśmy w naszym domu w Nowym Jorku, bawił się w swoim domku na podwórku.
Geçen yaz New York'taki evimizde iken o dışarıda oyun evinde oynuyordu.Vara trecută, când eram acasă în New York, era afară, în curte, jucându-se în căsuţa lui.
Geçen yaz New York'taki evimizde iken o dışarıda oyun evinde oynuyordu.Миналото лято, когато бяхме в дома ни в Ню Йорк, той беше на двора, играйки си в неговата къщичка.
Geçen yaz New York'taki evimizde iken o dışarıda oyun evinde oynuyordu.בקיץ שעבר, כשהיינו בביתנו בניו-יורק, הוא היה בחוץ, שיחק בבית המשחקים שלו, ואני הייתי במשרד ועבדתי,
Geçen yaz New York'taki evimizde iken o dışarıda oyun evinde oynuyordu.ففي الصيف الماضي عندما كنت في منزلي في نيو يورك كان يلعب في ملعبه في الفناء وكنت انا في مكتبي اعمل
Geçen yaz New York'taki evimizde iken o dışarıda oyun evinde oynuyordu.彼は庭にあるおもちゃの家で遊んでいました 私は仕事でした すると彼が来ます 「パパ 一緒に来ておもちゃがほしい」
Gelecek ay mý? Aman tanrým, evinde dinleniyor olmalýydýn.[deurbel rinkelt]
‹‹ ‹Genç bir kadın babasının evindeyken RABbe adak adar ya da kendini yükümlülük altına sokarsa,(30:4) Если женщина даст обет Господу и положит на себя зарок в доме отца своего, в юности своей,
‹‹ ‹Genç bir kadın babasının evindeyken RABbe adak adar ya da kendini yükümlülük altına sokarsa,또 여자가 만일 어려서 그 아비 집에 있을 때에 여호와께 서원한 일이나 스스로 제어하려 한 일이 있다 하자
‹‹ ‹Genç bir kadın babasının evindeyken RABbe adak adar ya da kendini yükümlülük altına sokarsa,Ko pa ženska stori obljubo GOSPODU in se zaveže v dolžnost, ko biva še v hiši očeta svojega, v mladosti svoji,
‹‹ ‹Genç bir kadın babasının evindeyken RABbe adak adar ya da kendini yükümlülük altına sokarsa,ואשה כי תדר נדר ליהוה ואסרה אסר בבית אביה בנעריה׃
‹‹ ‹Genç bir kadın babasının evindeyken RABbe adak adar ya da kendini yükümlülük altına sokarsa,واما المرأة فاذا نذرت نذرا للرب والتزمت بلازم في بيت ابيها في صباها
‹‹ ‹Genç bir kadın babasının evindeyken RABbe adak adar ya da kendini yükümlülük altına sokarsa,女 子 年 幼 還 在 父 家 的 時 候 、 若 向 耶 和 華 許 願 要 約 束 自 己
‹‹ ‹Genç bir kadın babasının evindeyken RABbe adak adar ya da kendini yükümlülük altına sokarsa,女子 年幼 還 在 父 家 的 時候 、 若 向 耶和華 許願 要 約束 自己
Genç kızın ailesi kızlarını aynı gün içinde bulup, 'damad'ın evinden aldı.Bien que ses parents soient allés la chercher chez son "fiancé" le jour même, la jeune fille s'est suicidée.
Genç kızlar birçok yerde bulunan Kızlar Evinden yardım isteyebilir.À Helsinki et Oulu, se trouvent également Poikien talo pour les jeunes garçons qui peuvent demander de l’aide.
Genç kızlar birçok yerde bulunan Kızlar Evinden yardım isteyebilir.Helsingissä ja Oulussa on myös nuorille
Genç kızlar birçok yerde bulunan Kızlar Evinden yardım isteyebilir.Las chicas pueden pedir ayuda en los centros para chicas Tyttöjen Talo, que existen en muchas localidades.
Genç kızlar birçok yerde bulunan Kızlar Evinden yardım isteyebilir.Nuoret tytöt voivat hakea apua Tyttöjen taloista, joita on monella paikkakunnalla.
Genç kızlar birçok yerde bulunan Kızlar Evinden yardım isteyebilir.Unga flickor kan söka hjälp vid Flickornas hus som finns på många orter.
Genç kızlar birçok yerde bulunan Kızlar Evinden yardım isteyebilir.Девушки могут обращаться за помощью в «Дома девочек» (Tyttöjen talot), которые действуют во многих коммунах.
Genç kızlar birçok yerde bulunan Kızlar Evinden yardım isteyebilir.بإمكان البنات الشابات طلب المساعدة من بيوت البنات، المتواجدة في العديد من بلديات السكن.
Genç kızlar birçok yerde bulunan Kızlar Evinden yardım isteyebilir.出现问题可寻求援助。许多城市都设有女孩大楼,专为女孩提供援助。赫尔辛基和奥卢都设有男孩大楼,为男孩提供帮助。
Gençler sığınma evinde konuşma olanağı bulabilir ve geçici olarak geceleyebilirler.Au refuge pour les jeunes, il est possible de discuter et de trouver un lieu provisoire pour passer la nuit.
Gençler sığınma evinde konuşma olanağı bulabilir ve geçici olarak geceleyebilirler.En este centro se facilitan diálogos asistenciales y un lugar para la pernoctación temporal.
Gençler sığınma evinde konuşma olanağı bulabilir ve geçici olarak geceleyebilirler.Nuorten turvatalosta voi saada keskusteluapua ja väliaikaisen yöpymispaikan.
Gençler sığınma evinde konuşma olanağı bulabilir ve geçici olarak geceleyebilirler.På De ungas skyddshus kan du få samtalshjälp och tillfällig logi. Kontaktuppgifter till De ungas skyddshus:
Gençler sığınma evinde konuşma olanağı bulabilir ve geçici olarak geceleyebilirler.В Молодёжном приюте с вами могут побеседовать и предоставить временное место ночёвки.
Gençler sığınma evinde konuşma olanağı bulabilir ve geçici olarak geceleyebilirler.من الممكن الحصول من بيت الشباب على مساعدة حوارية وعلى مكان مؤقت للمبيت. بيانات الاتصال لبيوت الشباب:
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.(103:13) Ты напояешь горы с высот Твоих, плодами дел Твоих насыщается земля.
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.A ki megöntözi a hegyeket az õ palotájából; a te munkáidnak gyümölcsébõl megelégíttetik a föld.
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.Dalle tue alte dimore irrighi i monti, con il frutto delle tue opere sazi la terra
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.Dari langit Kauturunkan hujan di pegunungan, bumi penuh dengan hasil karya-Mu
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.Da tua alta morada regas os montes; a terra se farta do fruto das tuas obras.
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.De sa haute demeure, il arrose les montagnes; La terre est rassasiée du fruit de tes oeuvres.