evinde ile cümle
evinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Evinde dilimlenmiş ekmek olan kişilerin ellerini görebilir miyim?家に食パンがある人は 挙手をお願いできますか? そして家でその食パンの両端の
Evinde enerji tasarrufu yap! ♫ ♫ Bu mümkün!¡Ahorra energía en tu casa ! ♫ ♫ ¡Es posible!
Evinde enerji tasarrufu yap! ♫ ♫ Bu mümkün!Economise l'énergie chez toi ! ♫ ♫C'est possible !
Evinde enerji tasarrufu yap! ♫ ♫ Bu mümkün!Lo puoi fare! ♫ ♫ Vivi vicino al lavoro! ♫ ♫ Lavora vicino a casa! Risparmia energia a casa! ♫ ♫ E' possibile!
Evinde enerji tasarrufu yap! ♫ ♫ Bu mümkün! Mümkün!E posibil!
Evinde enerji tasarrufu yap! ♫ ♫ Bu mümkün! Mümkün!♫ 집에서 가까운데서 일하도록 하세요! 집에서 에너지를 절약하세요! ♫
Evinde enerji tasarrufu yap! ♫ ♫ Bu mümkün! Mümkün!Rất khả thi!
Evinde enerji tasarrufu yap! ♫ ♫ Bu mümkün! Mümkün!Spaar energie in huis! ♫ ♫ Het is mogelijk!
Evinde enerji tasarrufu yap! ♫ ♫ Bu mümkün! Mümkün!Spar Energie zu Hause! ♫ ♫ Es ist möglich!
Evinde enerji tasarrufu yap! ♫ ♫ Bu mümkün! Mümkün!Takaríts meg az energiát!
Evinde enerji tasarrufu yap! ♫ ♫ Bu mümkün! Mümkün! Yapabilirsin! ♫ ♫ Yapabilirsin!Ty to zvládneš! ♫ ♫ Ty to zvládneš!
Evinde enerji tasarrufu yap! ♫ ♫ Bu mümkün! Mümkün!Εξοικονόμησε ενέργεια στο σπίτι!♫ ♫Γίνεται! γίνεται!
Evinde enerji tasarrufu yap! ♫ ♫ Bu mümkün! Mümkün!Це можливо!
Evinde enerji tasarrufu yap! ♫ ♫ Bu mümkün! Mümkün!תעבודו קרוב לבית! חיסוכו באנרגיה בבית!
Evinde enerji tasarrufu yap! ♫ ♫ Bu mümkün! Mümkün!♫ أعمل بالقرب من منزلك ! حافظ على الطاقة في منزلك!♫
Evinde enerji tasarrufu yap! ♫ ♫ Bu mümkün! Mümkün!♫ できる!できる!あなたならできる!♫
Evinde enerji tasarrufu yap! ♫ ♫ Bu mümkün!Oszczędzajcie energię w domu! ♫ ♫ To możliwe!
Evinde göz hapsinde... Trablus esir düşmüş...Trípoli está encarcelada, bajo arresto domiciliario
Evinde göz hapsinde... Trablus esir düşmüş...Tripoli est emprisonnée, assignée à résidence !
Evinde göz hapsinde... Trablus esir düşmüş...Tripoli zit gevangen, onder huisarrest
Evinde göz hapsinde...محبوسة طرابلس إقامة جبرية
Evindeki bolluğa doyarlar, Zevklerinin ırmağından içirirsin onlara.(35:9) насыщаются от тука дома Твоего, и из потока сладостей Твоих Ты напояешь их,
Evindeki bolluğa doyarlar, Zevklerinin ırmağından içirirsin onlara.(36:9) Ils se rassasient de l`abondance de ta maison, Et tu les abreuves au torrent de tes délices.
Evindeki bolluğa doyarlar, Zevklerinin ırmağından içirirsin onlara.de kvæges ved dit Huses Fedme, du læsker dem af din Lifligheds Strøm;
Evindeki bolluğa doyarlar, Zevklerinin ırmağından içirirsin onlara.Eles se fartarão da gordura da tua casa, e os farás beber da corrente das tuas delícias;
Evindeki bolluğa doyarlar, Zevklerinin ırmağından içirirsin onlara.Họ nhờ sự dư dật của nhà Chúa mà được thỏa nguyện; Chúa sẽ cho họ uống nước sông phước lạc của Chúa.
Evindeki bolluğa doyarlar, Zevklerinin ırmağından içirirsin onlara.Họ nhờ sự dư_dật của nhà Chúa mà được thỏa_nguyện ; Chúa sẽ cho họ uống nước sông phước lạc của Chúa .
Evindeki bolluğa doyarlar, Zevklerinin ırmağından içirirsin onlara.Huru dyrbar är icke din nåd, o Gud! Människors barn hava sin tillflykt under dina vingars skugga.
Evindeki bolluğa doyarlar, Zevklerinin ırmağından içirirsin onlara.Hvor kostelig er din miskunnhet, Gud! Menneskenes barn søker ly i dine vingers skygge.
Evindeki bolluğa doyarlar, Zevklerinin ırmağından içirirsin onlara.Jaká predrahá je tvoja milosť, ó, Bože, a preto sa synovia človeka utiekajú do tône tvojich krýdel.
Evindeki bolluğa doyarlar, Zevklerinin ırmağından içirirsin onlara.Jakoż drogie jest miłosierdzie twoje, Boże! przetoż synowie ludzcy w cieniu skrzydeł twoich ufają.
Evindeki bolluğa doyarlar, Zevklerinin ırmağından içirirsin onlara.Jak převelmi drahé jest milosrdenství tvé, Bože, a protož synové lidští v stínu křídel tvých doufají.
Evindeki bolluğa doyarlar, Zevklerinin ırmağından içirirsin onlara.저희가 주의 집의 살찐 것으로 풍족할 것이라 주께서 주의 복락의 강수로 마시우시리이다
Evindeki bolluğa doyarlar, Zevklerinin ırmağından içirirsin onlara.Kuinka kallis on sinun armosi, Jumala! Ihmislapset etsivät sinun siipiesi suojaa.
Evindeki bolluğa doyarlar, Zevklerinin ırmağından içirirsin onlara.Mereka puas dengan makanan berlimpah di Rumah-Mu, dengan minuman dari sungai-Mu yang menyegarkan
Evindeki bolluğa doyarlar, Zevklerinin ırmağından içirirsin onlara.Nasičujejo se od obilosti hiše tvoje, in iz reke sladkosti svoje jih napajaš.
Evindeki bolluğa doyarlar, Zevklerinin ırmağından içirirsin onlara.Oh Isten, milyen drága a te kegyelmességed; az embernek fiai a te szárnyaidnak árnyékába menekülnek.
Evindeki bolluğa doyarlar, Zevklerinin ırmağından içirirsin onlara.Quanto è preziosa la tua grazia, o Dio! Si rifugiano gli uomini all'ombra delle tue ali
Evindeki bolluğa doyarlar, Zevklerinin ırmağından içirirsin onlara.Se sacian de la abundancia de tu casa; les das a beber del torrente de tus delicias
Evindeki bolluğa doyarlar, Zevklerinin ırmağından içirirsin onlara.Se satură de belşugul Casei Tale, şi -i adăpi din şivoiul desfătărilor Tale.
Evindeki bolluğa doyarlar, Zevklerinin ırmağından içirirsin onlara.Sie werden trunken von den reichen Gütern deines Hauses, und du tränkest sie mit Wonne als mit einem Strom.
Evindeki bolluğa doyarlar, Zevklerinin ırmağından içirirsin onlara.Θελουσι χορτασθη απο του παχους του οικου σου, και απο του χειμαρρου της τρυφης σου θελεις ποτισει αυτους.
Evindeki bolluğa doyarlar, Zevklerinin ırmağından içirirsin onlara.Ще се напояват от най-доброто+ на дома Ти. И от ръката на Твоите сладости ще им дадеш да пият.
Evindeki bolluğa doyarlar, Zevklerinin ırmağından içirirsin onlara.ירוין מדשן ביתך ונחל עדניך תשקם׃
Evindeki bolluğa doyarlar, Zevklerinin ırmağından içirirsin onlara.يروون من دسم بيتك ومن نهر نعمك تسقيهم.
Evindeki bolluğa doyarlar, Zevklerinin ırmağından içirirsin onlara.他 們 必 因 你 殿 裡 的 肥 甘 、 得 以 飽 足 . 你 也 必 叫 他 們 喝 你 樂 河 的 水
Evindeki bolluğa doyarlar, Zevklerinin ırmağından içirirsin onlara.他 們必 因 你 殿裡 的 肥甘 、 得以 飽足 . 你 也 必 叫 他 們喝 你 樂河 的 水
Evlenmek istemediği adamın evinden kaçmıştı ve kendi seçtiği adamla evlenmişti.A fugit din casa bărbatului cu care nu voia să se căsătorească, și s-a căsătorit cu bărbatul ales de ea.
Evlenmek istemediği adamın evinden kaçmıştı ve kendi seçtiği adamla evlenmişti.Hon rymde från mannen hon inte ville gifta sig med, och gifte sig med mannen hon själv valt.
Evlenmek istemediği adamın evinden kaçmıştı ve kendi seçtiği adamla evlenmişti.증조할머니는 결혼하고 싶지 않은 남자의 집으로부터 달아나 자신이 선택한 남자와 결혼하셨습니다.
Evlenmek istemediği adamın evinden kaçmıştı ve kendi seçtiği adamla evlenmişti.Она сбежала от мужчины, за которого не хотела выходить, и позже сама выбрала себе мужа.
Evlenmek istemediği adamın evinden kaçmıştı ve kendi seçtiği adamla evlenmişti.فقد هربت من الرجل الذي لا ترغب الزواج منه وتزوجت بالنهاية رجلاً من إختيارها
Evlenmek istemediği adamın evinden kaçmıştı ve kendi seçtiği adamla evlenmişti.最終的に 自分で選んだ男性と結ばれました 彼女は拒否し 抗議し 意見を述べました
Fakat bu şu demek midir, masanda veya evinde projektörler ve kameralara ihtiyaç olacaktır?Ale czy to znaczy, że przy biurku lub w domu są konieczne projektory, kamery?
Fakat bu şu demek midir, masanda veya evinde projektörler ve kameralara ihtiyaç olacaktır?Dar asta inseamnă că, la birou sau acasă, vei avea nevoie de proiectoare, camere?
Fakat bu şu demek midir, masanda veya evinde projektörler ve kameralara ihtiyaç olacaktır?Maar betekent het dat je thuis, op je bureau, projectors en camera's nodig hebt?
Fakat bu şu demek midir, masanda veya evinde projektörler ve kameralara ihtiyaç olacaktır?Seharusnya tidak.
Fakat öyleyse Amrapali'nin evinde 500 keşişi ile birlike ne işi var?"저 500명의 청년들하고 한낱 요정에서 무얼 하신다는 겐지" 하면서
Fakat öyleyse Amrapali'nin evinde 500 keşişi ile birlike ne işi var?"Apa yang sedang dia lakukan di rumah Amrapali dengan 500 pendeta-pendetanya." dan seterusnya.
Fakat öyleyse Amrapali'nin evinde 500 keşişi ile birlike ne işi var?"Ce caută el în casa lui Amrapali cu toţi cei 500 de călugări ai săi," şi aşa mai departe.