evinde ile cümle

evinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.Din locaşul Tău cel înalt Tu uzi munţii; şi se satură pămîntul de rodul lucrărilor Tale.
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.Du feuchtest die Berge von obenher; du machst das Land voll Früchte, die du schaffest;
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.Du vattnar bergen från dina salar, jorden mättas av den frukt du skapar.
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.Fra din Højsal vander du Bjergene, Jorden mættes fra dine Skyer;
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.God voorziet de bergen van water. De aarde kan alleen maar vrucht dragen dank zij U.
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.Han vanner fjellene fra sine høie saler; av dine gjerningers frukt mettes jorden.
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.저가 그 누각에서 산에 물을 주시니 주의 행사의 결과가 땅에 풍족하도다
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.Kterýž svlažuješ hory z výsostí svých, aby ovocem činů tvých sytila se země.
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.Który pokrapiasz góry z pałaców swoich, aby się z owoców spraw twoich nasycała ziemia.
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.On namaka gore iz hramov svojih, s sadom del tvojih se siti zemlja.
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.Saleistasi sinä kastelet vuoret, sinun töittesi hedelmistä maa saa ravintonsa.
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.Tú das de beber a las montañas desde tus altas moradas; del fruto de tus obras se sacia la tierra
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.Từ phòng cao mình , Ngài tưới các núi ; Ðất được đầy_dẫy bông trái về công_việc Ngài .
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.Từ phòng cao mình, Ngài tưới các núi; Ðất được đầy dẫy bông trái về công việc Ngài.
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.Zvlažuješ vrchy zo svojich výšin; z ovocia tvojich diel sýti sa celá zem.
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.Ο ποτιζων τα ορη εκ των υπερωων αυτου απο του καρπου των εργων σου χορταινει η γη.
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.Ти си, Който поиш планините от високите Си обиталища, Тъй щото от плода на Твоите дела се насища земята;
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.משקה הרים מעליותיו מפרי מעשיך תשבע הארץ׃
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.‎الساقي الجبال من علاليه. من ثمر اعمالك تشبع الارض‎.
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.他 從 樓 閣 中 澆 灌 山 嶺 . 因 他 作 為 的 功 效 、 地 就 豐 足
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.他 從樓閣 中 澆灌 山嶺 . 因 他 作為 的 功效 、 地 就 豐足
Göz diktikleri tarlaları zorla alır, evlere el koyarlar. Birini evinden, bir başkasını mirasından ederler.De attrår Marker og raner dem, Huse og tager dem, undertrykker Mand og Hus, Ejendom og Ejer.
Göz diktikleri tarlaları zorla alır, evlere el koyarlar. Birini evinden, bir başkasını mirasından ederler.밭들을 탐하여 빼앗고 집들을 탐하여 취하니 그들이 사람과 그 집 사람과 그 산업을 학대하도다
Göz diktikleri tarlaları zorla alır, evlere el koyarlar. Birini evinden, bir başkasını mirasından ederler.Žiadostiví sú polí a rabujú, i domov, a berú a utiskujú muža i jeho dom, a to každého i jeho dedičstvo.
Göz diktikleri tarlaları zorla alır, evlere el koyarlar. Birini evinden, bir başkasını mirasından ederler.Пожелают полей и берут их силою, домов, – и отнимают их; обирают человека и его дом, мужа и его наследие.
Göz diktikleri tarlaları zorla alır, evlere el koyarlar. Birini evinden, bir başkasını mirasından ederler.וחמדו שדות וגזלו ובתים ונשאו ועשקו גבר וביתו ואיש ונחלתו׃
Göz diktikleri tarlaları zorla alır, evlere el koyarlar. Birini evinden, bir başkasını mirasından ederler.فانهم يشتهون الحقول ويغتصبونها والبيوت ويأخذونها ويظلمون الرجل وبيته والانسان وميراثه.
Göz diktikleri tarlaları zorla alır, evlere el koyarlar. Birini evinden, bir başkasını mirasından ederler.他 們 貪 圖 田 地 就 佔 據 . 貪 圖 房 屋 便 奪 取 . 他 們 欺 壓 人 、 霸 佔 房 屋 和 產 業
Göz diktikleri tarlaları zorla alır, evlere el koyarlar. Birini evinden, bir başkasını mirasından ederler.他 們貪圖 田地 就 佔據 . 貪圖 房屋 便 奪取 . 他 們欺壓人 、 霸佔 房屋 和 產業
Habersiz gidip birinin evinde kalacak olsan, sana pek kullanmadıkları küçük bir oda verirler.Ами ако неочаквано се наложи да преспите в нечия къща и ви заделят само малко място, което не използват често.
Hae Yeong'un evinde.Elle est avec Hae Young chez lui.
Hae Yeong'un evinde.Hae Young lakásán van.
Hae Yeong'un evinde. Onu geri getirmeye gideyim mi?انها في منزل هاي يونغ ومعه, هل علي ان ارسل احده لاحظارها؟
Hae Yeong'un evinde.Είναι στο σπίτι του Χε Γιανγκ, μαζί του.
Hamorla oğlu Şekemi de öldürdüler. Dinayı Şekemin evinden alıp gittiler.Emora také a Sichema, syna jeho, zamordovali mečem, a vzavše Dínu z domu Sichemova, odešli.
Hamorla oğlu Şekemi de öldürdüler. Dinayı Şekemin evinden alıp gittiler.Hai người lại lấy gươm giết Hê-mô và Si-chem, con trai người, đem nàng Ði-na ra khỏi nhà Si-chem, rồi đi.
Hamorla oğlu Şekemi de öldürdüler. Dinayı Şekemin evinden alıp gittiler.Hemora też i Sychema, syna jego, zabili mieczem, a wziąwszy Dynę z domu Sychemowego, odeszli.
Hamorla oğlu Şekemi de öldürdüler. Dinayı Şekemin evinden alıp gittiler.I Chamora i Sichema, jeho syna, zabili ostrím meča, a vezmúc Dínu z domu Sichemovho vyšli.
Hamorla oğlu Şekemi de öldürdüler. Dinayı Şekemin evinden alıp gittiler.Khámort, és az õ fiát Sekhemet fegyver élére hányák, és elvivék Dínát a Sekhem házából, és kimenének.
Hamorla oğlu Şekemi de öldürdüler. Dinayı Şekemin evinden alıp gittiler.칼로 하몰과 그 아들 세겜을 죽이고 디나를 세겜의 집에서 데려 오고
Hamorla oğlu Şekemi de öldürdüler. Dinayı Şekemin evinden alıp gittiler.Mataram também ao fio da espada a Hamor e a Siquém, seu filho; e, tirando Diná da casa de Siquém, saíram.
Hamorla oğlu Şekemi de öldürdüler. Dinayı Şekemin evinden alıp gittiler.Också Hamor och hans son Sikem dräpte de med svärdsegg och togo Dina ut ur Sikems hus och gingo sin väg.
Hamorla oğlu Şekemi de öldürdüler. Dinayı Şekemin evinden alıp gittiler.og dræbte Hamor og hans Søn Sikem med Sværdet, tog Dina ud af Sikems Hus og drog bort.
Hamorla oğlu Şekemi de öldürdüler. Dinayı Şekemin evinden alıp gittiler.Også Hemor og Sikem, hans sønn, slo de ihjel med sverdets egg, og de tok Dina ut av Sikems hus og drog bort.
Hamorla oğlu Şekemi de öldürdüler. Dinayı Şekemin evinden alıp gittiler.También mataron a filo de espada a Hamor y a su hijo Siquem, y tomando a Dina de la casa de Siquem, se fueron
Hamorla oğlu Şekemi de öldürdüler. Dinayı Şekemin evinden alıp gittiler.termasuk juga Hemor dan Sikhem. Lalu mereka mengambil Dina dari rumah Sikhem dan pergi
Hamorla oğlu Şekemi de öldürdüler. Dinayı Şekemin evinden alıp gittiler.и самого Еммора и Сихема, сына его, убили мечом; и взяли Дину из дома Сихемова и вышли.
Hamorla oğlu Şekemi de öldürdüler. Dinayı Şekemin evinden alıp gittiler.Убиха с острото на ножа Емора и сина му Сихем; а Дина взеха из дома на Сихема и си излязоха.
Hamorla oğlu Şekemi de öldürdüler. Dinayı Şekemin evinden alıp gittiler.ואת חמור ואת שכם בנו הרגו לפי חרב ויקחו את דינה מבית שכם ויצאו׃
Hamorla oğlu Şekemi de öldürdüler. Dinayı Şekemin evinden alıp gittiler.وقتلا حمور وشكيم ابنه بحد السيف. واخذا دينة من بيت شكيم وخرجا.
Hamorla oğlu Şekemi de öldürdüler. Dinayı Şekemin evinden alıp gittiler.又 用 刀 殺 了 哈 抹 和 他 兒 子 示 劍 、 把 底 拿 從 示 劍 家 裡 帶 出 來 、 就 走 了
Hamorla oğlu Şekemi de öldürdüler. Dinayı Şekemin evinden alıp gittiler.又 用 刀殺 了 哈抹和 他 兒子 示劍 、 把 底 拿 從 示劍 家 裡帶 出來 、 就 走 了
Ha Ni'nin duygularını bildiğin halde bu şekilde evinden ayrıldın ve başka bir kadınla bile yaşıyorsun?Dù đã biết tình cảm của Ha Ni, Cậu cứ phải dọn ra khỏi nhà thế này, và còn sống chung với cô gái khác sao?
Ha Ni'nin duygularını bildiğin halde bu şekilde evinden ayrıldın ve başka bir kadınla bile yaşıyorsun?Ookal weet jij over Ha Ni's gevoelens, Moest je jouw thuis zo verlaten, en zelfs met een andere vrouw wonen?
Ha Ni'nin duygularını bildiğin halde bu şekilde evinden ayrıldın ve başka bir kadınla bile yaşıyorsun?Хотя ты знаешь о чувствах Ха Ни, все равно вот так уходишь из дома, и даже живешь с другой женщиной?!
Ha Ni'nin duygularını bildiğin halde bu şekilde evinden ayrıldın ve başka bir kadınla bile yaşıyorsun?اعتقد بأنك تعلم بمشاعر هانيا هل كان عليك مغادرة المنزل هكذا و حتى العيش مع امرأة اخرى؟
Ha Ni'nin duygularını bildiğin halde bu şekilde evinden ayrıldın ve başka bir kadınla bile yaşıyorsun?そんなふうに家を出て それに同棲までするの? ハッキリするとかしてよ!
Hayır, şimdilik babamın bir arkadaşının evinde kalmaya karar verdik.Ei, me pätettiin olla tästä lähtien mun isän ystävän talossa.
Hayır, şimdilik babamın bir arkadaşının evinde kalmaya karar verdik.Không, từ giờ chúng tôi quyết định đến ở nhà người bạn của bố
Hayır, şimdilik babamın bir arkadaşının evinde kalmaya karar verdik.아니야, 당분간 아빠 친구댁에 있기로 했어.

İlgili Sayfalar