evinde ile cümle

evinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Babamın evinde kalacak çok yer var. Öyle olmasa size söylerdim. Çünkü size yer hazırlamaya gidiyorum.В дому Отця мого осель багато. Коли б ні, сказав би вам: Ійду наготовити місце вам.
Babamın evinde kalacak çok yer var. Öyle olmasa size söylerdim. Çünkü size yer hazırlamaya gidiyorum.בבית אבי מעונות רבות ואם לא כן הוא כי עתה הגדתי לכם הנני הלך להכין מקום לכם׃
Babamın evinde kalacak çok yer var. Öyle olmasa size söylerdim. Çünkü size yer hazırlamaya gidiyorum.في بيت ابي منازل كثيرة. وإلا فاني كنت قد قلت لكم. انا امضي لاعد لكم مكانا.
Babamın evinde kalacak çok yer var. Öyle olmasa size söylerdim. Çünkü size yer hazırlamaya gidiyorum.在 我 父 的 家 裡 、 有 許 多 住 處 . 若 是 沒 有 、 我 就 早 已 告 訴 你 們 了 . 我 去 原 是 為 你 們 豫 備 地 方 去
Babamın evinde kalacak çok yer var. Öyle olmasa size söylerdim. Çünkü size yer hazırlamaya gidiyorum.在 我 父 的 家裡 、 有 許多 住處 . 若是 沒 有 、 我 就 早 已 告訴 你 們 了 . 我 去 原是 為 你 們豫備 地方 去
Babamızın evinde oturulacak pek çok yerler vardır.Atyám házában sok hely van.
Babamızın evinde oturulacak pek çok yerler vardır.In casa Tatalui meu sunt multe salasuri.
Babamızın evinde oturulacak pek çok yerler vardır.lm Haus unseres Vaters gibt es viele Wohnmöglichkeiten.
Babamızın evinde oturulacak pek çok yerler vardır.Nella casa di mio padre ci sono molte dimore.
Babamızın evinde oturulacak pek çok yerler vardır.Ngôi nhà của Chúa có rất nhiều chỗ cư ngụ.
Babamızın evinde oturulacak pek çok yerler vardır.V domě mého Otce existuje mnoho míst k přebývání.
Babamızın evinde oturulacak pek çok yerler vardır.W domu mego ojca jest wiele siedzib mieszkalnych.
Babamızın evinde oturulacak pek çok yerler vardır.Στο σπίτι του πατέρα μου υπάρχουν πολλά κατοικήσιμα μέρη.
Babamızın evinde oturulacak pek çok yerler vardır.В доме моего отца есть много места для жилья.
Bakıma gereksinim duyan gelişme engelli bir kişi, bir aile evinde de yaşayabilir.En utvecklingsstörd person som behöver vård kan bo i ett familjehem.
Bakıma gereksinim duyan gelişme engelli bir kişi, bir aile evinde de yaşayabilir.Kehitysvammainen henkilö, joka tarvitsee hoitoa, voi asua perhekodissa.
Bakıma gereksinim duyan gelişme engelli bir kişi, bir aile evinde de yaşayabilir.La persona con discapacidad mental que necesite cuidados podrá vivir en una casa familiar.
Bakıma gereksinim duyan gelişme engelli bir kişi, bir aile evinde de yaşayabilir.Une personne handicapée mentale ayant besoin d’aide peut vivre dans une maison familiale.
Bakıma gereksinim duyan gelişme engelli bir kişi, bir aile evinde de yaşayabilir.Инвалид, нуждающийся в уходе, может проживать в семейном доме.
Bakıma gereksinim duyan gelişme engelli bir kişi, bir aile evinde de yaşayabilir.تعني الرعاية الأسرية (perhehoito) تأمين رعاية وتربية وعناية بالشخص المعاق خارج بيته في بيت شخص آخر.
Bana feminist diyen ilk kişi de oydu. 14 yaşlarımdayken Okuloma'nın evinde tartışıyorduk.Han var också den första personen som kallade mig feminist.
Bangalore'ın dışındaki bir düşkünler evinde ders verdiğim için kendimi şanslı hissediyordum.Abban a kiváltságban részesültem, hogy egy menedékházban oktathattam Bangalore külvárosában.
Bangalore'ın dışındaki bir düşkünler evinde ders verdiğim için kendimi şanslı hissediyordum.Am fost atât de onorată fiindcă am avut ocazia să predau într-un ospiciu de la periferia din Bangalore.
Bangalore'ın dışındaki bir düşkünler evinde ders verdiğim için kendimi şanslı hissediyordum.Đó thực sự là một đặc ân cho tôi khi tôi có thể được dạy ở một nhà tế bần ở vùng ngoại ô Bangalore.
Bangalore'ın dışındaki bir düşkünler evinde ders verdiğim için kendimi şanslı hissediyordum.Ho avuto il privilegio di insegnare in una casa di cura alla periferia di Bangalore.
Bangalore'ın dışındaki bir düşkünler evinde ders verdiğim için kendimi şanslı hissediyordum.Ich hatte das Privileg, in einem Hospiz im Außenbezirk von Bangalore unterrichten zu können.
Bangalore'ın dışındaki bir düşkünler evinde ders verdiğim için kendimi şanslı hissediyordum.Ik had het voorrecht om les te geven in een verzorgingstehuis in de rand van Bangalore.
Bangalore'ın dışındaki bir düşkünler evinde ders verdiğim için kendimi şanslı hissediyordum.J'ai eu le privilège de pouvoir enseigner dans un hospice dans la banlieue de Bangalore.
Bangalore'ın dışındaki bir düşkünler evinde ders verdiğim için kendimi şanslı hissediyordum.전 방갈로르 외각의 한 호스피스 시설에서 수업을 할 수 있었다는 것이 정말로 큰 영광이었습니다
Bangalore'ın dışındaki bir düşkünler evinde ders verdiğim için kendimi şanslı hissediyordum.Miałam ten przywilej uczenia w hospicjum na przedmieściach Bangalore.
Bangalore'ın dışındaki bir düşkünler evinde ders verdiğim için kendimi şanslı hissediyordum.Saya sangat beruntung dapat mengajar di sebuah rumah sakit khusus di pinggiran kota Bangalore.
Bangalore'ın dışındaki bir düşkünler evinde ders verdiğim için kendimi şanslı hissediyordum.Sentia-me muito privilegiada por poder ensinar num hospital nos arredores em Bangalore.
Bangalore'ın dışındaki bir düşkünler evinde ders verdiğim için kendimi şanslı hissediyordum.Tuve el privilegio de poder enseñar en un hospicio en las afueras de Bangalore.
Bangalore'ın dışındaki bir düşkünler evinde ders verdiğim için kendimi şanslı hissediyordum.Ήμουν τόσο τυχερή που μπορούσα να διδάσκω σ' ένα άσυλο στα προάστια του Μπανγκαλόρ.
Bangalore'ın dışındaki bir düşkünler evinde ders verdiğim için kendimi şanslı hissediyordum.Имах честта да преподавам в болница за неизлечимо болни в покрайнините на Бангалор.
Bangalore'ın dışındaki bir düşkünler evinde ders verdiğim için kendimi şanslı hissediyordum.Я была удостоена возможности преподавать в хосписе на окраине Бангалора.
Bangalore'ın dışındaki bir düşkünler evinde ders verdiğim için kendimi şanslı hissediyordum.היתה לי הזכות ללמד בבית-מחסה בחוצות העיר בנגלור.
Bangalore'ın dışındaki bir düşkünler evinde ders verdiğim için kendimi şanslı hissediyordum.لقد كنت محظوظة بأن استطعت ان ادرس في دير في ضواحي بانغلور
Bangalore'ın dışındaki bir düşkünler evinde ders verdiğim için kendimi şanslı hissediyordum.教える機会を持てたことは、 大変光栄なことでした。 ある日の朝早くに、
Başka bir adamın evinde onunla beraber olan bir kadını almak, Rama'ya yakışmaz.Aku tidak seperti Rama, yang akan mengambil kembali perempuan yang telah tidur di rumah lelaki lain!
Başka bir adamın evinde onunla beraber olan bir kadını almak, Rama'ya yakışmaz.Én nem vagyok olyan, mint Ráma, hogy visszafogadjak egy nőt, aki másik férfinál aludt.
Başka bir adamın evinde onunla beraber olan bir kadını almak, Rama'ya yakışmaz.En ole kuin Rama, joka ottaisi naisen joka on nukkunut toisen miehen luona
Başka bir adamın evinde onunla beraber olan bir kadını almak, Rama'ya yakışmaz.Eu não sou como Rama, que voltaria com uma mulher que já dormiu na casa de outro homem!
Başka bir adamın evinde onunla beraber olan bir kadını almak, Rama'ya yakışmaz.Eu nu-s ca Rama, să iau o femeie care a dormit în casa altui bărbat!
Başka bir adamın evinde onunla beraber olan bir kadını almak, Rama'ya yakışmaz.Ich bin nicht wie Ram, der eine Frau nimmt, die im Haus eines anderen Mann geschlafen hat!
Başka bir adamın evinde onunla beraber olan bir kadını almak, Rama'ya yakışmaz.Io non sono Rama, che si tiene una donna che ha dormito nella casa di un altro!
Başka bir adamın evinde onunla beraber olan bir kadını almak, Rama'ya yakışmaz.Jag är inte som Rama, som tar en kvinna som sovit i en annan mans hus.
Başka bir adamın evinde onunla beraber olan bir kadını almak, Rama'ya yakışmaz.Já nejsem jako Ráma. kdo si vezme ženu co spala v domě jiného muže!
Başka bir adamın evinde onunla beraber olan bir kadını almak, Rama'ya yakışmaz.Je ne suis pas comme Rama! ...qui prendrait une femme qui a couché dans la maison d'un autre homme!
Başka bir adamın evinde onunla beraber olan bir kadını almak, Rama'ya yakışmaz.Nie jestem jak Rama, żeby przebaczyć kobiecie, która spała w domu innego mężczyzny.
Başka bir adamın evinde onunla beraber olan bir kadını almak, Rama'ya yakışmaz.No soy como Rama, ¡que admite a una mujer que ha dormido en la casa de otro hombre!
Başka bir adamın evinde onunla beraber olan bir kadını almak, Rama'ya yakışmaz.Ta không như Rama, kẻ lấy vợ từng ngủ trong nhà một thằng đàn ông khác!
Başka bir adamın evinde onunla beraber olan bir kadını almak, Rama'ya yakışmaz.Аз не съм като Рама, който ще приеме жена, която е спала в дома на друг мъж!
Başka bir adamın evinde onunla beraber olan bir kadını almak, Rama'ya yakışmaz.- Я не такой как Рама! Что принял женщину, которая спала в доме другого мужчины!
Başka bir adamın evinde onunla beraber olan bir kadını almak, Rama'ya yakışmaz.הוא מסכים לגור עם אישה שלנה בביתו של גבר אחר! זה קורה בסיפור הדהובי! -זה סיפור הדהובי.
Başka birinin evinde yaşamak...Hidup di rumah orang...
Başka birinin evinde yaşamak...Mieszkanie u kogoś w domu..
Başka birinin evinde yaşamak...Sa traiesti in casa altcuiva...
Başka birinin evinde yaşamak...Το να μένω στο σπίτι κάποιου άλλου...
Başka birinin evinde yaşamak...Живя в чужом доме...

İlgili Sayfalar