evinde ile cümle
evinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Ama kâhinin parayla satın aldığı ya da evinde doğan köle onun yemeğini yiyebilir.倘若 祭司 買人 、 是 他 的 錢買 的 、 那人 就 可以 喫聖物 . 生在 他 家 的 人 、 也可以 喫
Annelik evinde, ebeveyn olma ve aile hayatını öğrenmeye dair yardım edilir.Ensikodissa saat apua vanhemmuuteen ja elämänhallintaan.
Annelik evinde, ebeveyn olma ve aile hayatını öğrenmeye dair yardım edilir.På mödrahemmet får du hjälp med föräldraskapet och livskompetensen.
Annelik evinde, ebeveyn olma ve aile hayatını öğrenmeye dair yardım edilir.В Материнском доме вам будет оказана помощь в вопросах материнства и самостоятельного контроля вашей жизни.
Anne yağmur yağıyor. Oğlunun evinde kalsana. Evet anne.Maman, merci pour le repas.
Anne yağmur yağıyor. Oğlunun evinde kalsana.Mẹ à, trời đang mưa, hãy ngủ lại đây đi.
Anne yağmur yağıyor. Oğlunun evinde kalsana.أمّي، الجوّ ممطر نامي فوق في مكان إبنك
Aş evinde yemek servis edin, bir parkı temizleyin, akıl veren bir insan olun.Bedienen Sie in einer Suppenküche, räumen Sie einen Park in der Nachbarschaft auf, seien Sie ein Mentor.
Aş evinde yemek servis edin, bir parkı temizleyin, akıl veren bir insan olun.무료 급식소에서 봉사하시든지, 근처 공원을 청소하시든지 누군가의 멘토가 되세요.
Aş evinde yemek servis edin, bir parkı temizleyin, akıl veren bir insan olun.Osszanak levest egy ingyenkonyhán, tisztítsanak meg egy parkot, legyenek mentorok.
Aş evinde yemek servis edin, bir parkı temizleyin, akıl veren bir insan olun.Phục vụ đồ ăn trong nhà bếp, dọn dẹp công viên khu phố, làm người hướng dẫn.
Aş evinde yemek servis edin, bir parkı temizleyin, akıl veren bir insan olun.Podávajte jedlo pre chudobných, vyčistíte susedovi záhradu, buďte učiteľ.
Aş evinde yemek servis edin, bir parkı temizleyin, akıl veren bir insan olun.Podávejte polévku ve výdejně pro nemajetné, vyčistěte park ve své čtvrti, buďte mentorem.
Aş evinde yemek servis edin, bir parkı temizleyin, akıl veren bir insan olun.Pomagajte v ljudski kuhinji, očistite park v soseščini, bodite mentor.
Aş evinde yemek servis edin, bir parkı temizleyin, akıl veren bir insan olun.Sediakan makanan bagi orang miskin, membersihkan lingkungan, menjadi seorang mentor
Aş evinde yemek servis edin, bir parkı temizleyin, akıl veren bir insan olun.Serveer eten in een gaarkeuken, maak een buurtpark schoon, word een raadgever.
Aş evinde yemek servis edin, bir parkı temizleyin, akıl veren bir insan olun.Servera mat åt de hemlösa, städa upp i en park, var en hjälplärare.
Aş evinde yemek servis edin, bir parkı temizleyin, akıl veren bir insan olun.Server mad hos et center for hjemløse, ryd op i en nærliggende park, vær en mentor.
Aş evinde yemek servis edin, bir parkı temizleyin, akıl veren bir insan olun.Servete del cibo alla mensa dei poveri, pulite il parco del vicinato, siate dei mentori.
Aş evinde yemek servis edin, bir parkı temizleyin, akıl veren bir insan olun.Servez de la nourriture dans une soupe populaire, nettoyez un parc dans votre quartier, soyez un mentor.
Aş evinde yemek servis edin, bir parkı temizleyin, akıl veren bir insan olun.Serviți supa la un centru pentru săraci, faceți curat într-un parc invecinat, fiți mentor!
Aş evinde yemek servis edin, bir parkı temizleyin, akıl veren bir insan olun.Serwujcie zupę dla ubogich, posprzątajcie park, stańcie się mentorami.
Aş evinde yemek servis edin, bir parkı temizleyin, akıl veren bir insan olun.Sirvam comida numa cozinha de sopa dos pobres, limpem o parque do bairro, sejam mentores.
Aş evinde yemek servis edin, bir parkı temizleyin, akıl veren bir insan olun.Sirvan comida en un comedor, limpien un parque del vecindario, sean mentores.
Aş evinde yemek servis edin, bir parkı temizleyin, akıl veren bir insan olun.Tarjoilkaa ruokaa kodittomien keittiössä, siivotkaa naapuruston puisto, toimikaa ohjaajina.
Aş evinde yemek servis edin, bir parkı temizleyin, akıl veren bir insan olun.Σερβίρετε φαγητό σε μια κουζίνα, καθαρίστε ένα πάρκο της γειτονιάς, γίνετε μέντορας.
Aş evinde yemek servis edin, bir parkı temizleyin, akıl veren bir insan olun.Допоможіть роздати їжу в благодійній їдальні, приберіть сміття в парку, станьте наставником.
Aş evinde yemek servis edin, bir parkı temizleyin, akıl veren bir insan olun.Разливайте суп в столовой для бездомных, уберите мусор в парке, будьте наставником.
Aş evinde yemek servis edin, bir parkı temizleyin, akıl veren bir insan olun.Сервирайте храна в социална кухня, почистете парк в кваратала, станете ментор.
Aş evinde yemek servis edin, bir parkı temizleyin, akıl veren bir insan olun.הגישו אוכל בבית תמחוי, נקו את הגן השכונתי, היו מורה רוחני למישהו.
Aş evinde yemek servis edin, bir parkı temizleyin, akıl veren bir insan olun.صب الحساء لشخص يقف بقربك في المطعم .. نظف حديقة جارك .. كن مرشداً ..
Aş evinde yemek servis edin, bir parkı temizleyin, akıl veren bir insan olun.相談相手になるのです 誰かの命を救う機会は
Aynı yaşta ama bakım evinde değil; ... .... ve giderek hızlanacak.É da mesma idade, mas não está no lar de terceira idade; está a esquiar.
Aynı yaşta ama bakım evinde değil; ... .... ve giderek hızlanacak.Es ist im gleichen Alter, aber es ist nicht im Altersheim; es geht Ski-Fahren.
Aynı yaşta ama bakım evinde değil; ... .... ve giderek hızlanacak.Este la aceeasi varsta, dar nu este la azil, ci schiaza.
Aynı yaşta ama bakım evinde değil; ... .... ve giderek hızlanacak.Ha la stessa età, ma non è finito in casa di riposo; sta andando a sciare.
Aynı yaşta ama bakım evinde değil; ... .... ve giderek hızlanacak.Hij heeft dezelfde leeftijd, maar ligt niet in het verpleeghuis; hij is gaan skiën.
Aynı yaşta ama bakım evinde değil; ... .... ve giderek hızlanacak.Il a le même âge, mais il n'est pas à l'hospice. Il est parti faire du ski.
Aynı yaşta ama bakım evinde değil; ... .... ve giderek hızlanacak.Je stejně starý, ale v léčebně neleží. Jede lyžovat.
Aynı yaşta ama bakım evinde değil; ... .... ve giderek hızlanacak.같은 나이이지만, 요양원에 있지 않아요 마치 스키를 타러 가는 것 같네요
Aynı yaşta ama bakım evinde değil; ... .... ve giderek hızlanacak.Nó cùng tuổi với con sâu trước nhưng nó không phải vào viện dưỡng lão. nó như đang truọt tuyết vậy
Aynı yaşta ama bakım evinde değil; ... .... ve giderek hızlanacak.Tiene la misma edad, pero no está en el asilo; se va a esquiar.
Aynı yaşta ama bakım evinde değil; ... .... ve giderek hızlanacak.W tym samym wieku, a nie jest w domu opieki; jedzie na narty.
Aynı yaşta ama bakım evinde değil; ... .... ve giderek hızlanacak.Είναι στην ίδια ηλικία, αλλά δεν είναι στο γηροκομείο, πάει για σκι.
Aynı yaşta ama bakım evinde değil; ... .... ve giderek hızlanacak.Він такого ж віку, але він не в будинку для літніх людей, він рухається.
Aynı yaşta ama bakım evinde değil; ... .... ve giderek hızlanacak.Он такого же возраста, но он не в доме престарелых: он катается на лыжах.
Aynı yaşta ama bakım evinde değil; ... .... ve giderek hızlanacak.Същата възраст, но не е в старческия дом; отива да кара ски.
Aynı yaşta ama bakım evinde değil; ... .... ve giderek hızlanacak.היא באותו הגיל, אך היא לא במחלקה הגריטרית; היא בחופשת סקי.
Aynı yaşta ama bakım evinde değil; ... .... ve giderek hızlanacak.هي في نفس العمر , لكنها ليست في دار النقاهة إنها ذاهبة للتزحلق
Aynı yaşta ama bakım evinde değil; ... .... ve giderek hızlanacak.スキーに行きますよ これは本当に素晴らしい事です 老化がゆっくりになりました
Babamın evinde kalacak çok yer var. Öyle olmasa size söylerdim. Çünkü size yer hazırlamaya gidiyorum.În casa Tatălui Meu sînt multe locaşuri. Dacă n'ar fi aşa, v'aş fi spus. Eu Mă duc să vă pregătesc un loc.
Babamın evinde kalacak çok yer var. Öyle olmasa size söylerdim. Çünkü size yer hazırlamaya gidiyorum.내 아버지 집에 거할 곳이 많도다 그렇지 않으면 너희에게 일렀으리라 내가 너희를 위하여 처소를 예비하러 가노니
Babamın evinde kalacak çok yer var. Öyle olmasa size söylerdim. Çünkü size yer hazırlamaya gidiyorum.Na casa de meu Pai há muitas moradas; se não fosse assim, eu vo-lo teria dito; vou preparar-vos lugar.
Babamın evinde kalacak çok yer var. Öyle olmasa size söylerdim. Çünkü size yer hazırlamaya gidiyorum.Nella casa del Padre mio vi sono molti posti. Se no, ve l'avrei detto. Io vado a prepararvi un posto
Babamın evinde kalacak çok yer var. Öyle olmasa size söylerdim. Çünkü size yer hazırlamaya gidiyorum.V dome môjho Otca je mnoho príbytkov; keby nebolo tak, povedal by som vám to,
Babamın evinde kalacak çok yer var. Öyle olmasa size söylerdim. Çünkü size yer hazırlamaya gidiyorum.V domu Otce mého příbytkové mnozí jsou. Byť nebylo tak, pověděl bych vám.
Babamın evinde kalacak çok yer var. Öyle olmasa size söylerdim. Çünkü size yer hazırlamaya gidiyorum.W domu Ojca mego wiele jest mieszkania; a jeźli nie, wżdybymci wam powiedział.
Babamın evinde kalacak çok yer var. Öyle olmasa size söylerdim. Çünkü size yer hazırlamaya gidiyorum.Εν τη οικια του Πατρος μου ειναι πολλα οικηματα ει δε μη, ηθελον σας ειπει υπαγω να σας ετοιμασω τοπον
Babamın evinde kalacak çok yer var. Öyle olmasa size söylerdim. Çünkü size yer hazırlamaya gidiyorum.А Исус, като видя майка Си и ученика, когото обичаше, който стоеше близо, каза на майка Си: Жено, ето син ти!
Babamın evinde kalacak çok yer var. Öyle olmasa size söylerdim. Çünkü size yer hazırlamaya gidiyorum.В доме Отца Моего обителей много. А если бы не так,Я сказал бы вам: Я иду приготовить место вам.