Neredeyse bir yıl boyunca Newcastle'daki evinde kaldı, orada bulunduğu süre içerisinde annesinin evini boyadı.Uciekła do swego domu w Newcastle na prawie rok, podczas którego malowała dom matki.
1980 yazında, evinde kayarak düştü ve kalça kemiğini kırdı.Latem 1980 roku pośliznęła się w domu i złamała biodro.
1931 - Pittsburgh'da (Pensilvanya) yaşlılar evinde çıkan yangında 48 kişi öldü.1931 – W pożarze domu starców w Pittsburghu w stanie Pensylwania zginęło 48 osób.
“Bir anda Pascal evinde savaş çıkmıştı."Nagle w domu Pascalów rozpoczęła się wojna.
8 Nisan 1994 tarihinde Cobain, Seattle'daki evinde ölü bulundu.8 kwietnia 1994 roku Cobain został znaleziony w swoim domu w Seattle.
Jack zor bir durumda kaçmaya çalışıyor fakat evinden binlerce kilometre uzaklıktadır.Richard wyrusza do lekarza, który mieszka wiele kilometrów od jego domu.
1794 yılının Eylül ayında Schiller, Goethe’nin evinde 2 hafta geçirdi.We wrześniu 1794 Schiller przebywał dwa tygodnie w gościnie u Goethego w Weimarze w jego domu.
Daha sonra bu mektupları Ellet'tan toplayıp bir araya getirerek, onun evinde bıraktı.Potem zebrał listy od Ellet i zostawił je w jej domu.
Salinger, 27 Ocak 2010'da Cornish, New Hampshire'daki evinde doğal sebeplerden vefat etti.Zmarł z przyczyn naturalnych 27 stycznia 2010 w swoim domu w Cornish w stanie New Hampshire.
César evinde bir doğum günü partisi vermektedir.Cezar urządza przyjęcie z okazji swoich urodzin.
Çay evinde düzenli Japon çay töreni düzenlenmaktedir.Używana w japońskiej ceremonii picia herbaty.
11 Ekim 2017'de Tiflis'teki evinde 57 yaşında ölü olarak bulundu.Została znaleziona martwa 11 października 2017 roku w swoim mieszkaniu w Tbilisi.
Cemal beyin evinde durdum.Znajduje się w obrębie mózgoczaszki.
Sebastian'ın evinde kalan Pris'in yanına Roy Batty de gelir.Tymczasem do mieszkania Sebastiana przybywa także Roy.
İngiltere (1966) ve Fransa (1998) kazandığı tek şampiyonluğu kendi evinde kazandı.Drużyny Anglii (1966), Francji (1998) oraz Hiszpanii (2010) wywalczyły po jednym mistrzostwie.
Evinde otururken boyun ağrısından şikayet etti.Podczas pobytu w więzieniu poważnie chorował na serce.
35 buçuk sanat evinde eğitim gördü.35 lat Pracowni Doświadczalnej Tkactwa Artystycznego.
11 Haziran 2011'de evinde ölmüştür.Zmarł 11 czerwca 2011 roku w Izraelu.
Sage Stallone, Los Angeles kentindeki evinde ölü bulundu.Simpson został znaleziony martwy w swym domu w Los Angeles.
Braun, 1918'de savaş bitmeden önce, Brooklyn'deki evinde vefat etti.Braun zmarł w swoim domu w Brooklynie w 1918 roku.
19 Ocak 2007'de evinde ölü olarak bulunmuştur.13 stycznia 2013 został on znaleziony martwy w jej domu.
Çünkü onun kendi evinde kayıt stüdyosu vardı ve boş zamanında orada şarkılar besteleyebilecekti.Ponieważ posiadała w swoim domu studio nagraniowe, w każdej wolnej chwili mogła pisać i nagrywać.
White’lar daha sonra Andrews ailesinin evinde kaldılar.Wkrótce potem Fordowie opuścili Biały Dom.
16 Mayıs 2014'te İzmit ilçesinin Topçular Mahallesindeki evinde kendini iple tavana asarak intihar etti.20 maja 2013 roku były dyrektor generalny agencji popełnił samobójstwo w piwnicy własnego domu.
Savaş süresince evinden on yıl ayrı kaldı.W czasie wojny dwa lata przebywał rodzinnym domu.
O gece anlatıcının evinde esrarengiz bir yangın çıkar, adam eşi ile birlikte kaçmak zorunda kalır.W nocy jego dom ogrania tajemniczy pożar, który zmusza narratora, jego żonę i służbę do ucieczki.
Daha sonra kendi evinde Copenhagen'i kazandı.Rok później w turnieju w Ostródzie samodzielnie zwyciężył.
Çift günümüzde Santa Fe, New Mexico yakınlarındaki bir çiftlik evinde yaşamaktadır.Zamieszkał razem ze swoimi trzema psami na pustyni w pobliżu Santa Fe w stanie Nowy Meksyk.
7 Temmuz 1962'de evinde kalp krizi geçirerek öldü.6 czerwca 1940 zmarł w swoim domu na atak serca..
Evinde devamlı polis gözetiminde tutuldu.Cały czas był pod obserwacją tajnej policji.
Fındıkzade’de anneannesinin evinde büyümüştür.Dorastała w domu swojej babki.
Berlin'deki evinde bir seyahat dönüşü beklenmedik şekilde öldü.Po powrocie do kraju nieoczekiwanie zmarł w domu publicznym w Moskwie.
Bir sabah kahvaltısı sırasında yığılmış ve 10 dakika sonra evinde ölmüştür.Pewnego dnia po śniadaniu zasłabł i w ciągu 10 minut zmarł w swoim domu w Normansfield.
Büyükşehirlerde yaşayanların yarısından azı kendi evinde oturmaktadır.W położonych po sąsiedzku czterech wsiach mieszka połowa mieszkańców gminy.
King'in babası düğünü gelinin babasının evinde gerçekleştirdi.Ślub młodej pary odbył się na koszt króla.
Conchis, evinde yalnız yaşamaktadır.Erwan mieszka samotnie w domu na odludziu.
Yazar romanında evinden kaçan Meliha'nın hayatını anlatmaktadır. ^Powieść ma kontynuację w książce Gdzie twój dom, Telemachu?.
Giles ise evinde, Anyanka adlı intikam iblisini çağırır.Pojawia się wtedy Anyanka, demon zemsty.
Taburcu olduktan iki gün sonra 1961’de evinde kendini av silahı ile vurarak hayatına son verdi.Ostatecznie w sześć tygodni później popełnił samobójstwo, strzelając sobie w głowę.
5 Haziran 2004 tarihinde Los Angeles’in Bel Air semtindeki evinde 93 yaşında zatürreden öldü.3 sierpnia 2015 zmarła z przyczyn naturalnych w swoim domu w dzielnicy Bel Air w Los Angeles, w wieku 92 lat.
Henüz 12 yaşındayken Fatinelli ailesinin evinde hizmetçi oldu.W wieku 12 lat Zyta została służącą w domu tkaczy Fatinelli w Lukkce.
Emma Morano 115.yaş gününde hala evinde yalnız yaşıyordu.När Morano fyllde 115 år bodde hon fortfarande ensam i sitt eget hem.
Mashable, Pete Cashmore tarafından Temmuz 2005 yılında İskoçya'nın Aberdeen şehrindeki evinde ortaya çıktı.Mashable skapades av Pete Cashmore från sitt hem i Aberdeen, Skottland, i juli 2005.
Zamanının çoğunu Nazca'da evinde yalnız geçirmiştir.Hon tillbringade den mesta tiden ensam i sitt hem i Nasca.
Fakat Steve Clark 8 Ocak 1991 tarihinde Londra'daki evinde kız arkadaşı Janie Dean tarafından ölü bulundu.Den 8 januari 1991 påträffades Steve Clark död på sin soffa av sin flickvän Janie Dean.
İnsan hiçbir yerde kendisini evinde olduğu kadar güvende hissedemez.Låten beskriver hur man inte kan känna sig säker någonstans inte ens hemma.
Almanya (1974) ise ikinci şampiyonluğunu kendi evinde kazandı.1974 tog landet sin andra seger i mästerskapet.
20 Aralık 1935 tarihinde Hindås'daki evinde çok sayıda uyku hapı aldı.Han var under lång tid sjuk och tog 20 december 1935 en överdos sömntabletter i sitt hem i Hindås.
410 - Ladros Vilayeti Bëor Evinden Boromir'e verilir.410: Provinsen Ladros ges officiellt till Boromir av Bëors Hus.
Bodrum'daki evinde inzivaya çekildi.Inomhus drogs de i källare.
8 Nisan 1994 tarihinde Cobain, Seattle'daki evinde ölü bulundu.En vecka senare, fredagen den 8 april 1994, hittades Cobain död av en elektriker i sin bostad i Seattle.
Winehouse, Londra'daki evinde 23 Temmuz 2011 tarihinde ölü bulundu.Amy Winehouse hittades död i sin bostad i Londonstadsdelen Camden den 23 juli 2011.
Cemal beyin evinde durdum.I samband med hjärnans yta.
Mühendis Şurik evinde bir zaman makinesi yapmaya çalışmaktadır.Uppfinnaren Sjurik bygger en tidsmaskin i sin lägenhet.
Windsor Düşesi 24 Nisan 1986 günü Paris'teki Bois de Boulogne'da bulunan evinde hayatını kaybetti.Hon drabbades bland annat av demens och avled i sitt hem i Bois de Boulogne den 24 april 1986.
Sanatçı, 27 Haziran 2015'te Phoenix, Arizona'daki evinde hayatını kaybetti.Squires tillstånd försämrades strax därefter och han avled den 27 juni 2015 i sitt hem i Phoenix, Arizona.
15 Haziran'da Çiftehavuzlar'da bir arkadaşının evinde hayatını kaybetti.Den 15 april gick hon på fest hemma hos några goda vänner.
Ama aynı adam, başka bir ortamda, örneğin evinde, işyerindekinin tam tersi bir halde olabilir.Kanske på en annan värld, kanske på precis denna mark, rengjord.
Ama genelde hep kendi resimlerini yapar ve evinde kendi resimlerinin olduğu bir galeri vardır.Hon är självlärd och kopierar fortfarande sina bilder hemma.
Çünkü onun kendi evinde kayıt stüdyosu vardı ve boş zamanında orada şarkılar besteleyebilecekti.Hon arbetade vid den tiden som sekreterare för Home Box Office och skrev sånger på fritiden .