İkili albümü Marley Marl'ın evinde ve New York'taki Power Play Stüdyolarında kaydetti.El dúo grabó el álbum en el estudio casero del productor Marley Marl y en Power Play Studios en Nueva York.
Sonraki sahnede Diane, evinde otururken, masanın üstündeki mavi kapı anahtarına bakmaktadır.En su departamento, Diane mira la llave azul en su mesa de café.
Marcus Wolf, 83 yaşındayken 9 Kasım 2006'da Berlin'deki evinde uykusunda öldü.Markus Wolf murió mientras dormía en su casa de Berlín el 9 de noviembre de 2006 a los 83 años de edad.
Rackham 1939'da Limpsfield'daki evinde kanserden öldü.Arthur Rackham murió en 1939 de cáncer en su casa de Limpsfield, Surrey.
Marta ve Mari'nin Evinde İsa , yak.Jesús en casa de Marta y de María.
Evinde şafak sökene kadar arkadaşlarıyla partiler verdiği bir taverna inşa ettirdi.Poseía una posada, construida en su propia casa, donde celebraba fiestas con sus amigos hasta el amanecer.
Henüz 12 yaşındayken Fatinelli ailesinin evinde hizmetçi oldu.A los doce años entró a servir en la casa de la familia Fatinelli en la ciudad de Lucca.
Adam onu evindeki bir partiye götürür.Con el pretexto de llevarla a una fiesta.
2012 - Honduras'ın Comayagua kentindeki ceza evinde çıkan yangında 357 kişi öldü, 80 mahkum ağır yaralandı.2012: incendio en centro penal de la ciudad Comayagua Honduras 347 víctimas.
Son 16'da daha iyi durumda olan takımın ikinci maçı kendi evinde oynar.El equipo mejor clasificado del Last 32 juega la vuelta en casa.
Gelecekteki kocası Gustav Landauer ile 1899'da Richard Dehmel'in evinde tanıştı.Conoció a su futuro esposo, el teórico anarquista Gustav Landauer, en 1899 en la casa de Richard Demahls.
Küba bütün maçları kendi evinde oynadı.Participó en todos los juegos nacionales de su categoría en Cuba.
Ancak laboratuvara girdiğindeyse kendini evinde gibi hissetti.A pesar de eso tiene dudas de cómo entró al laboratorio.
9 Mart 2011 günü, Filistin Batı Şeria'da kendi evinde ilk maçını oynadı.El 9 de marzo de 2011, Palestina "jugó su primer partido competitivo en casa en Cisjordania".
Artık Duru, onun evinde kalmaktadır.Sybil se queda en casa.
Zita, Fatinelli ailesinin evinde 1272 tarihinde ölmüştür.Zita murió en paz en la casa de los Fatinelli el 27 de abril de 1272.
Düğün, Cherokee kızılderililerinin ilk kadın reisi olan arkadaşı Wilma Mankiller'in evinde gerçekleşti.La boda se celebró en casa de su amiga Wilma Mankiller, la primera mujer Jefe Principal de la Nación Cherokee.
6 Haziran 1956'da Bingham Washington, D.C.'deki evinde vefat etti.El 6 de junio de 1956 falleció en su casa de Washington.
Uyuşturucu kullanımı nedeniyle evinde ölü bulunmuştur.Murió a causa de las drogas.
Bir gün, Lenski Onegin'i sözlüsü olan Olga Larina'nin evinde bir akşam yemeğine götürür.Un día Lensky lleva a Oneguin a cenar con la familia de su prometida Olga Lárina.
Takım #1 ilk ve üçüncü maçı (gerekirse) kendi evinde oynadı..Equipo # 1 jugó el primer partido en casa.
9 Nisan 2011'de Manhattan'daki evinde hayatını kaybetti.El 1 de febrero de 2010 falleció en su casa de Manhattan.
24 Ocak 2006'da evinde ölü olarak bulunmuştur.El 24 de junio de 1998 murió en su casa.
Ayrıca o dönemde, Mozart bir başka çocuk dahi olan Johann Nepomuk Hummel'ı evinde misafir etmektedir.Además, en ese momento Mozart ya tenía un alumno de nueve años que vivía en su casa, Johann Nepomuk Hummel.
Sonunda Hodjat'ın alacaklıları da olmak üzere herkes Raziye'yle Hodjat'ın evinden buluşurlar.Finalmente, todos —incluso los acreedores— se reúnen en la casa de Razié y Houjat para consumar el pago.
Stella, 1973'te New York'taki evinde bir baskı stüdyosu açtı.En 1973, instaló un estudio de grabado en su casa en Nueva York.
2 Şubat 2014 tarihinde New York'taki evinde ölü bulundu.Stein murió el 2 de febrero de 1980 en su residencia de Nueva York.
2012 yılında evinde hayatını kaybetmiştir.En 2012 vive en su ciudad natal.
Sonrasında kuzeni onu evinde ziyaret etti ve onu okuması için cesaretlendirdi.Su esposa lo visitó en secreto y lo animó a seguir escribiendo.
Daland'in evinde bir grup genç kız hem yün iplik eğirmekte hem de şarkı söylemektedirler.Un grupo de chicas locales están cantando e hilando en la casa de Daland.
Çift yaz aylarını Dubourg'un ailesinin Orne'de bulunan kır evinde geçirmeye başladı.Pasó bastantes meses viviendo en el orfanato de Saint Vincent de Paul.
(Örneğin Delos'un evinde olduğu gibi.)(Actualmente en la casa parroquial).
Bu sırada Sam ve Lila, kasabada şerifin evindedirler.Al mismo tiempo, Marshall y Lily están en el apartamento.
Kindî, Kinde kabilesinin büyüklerinden birinin evinde dünyaya geldi.Aparece discutiendo con una de las monjas del orfanato.
Çünkü onun kendi evinde kayıt stüdyosu vardı ve boş zamanında orada şarkılar besteleyebilecekti.Debido a que tiene un estudio en su casa, fue capaz de grabar y componer en su tiempo libre.
Daha sonra mecburiyetten Ichigo'nun evinde kalmak ve şinigami görevini Ichigo'ya devretmek zorunda kalır.Sado entonces atestigua el Fullbring de Ichigo cuando es liberado.
Bu adamın kahve evinde oturduğunu düşünelim.Él la invita a un café en su apartamento.
Alman fişst lady Hannelore Kohl 5 Temmuz 2001'de Ludwigshafen'deki evinde ölü bulundu.El 5 de julio del 2001, Hannelore fue hallada muerta en su casa, en Ludwigshafen.
Münir Nurettin Selçuk, 27 Nisan 1981'de evinde vefât etti.Se recolectó por primera vez en Deban el 27 de abril de 1981.
Akşam gene kadınlar kız evinde eğlenir, erkekler yine sin sin oynarlar.Por la tarde los mozos jugaban a la pelota y las mujeres a la brisca.
Cemal beyin evinde durdum.Desafío al dominio cerebral.
Yıllar önce baba evinden kovulan Nur, on yıl sonra annesinin ölüm döşeğinde olduğu haberini alır.El concesionario sucedió años más tarde en la casa de sus padres, como se ha dicho.
Evinde Norma arkadaşı Clotilde'ye Pollione'nin kendini ve çocuklarını bırakıp kaçacağındna korktuğunu anlatır.Norma le advierte que Polión le hará lo mismo, abandonarla a ella y a sus hijos.
Sahne 2: Geronio'nun evinde bir oda: Fiorilla ve onu ziyarete gelen Selim birbirleriyle flört etmektedirler.Escena 2: una sala de estar en la casa de Maritza A pasado un mes a solas; los invitados están viniendo.
Almanya (1974) ise ikinci şampiyonluğunu kendi evinde kazandı.En 1925 ganó su segundo Campeonato de Alemania Occidental.
Yoğun bakım sonrasında öldüğü güne kadar evinde çalışmaya devam etti.Por lo general, regresa a casa agotada después del trabajo.
Bu amaçla Gabriel'in evinden kaçar.Con el fin de hacerlo, debe obtener el Cuerno de Gabriel.
Kız evindeki bu törene "Kadife gecesi" denir.Esta etapa se denomina “la entrada en casa de la novia”.
Fakat bu kadın da evinde değildir.Su esposa no estaba presente en el hogar.
Aynı şekilde kendini uçurumdan aşağıya atarak kendini evinde bulur ve her şey yoluna girer.Cuando regresa a su dimensión, se lleva el cubo a casa y se las arregla para resolverlo.
Bu gece onun evinde onunla temasa geçebilirsin.Questa sera a casa sua potrai prendere contatto con lui.
Mary geceyi arkadaşının evinde geçirebilip geçiremeyeceğini sordu.Mary chiese se poteva trascorrere la notte a casa della sua amica.
Ondan sonra, ayrıldım ama onların evinde çantamı unuttuğumu fark ettim.Dopo di che me ne sono andato ma poi mi sono accorto di aver lasciato la mia borsa a casa loro.
Bunun sonucunda Göktanrı onları evinden kovmuştur ve ceza olarak Ece'ye doğum sancısı vermiştir.Ed il suo cielo precipiterà e si spezzerà in due. essi precipiteranno nell'abisso, e l'abisso sarà rovesciato.
Ludovico: Çiftçi Alfredo gibi evinde çiftlik meclislerine ev sahipliği yapar ve Musa'ya yardım eder.Lodovico: Contadino come Alfredo, nella sua casa ospita le assemblee della fattoria ed aiuta Mosè.
Braun, 1918'de savaş bitmeden önce, Brooklyn'deki evinde vefat etti.Braun morì nella sua casa di Brooklyn prima della fine della guerra, nel 1918.
Rackham 1939'da Limpsfield'daki evinde kanserden öldü.Rackham morì nel 1939 di cancro nella sua casa di Limpsfield.
Geceyi Sachs'ın evinde geçirmiş olan Valter odaya girer.Walther, che ha passato la notte in casa di Sachs, entra nella stanza.
Fakat Steve Clark 8 Ocak 1991 tarihinde Londra'daki evinde kız arkadaşı Janie Dean tarafından ölü bulundu.L'8 gennaio 1991 Steve Clark venne trovato morto nella sua casa di Londra dalla sua fidanzata Janie Dean.
Evinde şafak sökene kadar arkadaşlarıyla partiler verdiği bir taverna inşa ettirdi.Aveva fatto costruire una taverna nella sua casa in cui celebrava feste fino all'alba con gli amici.