evinde ile cümle
evinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Kız kınası kız evinde olur.Sa petite-fille arrive.
Williams, 11 Ağustos 2014 tarihinde Kaliforniya'daki evinde ölü bulunmuştur.Robin Williams y meurt dans son appartement le 11 août 2014.
Bu adamın kahve evinde oturduğunu düşünelim.Eike se réveille dans ce café.
Fakat bu kadın da evinde değildir.Néanmoins ce dernier n'est pas chez lui.
Boyun eklemi kırılana dek kendi evinde saklanır.Il se cache à la campagne jusqu'à sa capture par des Mangemorts.
İki gün evinde yattıktan sonra, hicretin 40. yılı Ramazan ayının 21. günü vefat etti (MS 661).Ali meurt deux jours plus tard, le 21 Ramadan 40 de l'hégire, (28 janvier 661).
Cemal beyin evinde durdum.Voyage au centre du cerveau.
1963'te Cihangir’deki evinde beyin kanamasından öldü.Il meurt d'une hémorragie cérébrale chez lui à Cihangir en 1963.
Bu bir emeklilik evinde geçen bir komedi.Elle vient vivre dans une maison de retraite.
Nansen, 13 Mayıs 1930 tarihinde, evinde bir kalp krizi sonucu öldü.Nansen meurt le 13 mai 1930 d'une crise cardiaque à soixante-huit ans à son domicile.
Adam onu evindeki bir partiye götürür.Ce dernier l'invite à une soirée donnée chez lui.
Ryu artık evinden çok uzaklardadır.Kira disparaît de sa maison.
King'in babası düğünü gelinin babasının evinde gerçekleştirdi.Le mariage eut lieu dans la maison de son beau-père.
Kuzey İngiltere'deki evinden hareket ederek Northampton'a 29 Nisan'da yetişti.Il prend le chemin de Londres et arrive à Northampton le 29 avril.
14 Mart 2018 tarihinde sabaha karşı, Cambridge, İngiltere'deki evinde 76 yaşındayken hayatını kaybetmiştir.Le 14 mars 2018, Stephen Hawking meurt à son domicile de Cambridge à l'âge de 76 ans,,,,.
24 Mart 2010'da evinde düşerek kafasını çarptı ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.Le 24 août 2009, il s'effondre à son domicile et est transporté à l'hôpital inconscient.
Orada Craster'ın evinde Gece Nöbeti kardeşi isyancılar tarafından öldürülür.Au manoir de Craster, l'un des hommes de la Garde de Nuit succombe à ses blessures.
(Örneğin Delos'un evinde olduğu gibi.)(C'était aussi la devise de la Maison de Villars.)
Bundan sonra kendi kültürel eğitimini evinde sürdürmüştür.Il poursuit sa formation culturelle en autodidacte.
35 buçuk sanat evinde eğitim gördü.Il dispense une formation dans 35 métiers.
1980 yazında, evinde kayarak düştü ve kalça kemiğini kırdı.En été 1980, elle se casse la hanche après avoir glissé dans sa maison.
Akademi 35.5 Sanat Evinde oyunculuk eğitimi almıştır.Elle est inscrite dans la classe 5-3 de l'académie.
Issız bir çiftlik evindeki yamyam bir aile.Un homme solitaire vit dans une ferme abandonnée.
Marie dayısının evinde iyi bir eğitim aldı.Il étudia dans sa ville natale au collège des frères de Marie.
Muhammed Ramazan'ın son günleri hariç senenin her günü evinde teheccüd namazı kılardı.Il assiste, chaque année, à la prière de fin du Ramadan .
Brooke, Lucas'ın evinde Karen'ın yanında yaşamaya başlar.À leur retour, Peyton emménage avec Lucas dans la maison de Karen.
Deanna ısırılır ve Ekip, Jessie'nin evinde saklanır.Anéanti, Logan se pend dans la maison de Jessica.
Daha sonra, bir kaprisle Magda da ayni kabareye gitmeye karar verir ve evinden ayrılır.Puis, sur un coup de tête, Magda se déguise et décide d'aller également chez Bullier.
Prenses 25 Ekim 2001'de Paris'teki evinde öldü.Elle meurt dans son appartement parisien le 25 octobre 2001,.
Bu amaçla Gabriel'in evinden kaçar.Excédé, Gabriel sort l'homme de chez lui.
82 yaşında evinde kanserden öldü.Il est mort d'un cancer à l'âge de 82 ans.
Fındıkzade’de anneannesinin evinde büyümüştür.Il a grandi dans la famille de sa demi-sœur.
Kız evinde kına gecesi yapılır.Il passe quand même la nuit chez elle.
Daha sonra bu mektupları Ellet'tan toplayıp bir araya getirerek, onun evinde bıraktı.Il rassembla alors ces lettres et les renvoya dans leurs foyers.
Muhammed Aişe'yi babasının evinde ziyaret etti.Il a même envoyé sa femme, Osono, chez son père.
Bu kılıç yalnız efelerin evinde asılı durur.Cette dernière est accrochée au ceinturon du sabre.
Herkesin evinde bulunan bu eşya, günlük hayatta çok sık kullanılır.On s'en sert aussi bien à la maison que dans la vie de tous les jours.
Arabda da zaten gençlere ailesinden ve evinden bahsetmiştir.Il lègua à cette société sa maison et son parc.
Artık Duru, onun evinde kalmaktadır.Le reste du temps, elles demeurent chez elles.
Hamo yaşayabilmek için evindeki eşyaları satar.Patrice propose à Benoit de faire de la vente à domicile.
Evinde 2-2 berabere kaldıktan sonra, Roma'ya 2-0 mağlup oldu.Après un 2-2 obtenu à domicile, ils perdent 2-0 contre l'AS Roma au match retour.
Onu Buffy'lerin evinde yakarlar ve büyü ortadan kalkar.Elles se rendent à la maison de Heather, et font de la magie.
O, evinden ayrılmak istemedi.No quería irse de casa.
O, bir arkadaşının evinde kalacak.Se quedará en casa de un amigo.
Yarın seni evinde ziyaret etmek için geleceğim.Iré a visitarte a tu casa mañana.
Evinde mutlu musun?¿Estás feliz en tu casa?
O, evinden ayrılmak zorunda kaldı.Tuvo que irse de casa.
Amcamın evinde yaşıyorum.Vivo en la casa de mi tío.
Tom'un evinde olacağım.Estaré en casa de Tom.
Bu gece Tom'un evinde parti var.Esta noche hay una fiesta en la casa de Tom.
Kendi evindeymiş gibi hisset!Siéntase como en su casa!
Babamın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor muydunuz?"¿No sabíais que yo debía estar en la casa de mi Padre?»
1794 yılının Eylül ayında Schiller, Goethe’nin evinde 2 hafta geçirdi.En septiembre de 1794 Schiller pasa dos semanas en la casa de Goethe.
Fakat Steve Clark 8 Ocak 1991 tarihinde Londra'daki evinde kız arkadaşı Janie Dean tarafından ölü bulundu.El 8 de enero de 1991, Steve Clark fue encontrado muerto en su casa de Londres por su novia Janie Dean.
6 Nisan 1943'te Lino Barsi'nin evindeki bir arkadaş toplantısında, Goiás Esporte Clube kurulmuştur.El 6 de abril de 1943, en una reunión entre amigos en el hogar de Lino Barsi, se fundó el Goiás Esporte Clube.
Ayrıca o cadılar evinde yaşıyor.También vive en la casa de las brujas.
Geldiği gün Tartar'a gitmek için evinden çıkar.El día de su arribo él salió de casa para ir a la ciudad de Tartar.
1980 yazında, evinde kayarak düştü ve kalça kemiğini kırdı.En el verano de 1980, se resbaló en su casa y se rompió la cadera.
Monteagle, Tennessee’deki yazlık evinde öldü.Murió en su casa de verano en Monteagle, Tennessee.
Bodrum'daki evinde inzivaya çekildi.Ella despierta en el sótano.