evinde ile cümle
evinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sonrasında kuzeni onu evinde ziyaret etti ve onu okuması için cesaretlendirdi.Seine Mutter kam aus diesem Grund in sein Zimmer, um ihn zu ermahnen.
Hacı evinde tehniye merasimi yapılırdı.Auf dem Messegelände wurde das Haus der Technik errichtet.
Evinde bir kaza sonucu yaşamını yitirdi.Ein Unfall in der eigenen Wohnung setzte ihrem Leben ein Ende.
7 Aralık 1979 tarihinde evinden üniversiteye giderken silahlı saldırıya uğradı ve öldürüldü.Am 7. Dezember 1979 wurde er auf dem Weg zur Universität von vier bewaffneten Angreifern erschossen.
Bu adamın kahve evinde oturduğunu düşünelim.Eine Vitrine erinnert an seinen Platz im Café.
Evinde siyah kırmızı yatay çubuklu formayı giymektedir.Während sie telefoniert, schleicht sich eine schwarz gekleidete Gestalt ins Haus.
Yakalandığında evinden sadece 30 kilometre uzaklıktaydı.Es lag nur rund 250 km von ihrer Heimat entfernt.
Çocukluğunu büyük ve kalabalık bir kır evinde geçirir.Seine Kindheit verbrachte er in einer dörflichen Großfamilie.
25 Aralık 2016 'da Oxfordshire'daki evinde 53 yaşında hayatını kaybetti.George Michael starb am 25. Dezember 2016 im Alter von 53 Jahren in seinem Haus in Oxfordshire.
10 Aralık 1910da New |York'ta Metropolitan Opera Evinde prömiyeri yapıldı.Die Uraufführung fand am 10. Dezember 1910 an der Metropolitan Opera in New York City statt.
Sürahi ise bu bölümlerde huzur evindedir.Das Meer in diesen Seestücken ist friedlich.
Il Salaino, 1490 yılında henüz 10 yaşındayken Leonardo’nun evinde hizmetçiliğe başlamıştır.Er kam gegen 1490 als Zehnjähriger in die Leonardo-Werkstatt, wo er als Gehilfe beschäftigt wurde.
Braithwaite, Malibu'daki Rihanna'nın evinde şarkıyı çaldıktan sonra kısa bir süre kaldı.Kurz danach besuchte Brathwaite Rihanna in ihrem Haus in Malibu und spielte ihr das Lied vor.
Kız evinde kına gecesi yapılır.Sie verbringen die Nacht im Haus.
Evindeki maçlarını Bergamo'nun merkezindeki Stadio Atleti Azzurri d'Italia stadında oynar.Heimspielstätte des Vereins ist das Stadio Atleti Azzurri d’Italia.
82 yaşında evinde kanserden öldü.Im Alter von 82 Jahren starb er an Krebs.
Cemal beyin evinde durdum.Starb früh an einem Gehirntumor.
Bodrum'daki evinde inzivaya çekildi.Er wurde im Keller seines eigenen Hauses verschüttet.
24 Ocak 2006'da evinde ölü olarak bulunmuştur.Er wurde am 22. Januar 2002 tot in seiner Wohnung aufgefunden.
2000 yılından sonra haftada 2 gün Süleyman Demirel'in evindeki toplantılara katılmıştır.Seitdem haben jährlich mindestens zwei Frauen in Halley überwintert.
5 Nisan 1994 sabahı, Kurt Cobain Seattle'daki evinde ölü bulundu.Vier Tage später, am 5. April, starb Cobain in seinem Haus in Seattle.
Ne var ki, evinde misafir ettiği "kadın"ın aslında bir erkek olduğunu anlayınca büyük bir şaşkınlık geçirir.Daß sie hier von Frau zu Frau geht, ist das eigentliche Skandalon.
Küba bütün maçları kendi evinde oynadı.Syrien hat alle seine Heimspiele im Oman ausgetragen.
King'in babası düğünü gelinin babasının evinde gerçekleştirdi.Bis zur Hochzeitsfeier lebte die Braut im Hause ihres Vaters.
Çocuklar annenin evinde büyütülür.Die Kinder wuchsen bei der Mutter auf.
Berlin'deki evinde bir seyahat dönüşü beklenmedik şekilde öldü.Auf dem Rückflug verstarb er unerwartet in einem Hotel in Paris.
91 yaşında evinde kalp krizinden ölmüştür.Er verstarb im Alter von 91 Jahren an Herzversagen.
Çiftlik evinde bazı atlar da mevcuttur.Heute steht an der Burgstelle ein Bauernhof.
Hamo yaşayabilmek için evindeki eşyaları satar.Saba führt den Ankömmling in das Haus.
Takım #1 ilk ve üçüncü maçı (gerekirse) kendi evinde oynadı..Team #1 spielte das erste Spiel zu Hause.
César evinde bir doğum günü partisi vermektedir.Carol richtet für ihren Vater eine Geburtstagsfeier aus.
Bir gün Pia ağaç evinde oturup pencereden dışarı bakarken pencerenin önünden yetinin geçtiğini görür.Eines Tages kann er durch das Dauerbellen des Hundes nicht kontrolliert arbeiten und sieht aus dem Fenster.
Almanya (1974) ise ikinci şampiyonluğunu kendi evinde kazandı.Bei den deutschen Meisterschaften 1972 gewann er seinen zweiten nationalen Titel.
Çolak'ın evinde gece yarısına doğru arama başlatıldı.Frank wurde um Mitternacht zu Goodales Trauerhalle gebracht.
1945 yılında evinde ikinci bir kadın kongresi için toplantılar düzenledi.Im Jahr 1962 kandidierte er im fünften Wahlbezirk von New York für einen Kongresssitz.
26 Aralık 2001'de Rowling, Pertshire'daki evinde küçük bir törenle Neil Murray adında bir doktorla evlendi.Am 26. Dezember 2001 heiratete Rowling den Arzt Neil Murray.
Kocasının evinde bin tür eziyete maruz kalır.Gemeinsam beschädigen sie einige Sachen in seiner Wohnung.
O, evinde uzanarak okurdu.Chez lui, il lisait toujours allongé.
Bir arkadaşın evinde dün gece jambon ve kuşkonmaz yedim.Hier soir, j'ai mangé des asperges et du jambon chez une copine.
Bir arkadaşımın evinde kalacağım.Je resterai chez l'un de mes amis.
Kimin evinde?Chez qui ?
Jack zor bir durumda kaçmaya çalışıyor fakat evinden binlerce kilometre uzaklıktadır.Jack parvient à s'échapper mais se retrouve isolé à des milliers de kilomètres de toute habitation.
Fritz Kobus’un evinde yemek odası Fritz, Suzel’ı aklından çıkaramaz.Salle à manger de la maison de Fritz Kobus Fritz ne peut s'empêcher de penser à Suzel.
Alonso de Lugo, 20 Mayıs 1525'te San Cristobal de La Laguna'daki evinde öldü.Alonso de Lugo mourut le 20 mai 1525 dans sa maison de San Cristobal de La Laguna.
Fakat Steve Clark 8 Ocak 1991 tarihinde Londra'daki evinde kız arkadaşı Janie Dean tarafından ölü bulundu.Le 8 janvier 1991, Steve Clark fut retrouvé mort dans sa chambre à coucher par sa petite amie Janie Dean.
Mashable, Pete Cashmore tarafından Temmuz 2005 yılında İskoçya'nın Aberdeen şehrindeki evinde ortaya çıktı.Mashable fut fondé en juillet 2005 par Pete Cashmore, depuis sa résidence à Aberdeen (Écosse).
Conchis, evinde yalnız yaşamaktadır.À présent Ashok est seul dans sa grande maison.
Geldiği gün Tartar'a gitmek için evinden çıkar.Le jour de son arrivée, il sort de la maison sous le prétexte de partir à Tartar.
The Rev 28 Aralık 2009 tarihinde evinde ölü olarak bulundu.Le 28 décembre 2009, le corps de The Rev a été découvert chez lui.
Küba bütün maçları kendi evinde oynadı.Les Suédois jouent tous leurs matchs à domicile.
Bodrum'daki evinde inzivaya çekildi.Il s'est en fait caché dans la cave de son immeuble.
Rackham 1939'da Limpsfield'daki evinde kanserden öldü.Arthur Rackham meurt en 1939 d’un cancer dans sa propriété de Limpsfield dans le Surrey.
Hayatı katı bir disiplin içinde geçmiş ve evindeki tüm lükslerden uzak durmuştur.Il mena une vie de discipline stricte et bannit toute forme de luxe de sa maison.
Kısa süre içinde Joseph Siragusa, Philadelphia Suç Ailesi'nin lideri, evinde vurulmuş şekilde ölü bulundu.Pendant ce temps, Joseph Siragusa, parrain de la famille de Pittsburgh, est abattu chez lui.
1. Sahne: Larina'nin evindeki parti salonu Tatyana'nın isim günü kutlanmaktadır.La salle de bal des Larine C'est le jour de la fête de Tatiana.
Spirit of 2005-2006 yılları arasında grubun turnede olmadığı zamanlarda Ohad Benchetrit'in evinde kaydedildi.L'album est enregistré entre 2004 et 2006 chez Ohad Benchetrit lorsque le groupe n'était pas en tournée.
2008'den itibaren maçlarını kendi evinde oynamaya başladı.À partir de 2008, il commencera de jouer lui-même ses œuvres en concert.
Il Salaino, 1490 yılında henüz 10 yaşındayken Leonardo’nun evinde hizmetçiliğe başlamıştır.Salai entre au service de Léonard en 1490 à l'âge de 10 ans.
Çocukları ile birlikte 744 Evergreen Terrace evinde oturmaktadır ve Simpson ailesi'nin kapı komşusudur.Ils vivent au 740 Evergreen Terrace, ce qui fait d'eux les voisins directs de la famille Simpson.
Long Beach, Kaliforniya'da geçen klipte, Dre Snoop Dogg'u evinden alır ve bir sokak partisine giderler.Il se met en scène à Long Beach où il va chercher Snoop Doggy Dogg pour l'emmener à une soirée.