evinde ile cümle
evinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Çoğunun evinde elektrik yok.Many of them don't have electricity at home.
Sana neden kendi evimde değilde senin evinde olduğu mu soruyorum?!That's what I'm saying! Why am I here and not my house!
Ve herkesin evindeki köpekler belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir.And everybody's dogs at home have an autobiographical self to a certain degree.
Seung Jo'nun evinden arıyorum.I'm calling from Seung Jo's house.
Seung Jo'nun evinde uyumaya gitti.She's going to sleep over at Seung Jo's house.
Geçen hafta annesinin evinde uyumaya başladı.Last week she started sleeping at her mother's place.
'Öfke, bir fare, şöyle dedi: İşte o evinde bir araya geldi'Fury said to a mouse, That he met in the house,
Ama ben ne yapıyordum 14 yaşıma kadar, amcamın evinde kaldım.But what I've been doing -- when I was about 14, I grew in my uncle's house.
Bu su beyfendinin Potomac'taki evindeydi Maryland'i bilenler icin soyledimIt was in this gentleman's house in the Potomac, for those of you who are familiar with Maryland.
Deri bir valiz. Bunlar mekanik olarak tekrar üretilmiş objeler, evinde küçük çaplı üretim yapıyor.A leather valise, because these are mechanically reproduced objects he had a little cottage industry
Başka birinin evinde yaşamak...To live in someone else's house...
Oğlunun evinde kalsana.Sleep over at your son's place.
İnsan zehirli bir çevrede yürüyüş yapmak için neden evinden çıksın ki?Why would someone leave their home to go for a brisk walk in a toxic neighborhood?
Kalıyorlar çünkü herkes evinde kalmak ister.They stay because you want to stay in your home.
Manhattan'daki herkes evinden uzakta.Everybody in my Manhattan neighborhood is away.
Evinde enerji tasarrufu yap! ♫ ♫ Bu mümkün!You can do it! ♫ ♫ Live closer to work! ♫ ♫ Work closer to home!
Sampson Montague evinde bir köpek beni hareket eder.SAMPSON A dog of the house of Montague moves me.
Zavallı evinde bu gece, karanlık cennet ışığı yapmak Toprak kaplama yıldızlar işte bakın:At my poor house look to behold this night Earth-treading stars that make dark heaven light:
Orada ailesinin evinde sekiz kardeşiyle yaşıyor.He lives in a family home there with his eight brothers and sisters.
Neden geriye, tek ben hayatta kaldım? ve düşmanımın evindeyim, insanlar ne diyecek?And I am at the house of my enemy, what would people say?
Ama bu bir soruyu kaçınılmaz kılıyor, neden hepimizin evinde birer tane yok?But then it begs the question, why don't we all have one in our home?
Eğer bildiğim biriyse, onu kendi evindeymiş gibi hissettireceğimIf it's someone that I've known, gonna make him feel at home
Sen başka bir erkeğin evinde yaşadın, artık karım olmaya uygun değilsin.You have lived in another man's house so you are unfit to be my wife.
Başka bir adamın evinde onunla beraber olan bir kadını almak, Rama'ya yakışmaz.I'm not like Rama, who would take a woman who's slept in another man's house!
Şimdi çoğu insanın evinde kocalarının bir fotoğrafı vardır, gerçek boyutlu mermer bir heykel değil!Many people have portraits of their husband
Oppa'yı evinden ve ailesinden ayırdın, yetmedi... ...işinden de kovulmasına neden oldun.Not only did you take his inheritance and his family, now you even took his position from him.
Joseph'e evindeymiş gibi hissettireceksiniz eminim.Good. I'm sure we're going to make Joseph feel very welcome.
Liseye kadar, sanki O'nun evinde yaşıyor gibiydimUntil junior high, it was as if I lived at his house.
Son 10 yıldır, 20 ayrı ülkede toplam 1000 yaşlının evinde yaşadık.We have now lived with 1,000 elderly households in 20 countries over the last 10 years.
Soldaki kişi kendi evinde yaşıyor.This person on the left is living in their own home.
Elinizi kaldırarak gösterirseniz, kaç kişinin evinde robotu var?So just by a show of hands, how many of you all have a robot at home?
Peki elini kaldıranlardan, Roomba'yı saymazsak kaçınızın evinde robotu var?And actually of those hands, if you don't include Roomba how many of you have a robot at home?
"Bir kimsenin evinde bilgisayar istemesi için hiçbir sebep yoktur.""There is no reason why anyone would want a computer in their home."
Köyün şefinin evinde kalmamı önerdiler.I go to another village on the same assignment and they asked me to live with the village chief.
Elijah Mohammad, Malcolm'u kendi evinde bir görüşmeye davet etti.Elijah Muhammad summoned Malcolm to a meeting at the Messenger's home.
O, ceza evinde geçirdiği vakitten bahsetti.And he talked about his time in prison.
Annem, kardeşim Philbert'in evinde, Lansing'teydi.My mother was in Lansing at my brother Philbert's.
Biz onunla hep kır evinde görüşürdük, birlikte on yıl geçirdik ve hiç tartışmadıkWe have seen him in the farmhouse, we spent ten years and never have had any argument
Bir dağ evinde tanıştım, İsviçreli bir kızla.I met a little Swiss girl in a Swiss chalet.
Kimin evinde?Who's house?
Aş evinde yemek servis edin, bir parkı temizleyin, akıl veren bir insan olun.Serve food at a soup kitchen. Clean up a neighborhood park. Be a mentor.
Oğlu tarafından evinden yola çıkarılan yaşlı kadın ağlıyordu.An old lady, crying, was carried out of her house and up the road by her son.
Kışın ortasında kendi evinden çıkarılmak üzücü olsa gerek.It must be so sad losing your home in the middle of winter.
Hae Yeong'un evinde.She's with Hae Young at his place.
İhtiyar Wu'nun evindeki azman kim?Who's the big guy in Wu the Elder's house?
Yanımızdaki Çay evinden Madam Wang !Madam Wang from the teahouse next door.
Seni, eğlence evinde bıraktımI left you by the house of fun
Gelecek ay mý? Aman tanrým, evinde dinleniyor olmalýydýn.[bell rings]
Burada tam 180 derecelik bir dönüş yaptık: Bir roket evinden araştırma evine dönüştük.And here we made 180 degrees change: we changed from a rocket house to be an exploration house.
Seung Jo'ların evinden ayrılsak mı sence?Shouldn't we leave Seung Jo's house?
Aynı yaşta ama bakım evinde değil; ... .... ve giderek hızlanacak.It's the same age, but it's not in the nursing home; it's going skiing.
Bu hisler, evinden uzaklarda olan birinin yaşayacağı şeyler.These are the sentiments of someone that's been away from home.
Evinde göz hapsinde... Trablus esir düşmüş...Tripoli is Imprisoned, under house arrest
Babamızın evinde oturulacak pek çok yerler vardır.ln my father's house there are many dwelling places.
Sen Bay Lu'nun evinden Yen Qing misin?Are you Yen Qing from Mr. Lu's house?
Yuncui Evinde Yen Qing konuşlansın.Yen Qing hides in Yuncui House
Yen Qing herkese yol açacak. Lu'ların evinde buluşacağız.Yen Qing will lead everyone to Lu Residence
Bu nedenler birçoğunuz evinde aynı karakteristiğe sahip köpekler var.And that's why many of you have a dog at home, which has all these characteristics also.
Gece Okada'nýn evinde kaldý.He stayed the night at Okada's place.
JiHoo'nun evinde yaşarken,sen ve Ji hoo huzurlu görünüyorsunuzJust because. Living at JiHoo's house, both you and JiHoo look comfortable.