evinde ile cümle

evinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Lois Papa'yı evinde görünce Peter'ın onu kaçırmış olmasına inanamaz.Peter takes the Pope to his house; when Lois sees him she is terrified that Peter kidnapped him.
"Annemin evinde silah bulundurmam hataydı"."He had set fire to my brother's house."
2008'den itibaren maçlarını kendi evinde oynamaya başladı.From 2008, he began to perform his own works in concert.
O sezon Inter evinde hiç kaybetmedi.He did not make an appearance during his half season there.
Misch Ruslar tarafından tahliye edildiği ve taşındığı Berlin'deki evinde yalnız başına yaşadı.Misch lived in Berlin in the same house he moved into when he was released by the Soviets.
Höskuldur, Njal’ın evinde sevgiyle yetiştirilir ve ondan hiçbir şey esirgenmez.Tibet House Menla Mountain Retreat You're Nobody Till Somebody Loves You
Sezon boyunca kendi evinde sadece bir gol yemiştir.They eat only a single meal each day during the season.
Marta ve Mari'nin Evinde İsa , yak.See Jesus at the home of Martha and Mary.
3 Şubat 1896'da Chelsea'deki evinde öldü.She died on 9 August 1893 at her home in Chelsea.
Kışın vaktinin büyük çoğunluğunu İsviçre Klosters'daki evinde geçirmektedir.Much of her work was done during her winter residence in Huntsville.
Cenaze töreninden sonra ailesi Richard'ın vasiyetnamesinin okunması için Richard'ın evinde toplanır.Shortly after Richard's visit to her home, she visits Richard's apartment.
Emekli olduktan sonra Moda'daki evinde hasta baktı.Thereafter, she lived quietly in retirement at her home in Imola.
Bu amaçla Gabriel'in evinden kaçar.She is separated from Gabriel.
17 yaşında evinden kaçtı ve Fransız yabancı lejyonuna girdi.At the age of sixteen he ran away from home and enlisted in the British Army.
Evlenmelerde alışılagelen kurala göre biri kız, biri oğlan evinde olmak üzere iki düğün yapılır.In order to marry off a son, one must also have a daughter to marry off in return.
Evinden koşarak bir köprüye doğru koşar ve köprünün korkuluklarına varır, sıçrayıp arkasına geçer.Passers-by, cross the bridge and cross it back.
McDonald, Londra, Ontario'daki evinde, 21 Şubat 2018'de 80 yaşındayken öldü.She died at her home in London, Ontario on July 9, 2018, aged 89.
Ancak Camus, daha bağımsız bir hayat sürebilmek için evinden ayrıldı.Huré preferred to live an independent life.
Marcus Wolf, 83 yaşındayken 9 Kasım 2006'da Berlin'deki evinde uykusunda öldü.Markus Wolf died in his sleep at his Berlin home on 9 November 2006.
2008 Ocak ayında doğal nedenlerden 89 yaşındayken Anchorage'daki evinde ölmüştür.She died of natural causes on January 21, 2008 at age 89 at her home in Anchorage.
Eski evindeki odasına dönmeyi istediğini anlatır.She asks to move back in with him in her old house.
Büyükannesinin evinde yaşar.He is living at his aunt's house.
6 Ağustos günü, 74 yaşındayken yalnız yaşadığı evinde yaşamını yitirdi.4 April 1960), whom he met when she was only 16.
Bu konuya o kadar önem vermekteydi ki, bazen evinden günlerce çıkmaz olmaktaydı.With this position came great responsibility but it also meant he had to be absent from home often.
91 yaşında evinde kalp krizinden ölmüştür.He died of a heart attack at age 91.
1363'te Giovanni Boccaccio'yu Venedik'teki evinde ağırlar.Around 1347 he hosted Giovanni Boccaccio in Forlì.
Oyun festivallerine katılmadığı zamanlarda ise Kanada, Ontario'daki çiftlik evinde yaşamaktadır.When not appearing at conventions, he lives in an old farmhouse in the countryside of Ontario.
Albümdeki tüm kayıtlar sanatçının kendi evinde kaydettiği şarkılardan oluşmuştur.All of the tracks on the record were written by the singer himself.
9 Ekim 2012 tarihinde İngiltere - Leid-on-Sea'deki bir bakım evinde sessizce öldü.He died on October 8, 2013 in a nursing home in Wynyard, Saskatchewan.
Bany 16 yaşındayken annesinin evinden, 14 yaşındaki kız kardeşini de alarak ayrıldı.She moved out of her mother's house when she was 16, taking her 14-year-old sister with her.
Ailesi ile Neustadt am Rübenberge yakınlarında Empede kasabasında bir çiftlik evinde yaşıyordu.He lived with his family in Neubruchhausen near Bremen.
Kız evinde gelin son kez oynar ve bir hüzünlü vedalaşma faslı başlar.He arrives for the end of the show and delivers an emotional farewell.
378 litre, sıradan Amerikalının her gün evinde kullandığı su miktarıdır.The typical American uses 100 gallons of water at home per day
Bu gördüğünüz Mae West, New Orleans'ta bir hayvanat bahçesi görevlisinin evinde hala hayatta.This is Mae West, still alive at a zookeeper's home in New Orleans.
O kendi evinde olmalı. "It must be in her own house."
Hayır, şimdilik babamın bir arkadaşının evinde kalmaya karar verdik.No, for now we decided to stay at my dad's friend's house.
Evinde dilimlenmiş ekmek olan kişilerin ellerini görebilir miyim?Can I have a show of hands if you have a loaf of sliced bread in your house?
Ve ben sadece arabanda olmam ve gidip senin evinde yaşamam mı gerekiyor?And I'm just supposed to get in your car and go and live at your place?
Çünkü adet gören kadını... ...kendi evinde tutmak kirlilik sayılıyor.Because we just say it is impure to keep the menstruating woman inside the house.
Biz çocuklar bir arkadaşımızın evinde toplanmıştık.We the children had gathered at a friend's house.
Fakat öyleyse Amrapali'nin evinde 500 keşişi ile birlike ne işi var?"What's he doing over there at Amrapali's house with all his 500 monks," and so on.
Sosyal haber ve eđlence sitesi reddit'in kurucularýndan biri, evinde ölü bulundu.A co-founder of the social news and entertainment website "Reddit" has been found dead.
[GERÝLÝM MÜZÝĐÝ BÝTER] Yani... ...bu ţarkýcý kadýnýn evinden gittiniz kitap çaldýnýz.So, you stole a book from that singer woman
Ama kalbim, dün öđrendim teyzemin evinde.I found out yesterday, in my aunt's house.
Puţtun evindeki her ţeyi de biz aldýk hee.We bought everything in this bastard's house
Serdar'ýn evinde buldum bunlarý, belki bir iţinize yarar.I found these in Serdar's house, maybe there is something important
Çocukken Eames evinde greyfurt yediğimizi hatırlıyorum.I remember the cut grapefruit that we would have at the Eames house when I was a kid.
Bangalore'ın dışındaki bir düşkünler evinde ders verdiğim için kendimi şanslı hissediyordum.I was so privileged to be able to teach in a hospice on the outskirts of Bangalore.
O düşkünler evinde, ölmek üzere olan 31 kadın ve erkek kalıyordu.In that hospice, there were 31 men and women who were actively dying.
Öğleden sonra sona ererken, Quaker evinde nazik bir koşuşturma vardı.There was a gentle bustle at the Quaker house, as the afternoon drew to a close.
Soon Jong'un mektubunun evinde olduğunu söylemiştin, değil mi?You said that you had the Sunjong mark at your house.
14 yaşlarımdayken Okuloma'nın evinde tartışıyorduk.I was about fourteen, we were at his house, arguing.
Cenaze evinden.From the funeral home.
Birazdan cenaze evinden gelecekler.People from the funeral home will be here soon.
20 yaşındayken, bir ıslah evinde öğretmenlik yapmaya başladım.When I was 20 years old, i started teaching at a juvenile prison.
Spor yaptığı yerde ve evinde, Billy doğru şeyi yapmanın önemini bilir.On the sports field and in the home, Billy understands the importance of doing the right thing.
En iyi olasılıkta bir bakım evinde yaşamam ve ufak tefek günlük işlerde çalışmam bekleniyordu.That is, at best, I was expected to live in a board and care, and work at menial jobs.
Savaş sırasında evinden ayrılmak zorunda kalabilirsin.You can be forced to leave your home during a war.
Soylunun evindeki hayatın çocuğu için ne büyük sıkıntı olacağını biliyormuş.She knew that life for her child would be tormented in the nobleman's house.
Ve ilk kez onun evinde Bartok'un Üçüncü Piyano Konçertosu'nu dinleyipAnd it was at his house that I heard for the first time

İlgili Sayfalar