Gün ağarmadan kalkar, Ev halkına yiyecek, hizmetçilerine paylarını verir.In vstaja, ko je še noč, ter deli jed družini svoji in delo deklam svojim.
Gün ağarmadan kalkar, Ev halkına yiyecek, hizmetçilerine paylarını verir.I wstaje bardzo rano, a daje pokarm czeladzi swej, a obrok słuszny dziewkom swym.
Gün ağarmadan kalkar, Ev halkına yiyecek, hizmetçilerine paylarını verir.밤이 새기 전에 일어나서 그 집 사람에게 식물을 나눠주며 여종 에게 일을 정하여 맡기며
Gün ağarmadan kalkar, Ev halkına yiyecek, hizmetçilerine paylarını verir.Kterážto velmi ráno vstávajíc, dává pokrm čeledi své, a podíl náležitý děvkám svým.
Gün ağarmadan kalkar, Ev halkına yiyecek, hizmetçilerine paylarını verir.Kun yö vielä on, hän nousee ja antaa ravinnon perheellensä, piioilleen heidän osansa.
Gün ağarmadan kalkar, Ev halkına yiyecek, hizmetçilerine paylarını verir.Medan det ännu är natt, står hon upp och sätter fram mat åt sitt husfolk, åt tjänarinnorna deras bestämda del.
Gün ağarmadan kalkar, Ev halkına yiyecek, hizmetçilerine paylarını verir.Nàng thức dậy khi trời còn tối, Phát vật thực cho người nhà mình, Và cắt công việc cho các tớ gái mình.
Gün ağarmadan kalkar, Ev halkına yiyecek, hizmetçilerine paylarını verir.Nàng thức_dậy khi trời còn tối , Phát vật thực cho người_nhà mình , Và cắt công_việc cho các tớ gái mình .
Gün ağarmadan kalkar, Ev halkına yiyecek, hizmetçilerine paylarını verir.Se levanta siendo aún de noche, y da de comer a su familia y su diaria ración a sus criadas
Gün ağarmadan kalkar, Ev halkına yiyecek, hizmetçilerine paylarını verir.Si alza quando ancora è notte e prepara il cibo alla sua famiglia e dà ordini alle sue domestiche
Gün ağarmadan kalkar, Ev halkına yiyecek, hizmetçilerine paylarını verir.Sie steht vor Tages auf und gibt Speise ihrem Hause und Essen ihren Dirnen.
Gün ağarmadan kalkar, Ev halkına yiyecek, hizmetçilerine paylarını verir.Vave. E quando ainda está escuro, ela se levanta, e dá mantimento � sua casa, e a tarefa �s suas servas.
Gün ağarmadan kalkar, Ev halkına yiyecek, hizmetçilerine paylarını verir.Vstáva ešte za noci a dáva pokrm svojej čeľadi a to, čo patrí, svojim dievkam.
Gün ağarmadan kalkar, Ev halkına yiyecek, hizmetçilerine paylarını verir.Και εγειρεται ενω ειναι ετι νυξ και διδει τροφην εις τον οικον αυτης, και εργα εις τας θεραπαινας αυτης.
Gün ağarmadan kalkar, Ev halkına yiyecek, hizmetçilerine paylarını verir.Она встает еще ночью и раздает пищу в доме своем и урочное служанкам своим.
Gün ağarmadan kalkar, Ev halkına yiyecek, hizmetçilerine paylarını verir.При това, става докле е още нощ, И дава храна на дома си, И определената работа на слугините си.
Gün ağarmadan kalkar, Ev halkına yiyecek, hizmetçilerine paylarını verir.ותקם בעוד לילה ותתן טרף לביתה וחק לנערתיה׃
Gün ağarmadan kalkar, Ev halkına yiyecek, hizmetçilerine paylarını verir.وتقوم اذ الليل بعد وتعطي اكلا لاهل بيتها وفريضة لفتياتها.
Gün ağarmadan kalkar, Ev halkına yiyecek, hizmetçilerine paylarını verir.未 到 黎 明 他 就 起 來 、 把 食 物 分 給 家 中 的 人 . 將 當 作 的 工 分 派 婢 女
Gün ağarmadan kalkar, Ev halkına yiyecek, hizmetçilerine paylarını verir.未到 黎明 他 就 起來 、 把 食物 分 給 家中 的 人 . 將當 作 的 工分 派 婢女
‹İnsanın düşmanı kendi ev halkı olacak.›A nepřátelé člověka budou domácí jeho.
‹İnsanın düşmanı kendi ev halkı olacak.›a nepriateľmi človeka budú jeho domáci.
‹İnsanın düşmanı kendi ev halkı olacak.›e assim os inimigos do homem serão os da sua própria casa.
‹İnsanın düşmanı kendi ev halkı olacak.›e i nemici dell'uomo saranno quelli della sua casa
‹İnsanın düşmanı kendi ev halkı olacak.›És hogy az embernek ellensége legyen az õ házanépe.
‹İnsanın düşmanı kendi ev halkı olacak.›et l`homme aura pour ennemis les gens de sa maison.
‹İnsanın düşmanı kendi ev halkı olacak.›Iemands ergste vijanden zullen in zijn eigen huis wonen.
‹İnsanın düşmanı kendi ev halkı olacak.›I nieprzyjaciołmi będą człowiekowi domownicy jego.
‹İnsanın düşmanı kendi ev halkı olacak.›in sovražniki človeku bodo domači njegovi.
‹İnsanın düşmanı kendi ev halkı olacak.›ja ihmisen vihamiehiksi tulevat hänen omat perhekuntalaisensa`.
‹İnsanın düşmanı kendi ev halkı olacak.›사람의 원수가 자기 집안 식구리라
‹İnsanın düşmanı kendi ev halkı olacak.›och envar får sitt eget husfolk till fiender'.
‹İnsanın düşmanı kendi ev halkı olacak.›og en Mands Husfolk skulle være hans Fjender.
‹İnsanın düşmanı kendi ev halkı olacak.›og en manns husfolk skal bli hans fiender.
‹İnsanın düşmanı kendi ev halkı olacak.›Şi omul va avea de vrăjmaşi chiar pe cei din casa lui.
‹İnsanın düşmanı kendi ev halkı olacak.›Und des Menschen Feinde werden seine eigenen Hausgenossen sein.
‹İnsanın düşmanı kendi ev halkı olacak.›và người ta sẽ có kẻ thù nghịch, là người nhà mình.
‹İnsanın düşmanı kendi ev halkı olacak.›và người_ta sẽ có kẻ thù_nghịch , là người_nhà mình .
‹İnsanın düşmanı kendi ev halkı olacak.›Ya, yang akan menjadi musuh terbesar, adalah anggota keluarga sendiri
‹İnsanın düşmanı kendi ev halkı olacak.›Y los enemigos de un hombre serán los de su propia casa
‹İnsanın düşmanı kendi ev halkı olacak.›και εχθροι του ανθρωπου θελουσιν εισθαι οι οικιακοι αυτου.
‹İnsanın düşmanı kendi ev halkı olacak.›И враги человеку - домашние его.
‹İnsanın düşmanı kendi ev halkı olacak.›и неприятели на човека ще бъдат домашните му.
‹İnsanın düşmanı kendi ev halkı olacak.›І будуть ворогами чоловікові домашні його.
‹İnsanın düşmanı kendi ev halkı olacak.›ואיבי איש אנשי ביתו׃
‹İnsanın düşmanı kendi ev halkı olacak.›واعداء الانسان اهل بيته.
‹İnsanın düşmanı kendi ev halkı olacak.›人 的 仇 敵 、 就 是 自 己 家 裡 的 人
‹İnsanın düşmanı kendi ev halkı olacak.›人 的 仇敵 、 就 是 自己 家裡 的 人
İsrail'e büyük iyilikler yapan Yerubbaal'ın -Gidyon'un- ev halkına vefasızlık ettiler.A neučinili milosrdenství s domem Jerobále Gedeona, jako on všecko dobré činil Izraelovi.
İsrail'e büyük iyilikler yapan Yerubbaal'ın -Gidyon'un- ev halkına vefasızlık ettiler.또 여룹바알이라 하는 기드온의 이스라엘에게 베푼 모든 은혜를 따라서 그의 집을 후대치도 아니하였더라
İsrail'e büyük iyilikler yapan Yerubbaal'ın -Gidyon'un- ev halkına vefasızlık ettiler.Mereka juga tidak membalas budi kepada keluarga Gideon atas segala jasa Gideon bagi umat Israel
İsrail'e büyük iyilikler yapan Yerubbaal'ın -Gidyon'un- ev halkına vefasızlık ettiler.Og de handlede ikke vel mod Jerubba'als, Gideons, Hus, trods alt det gode, han havde gjort Israel.
İsrail'e büyük iyilikler yapan Yerubbaal'ın -Gidyon'un- ev halkına vefasızlık ettiler.Ook waren ze de familie van Gideon niet meer dankbaar voor alles wat Gideon voor Israël had gedaan.
İsrail'e büyük iyilikler yapan Yerubbaal'ın -Gidyon'un- ev halkına vefasızlık ettiler.Şi n'au ţinut la casa lui Ierubaal, a lui Ghedeon, după tot binele pe care -l făcuse el lui Israel.
İsrail'e büyük iyilikler yapan Yerubbaal'ın -Gidyon'un- ev halkına vefasızlık ettiler.tudi niso izkazali usmiljenja hiši Jerub-baal-Gideonovi, kakor je on storil vse dobro Izraelu.
İsrail'e büyük iyilikler yapan Yerubbaal'ın -Gidyon'un- ev halkına vefasızlık ettiler.und taten nicht Barmherzigkeit an dem Hause des Jerubbaal Gideon, wie er alles Gute an Israel getan hatte.
İsrail'e büyük iyilikler yapan Yerubbaal'ın -Gidyon'un- ev halkına vefasızlık ettiler.и дому Иероваалову, или Гедеонову, не сделали милости за все благодеяния,какие он сделал Израилю.
İsrail'e büyük iyilikler yapan Yerubbaal'ın -Gidyon'un- ev halkına vefasızlık ettiler.ולא עשו חסד עם בית ירבעל גדעון ככל הטובה אשר עשה עם ישראל׃
İsrail'e büyük iyilikler yapan Yerubbaal'ın -Gidyon'un- ev halkına vefasızlık ettiler.ولم يعملوا معروفا مع بيت يربعل جدعون نظير كل الخير الذي عمل مع اسرائيل
İsrail'e büyük iyilikler yapan Yerubbaal'ın -Gidyon'un- ev halkına vefasızlık ettiler.也 不 照 著 耶 路 巴 力 、 就 是 基 甸 向 他 們 所 施 的 恩 惠 、 厚 待 他 的 家