Ev halkı evin reisi paterfamilias (ailenin babası), karısı, çocukları ve diğer akrabalardan oluşuyordu.Husholdet inkluderte overhodet i familien (pater familias), hans kone, barn, og andre slektninger.
Bu, ev halkı için büyük kolaylık sağlar.Silidan merupakan istilah untuk menyebut rumah-rumah bagi para penduduk biasa.
Roma toplumunun temel birimleri ev halkı ve ailelerdi.Đơn vị cơ bản của xã hội La Mã là các "tiểu lâu đài" (household) và gia đình (familiy).
Bu, ev halkı için büyük kolaylık sağlar.これには,居住のために人々が高密度に集積していることも含まれる。
En geniş anlamdan aile, ev halkı olarak bir çatı altında yaşayanlardan meydana gelir.さらに悪いことにそれぞれの家族が一つ屋根の下に同居することになった。
Bu, ev halkı için büyük kolaylık sağlar.這話很易為人們所贊許,其實似是而非的。
Roma toplumunun temel birimleri ev halkı ve ailelerdi.로마 사회의 기본 단위는 가족(가구)였다.
Üst sınıflarda köleler ve hizmetkârlar da ev halkının bir parçasıydı.상류층에서는 노예와 하인도 가족의 일부를 이루었다.
Ev halkı evin reisi paterfamilias (ailenin babası), karısı, çocukları ve diğer akrabalardan oluşuyordu.가족의 개념에는 가부장(pater familias)과 아내, 자녀, 다른 친척이 포함되었다.
Üst sınıflarda köleler ve hizmetkârlar da ev halkının bir parçasıydı.В по-горните обществени слоеве робите и слугите били също част от домакинството .
Roma toplumunun temel birimleri ev halkı ve ailelerdi.Основна обществена единица в Рим били домакинствата и семействата .
Poe, ev halkına 1833'te katıldı ve bir süre sonra Mary Devereaux adında bir komşuya tutuldu.По живее със семейството в къщата от 1833 и скоро се влюбва във съседката си, Мари Девро.
Eskiden ev halkı, bu kapağı açıp içinde yıkanırdı.Tu so včasih gospodinje prale perilo.
Ama bu hikaye ev halkının enerji kullanımından daha fazlası hakkında.Aber der Energieverbrauch der Haushalte ist nicht alles.
Ama bu hikaye ev halkının enerji kullanımından daha fazlası hakkında.Ale chodzi o coś więcej niż zużycie energii w domach.
Ama bu hikaye ev halkının enerji kullanımından daha fazlası hakkında.Ale tento príbeh je omnoho viac ako len o spotrebe energie v domácnostiach.
Ama bu hikaye ev halkının enerji kullanımından daha fazlası hakkında.Azért kellene jutalmaznunk, ha segítenek a fogyasztónak spórolni.
Ama bu hikaye ev halkının enerji kullanımından daha fazlası hakkında.Ils devraient être récompensés pour aider leurs clients à l'économiser.
Ama bu hikaye ev halkının enerji kullanımından daha fazlası hakkında.하지만 이 이야기는 가정의 에너지 사용에 국한된 것이 아닙니다.
Ama bu hikaye ev halkının enerji kullanımından daha fazlası hakkında.Ma questa storia è molto più del semplice consumo domestico dell'energia.
Ama bu hikaye ev halkının enerji kullanımından daha fazlası hakkında.Mas esta história é muito mais do que consumo de energia doméstico.
Ama bu hikaye ev halkının enerji kullanımından daha fazlası hakkında.Měli by vydělávat, pokud jí zákazníci šetří.
Ama bu hikaye ev halkının enerji kullanımından daha fazlası hakkında.Men denne historie handler ikke bare om husholdningernes energiforbrug.
Ama bu hikaye ev halkının enerji kullanımından daha fazlası hakkında.Namun kisah ini tidka sekedar tentang penggunaan energi rumah tangga.
Ama bu hikaye ev halkının enerji kullanımından daha fazlası hakkında.Nhưng câu chuyện lãng phí điện năng không chỉ xảy ra trong việc tiêu thụ năng lượng trong các hộ gia đình.
Ama bu hikaye ev halkının enerji kullanımından daha fazlası hakkında.Pero esta historia no es solo acerca del ahorro de energía hogareño.
Ama bu hikaye ev halkının enerji kullanımından daha fazlası hakkında.Povestea nu se referă doar la consumul electric casnic.
Ama bu hikaye ev halkının enerji kullanımından daha fazlası hakkında.Ze moeten eigenlijk worden beloond voor het tegengaan van deze verspilling.
Ama bu hikaye ev halkının enerji kullanımından daha fazlası hakkında.Αλλά το θέμα είναι πολύ ευρύτερο από την οικιακή χρήση ενέργειας.
Ama bu hikaye ev halkının enerji kullanımından daha fazlası hakkında.Але ця історія стосується не тільки домашнього використання енергії.
Ama bu hikaye ev halkının enerji kullanımından daha fazlası hakkında.Но это выступление — не только и не столько о потреблении энергии домохозяйствами.
Ama bu hikaye ev halkının enerji kullanımından daha fazlası hakkında.Трябва да ги поощряват за подпомагане на клиентите им да пестят.
Ama bu hikaye ev halkının enerji kullanımından daha fazlası hakkında.אבל הסיפור הזה הוא על הרבה יותר מצריכת חשמל ביתית
Ama bu hikaye ev halkının enerji kullanımından daha fazlası hakkında.و لكن هذه القصة أكبر بكثير من استهلاك الطاقة المنزلي
Ama bu hikaye ev halkının enerji kullanımından daha fazlası hakkında.プリウスを見てください
Ayrıca, bu ev halkının yeni evler yapmasını da içeriyor.Si j'ai juste acheter une usine de quelqu'un d'autre, qui n'ajoute pas au PIB
Ayrıca, bu ev halkının yeni evler yapmasını da içeriyor.مع سلوك الأفراد في الإستثمار، كأن يشتري أحدهم أرضاً ثم يعمرها
Baba bunun, İsanın, ‹‹Oğlun yaşayacak›› dediği saat olduğunu anladı. Kendisi ve bütün ev halkı iman etti.아비가 예수께서 네 아들이 살았다 말씀하신 그 때인줄 알고 자기와 그 온 집이 다 믿으니라
Baba bunun, İsanın, ‹‹Oğlun yaşayacak›› dediği saat olduğunu anladı. Kendisi ve bütün ev halkı iman etti.Vtedy poznal otec, že to bolo v hodinu, v ktorú mu povedal Ježiš: Tvoj syn žije. A uveril on aj celý jeho dom.
Baba bunun, İsanın, ‹‹Oğlun yaşayacak›› dediği saat olduğunu anladı. Kendisi ve bütün ev halkı iman etti.Това второ знамение извърши Исус, като дойде пак из Юдея в Галилея.
Baba bunun, İsanın, ‹‹Oğlun yaşayacak›› dediği saat olduğunu anladı. Kendisi ve bütün ev halkı iman etti.וידע אביהו כי היתה השעה אשר דבר לו ישוע בנך חי ויאמן הוא וכל ביתו׃
Baba bunun, İsanın, ‹‹Oğlun yaşayacak›› dediği saat olduğunu anladı. Kendisi ve bütün ev halkı iman etti.ففهم الاب انه في تلك الساعة التي قال له فيها يسوع ان ابنك حيّ. فآمن هو وبيته كله.
Baba bunun, İsanın, ‹‹Oğlun yaşayacak›› dediği saat olduğunu anladı. Kendisi ve bütün ev halkı iman etti.他 便 知 道 這 正 是 耶 穌 對 他 說 你 兒 子 活 了 的 時 候 、 他 自 己 和 全 家 就 都 信 了
Baba bunun, İsanın, ‹‹Oğlun yaşayacak›› dediği saat olduğunu anladı. Kendisi ve bütün ev halkı iman etti.他 便 知道 這 正 是 耶穌對 他 說 你 兒子 活 了 的 時候 、 他 自己 和 全 家 就 都 信 了
Bir gün Yusuf olağan işlerini yapmak üzere eve gitti. İçerde ev halkından hiç kimse yoktu.Într'o zi, cînd intrase în casă, ca să-şi facă lucrul, şi cînd nu era acolo nici unul din oamenii casei,
Bir gün Yusuf olağan işlerini yapmak üzere eve gitti. İçerde ev halkından hiç kimse yoktu.그러할 때에 요셉이 시무하러 그 집에 들어갔더니 그 집 사람은 하나도 거기 없었더라
Bir gün Yusuf olağan işlerini yapmak üzere eve gitti. İçerde ev halkından hiç kimse yoktu.Men en dag då han kom in i huset för att förrätta sina sysslor, och ingen av husfolket var tillstädes därinne,
Bir gün Yusuf olağan işlerini yapmak üzere eve gitti. İçerde ev halkından hiç kimse yoktu.Men en Dag han kom ind i Huset for at gøre sin Gerning, og ingen af Husfolkene var til Stede i Huset,
Bir gün Yusuf olağan işlerini yapmak üzere eve gitti. İçerde ev halkından hiç kimse yoktu.Một ngày kia, Giô-sép vào nhà đặng làm công việc; vả, chẳng có người nhà nào ở đó,
Bir gün Yusuf olağan işlerini yapmak üzere eve gitti. İçerde ev halkından hiç kimse yoktu.Một ngày_kia , Giô-sép vào nhà đặng làm công_việc ; vả , chẳng có người_nhà nào ở đó ,
Bir gün Yusuf olağan işlerini yapmak üzere eve gitti. İçerde ev halkından hiç kimse yoktu.Op een dag was hij binnenshuis aan het werk (er was niemand in de buurt) toen zij weer bij hem kwam.
Bir gün Yusuf olağan işlerini yapmak üzere eve gitti. İçerde ev halkından hiç kimse yoktu.Ora un giorno egli entrò in casa per fare il suo lavoro, mentre non c'era nessuno dei domestici
Bir gün Yusuf olağan işlerini yapmak üzere eve gitti. İçerde ev halkından hiç kimse yoktu.Pada suatu hari ketika Yusuf masuk ke dalam rumah untuk melakukan pekerjaannya, tidak ada seorang pun di situ
Bir gün Yusuf olağan işlerini yapmak üzere eve gitti. İçerde ev halkından hiç kimse yoktu.så hendte det en dag at han kom inn i huset for å gjøre sitt arbeid, mens ingen av husets folk var inne.
Bir gün Yusuf olağan işlerini yapmak üzere eve gitti. İçerde ev halkından hiç kimse yoktu.Tedy dne jednoho, když přišel do domu k práci své, a nebylo tu žádného z domácích v domě,
Bir gün Yusuf olağan işlerini yapmak üzere eve gitti. İçerde ev halkından hiç kimse yoktu.А един ден, като влезе Иосиф в къщи, за да върши работата си, а никой от домашните мъже не беше там в къщи,
Bir gün Yusuf olağan işlerini yapmak üzere eve gitti. İçerde ev halkından hiç kimse yoktu.случилось в один день, что он вошел в дом делать дело свое, а никого из домашних тут в доме не было;
Bir gün Yusuf olağan işlerini yapmak üzere eve gitti. İçerde ev halkından hiç kimse yoktu.ויהי כהיום הזה ויבא הביתה לעשות מלאכתו ואין איש מאנשי הבית שם בבית׃
Bir gün Yusuf olağan işlerini yapmak üzere eve gitti. İçerde ev halkından hiç kimse yoktu.ثم حدث نحو هذا الوقت انه دخل البيت ليعمل عمله ولم يكن انسان من اهل البيت هناك في البيت.
Bir gün Yusuf olağan işlerini yapmak üzere eve gitti. İçerde ev halkından hiç kimse yoktu.有 一 天 、 約 瑟 進 屋 裡 去 辦 事 、 家 中 人 沒 有 一 個 在 那 屋 裡