Ev halkı, aynı yaşam alanını ve parayı paylaşan bir gruptur.A household is a group that shares the same living space and finances.
Senin ev halkı nerede yaşıyor?Where do your folks live?
Benim ev halkımın 5 üyesi vardır.There are 5 members of my household.
Tom ev halkının bir parçasıydı.Tom was part of our household.
Üst sınıflarda köleler ve hizmetkârlar da ev halkının bir parçasıydı.In the upper classes, slaves and servants were also part of the household.
Roma toplumunun temel birimleri ev halkı ve ailelerdi.The basic units of Roman society were households and families.
Bu, ev halkı için büyük kolaylık sağlar.Thus they are commonly present in many people's homes.
Ancak ev halkı soygunu fark eder ve ortaya çıkan karışıklıkta Oliver vurulur.However, the robbery fails and, in the ensuing chase, Oliver is shot.
Orta Çağ'da uşak ve hizmetçiler dahil olmak üzere ev halkı birlikte yemek yerdi.Services were also performed in the Middle Ages by servants.
Şu an ev halkınızın enerji kullanımı ne durumda?Now, how about your household energy use?
Ama bu hikaye ev halkının enerji kullanımından daha fazlası hakkında.But this story is much more than about household energy use.
Gerçek dünyada tabiki de, ev halkı üretimin tüm ögelerine sahip olmuyor.Obviously in the real world, households do not own all the factors of production.
RAB Avramın karısı Saray yüzünden firavunla ev halkının başına korkunç felaketler getirdi.Yahweh plagued Pharaoh and his house with great plagues because of Sarai, Abram's wife.
Yusufla babasının ev halkı Mısıra yerleştiler. Yusuf yüz on yıl yaşadı.Joseph lived in Egypt, he, and his father's house. Joseph lived one hundred ten years.
Elkana RABbe yıllık kurbanını ve adağını sunmak üzere ev halkıyla birlikte Şiloya gitti.The man Elkanah, and all his house, went up to offer to Yahweh the yearly sacrifice, and his vow.
Böylece Saul, üç oğlu ve bütün ev halkı birlikte öldüler.So Saul died, and his three sons; and all his house died together.
Ey Tanrı, beni tükettin, Bütün ev halkımı dağıttın.But now, God, you have surely worn me out. You have made desolate all my company.
Kar yağınca ev halkı için kaygılanmaz, Çünkü hepsinin iki katfü giysisi vardır.She is not afraid of the snow for her household; for all her household are clothed with scarlet.
Ev halkının işlerini yönetir, Tembellik nedir bilmez.She looks well to the ways of her household, and doesn't eat the bread of idleness.
‹İnsanın düşmanı kendi ev halkı olacak.›A man's foes will be those of his own household.
‹‹Köle ev halkının sürekli bir üyesi değildir, ama oğul sürekli üyesidir.A bondservant doesn't live in the house forever. A son remains forever.
O sana, senin ve bütün ev halkının kurtuluş bulacağı sözler söyleyecek.›who will speak to you words by which you will be saved, you and all your house.'
Onlar, ‹‹Rab İsaya iman et, sen de ev halkın da kurtulursunuz›› dediler.They said, "Believe in the Lord Jesus Christ, and you will be saved, you and your household."
Sonra kendisine ve ev halkının hepsine Rabbin sözünü bildirdiler.They spoke the word of the Lord to him, and to all who were in his house.
Soydaşım Herodiona selam söyleyin. Narkisin ev halkından Rabbe ait olanlara selam söyleyin.Greet Herodion, my kinsman. Greet them of the household of Narcissus, who are in the Lord.
Bütün kutsallar, özellikle Sezarın ev halkından olanlar size selam ederler.All the saints greet you, especially those who are of Caesar's household.
Priska, Akvila ve Onisiforosun ev halkına selam söyle.Greet Prisca and Aquila, and the house of Onesiphorus.
Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizdedir, ey ev halkı!God's mercy and blessings be upon you, O members of this household," they said.
Zaten orada, kendini Allah'a vermiş sadece bir tek ev halkı bulduk.But did not find more than a single family of believers.
Gerçekten de bir ev halkından başka Müslüman da bulamamıştık orada.But did not find more than a single family of believers.
Allah'ın rahmeti ve bereketleri üzerinizdedir ey ev halkı!God's mercy and blessings be upon you, O members of this household," they said.
Ey ev halkı! Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizdedir.God's mercy and blessings be upon you, O members of this household," they said.
Zaten orada müslümanlardan, bir ev halkından başka kimse bulmadık.But did not find more than a single family of believers.
Allah'ın rahmeti ve berekâtı üzerinizdedir. Ey ev halkı!God's mercy and blessings be upon you, O members of this household," they said.
Fakat biz orada müslümanlardan bir ev halkından başka kimseyi de bulamadık.But did not find more than a single family of believers.
(Melekler) dediler ki: Allah'ın emrine şaşıyor musun? Ey ev halkı!The angels said, “Do you wonder at the command of Allah?
Kendi evinizden başka evlere, geldiğinizi farkettirip ev halkına selam vermedikçe girmeyin.Do not enter homes other than your own, until you have asked permission and greeted their occupants.
Ey ev halkı!Lo!
Ev halkının sayım görevlilerine resmi kimliklerini sorma hakları var.Households have the right to ask the enumerators to show official identification.
Süfyani, Peygamber'in ev halkından olanları öldürecek ve Suriye'ye hakim olacak.The Sufyani will murder those from the household of the Prophet and will rule over Syria.
Bu, ev halkı için büyük kolaylık sağlar.Diese Entgelte tragen ebenfalls die Bewohner.
Eskiden ev halkı, bu kapağı açıp içinde yıkanırdı.Auf den Häuserwiesen wurde früher die Wäsche getrocknet.
Poe, ev halkına 1833'te katıldı ve bir süre sonra Mary Devereaux adında bir komşuya tutuldu.Poe rejoignit en 1833 le foyer et tomba amoureux d’une voisine du nom de Mary Devereaux.
Bu, ev halkı için büyük kolaylık sağlar.Въ знакъ того, что жители сего города кожами тѣхъ звѣрковъ производятъ довольно знатный торгъ».
Üst sınıflarda köleler ve hizmetkârlar da ev halkının bir parçasıydı.وفي الطبقات العليا، كان العبيد والخدم أيضا جزءا من الأسرة.
Roma toplumunun temel birimleri ev halkı ve ailelerdi.كانت الوحدات الأساسية للمجتمع الروماني هي الأسر والعشائر.
Bu, ev halkı için büyük kolaylık sağlar.Porém, estes camponeses não obtiveram permissão para se mudarem para cidades maiores.
Bu damların bakımları ve temizlikleri ev halkınca günlük olarak yapılmaktadır.Dez funcionários fazem a manutenção e limpeza da igreja diariamente.
Bu, ev halkı için büyük kolaylık sağlar.Maar dat geeft hij weg aan de bewoners van het kasteel.
Evin reisinin kalan ev halkı üzerindeki gücü (patria potestas, "babanın gücü") çok fazlaydı.De macht die de pater familias bezat, werd patria potestas ("vaderlijke macht") genoemd.
Dam özellikle yazın ev halkı tarafından kullanılır.De Ennemaborg werd door de familie vooral gebruikt als zomerhuis.
Ancak ev halkı soygunu fark eder ve ortaya çıkan karışıklıkta Oliver vurulur.De inbraak mislukt en Oliver wordt neergeschoten.
Evin reisinin kalan ev halkı üzerindeki gücü (patria potestas, "babanın gücü") çok fazlaydı.W prawie prywatnym potestas posiadali ojcowie rodzin - patria potestas - nad innymi jej członkami.
Poe, ev halkına 1833'te katıldı ve bir süre sonra Mary Devereaux adında bir komşuya tutuldu.Едґар почав жити з ними в 1833 році і невдовзі закохався в сусідську дівчину га ім'я Мері.
Ancak Ackroyd cinayete kurban gidince tüm şüpheler ev halkının üzerinde toplanır.Když uvidí zavražděného Duncana, probudí celý dům.
Orta Çağ'da uşak ve hizmetçiler dahil olmak üzere ev halkı birlikte yemek yerdi.În Evul mediu, parterul adăpostea bucătăriile și locuințele servitorilor.
Ev halkını, kadın, çocuk ve yeni doğanları koruyucu bir tanrıdır.Seurakuntapalvelija olkoon yhden vaimon mies, lapsensa ja kotinsa hyvin hallitseva.
Roma toplumunun temel birimleri ev halkı ve ailelerdi.Οι βασικές δομικές μονάδες της ρωμαϊκής κοινωνίας ήταν το σπιτικό και η οικογένεια.
Roma toplumunun temel birimleri ev halkı ve ailelerdi.Hovedelementene i det romerske samfunnet var husstandene og familiene.
Üst sınıflarda köleler ve hizmetkârlar da ev halkının bir parçasıydı.I de øverste klassene var også slavene og trellene en del av husholdet.