Ana içeriğe geç
Sözlük

ettirmek ile cümle

ettirmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Helem'in ana amacı Lübnan Ceza Kanunu'nun 534. maddesini ("doğal olmayan cinsel ilişki") iptal ettirmektir.Artikel 534 des libanesischen Strafgesetzbuches verbietet „widernatürliche“ sexuelle Beziehungen.
Bu başarıları devam ettirmek için buradayım.Dieser Erfolg spornt sie weiter an.
Halen Karagöz ile ilgili çalışmalarını devam ettirmektedir.Er versucht weiter massiv Druck auf Greedinger auszuüben.
Baudouin, bu geleneği devam ettirmek istiyordu.Badalona hält diese Tradition aufrecht.
Bu yüzden sportif etkinliklerini Bakü'de devam ettirmektedir.Daher musste er seine Sportvorführungen fortsetzen.
Bu görevini halen devam ettirmektedir.Diese Aufgabe nehmen sie weiterhin wahr.
Grup, hâlen çalışmalarını Suburban Noize Records altında devam ettirmektedir.Es soll über Suburban Noize Records erscheinen.
Günümüzde yerleşik olmalarına rağmen, bir kısmı, âdetlerini devam ettirmektedirler.In ihr wurden Prominente einen Tag lang – zumeist an ihrem jeweiligen Heimatort – begleitet.
Sayımdan kurtulmanın tek yolu hücre bloğunu tehcir ettirmekti.Der einzige Weg sie zu befreien, war der das Pflaster herauszureißen.
Görevini devam ettirmek için tüm gerekli desteği uygular.Alle deren Funktionen werden weiterhin unterstützt.
Eski gelenekleri devam ettirmek lazım.Il faut entretenir les vieilles traditions.
Bu başarısını bugün de devam ettirmekte ve en iyi kompakt GTI'lardan kabul edilmektedir.Cette fois, il accepta, et Greatest Hits Vol.
1184 yılı boyunca ise Sibylla ile Guy'un evliliklerini fesh ettirmek için çabalara girişti.Les premiers mois de l'année 1184 virent le roi tentant d'annuler le mariage de Guy et de Sibylle.
Görevini bağımsız Milletvekili olarak devam ettirmektedir.Il termine sa carrière de député en tant que député indépendant.
Buna rağmen bazı ülkeler bunu kendi iradesini kullanarak devam ettirmektedirler.Pourtant, certains osent encore suivre leur propre voie.
Ayrıca Beyoncé'nin hayranlarını hareket ettirmek için "yeterli bir tutum" olduğunu ekledi.Il a assez d'attitude pour faire bouger les fans de Beyoncé. ».
Aradan geçen 44 yılda tutkuyla bağlandığı mesleğini çok az da olsa devam ettirmektedir.Il finira sa carrière à presque 44 ans à Stranraer.
Bu başarıları devam ettirmek için buradayım.Ses descendants confirment ces succès.
General Wrangel, anılarında Ungern-Sternberg'ü terfi ettirmekten çekindiğini söylemektedir.Dans ses Mémoires, le général Wrangel dit avoir hésité à le promouvoir au grade supérieur.
Bu yüzden sportif etkinliklerini Bakü'de devam ettirmektedir.Par la suite, elle étend son activité à d'autres sports.
Temmuz 2009'da, eski görevini de devam ettirmek üzere, altyapının başına geçti.En date de juillet 2009, les membres se consacrent à leurs propres projets.
Bizim fikrimizi diğerlerine kabul ettirmek iyi değildir.No es bueno forzar nuestras ideas en otros.
Baudouin, bu geleneği devam ettirmek istiyordu.Balduino quería continuar la tradición.
Bu yüzden sportif etkinliklerini Bakü'de devam ettirmektedir.También como apoyando actividades deportivas y demás.
Hayatını Amerika Birleşik Devletleri'nin Seattle şehrinde devam ettirmektedir.La compañía tiene su sede en la ciudad de los EE.UU. de Seattle.
Günümüz de çalışmalarını bu stüdyoda devam ettirmektedir.Este sistema persiste hasta nuestros días en esta casa de estudios.
Birçoğu Yahudiliğini gizlice devam ettirmek zorunda kaldı.Algunos de esos refugiados mantuvieron su fe judía secretamente.
Başka bir hareketlilik konusu da tankı operasyon bölgesine intikal ettirmektir.Otra cuestión sobre la movilidad es la de conseguir llevar el carro de combate al teatro de operaciones.
O zamandan beri suça karşı tek kişilik bir savaşı devam ettirmektedir.D'ora in avanti non ci sarà solo una prescelta a combattere contro il male.
Bu illere göç edenler birbirleriyle olan irtibatlarını köy derneği altında devam ettirmektedirler.Sono i classici vicini che mettono il naso negli affari altrui.
Ova günümüzde de gelişimini devam ettirmektedir.Nonostante ciò, il suo sviluppo continua ancor oggi.
Mahallenin geneli kürt tür eski kültürlerini devam ettirmekteler.Il monoteismo stava insidiando ovunque la vecchia cultura politeista.
"'Hedefimiz dans ettirmek izletmek ve dinletmek'".Ottimo per ballare e per festeggiare!"
Web tabanlı bir kart geliştirilmesi, daha yaratıcı olma durumunu devam ettirmektedir.Создание веб-открытки, эволюционируя, становится более креативным.
1184 yılı boyunca ise Sibylla ile Guy'un evliliklerini fesh ettirmek için çabalara girişti.Кроме того, он пытался в начале 1184 года добиться расторжения брака Сибиллы и Ги.
Sapma hareketi uçağın burnunu sağa ya da sola hareket ettirmektir.Самолёт при этом поворачивает нос влево или вправо.
Birçoğu Yahudiliğini gizlice devam ettirmek zorunda kaldı.Тем не менее часть из них тайно продолжала исповедовать иудаизм.
Füzyon reaksiyonunu devam ettirmek için plazma hapsedilmelidir.Для удержания плазмы в фузоре используется метод электростатического удержания плазмы.
On yıl sonra Sergius, Hollywood'da figüran olarak hayatını idame ettirmektedir.Десять лет спустя Сергей живёт в нищете, работая статистом в Голливуде.
Bu başarıları devam ettirmek için buradayım.Самое время было подытожить эти достижения.
Topluluğun Sanat ve Müzik Yönetmenliğini devam ettirmektedir.Принцип корреляции стиха и музыки сохраняется.
31 Mayıs'ta Abdullah liderliğini devam ettirmek için Bağdat'a geri uçtu.31 мая 1941 г. регент был готов лететь в Багдад, чтобы восстановить свою власть.
Helem'in ana amacı Lübnan Ceza Kanunu'nun 534. maddesini ("doğal olmayan cinsel ilişki") iptal ettirmektir.Статья 534 Уголовного кодекса Ливана запрещает сексуальные отношения, которые «противоречат законам природы».
Hiç babasına benzemeden yıkıp dökmeden görevini devam ettirmektedir.Он(а) вырос(ла) без родителей и не помнит, откуда он(а) родом.
Günümüzde Yezidiler oldukça kapalı ve geleneklerine bağlı olarak kültürlerini devam ettirmektedirler.Перигорцы до сегодняшнего дня сохраняют традиции сельской жизни и гордятся ними.
Şu anda Erğin köyünün Tamamı Kürtçe konuşmakta ve halen adet ve geleneklerini devem ettirmektedir.Практически все население села Дада говорит на родном языке и соблюдает национальные обычаи и традиции.
Hala gelişimini günden güne devam ettirmektedir.كما يكشف عن التطور من لحظة إلى أخرى.
Şu sıralar maddenin geliştirilmesi işini Surrey NanoSystems şirketi devam ettirmektedir.المادة حالياً تحت تطوير مضمون من قبل شركة Surry NanoSystems.
883 yılında, Basileios, Leon'u komplo kurmakla suçlayıp, saraya hapsetmiş ve kör ettirmek istemiştir.Em 883, Basílio acusou Leão de conspirar contra sua vida e confinou o príncipe no palácio.
Almanya’da katolik Habsburgların egemenliklerini devam ettirmek, Protestanlığa karşı Katolikliği savunmak.Manter a hegemonia dos católicos Habsburgo na Alemanha, defendendo o catolicismo contra a Reforma Protestante.
Sapma hareketi uçağın burnunu sağa ya da sola hareket ettirmektir.Vertical – em que o nariz do avião se move para a esquerda ou para a direita.
Buna rağmen bazı ülkeler bunu kendi iradesini kullanarak devam ettirmektedirler.Alguns grupos no interior da África do Sul, no entanto, estão a tentar promover o seu uso.
Temmuz 2009'da, eski görevini de devam ettirmek üzere, altyapının başına geçti.Em Agosto de 2009, e à semelhança do seu predecessor, o livro entrou directamente para o topo.
Bu nedenle 1980 yılından sonra müzik yaşamını yurtdışında devam ettirmek zorunda kaldı.Nos anos 1980, sua música começou a ser reconhecida fora de seu país.
Füzyon reaksiyonunu devam ettirmek için plazma hapsedilmelidir.Om de fusiereactie in stand te houden moet het plasma vastgehouden worden.
Birçoğu Yahudiliğini gizlice devam ettirmek zorunda kaldı.Sommigen van hen bleven in het geheim hun joodse geloof voortzetten.
Görevini bağımsız Milletvekili olarak devam ettirmektedir.Hij gaat verder als onafhankelijk lid.
Hayatını Amerika Birleşik Devletleri'nin Seattle şehrinde devam ettirmektedir.Het bedrijf is gevestigd in de Amerikaanse stad Seattle.
Bu başarıları devam ettirmek için buradayım.Hij toont het met die slagen.
Sayımdan kurtulmanın tek yolu hücre bloğunu tehcir ettirmekti.Blokstelsel-I was een eenvoudige manier om een blok te beveiligen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod