etraf ile cümle

etraf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un etrafında onu yapmayacağını umuyorum.I hope you don't do that around Tom.
Paramı etrafa saçmam.I don't leave money lying around.
Sadece etrafa göz atmak istiyorum.I just want to have a look around.
Ben sadece etrafa bakmak istedim.I just wanted to take a look around.
Etrafında dön, lütfen.Turn around, please.
Biz bir şey olup olmayacağını görmek için etrafta bekledik.We waited around to see if anything would happen.
Onların etraftaki valizlerini çekmeyeceğim.I'm not going to drag their suitcases around.
Her zaman etrafta olmayacağım.I won't always be around.
O her zaman etrafta olmayacak.He won't always be around.
İki sincap büyük bir ağacın gövdesinin etrafında birbirini kovaladı.The two squirrels chased each other around the trunk of a large tree.
Tom mağazanın etrafında yürüdü, istediği şeyleri alıyordu.Tom walked around the store, buying things he needed.
Tom, Mary ve John masanın etrafında oturuyor.Tom, Mary and John are sitting around the table.
Etraftaki herkes tarafından itilmekten usandım.I'm sick of being pushed around by everybody.
Etrafta dolaşacağım ve Tom'u bekleyeceğim.I'm going to stick around and wait for Tom.
Tom bir şey için etrafa bakınıyordu.Tom was looking around for something.
Tom etrafında bir havlu sardı.Tom wrapped a towel around himself.
Tom kimin kazandığını görmek için etrafta değildi.Tom wasn't around to see who won.
Tom her zaman seni etrafında isteyecek.Tom will always want you around.
Ben etrafa bakmak istiyorum.I want to have a look around.
Tom endişeyle etrafına bakındı.Tom anxiously looked around.
Etrafa bir göz atacağım.I'll take a look around.
Ben etrafta şaka yapmıyorum.I'm not kidding around.
Bütün gün etrafta olacağım.I'll be around all day.
Sadece etrafı toparlıyordum.I was just tidying up.
Etrafa bir göz attım.I took a look around.
Tekrar etrafta olacağım.I'll be around back.
Etrafta kimse yoktu.Nobody was around.
Ben otobüse bindim ve etrafa bir göz attım.I got on the bus and took a look around.
Bu etrafta cep telefonumu şarj edebileceğim bir yer var mı?Is there a place where I can charge my cellphone around here?
Onlar bahçenin etrafına bir çit koydular.They put a fence around the garden.
Sahanın etrafında koştum.I ran around the field.
Tom birini görmeyi umarak etrafını kolladı.Tom looked over his shoulders, expecting to see someone.
Tom evin etrafında genellikle mavi terlik giyer.Tom usually wears blue slippers around the house.
Tom telaş içinde etrafa bakındı.Tom looked around frantically.
Tom etrafına bakmaya devam etti.Tom continued looking around.
Tom gergin şekilde etrafına bakındı.Tom nervously looked around.
Tom sinirli olarak etrafına baktı.Tom looked around nervously.
Tom endişeyle etrafına baktı.Tom looked around anxiously.
Tom her zaman etrafta olmayacak.Tom won't always be around.
Tom çabucak etrafına baktı.Tom looked around quickly.
Tom etrafa bakmaya başladı.Tom began looking around.
Evin etrafında koşma.Don't run around the house.
Tom odanın etrafında yavaş yavaş yürüdü.Tom walked slowly around the room.
Evimin etrafında bir çit var.There's a fence around my house.
Yuvarlak Masa Şövalyeleri, masanın etrafında toplandılar.The Knights of the Round Table gathered around the table.
Hikaye bir aşk üçgeninin etrafında döner.The story revolves around a love triangle.
Biz çocukken etrafımızdaki her şey çok büyük görünür.When we're children, everything around us looks so big.
o evine içine doğru koştuğunda , kedi kasılarak ipliğin etrafında yürüyordu.The cat was strutting around the yard, when it suddenly ran into the house.
Tom Mary'ye etrafı gösterdi.Tom showed Mary around.
Neden etrafı gözetlemeye gitmek zorundaydın?Why did you have to go snooping around?
Sıra büyüktü ve blok etrafındaki bütün yolda uzanıyordu.The line was huge and stretched all the way around the block.
Düşünmek ve etrafa bakınmak için çocukluğum sırasında buraya sıklıkla gelirdim.During my childhood, I used to come here frequently, look around and think.
Karım kasabada alışveriş yaparken ben mutfakta etrafı toparladım.While my wife was shopping in town, I tidied up in the kitchen.
İyi bir programcı etrafındaki herkesi etkileyecektir.A good programmer will influence everyone around him.
Etrafımı düşman sarmış.I'm surrounded by enemies.
Etrafım düşman dolu.I'm surrounded by enemies.
Ebeveynleri etraftayken çocuklara yüzme öğretmekten zevk almıyorum.I don't enjoy teaching children to swim when their parents are around.
Başka bilgi bulup bulamayacağımı etraftakilere soracağım ve anlayacağım.I'll ask around and see if I can find any other information.
İnsanların ne düşündüğünü etraftakilere soracağım ve anlayacağım.I'll ask around and see what people think.
Bir şey bulup bulmayacağımı etraftakilere soracağım ve sana söyleyeceğim.I'll ask around and tell you if I find out anything.

İlgili Sayfalar