etraf ile cümle
etraf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom her sabah kahvaltıdan önce blok etrafında hızlı bir koşu yapar.Tom takes a quick jog around the block every morning before breakfast.
O, odanın etrafında zarif bir şekilde yürüdü.He sashayed around the room.
Etrafa bir göz atalım.Let's take a look around.
Etrafa bakmaya gidelim.Let's go look around.
Etrafında olmak istiyorum.I want to be around you.
Etrafınızda olmak istiyorum.I want to be around you.
Tom etrafta dolaşmak istiyor.Tom wants to stick around.
Ben gerçekten senin etrafında olmak istiyorum.I really want to be around you.
Etrafa bir göz atmak istiyorum.I'd like to take a look around.
Etrafı bir daha kontrol etmek istiyorum.I want to take another look around.
Etrafa iyi bir göz atmanı istiyorum.I want you to take a good look around.
Ben zaten etrafımda gizli gizli dolaşmanı istemedim.I didn't want you lurking around me anyway.
Tom Mary burada olduğunda beni etrafta istemiyor.Tom doesn't want me around when Mary is here.
Köpek masanın etrafında dolaşıyor.The dog walks around the table.
Tom'un sana etrafı gezdirmekten mutlu olacağına eminim.I'm sure Tom would be happy to show you around.
Tom dikkatle etrafa baktı.Tom looked around carefully.
Dünya seks, para ve uyuşturucu etrafında dönüyor.The world turns around sex, money and drugs.
Tom etrafına bakındı ama kimseyi görmedi.Tom looked around, but saw no one.
Etrafta başka biri var mı?Is there anyone else around?
Etrafta başka biri var mıydı?Was there anyone else around?
Ay, Dünya'nın etrafında döner.The moon circles the earth.
Etrafını kontrol et.Check around.
Onlar öğleden sonrayı havuzun etrafında geçirdiler.They spent the afternoon around the pool.
Onlar havuzun etrafında güneşleniyorlar.They're sunbathing around the pool.
O etrafına baktı, ama hiçbir şey görmedi.She looked around, but saw nothing.
Onlar Tom'un etrafını çevirdiler.They surrounded Tom.
Tom etrafına bakındı.Tom looked around.
Tom'un etrafı çevriliydi.Tom was surrounded.
Tom'un etrafını çevirdik.We surrounded Tom.
Onlar etrafına bakındılar.They glanced around.
Etraflarına bakındılar.They looked around.
Onlar etrafında döndüler.They turned around.
Etrafa bakınacağım.I'll look around.
Sadece etrafına bak.Just look around.
Etrafına bakınmaya devam et.Keep looking around.
Etrafta kimse yok.No one's around.
Kalabalık, konuşmacının etrafında toplandı.The crowd gathered around the speaker.
Hikaye birkaç saat içinde etrafa yayılacak.The story will get around in a few hours.
Bu sabah ofisin etrafında bir sürü etkinlik vardı.There's been a lot of activity around the office this morning.
Masanın etrafında oturuyorlardı.They were sitting around the table.
Etrafta olduğumun farkındaydı ama beni selamlamaya gelmedi.He was aware that I was around, but didn't come to greet me.
Herkes Tom'un etrafında toplandı.Everyone gathered around Tom.
Tom yakın yatmıştı, kolunu Mary'nin etrafına koymuştu.Tom snuggled in close, putting his arm around Mary.
Öldüğü zaman tüm ailesi onun etrafındaydı.All his family was around him when he died.
Tom etrafına bakınıyor.Tom is looking around.
Tom etrafı dolaşıyor.Tom is walking around.
Senin hakkında etrafa sordum.I asked around about you.
Ölmüş atalarının mezarları etrafında oturuyorlar.They are sitting around the graves of their dead ancestors.
Ben daha uzun beklemek için etrafta oturamam.I can't sit around waiting any longer.
Onlar kamp ateşinin etrafında dinlendiler.They relaxed around the campfire.
Patenciler paten alanının etrafında kaydı.The skaters skated around the rink.
Bu gölet etrafta yüzen sazanlarla dolu.This pond is full of carp swimming around.
Onlar ateşin etrafında şarkı söyledi.They sang songs around the fire.
O, kolunu onun etrafına koydu.He put his arm around her.
Ben çok daha uzun etraftayım.I've been around a lot longer.
Kendimi bildim bileli doktorların etrafındayım.I've been around doctors all my life.
Hayatım boyunca doktorların etrafındayım.I've been around doctors all my life.
Etrafa baktım.I've had a look around.
Etrafta onları gördüm.I've seen them around.
Tom'un etrafta olmadığını umuyorum.I hope Tom isn't around.