etraf ile cümle
etraf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom her zaman çocukların etrafında rahatsız gibi görünüyor.Tom always seems uncomfortable around children.
Tom odanın etrafına bakındı.Tom glanced around the room.
Tom yabancıların etrafında utangaç.Tom is shy around strangers.
Tom battaniyeyi açtı ve onu kendi etrafına sardı.Tom unfolded the blanket and wrapped it around himself.
Tom konferans masasının etrafında toplanmış bir grup erkekle konuşuyordu.Tom was talking to a group of men gathered around the conference table.
Tom, Mary John ve Alice masanın etrafına oturtuldular.Tom, Mary, John and Alice were seated around the table.
Tom o kadar sessizdir ki etrafta olduğunu hiç fark etmezsin.Tom is so quiet you never know he's around.
Etrafta herhangi başka filler yoktu.There weren't any other elephants around.
Gemimiz bu sabah burnun etrafını dolaştı.Our ship rounded the cape this morning.
Etrafta herhangi biri var gibi görünmüyor.There doesn't seem to be anyone around.
Kimse Tom'un etrafında olmak istemiyor.Nobody wants to be around Tom.
Etrafa bakalım ve parkta birilerinin olup olmadığını görelim.Let's look around and see if anybody's in the park.
Odanın etrafına baktım ve daha önce fark etmediğim bir sürü şey gördüm.I looked around the room and saw a lot of things I never noticed before.
Etrafında Tom'u gördün mü?Have you seen Tom around?
Dört Amerikalıdan biri, Dünya'nın Güneş etrafında döndüğünü bilmiyor.One in four Americans don't know that the Earth circles the Sun.
Hadi, sobanın etrafında oturalım ve muhabbet edelim.Let's sit around the stove and have a chat.
Kampçılar ateşin etrafında oturdu.The campers sat around the fire.
Tom herhangi birinin izleyip izlemediğini görmek için etrafına baktı.Tom looked around to see if anyone was watching.
Tom bir el feneri ile karanlık odada etrafa bakındı.Tom looked around the dark room with a flashlight.
Tom etrafa baktı ve sonra Mary'nin kulağına bir şey fısıldadı.Tom looked around and then whispered something into Mary's ear.
Tom evin etrafında yardımcı oluyordu.Tom has been helping out around the house.
Tom, odanın ortasındaki büyük bir masanın etrafında arkadaşlarıyla birlikte oturdu.Tom sat with friends around a big table in the center of the room.
Tom orada kim olduğunu görmek için odanın etrafına bakındı.Tom looked around the room to see who was there.
Tom, kimsenin izlemediğinden emin olmak için etrafına baktı.Tom looked around to make sure no one was watching.
Tom izlenip izlenmediğini görmek için etrafa baktı.Tom looked around to see if he was being followed.
Belki seni etrafta göreceğim.Maybe I'll see you around.
Bu anıtı arıyorsan etrafa bak.If you seek his monument, look around.
Herkes masanın etrafında oturuyordu.Everyone was sitting around the table.
Erkek torunumun oyuncakları evin etrafında yayılır.My grandson's toys are spread all around the house.
Tom, Mary ve John masanın etrafında oturmuş.Tom, Mary and John are seated around the table.
Tom etrafındaki herkese baktı.Tom looked around at everyone.
Etrafına bak ve bana ne gördüğünü söyle.Look around you and tell me what you see.
Tom başka bir şey olmadığından emin olmak için etrafına baktı.Tom looked around to make sure nothing else was happening.
Sputnik 1 dünyanın etrafındaki yörüngede dönen ilk uyduydu.Sputnik 1 was the first satellite to orbit around the Earth.
Bir şey satın almadan önce genellikle etrafta araştırma yaparım.I usually shop around before I buy something.
Babam etrafta değildi.My father was never around.
Tom'un evinin etrafında kazıktan yapılmış beyaz bir çit var.There's a white picket fence around Tom's house.
Tom, kimin konuştuğunu görmek için etrafına baktı.Tom looked around to see who was talking.
Bir süre etrafta kalabilir misin?Can you stay around for a while?
Hasta insanların etrafında olmayı sevmiyorum.I don't like being around sick people.
Tom yatakta dik oturdu ve etrafına baktı.Tom sat up in bed and looked around.
Bütün aile kamp ateşinin etrafında oturuyordu.The whole family was sitting around the campfire.
Çocuklar kamp ateşinin etrafında oturup şarkı söylüyorlardı.The children were sitting around the campfire singing songs.
Tom, Mary, John ve Alice masanın etrafında oturuyorlardı ve iskambil oynuyorlardı.Tom, Mary, John and Alice were sitting around the table, playing cards.
Çocuklar kamp ateşi etrafına oturdu ve Tom'un hayalet hikayelerini anlatışını dinledi.The children sat around the campfire and listened to Tom tell ghost stories.
Biz mülkün etrafına baktık.We looked around the property.
Her şeyin olduğunu görmek için daire etrafında dolaştı.She went around the apartment to see that everything was in order.
Neden senin etrafında bu kadar çok dram var?Why is there always so much drama around you?
Evin etrafını çevirttik.We've got the house surrounded.
Etrafa bir göz atabilir miyim?Can I take a look around?
Tom'un etrafında olmayı seviyorum.I love being around Tom.
Tom'un bana ihtiyacı olduğunda etrafta değildim.I wasn't around when Tom needed me.
Onlar mutfak masasının etrafında oturdular.They sat down around the kitchen table.
Tom ugg botlarıyla blok etrafında yürüdü.Tom walked around the block in his ugg boots.
Etrafına bak, Tom.Look around you, Tom.
Etrafa bir göz at.Take a look around.
Etrafta gaf yapmayı bırakmalısın.You need to stop goofing around.
Etrafta pot kırmayı bırakmalısın.You need to stop goofing around.
Etrafta hata yapmayı bırakmalısın.You need to stop goofing around.
Tom etrafına baktı, ancak hiçbir şey göremedi.Tom looked around, but he couldn't see anything.